logo

Raid Sallah üzerinden Nasrallah’a iftira!

Özelde Filistin olmak üzere tüm İslam coğrafyasının ateş altında olduğu ve tüm Müslümanların birlikte hareket etmesi, Ümmet olması gerektiği bir dönemde, mezhebi bağnazlığı hastalık derecesine getiren sözde İslamcı grupların marjinal yayınlarıyla Müslümanlar arasında fithe tohumları ekmenin ve bu tip uydurma haberleri baş tacı etmenin ne İslama, ne Müslümanlara ne de Ümmete bir faydası olmadığı gibi yıkıcı bir yanı vardır.

Hizbullah Lideri Hasan Nasrallah, Hizbullah’ın her zaman Filistin halkı ve tüm Filistinli direnişçilerin yanında yer alacağını belirterek, ”Filistinlilerin zaferi bizim zaferimiz, hezimetleri bizim hezimetimizdir. Gazze’de hedef bütün Filistinli direniş gruplarıdır. Batı ve Arap dünyasına kalsa, İsrail’e ‘fırsatını bulmuşken işlerini bitirin’ diyecekler”diye konuşmuştu. Nasrallah’ın bu konuşmasına ”1948 Filistin İslami Hareketi Lideri Raid Salah’tan mezhepçi bir tepki geldiği iddia edildi!

Raid Salah üzerinden Hasan Nasrallah’a iftira!

Timeturk’un haberleştirdiği (doğrulanamamış) iddiada; Kudüs televizyonu Mescid’i Aksa’daki görgü tanıklarına dayandırdığı haberinde Şeyh Raid Salah’ın, Hizbullah lideri Hasan Nasrallah’a cevaben “Filistin’i, orayı İslam toprağı yapan Hz. Ömer b. Hattab’a (R.A.) sövüp lanet okuyanlar asla kurtarıp özgürleştiremezler.” dediği naklediliyordu.

Timetürk’ün naklettiği “doğrulanamamış” haberi alıntı yapan (Haksöz Haber başta olmak üzere) bazı İslami haber siteleri “Raid Salah’tan Nasrallah’a Tokat Gibi Cevap” şeklinde köpürterek nefretlerini gizlemeden sunmayı tercih ettiler.

Haksöz Haber, Suriye’de iç savaşın başladığı günden beri kasıtlı yayınları ve Şiiaya ve İran’a olan kin ve nefreti adil eleştiri ve analizin ötesi bağnazlığın hastalık haline dışavuruş halinin tecellisidir. Suriye’deki çatışmaların başlamasıyla; ABD, Batı israil destekli muhaliflere kayıtsız şartsız destek vermesi vu bu grupların katliam noktasında Esed’le yarışıyor olmaları; Suriye’ye olan bakışlarını değiştirmemiştir! Son dönemde ne idiğü belirsiz barbar, katil IŞİD’in ortaya çıkması ve bunca katliam yapması da ne yazık ki Haksöz çevresinin gözlerine inen perdeyi kaldırmaya yetmemiştir. Hatta IŞİD’in yaptığı barbarlık ve katliamları Maliki’ye yıkma kurnazlığını göstermiştir ki bu kurnaz siyasetçilerin ucuz ve basit bir örneğidir. (haksöz çevresinin AKP ile içli dışlı olmasıyla; söylem ve eylemleri de yüzseksen derece değiştiğini görmek zor olmazsa gerek! Körle yatan şaşı kalkar!!)

Hizbullah’ın ve İran’ın Suriye’de oluşu ve de Esed’e destekleri elbette tenkit edilmesi gereken bir konu; ancak dünyanın dört bir tarafından Suriye’de toplanan ve katliam konusunda Esed’den de pek geri durmayan bu bağnaz, tekfirci (IŞİD; El kaide..) gruplara göstermiş olduğu musammaha ne hikmetse İran ve Hizbullah’a göstermemektedir!

Hatta, Bu tekfirci ve katil gruplara yönelik haberleri de fasıkların ve uyduruk haberler diye inkar etmekte; bu gruplara methiyeler düzmektedir!

Ancak sözkonusu İran ve Hizbullah olunca fasıkların ve iftiracıların getirdiği tüm haberlere sımsıkı sarılmaktan bir behis görmemektedir.

Haksöz camiasının bu davranışı samimiyetten öte geçmişten söregelen Şiia’ya karşı kini, nefreti ve tekfirci hastalığının bu gün dışa vuruşudur. (Geçmişte de Şia’yı İslam olarak kabul görmediği halde; Şia’ya ait kitapları neşredip satmaktan da bir behis görmüyordu. Ali Şeriati’nin, Mutahhari’in, Hüseyin Fadllah’ın.. kitaplarını neşredip rand elde ederken; bir taraftan da tekfir etmeyi ihmal etmiyordu)

Oysa ki, görgü tanıklarına dayandırılarak verilen bu uydurma haberin geçtiğimiz günlerde yine Şeyh Raid Salah’ın ağzından İran Devrim Muhafızları’nın bir yetkilisine hitaben sarfettiği sözler şeklinde birçok Arapça haber sitesinde rastlamak mümkün iken… (Link)

(Ne maksatla uydurulduğu aşikar olan bu haberin Haksöz’ün Timetürk’e E-MUHTIRAvermesinin ertesi gününe denk gelmesi ise manidar!)

Timetürk ve Haksöz’e soruyoruz!

Başta Filistin olmak üzere İslam coğrafyasının ateş altında olduğu ve tüm Müslümanların Tek Ümmet olması gerektiği bir dönemde bu tip doğrulanamamış/uydurma haberleri araştırıp öğrenmeden gündemleştirerek mezhep fitnesini körüklemenin “ne İslama, ne müslümanlara ne de insanlığa bir faydası yoktur” Bu tür faydasız, yıkıcı, bölücü, fitneye sebebiyet verici yayın ve söylemin iyi niyetle yapıldığına inanmak ve bu tür yayınları yapan kişilerin samimiyetlerine inanmak da mümkün değildir. Fikrine, eylem ve söylemlerine katılmadığımız farklı düşünce ve öylemlere sahip herhangi bir hizbi, grubu ötekileştirerek; tekfir etmek, yok saymak, İslam dairesi dışına itmek-göstermek marazi bir hastalıklı ruh halidir ve bir an önce Kur’an’la tedavi edilmesi gerekmektedir!

Ey iman edenler, adil şahidler olarak, Allah için, hakkı ayakta tutun. Bir topluluğa olan kininiz, sizi adaletten alıkoymasın. Adalet yapın. O, takvaya daha yakındır. Allah’tan korkup-sakının. Şüphesiz Allah, yapmakta olduklarınızdan haberi olandır. (Maide Suresi,8)

Tüm bunların yanısıra Hizbullah Lideri Hasan Nasrallah’ın Hz.Ömer’e sövdüğüne dair bir bilgi bulunmuyor ve aksine Hamaney’in sahabelere sövmenin haram olduğuna dair fetvayayınladığı biliniyor.

Ayrıca Hizbullah liderlerinden Şeyh Naim Kasım da Hz.Ayşe ve sahabelere hakaret konusunda şöyle söylemişti: “Bu suçu işleyen, sadece kendisi cezalandırılmalı ve sorumlusu da kendisi olmalıdır. Bu mezhebe bağlı olan kişiler de işlenen suçtan sorumlu tutulmamalıdır. Herkesi, bu soruna hikmetle yaklaşarak grubun tamamını sorumlu tutmamaya davet ediyorum”

Kaynak: YERYÜZÜ HABER – VAHDET HABER

Etiketler: » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » »
Share

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.