logo

‘AB kapılarını açsa, biz kapımızı kaparız’

Avrupa Birliği Bakanı Volkan Bozkır, Türkiye’nin AB’ye üye olması durumunda Türk vatandaşlarının iş için Avrupa’ya gideceği iddialarıyla ilişkin olarak, “Kapıları açsalar, biz kendi kapımızı kapatırız” dedi.

Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Volkan Bozkır, NTV canlı yayınında Deniz Kilislioğlu’nun sorularını yanıtladı.

Avrupa Birliği (AB) süreci konusunda daha sağlıklı bir noktada olunduğunu ifade eden Bozkır, “Birleşmiş Milletler üyeliği, NATO üyeliği gibi bir kuruluşa üye olursunuz sonra o kuruluş çapında bir takım faaliyetlere katılırsınız. AB başka bir olay. AB, insanların günlük yaşamında her türlü hareketinde karşısına çıkabilecek ve insanların refahını, eğitimi, yaşam kalitesini artıran ve gerçekten geleceğe daha güvenle bakmasını mümkün kılan bir yapıdır. Böyle bir okyanusa baktığınız zaman fasıl açmak bunun içinde bir küçük kağıttan gemidir” diye konuştu.

AB sürecinin fasıl açmaktan ibaret olmadığını dile getiren Bozkır, “Bütün fasılları Türkiye’de açtık ve Türkiye’de fasıl açılmış gibi bütün çalışmaları sürdürüyoruz ve gerektiği noktada da Türkiye’de kapatacağız. Biz bu fasıllarla ilgili bütün gereksinimi yerine getirdiğimiz andan itibaren bizim için o fasıl kapanmıştır” dedi.

Katılım konferansının önemine vurgu yapan Volkan Bozkır, “Katılım konferansında beş fasıl da açsanız, üç fasıl da açsanız, bir fasıl da açsanız o katılım konferansı yapılıyor neticede. Katılım konferansı fasıl açmaktan daha önemlidir. Neden önemlidir. AB’nin siyasi taahhüdünü, müzakerelere devam beyanını bir kere daha teyit ettiği, oy birliği ile teyit ettiği bir mekanizmadır” dedi.

AB ülkelerinin yanlış resme baktığını vurgulayan Bozkır, şöyle konuştu:

“Bizim amacımız Türkiye’yi AB müktesebatının öngördüğü seviyeye getirmek. O seviyeye geldikten sonra üye yaparlar veya yapmazlar o da ayrı bir konu. Türkiye’de AB ile ilgili gerçekten çok önemli bir enerji var. Gençlere sorduğumuzda AB üyeliğiyle ilgili çok daha farklı ve yüksek arzu görüyorsunuz. Türkiye olarak baktıkları resmin doğru resim olmasını arzu ediyoruz.

Türkiye’nin hak etmediği bir resme bakarak Türkiye ile ilgili AB’de bir algı oluştu. Aslında yanlış bir resme bakıldığı için de yanlış bir algı ortaya çıktı. İlk yapmak istediğimiz karşılıklı olarak oluşan bu algıyı düzeltmek. Türkiye’nin aile fotoğrafında yer almaması yanlış bir şey oldu, bunu düzelteceğiz.”

Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne üye olması durumunda milyonlarca Türk vatandaşının çalışma için Avrupa’ya gideceği iddialarıyla ilgili olarak, “Kapıları açsalar, biz kendi kapımızı kaparız. Belçika’ya gitseler iş yok güç yok, ne yapacak orada?” dedi.

İLERLEME RAPORU
Türkiye hakkındaki İlerleme Raporu’nu eleştiren Bakan Volkan Bozkır, şöyle konuştu: Öyle bir kötü bir ilerleme raporu çıktı ki… Raporu yazan kişiye ‘Sen hiç Türkiye’ye geldin mi?’ dedim. ‘Gelmedim’ dedi. Bayramın üçüncü günü rapor yayımladılar. ‘Başka bir gün yayınlayın’ dedik, ‘hayır’ dediler. Hiç kimseye bir yarar sağlamadı.”

Bozkır, “İlerleme raporları bizim ortak kağıdımızdır. Öyle olması lazım” ifadelerini kullandı.

Kendisinin de İlerleme Raporu için Avrupa’yı ziyaret edeceğini belirten Bozkır, “İlerleme raporu için katkılarımızı vereceğiz. Müsteşarımız yakın bir tarihte Brüksel’e gidecek” dedi.

Bozkır, “Raporun yaşanabilir bir rapor olarak çıkması için karşılıklı bir anlayış sağlayacağız. Ama buna rağmen ‘Hayır kalem bende, ben yazarım sen de alır okursun’ zihniyeti içinde böyle bir rapor çıkarsa, o zaman 2000 yılında sakladığım yere tekrar koyarım” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın KKTC’ye yaptığı ziyarete Yunanistan’dan gelen tepkileri de değerlendiren Bozkır, şöyle konuştu: “Biz Yunanistan’la çok iyi ilişkiler kurmayı arzu ediyoruz. eçmişte yaşadığımız bütün sıkıntıları sayfayı çevirip geride bırakmak istiyoruz. Yunan iç politikası eski reaksiyonları devam ettiriyor. Türkiye’de bir gelenek vardır. İlk ziyaret KKTC’ye, ikinci ziyaret Azerbaycan’a yapılır. Bunun değiştirilmesinin doğru olduğunu düşünmüyorum. Sayın Cumhurbaşkanımız, hiçbir hasmane söz içermeyen mesajları vermiş, KKTC’yi ziyaret etmiştir.”

Kıbrıs sorunun çözülmesini istemeyen bazı kesimlerin olduğunu vurgulayan Bozkır, şu ifadeleri kullandı:

“Dünyada bütün duvarlar, tel örgüler kaldırıldı. Kıbrıs’ta halen tel örgü devam ediyor. Kıbrıs sorunun devamından para kazanan 5 bin kişi var. Kıbrıs sorunun çözülmesini arzu etmiyorlar. Kıbrıslı Rumlar da kimliklerini bu sorununu devamına bağlamış durumdalar. Onun dışında maalesef Kıbrıs’ta yaşayan Kıbrıslı Rumlar da bir anlamda kimliklerini bu sorunun devamına bağlamış vaziyetteler.

Ada’daki en büyük sorun sudur. Su sorunu çözüldüğünde bütün ada suya kavuşacaktır. Doğalgaz çıkarılırsa bu doğalgazı Türkiye üzerinden ulaştırabilirsin.”

Fasıl açılması konusunda Maraş ya da Magosa Limanı konusundaki önerilerle ilgili de konuşan Bozkır, “Toprak konusunu fasıllarla bağlantılı hale getirmedik. Ercan Havalimanı’na uçuşları izin ver, onun karşılığında Magosa’yı açalım. Diyorlar ki tanımıyorum” dedi.

Ruhban Okulu’nun yarın açılabileceğini söyleyen Bakan Volkan Bozkır, “Atina’da camilerin açılması, Batı Trakya’daki soydaşlarımızın sıkıntılarının gidilmesi gerekiyor” dedi.

Türkiye’nin ilişkileri kötü bir noktaya getirmek gibi bir arzusunun olmadığını vurgulayan Bozkır, “Biz iyi ilişki içinde olmak istiyoruz. Kendi farklı dini inançlara mensup vatandaşlarımızın daha iyi olmasını istiyoruz. Fener Rum Patrikhanesi’nin açılmasını istiyoruz ama yani son derece basit iki konunun da bu kadar sorun haline getirmesini kabul etmiyoruz” şeklinde konuştu.

‘AB’NİN ARKASINA SAKLANIYORLAR’
Bazı AB ülkelerinin Kıbrıs’ın arkasına saklandığını dile getiren Bozkır, “Örneğin; Almanya. Kıbrıs sorunu çözülürse AB sürecinde Türkiye’nin süratini yavaşlatan ülke olarak resminin net bir şekilde gözükmesinden endişe duyuyorlar. Onun için ‘Kıbrıs’ı keşke çözseydiniz çok iyi olurdu’ falan diyorlar ama aslında Kıbrıs sorunu çözüldüğü zaman okların, bakışların o ülkelere yönleneceğini çok iyi biliyorlar. Fransa’yı da bunun içine sayabiliriz. Ekonomik menfaatleri var. Ben şahsen, Kıbrıs sorunu çözülsün de şu gerçek karşı çıkanlar da ortaya çıksın diye arzu ediyorum. Çünkü öyle bir noktada ikili ilişkilerdeki ortak çıkarlar ve durgun Avrupa piyasasına oranla Türkiye’deki bu canlılık ve yatırım güvenliği, ekonomik büyüme, bölgedeki konumu nedeniyle Almanya için çok önem ifade eden ikili ilişkiler o zaman Almanya’nın vereceği kararda Türkiye lehine ilerleme sağlamasına imkân verecektir” dedi.

Bozkır, “Doğalgaz ve su faktörü ABD’nin ilgisini yeniden çekmiştir. ABD’nin çok büyük bir katkısı oldu” dedi.

Kıbrıs görüşmelerinden ümitli olduğunu belirten Volkan Bozkır, “Bu senenin ortalarında ümitliydim, halen de ümitliyim. Bugün geçerli olmayan plan, yarın geçerli hale gelebilir” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan AB sürecinin bu noktaya gelmesinin baş mimarı olduğunu ifade eden Bozkır, “Başbakanımız bu sürecin hep içinde olmuştur” dedi.

Kendisinin bu göreve atanmasının karşı tarafa bir mesaj olduğunu dile getiren Bakan Bozkır, yeni bir enerji yaratarak sürecin tekrar rayına oturtulmasını gerektiğini kaydetti.

Etiketler: » » » » » » » » » » » » » » » » » »
Share
684 Kez Görüntülendi.

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.