logo

14 Aralık 2015

”Mezhep gözüyle bakmayalım”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak ve Suriye’deki gelişmeleri ‘İranlılarla konuştuklarını’ söyledi ve ekledi: “Kendilerine ‘Bizim sizinle Suriye ve Irak’taki yaklaşımımız aynı değil. Ama şu mezhebi yaklaşımdan lütfen kurtulalım. Biz Müslüman kardeşleriz, olaya oradan bakalım’ dedik”.

erdoğan-uçakTürkmenistan dönüşü uçakta gazetecilerin sorularını yanıtlayan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, İran’ın, Irak ve Suriye’deki yaklaşımının mezhepçi olduğunu tekrarladı ve bu yöndeki eleştirilerini İranlı yetkililere aktardıklarını söyledi. Erdoğan’ın ifadeleri şu şekilde:

“İranlılarla bölgeyi konuştuk. ‘Bizim sizinle Suriye ve Irak’taki yaklaşımımız aynı değil. Ama şu mezhebi yaklaşımdan lütfen kurtulalım Biz Müslüman kardeşleriz, olaya oradan bakalım mezhep gözüyle bakmayalım. Ve münasebetlerimizi de temenni ederiz ki daha önce olduğu noktaya taşırız’ dedik.”

Erdoğan, Türkmenistan’da, İran Cumhurbaşkanı Birinci Yardımcısı İshak Cihangiri ile görüşmüştü.

‘IŞİD ve diğer terör örgütlerinin tehdidi altındayız’

Erdoğan, Dışişleri ve MİT Müsteşarlarının, Başika bölgesindeki Türk askerlerinin durumunu görüşmek üzere Bağdat’a yaptıkları ziyaretin ardından Irak’ın Türkiye’yi BM Güvenlik Konseyi’ne şikâyet etmesini de eleştirdi, “Umarım BM Güvenlik Konseyi’nden bu yaklaşım tarzına gerekli cevap verilecektir” dedi. Erdoğan Türk askerinin IŞİD ve diğer ‘terör örgütlerinin’ tehdidi altında olduğunu belirtti.

“Öyle zannediyorum ki gerek Dışişleri Müsteşarımız gerekse MİT Müsteşarımız oradaki görüşmeleri yaptığı zaman oradan çok olumlu tepkiler aldılar. Fakat bu olumlu tepkilerin hemen ardından BM Güvenlik Konseyi kapısının aralanması düşündürücüdür. Biliyorsunuz birinci kapıyı Rusya açtı. BM Güvenlik Konseyi’nden bu reddedildi, bu defa Irak kendisi böyle bir yola başvurdu. Tabii biz de görüşmelerimizi yaptık, yapıyoruz. Arkadaşlarımız gerek Amerika’yla, gerek İngiltere ile görüştü. Ben Hollande ile bu konuyu görüştüm. Diğer ülkelerle de görüşmeler yapılıyor. Ben inanıyorum ki BM Güvenlik Konseyi’nden bu yanlış yaklaşım tarzına gerekli cevap verilecektir. Çünkü Türkiye’nin oradaki konumu hiçbir ülkenin konumuna benzemez, biz devamlı tehdit altındayız. Biz DAİŞ’in ve diğer terör örgütlerinin tehdidi altındayız. Başika denilen yer zaten şu anda merkezi yönetimin kontrolünde olan bir yer. Bir de orada Kuzey Irak Yerel Yönetimi’nin kontrolünde olan bir yer var, şuanda bizim eğitim veren heyetlerimiz, askerlerimiz orada. Ve DAİŞ’le ve diğer terör örgütleri ile olan mücadelede de heyetimizin zaten orada kalmaları gerekir. Çünkü bu tehdit bizim için kalkmış değil.”

‘Hata pilotta’

Erdoğan, Rusya ile yaşanan uçak kriziyle ilgili olarak “Biz böyle bir şeyle karşı karşıya kalmayı arzu etmezdik” dedi ve hata yapanın Rus pilot olduğunu söyledi.

“Egemenlik alanınız üzerinde bir yanlış yapılıyor. Bu yanlışı kim yapıyor? Tabii ki yönetici yapmıyor. Uyarılara kulak asmayan, uyarıları duymayan oradaki pilotlardır. Bu durumda bizim pilotlarımız da elbette görevlerini yapmak durumunda. O da angajman kurallarının çalıştırılmasıdır. Ama netice itibarıyla, uyarılara aldırmayan ya da uyarıları duymayan bir pilotun yanlışı sebebiyle meydana gelen bir hadisenin, iki ülkenin stratejik ilişkilerine fatura edilmemesi gerekir. Hadiseyi ikili ilişkilere fatura etme eğilimleri, gerçekten bizleri de üzmüştür.” 

‘Neden sorun yaşayayım?’

Erdoğan, başkanlık sistemini de bir kez daha savundu, bunun ‘ilk faydasının ekonomide görüleceğini, ikinci olarak da çift başlılığı kaldıracağını’ söyledi. Erdoğan, Başbakan Davutoğlu ile sorun yaşadığı iddialarını da reddetti.

“Başkanlık, birinci olarak kararların daha hızlı alınmasını sağlayacak. Bunun öncelikle en faydalı yanı ülke ekonomisine artı değer katması olacaktır. Bunun bütün ülkeyle, bütün çalışanlara doğrudan bir yansıması olacaktır. Başkanlık, Yarı Başkanlık veya partili cumhurbaşkanlığı sistemlerinde kararlı seri bir şekilde karar almada rahat olunacak. İkinci olarak çift başlılığı ortadan kaldırmak çok önemli. Gazeteler ‘Cumhurbaşkanı ile Başbakanın arası şöyle veya böyle’ diye sürekli haberler yapıyorlar. Hâlbuki ben bu partinin kurucusuyum ve hamdolsun buraya kadar gayet iyi bir şekilde geldik. Benim partide danışmanım olmuş, Dışişleri Bakanım olmuş, şimdi de Başbakan olan bir arkadaşımla neden sorun yaşayayım? Ben sorun yaşadığım zaman bir kere ülkem kaybedecek, neden böyle bir tavır içine gireyim. Ülkemin kaybetmesi her şeyden önce benim değerlerime ters düşer.”

‘İki referandum yapalım’

Erdoğan, yeni anayasanın ve başkanlık sisteminin referanduma götürülmesi önerisinde bulundu. Bu iki başlığın ayrı ayrı referanduma götürülebileceğini söyledi:

“Şu anda eğer anayasa değişikliğinde ana muhalefet-iktidar el ele verirse sadece o 61 madde değil, ki gerekirse o 61 maddeyi tekrar gözden geçirirler, diğerlerini de ele almak suretiyle gayet güzel, bu vatan için gerekli olduğuna inandığımız yepyeni bir anayasayı milletimiz için yapalım. ‘Bunu millete götürmek istiyoruz’ mu dediler, buyursunlar bir de millete götürsünler. Ve inanıyorum ki millet çok büyük bir kahir ekseriyetle böyle bir yeni anayasaya ‘evet’ diyecektir. Bunun içinde muhalefet başkanlık sistemini istemiyor mu, tamam o halde o da ayrıca oylamaya sunulsun. Eğer vatandaş Başkanlık sistemi ile ilgili bir hazırlığa ‘evet’ diyorsa ‘evet’ der, demiyorsa demez. Bu Tayyip Erdoğan’ın kişisel meselesi değil, ülke için gereken bir durum.”

Kaynak: Hürriyet, Milliyet, Yeni Şafak

Etiketler: » » » » » » » » » » » » » » » » »
Share
218 Kez Görüntülendi.

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

BAŞAKŞEHİRNET