logo

12 Aralık 2019

Ümitler suya düşmesin


Hayrettin Karaman
h.karaman@gmail.com

İslâm ülkeleri arası toplantılar yapılırken başta Kur’ân-ı Kerim tilavet ediliyordu, zamanın cumhurbaşkanı ise tilavet bittikten sonra toplantıya katılıyordu. Bir zamanın cumhurbaşkanı “Halk Kur’ân’ı anlasın da ondan soğusunlar” diye yalan yanlış tercüme edilmesini emretmişti, sonra da ibadette Kur’ân’ın Türkçe tercümesinin okunmasını istemişti. Ezan-ı Muhammedî yıllarca ulus devlet zorlamasına uydurulmuş Türkçe okutulmuştu. Hac yasaklanmış, Kur’ân kurslarında belli bir yaştan sonra olanı dışında Kur’ân öğretimi yasaklanmış, Arapça öğretimi yasaklanmış, camilerde bile İslâm’ın şeriat kısmının anlatılması yasaklanmış, Osmanlıca okuma ve yazma yasaklanmış, yasaklanmış, yasaklanmıştı.

Bu yasaklardan bunalmış olan Müslüman halkımız Osmanlı mirası örf ve âdeti gereği ayaklanmak yerine sabırla, gemiyi batırmadan değişimi sağlamak için fırsatın elvermesini bekledi. Halkın sezgi, irfan ve firaseti iki asırda yapılan bozmanın ve değişimin kısa bir zaman içinde ıslahının mümkün olmadığını, bu azim işin adım adım gerçekleşebileceğini idrak ediyor, imkânlar buna göre kullanılıyordu. Az da olsa bir değişim vadettiği için Demokrat Parti’yi iktidara getirdi. Bu partinin lideri Menderes, “Bu halk Müslümandır ve Müslüman kalacaktır” dediği ve İmam-Hatip Okullarını açtığı, dünyayı yönetenlerin emrinden bazı konularda az da olsa sapma meyli gösterdiği için askeri darbe ile iktidardan düşürüldü ve idam edildi. Halk gözyaşlarını evlerinin içinde akıtarak bekledi, yine fırsat elverince biraz nefes aldıracak iktidarlara yol verdi. Müslüman halkın hareket edecek kadar nefes almasına razı olmayan İttihat Terakki kalıntıları zaman zaman bu iktidarları da askeri devreye sokarak düşürdüler ve Müslümanların boğazlarını sıkmaya devam ettiler…

Her şeye rağmen cesur, fedâkâr, adanmış önderler sayesinde bu millet, Müslüman kalmanın ve Müslümanca çağdaşlaşmanın yol ve imkânlarını elde etmeye çalıştı; bu imkânlar içinde görece uygun iktidarlar, okullar, kurslar, dersler, sivil toplum faaliyetleri, ekonomik imkânlar vardı. Bu imkânlar sayesinde İslâmlaşma yönünde önemli adımlar atıldı, kazanımlar elde edildi, beşeriyet icabı önemli hatalar ve kayıplar da oldu.

Derken bize bi haller oldu, halkın ümit bağladığı, bağrına bastığı, toz kondurmadığı önder insanlarımız ve iktidar kadrosu arasında bir çözülme, birbirine düşme, acımasızca birbirini harcama, sen-ben davası, nasihat yerine alenî olarak doğru-yalan ithamlar… felâket bulutları gibi üzerimize çökmeye başladı. Pazara kadar değil, mezara kadar yol arkadaşlığına ant içmiş olanlar kendilerince haklı sebeplerle yoldaşlığı terk edip karşılıklı olarak yıkıcı söylem ve faaliyetleri tercih eder oldular…

Herkes haklılık peşinde. Düşünmüyorlar ki, haklı veya haksız olmak yüzünden içine düştükleri kaostan kazançlı çıkan biz olmayacağız, kazanan ötekiler (bizi bizden koparıp başka kültür ve medeniyete yamayacak, dünyanın patronlarının emirlerine boyun eğecek iktidarlar) olacak.

Halkın sabır, sevgi ve ümidinin bir sınırı vardır, o sınır aşıldığında, ümitler suya düştüğünde darmadağın olarak nereye savrulacağını kestirmek mümkün değildir. Bu ülkeyi seven, dinine diyanetine, medeniyetine, değerlerine bağlı olan iyi yetişmiş kanaat önderlerinin yapması gereken şey, siyasi gruplar arasında dağılmak yerine mevcut imkânları kullanarak davayı tahkim etmek, dava için bir ve beraber olmaktır.

Her adım, sonucu düşünülerek atılmalıdır. Öncelikli sonuca zarar verecek adımlar savunulamaz.

(YENİ ŞAFAK)

Etiketler:
Share

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • İNZAL EDİLMİŞ ADIMIZI, ÜRETİLMİŞ “İSLÂMCI” KAVRAMI İLE DEĞİŞTİRMEK SAPMALARA KAYNAKLIK ETMİŞTİR

    02 Mart 2020 YAZARLAR

    Her din ya da ideoloji, kendini özgün taşıyıcı kavramlarıyla ifade eder, tanımlar ve mesajını insanlara ulaştırır. Temel tanımlayıcı kavramlar, nötr değildirler; zihnine girdikleri, kendilerini benimseyerek kullanan insanları, kendi arka planındaki din, düşünce, felsefe ve ideoloji istikametinde dönüştürürler. Bunlar, o din ya da ideolojinin, taşıyıcı, inşa edici ve dönüştürücü etkiye sahip olan inanç eksenli kavramlarıdır. Bir de taşıyıcı olmayan, yani dinî ve ideolojik boyutu belirleyici olmayan kavramlar vardır ki onları, her din ya da ideol...
  • ‘Savaş ve Siyaset’, Aynı Hedef İçin, Farklı Silâhlarla Yapılan Eylemler Manzumesidir Kaynak: ‘Savaş ve Siyaset’, Aynı Hedef İçin, Farklı Silâhlarla Yapılan Eylemler Manzumesidir – SELAHADDİN E. ÇAKIRGİL

    02 Mart 2020 YAZARLAR

    Bu Pazar günü, birkaç noktaya değinelim: 1- Anamuhalefet’in lideri ve sözcülerinin, ‘Bizim askerimizin tırnağının ucundan kesip attığı bir parça bile bütün Suriye’den daha değerlidir.’ şeklindeki sözü çok matah bir şeymiş gibi geçen hafta boyunca sık sık dile getirmeleri sorgulanması ve utanılması gereken bir yaklaşımdır. KK ve adamları, yürekleri elveriyorsa, aynı sözü, Suriye için değil de, o ülkeye yarım asırdır zorla tahakküm ve zulmeden Baas Partisi, Esed Hanedanı ve Beşşâr Esed’in şahsı için söylesinler. Ama, dilleri varmaz ona bir olu...
  • Süleymani’nin öldürülmesine niye sevineyim?

    04 Ocak 2020 YAZARLAR

    İran’ın önemli generallerinden birisi, ABD füzeleri ile öldürüldü. Sevinmemiz gerektiğini söylüyor bazılarımız.. Gerekçeler önümüze koyuyorlar.. “Ortadoğu’da sürekli Şia mezhebinin yayılması için, haksız girişimlerde bulunup, örgütlenmeler yaptı.. Suriye’de binlerce Müslümanın ölümüne sebep oldu.. Yemen’den sorumlu.. Irak’tan sorumlu.. Kadınların ırzına geçilmesinden sorumlu.. Bebeklerin ölümünden sorumlu.. Esad’ın kimyasal silah kullanmasından sorumlu..” Devam ediyor, tutulan liste.. Devam ediyor, gerekçeler.. Ben ise şöyle bakıyor...
  • Tapu idaresi tepkide niye gecikti?

    03 Ocak 2020 YAZARLAR

    Haber yankı uyandırmış, konu nazik, konu netameli, ucu 'çılgın proje' hassasiyetlerine dokunuyor, kamuoyu zaten teyakkuzda, duyarlılık tavana vurmuş, üstüne belediyelerin tapu bilgilerini online sorgulama yetkisinin kaldırıldığı söyleniyor, Kanal İstanbul hattındaki arazileri toplayanların izi sürülemeyecek deniyor, yer yerinden oynuyor... Ne beklersiniz; tepkilerin hedefindeki Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün zaman kaybetmeden, sabah ilk iş duruma açıklık getirmesini. Peki onlar ne yapıyor? Haberi alan alıp satan sattıktan sonra, a...