logo

24 Şubat 2017

”İdam konusunda gerekirse millete gideriz”

Manisa’da idam tartışmaları konusunda açıklama yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Parlamentodan geçtiği anda bana geldiğinde bunu onaylarım. Gerekirse bunun için de bir referandum yolu açabiliriz” dedi.

erdoğanCumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Manisa’daki toplu açılış töreninde konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

İstanbul-İzmir arası üç saat sürecek. Ankara, Afyon, Uşak, Manisa, İzmir hızlı tren hattı bölüm bölüm inşa ediliyor. Ankara-Manisa arası üç saatin altına düşüyor. Manisa’nın El Bab operasyonunda 3 gazisi var.

“YÖNETİM SİSTEMİNİ DEĞİŞTİRİYORUZ”

16 Nisan’da ne yapıyoruz? Yönetim sistemini değiştiriyoruz. Bizim rejimle mejimle işimiz yok. Rejim sorunu 1923’te bitti. Cumhurbaşkanlığı ve başbaklığı birleştiriyoruz. Güçlü bir yürütme organı oluşturuyoruz. Bunlar anlamaz. Bunlara 5 tane koyun ver, kaybedip gelirler.

Evet demek daha da daha da ileri demektir. Biz gelene kadar yüksek hızlı tren var mıydı? Bizimle geldi. Evet demek yüksek hızlı tren, bölünmüş yolların artması, havalimanlarının artması demektir. Evet demek dünyanın en büyük havalimanına sahip olması demektir. İzmir’de havalimanı yoktu. Adnan Menderes Havalimanı’nı kim yaptı, biz yaptık. Gerçekleri göreceğiz. Bunlar medeniyet nedir anlamazlar.

“MİLLETİN ALEYHİNDE OLAN HİÇBİR ŞEYDE OLMAYIZ”

Ne diyor CHP? Diyor ki; ‘Bunlar Meclisi kaldıracaklar.’ Yalan konuşma, doğru konuş. Tam aksine Meclisin gücünü artırıyoruz, denetim gücünü artırıyoruz. Cumhuriyetimizi daha güçlü bir demokrasiyle daha güçlü bir yönetimle taçlandırıyoruz. Biz bu ülkenin ve bu milletin sevdalısıyız. Biz size aşığız, aşık. Biz Ferhatız siz de Şirinsiniz. Ferhat dağları nasıl deldi O aşkından dolayı deldi. Şimdi biz de dağları dele dele geliyoruz. Cumhuriyet tarihinde görülmemiş kadar tünel yaptık.
Benim ecdadım Fatih Sultan Mehmet, İstanbul’un fethinde karadan gemileri yürüttü. Dedik ki ‘Dede, sen karadan gemileri yürüttün, biz de şimdi Marmaray’la denizin altından Marmarayı yürütüyoruz’ dedik. Üç sene de Marmaray’dan 200 milyona yakın insan geçti. Bitmedi bir de dedik ki, ‘Avrasya Tüneli’ni yapacağız.’ Denizin altından Asya ile Avrupa’yı birbirine bağladık mı? Şimdi de otomobiller geçiyor denizin altından. Niye? Biz Fatih’e layık olacağız. Boğaz’a Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nü yaptık. Köprüden yüksek hızlı tren geçecek. Tüm bütün bunlar aziz millet için. Türk milletinin aleyhine olacak hiçbir işin içinde olmayız.

Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemini ülkemizin ve milletimizin geleceği için istiyoruz. Bunun mücadelesini veriyoruz. Eğer mevcut sistemle Türkiye’nin hedefine ulaşabileceğine, eskiden beri yaşadığı sorunları çözebileceğine inansaydık emin olun anayasa değişikliği konusunda en küçük bir adım atmazdık.

“BİZ DAMDAN DÜŞTÜK”

15 Temmuz gecesi darbecilerin karşısında sizlerle tarihe geçecek şanlı bir duruş sergiledik. Bugün de cumhurbaşkanlığı hükümet sistemini ülkemizin ve milletimizin geleceği için istiyoruz. Bunun mücadelesini veriyoruz. Eğer mevcut sistemle Türkiye’nin hedefine ulaşabileceğine, eskiden beri yaşadığı sorunları çözebileceğine inansaydık emin olun anayasa değişikliği konusunda en küçük bir adım atmazdık. Ama gördük biz, yaşadık. 14 senedir bunu görüyoruz. Nasreddin Hoca ne dedi, damdan düşmüş, ayakları kırılmış, koştular doktor aramaya, ‘doktor değil, bana damdan düşen birisini getirin.’ dedi. Ben de diyorum ki biz damdan düştük. Neyin ne olduğunu biliyoruz.

Başbakanım, Merkez Bankası’na atama yapacağım. Çok kaliteli, vasıflı bir arkadaşımı getirmek istedim. Yapmadı, ‘uygun değil’ dedi. İkinci bir teklif yaptım. Mehmet Şimşek’i teklif ettim. Mehmet Şimşek o zaman İngiltere’de. ‘Bu da olmaz’ dedi. ‘Ben böyle uygun gördüm, olmaz’ dedi. Bunun eşi başörtülü mü zannediyorsunuz da onaylamıyorsunuz? dedim. ‘Mehmet Bey’in eşi başörtülü değil, hatta Amerikalı (eski eşi) dedim.

Sayın Gül döneminde sıkıntı yaşamadım, aynı ekolden geldik. Biz aynı ekolden geldik, birbirimizi anlıyoruz. Bu ülke darbe, engelleme önünde adeta yaprak gibi savruldu.

Birileri diyor ki ‘Türkiye’nin bu kadar sorunu var, bunları çözmek için uğraşmak yerine niçin yönetim sistemini değiştiriyorsunuz?’ İşte tam da bu sebeple değiştiriyoruz. Türkiye’nin sorunlarının çözümü, şahısların inisiyatiflerine kalmasın diye yönetim sistemini değiştiriyoruz. İstikrarın ve güvenin teminatı şu veya bu kişi değil, bizzat sistemin kendisi olsun diye anayasa değişikliğini istiyoruz.

Sırf kendi çıkarlarını daha iyi koruyabilmek adına gücü ve yetkiyi farklı makamlar arasında dağıtanlar, bunun ülkemize olan maliyetini hiçbir zaman umursamadılar. Çünkü bu ülke ne yazık ki birçok darbe, engelleme, şunun bunun karşısında adeta rüzgar önündeki yaprak gibi savruldu. Bu ülkede zayıf yönetimler, bütün bunlar yüzünden siyasi ve ekonomik krizler çıktığında, sosyal çalkantılar yaşandığında zararı kim görüyor Millet görüyor. Onların ise batan geminin malları misali bu kaostan kendilerine menfaat sağlamaktan başka bir düşünceleri yoktur. Cumhurbaşkanlığı seçimi çıkmaza girdi. Cumhurbaşkanlarıyla başbakanlar birbirine düştüğünde kaybeden kim oluyor? Yine millet. İşte o anayasa kitapçığı fırlatıldığında ertesi gün kur bir anda yüzde 40 fırladı. Kim ödedi? Millet. Bu karmaşayı kendilerine daha fazla alan açmak için kullanmanın hep peşinde oldular. 1970’li yılları unutmadınız değil mi? 1990’lı yılları hatırlıyorsunuz değil mi? 2003 yılına kadar bu ülkenin yaşadığı sıkıntıları bizzat gören kardeşlerim var burada.

2007 yılında bize cumhurbaşkanı seçtirmemek için icat ettikleri 367 garabeti ve diğer usulsüzlükler dün gibi gözümüzün önünde. Türkiye 16 Nisan halk oylamasına, bu anayasa değişikliğine durduk yere gelmemiştir. Yeni yönetim sistemi arayışımızın gerisinde asırlar boyu yaşanan sıkıntılar, tecrübeler, ortaya çıkan ihtiyaçlar vardır. Ömründe hiç gocadonu giyip deste çekmeye gitmemiş olanlar milletin derdini de bilmez, o derdin dermanını da bilmez. Siz, badırdayıp duranlara bakmayın. Emin olun, anayasa değişikliğiyle getirilen yeni yönetim sistemi ülkemizin ve milletimizin hayrınadır.

Yeni sistemle geleceği çok güçlü bir şekilde taşıyacağız. 16 Nisan’da sandıkları evet ile patlatmak durumundayız. Türkiye’nin sorunlarını çözümü şahısların insiyatifine kalmasın diye yönetim sistemini değiştiriyoruz.

Mevcut sistem dünkü Türkiye’nin dahi ihtiyaçlarını karşılayamıyordu. Böyle bir sistemle devam etmek göz göre göre ülkeyi krizlerin, çekişmelerin, kavgaların pençesine terk etmek demektir. Şimdi birileri diyor ki ‘İşte 10 yıldır işler tıkır tıkır yürüyor, sorun çıkmıyor.’ İyi de bunun kerameti sistemden kaynaklanmıyor ki. Son değişikliği şahsıma bağlayanlar var. Şahsi fedakarlıklarla yürüyen bir sistemde ısrar ederek, kendi kendileriyle çelişiyorlar. Biz bu sistemi sadece ve sadece milletimiz için istiyoruz. Türkiye hedeflerine daha kolay ulaşabilsin diye istiyoruz. Eğer ‘Tek adam’ diyorsanız, tek adamcılık CHP’nin yapısında vardır. CHP’nin il başkanları, o ilin il valisiydi aynı zamanda. Gençler siz bunları bilmezsiniz, bunları babalarınıza, dedelerinize sorun, onlar size söylesin. Hem il başkanı hem vali, bu ülkeyi öyle yönettiler. Tek particilik, tek adamcılık, böyle götürdüler.

Terörle daha iyi mücadele edilebilsin diye bu sistemi istiyoruz. Biz ülkemiz daha kalkınsın, milletimiz daha zengin olsun diye istiyoruz. Bu ülke darbelerin, muhtıraların, krizlerin sancısını çekmesin diye bu sistemi istiyoruz.

“16 NİSAN’DA MANİSA’YI TAKİP EDECEĞİM”

Gençler 16 Nisan sizin gününüz. Çocuk çocuğa mı bırakacağız diyorlardı. Siz buna cevap vereceksiniz. Biz geldiğimizde seçilme yaşı 30’du, şimdi 18’e indiriyoruz. 16 Nisan parlamentonun kapısını size açma günüdür. 16 Nisan’ın akşamı Manisa’yı özellikle takip edeceğim.

BAHÇELİ’YE TEŞEKKÜR

AK Parti’nin, MHP’nin genel başkanlarına özellikle teşekkür ediyorum. Her iki partinin grubuna teşekkür ediyorum. Onlar parlamentoda görevini yaptı. Şimdi sıra millette, ben de milletime güveniyorum.

AK Parti, MHP, CHP ve hatta HDP’ye gönül veren vatandaşlarıma sesleniyorum; bu milli birlik seferberliğidir, gelin birleşelim bunu halledelim.

“İDAM İÇİN DE MİLLETE GİDERİZ”

Ben şuna inanıyorum, idam talebi parlamentoya gelecek. Temennim odur ki parlamentodan geçtiği anda bana geldiğinde ben bunu onaylarım. Fakat bir sıkıntı, anayasa değişikliği gerektiriyor. İşte ayın 16’sı aynı zamanda bunun da bir cevabı olacak. Gerekirse, şimdiden bir şey daha söylüyorum, bunun için de bir referandum yolu açabiliriz. Eğer parlamentodan bu çıkmıyorsa anayasa değişikliği için bir referandum talebini şimdiden hatırlatıyorum. İnşallah onun için de ne yaparız, yine millete gideriz.

Sandıktan ne çıkarsa çıksın milletimizin kararı saygındır, azizdir. Bu sistemle Türkiye’yi en kısa sürede üç kat büyüteceğimizin sözünü veriyorum.
Kandil Dağı’ndaki ne diyor? Bizim oyumuz ‘hayır’ diyor. Onunla aynı anlayışı paylaşan aynı değil midir?

Yönetim sistemini değiştirmek yetmez. Büyük ve güçlü ülkeyi inşa etmek için bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız.

Her hafta gensoru… Meclis’i çalıştırmamak için ellerinden geleni yaptılar. CHP ve HDP parlamentoyu çalıştırmamak için aynı düzen devam etsin istiyor.

Ne yapsalar boş. Milletin dediği olacak. Millet doğrudan kendi seçtiği cumhurbaşkanıyla ülkeyi yönetecektir.

Etiketler: » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » »
Share
144 Kez Görüntülendi.

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

BAŞAKŞEHİRNET