logo

Sen adaletinle bin yaşa!


İsmail Kılıçarslan
i.kilicarslan@gmail.com

Zamanlardan bir eski İstanbul, semtlerden bir ulu vakitler imiş. Belki Şehzadebaşı’nı Aksaray’a doğru az yürüyünce, belki Laleli’den Beyazıt’a seğirtirken oracıkta bir yerlerde bir fırın varmış.

Fırıncı unu ekmek etmesinin yanı sıra namlının namlısı bir pişirici imiş ki icabı halinde Kocamustafapaşa’dan yahut Sümbülefendi’den güveç getiren olurmuş “bi yol şunu da pişirsen ya” diyerekten.Şol günde devrin kudretli kadısı bu fırının önünden geçerken, burnuna mis gibi bir kızarmış et kokusu gelmiş. Kudretinin ve sertliğinin yanında boğazına düşkünlüğü ile de bilinen kadı efendi girivermiş içeri. Demiş ki “şu mis gibi kokan taam nedir, hele tez diyesün.”

Fırıncı, güvecin kapağını açmış ki içinde kokusundan yedi mahalle doyar bir civanmert ördek yatmakta boylu boyunca. Öyle bir kızarmış ki hani güneşin adam kavurduğu günde Salacak’ta boylu boyunca yatan miskin âdem kızartmasının rengi de öyle değil.

Kadı “sarasın, bunu aldım” demiş. Eh, fırıncı kaç yılın uyanığı. Koskoca kadıya “efendi hazretleri, ben onu bir Konyalı müşterim için pişirdim. Adam gelip de ördeğini isteyince ne cevap veririm. Kusura bakma, ördek satılık değil” diyecek hali yok ya. Almış altını vermiş ördeği. Kadı efendi de “haydin eyvallah” deyip, ördek elinde yürümüş.

Eh, feleğin çarkı her sefer düz dönmez derler öyle ya. Kadıdan az sonra fırıncıya ördek sipariş eden Konyalı “hazır ettiysen veresün bizim ördeği” diyerek dalmış fırına. Fırıncıda laf çok tabii… Laf çok ama lafı öyle bir edeceksin ki nereye çekersen oraya gidecek. Fırıncı “bunun iyisi böyle olur” diye düşünerek vermiş cevabı: “Ah güzel komşum. Senin ördek az önce uçtu.”

Ortaoyununa gel ki bunun böylesi Üsküdar kahvelerinde bulunmaz. Konyalı “olur mu ulan öyle şey” deyip işin aslını faslını dinlemeden yapıştırmış tokadı fırıncıya. Yahu sen canı burnunda Konyalıysan fırıncı da davasını yerde koymaz İspirli. Durmamış tabii fırıncı. Verivermiş yumruğu herife. Almış mı sana bir kavga avuç içi kadar fırında. O ona vurur, diğeri öbürüne patlatır derken nasıl olduysa olmuş, fırıncı, dükkâna kavgayı ayırmak için giren taş ustası bir Ermeni’nin gözünü yanlışlıkla çıkarıvermiş.

Salmış Ermeni vâyevlâyı. “Vay anam” diyerek koşmaya başlamış can havliyle. Fırıncı “aman ki yetişeyim” diye peşine, Konyalı da “vay ki kaçıyor hergele” diye onun peşine düşünce başlamış bir kovalamaca. O kovalamaca esnasında bizim fırıncı bir de kocasıyla birlikte yürüyen yüklü bir kadına çarpıp kadıncağızın bebeğinin düşmesine sebep olmasın mı? “Yahu kuzum bu ne rezilliktir artık” diyerek fırıncıyı dövmeye gelen bir Yahudi, tam herifi kötekleyecekken zaptiyeler yetişip asmadan yaprak toplar gibi toplamış herkesi.

Ahval böyleyken zaptiyeler, bir tam ördeği ciğeriyle kanadıyla mideye indirip parmaklarından sızan yağı da yalayarak tamam eden kadı efendinin önüne Kapalıçarşı kandili gibi dizivermiş vukuata karışanları.

Kadı efendi meseleyi dinleyince anlamış tabii ne halt ettiğini ama şeriatın keseri elinde en nihayet. Başkasına da yontar kendine de.

Önce Konyalıya dönmüş. Demiş ki “ördeğin karşısında ne yazar bakalım Arabi’de? Tayyar yazar. Yani ördek dediğin uçar. Fırıncı uçtu diyorsa uçmuştur. Senin şikâyetin sakıttır.” Konyalı, susmuş çaresiz.

Sonra Ermeni’ye dönmüş. Demiş ki “kanun bellidir. Her kim ki Müslüman olup bir gayrimüslimin iki gözünü çıkara, o Müslüman’ın bir gözü çıkarıla. İmdi, fırıncı senin öteki gözünü de çıkarsın ki biz de fırıncının bir gözünü çıkaralım. Razı mısın?” Ermeni bakmış ki öteki gözden de olacak, geri almış şikâyetini.

Adaletine kurban olduğum kadı bu kez de bebeğini düşüren kadının kocasına dönmüş. “Seni hakikaten zulme uğratmış bu köftehor fırıncı. Karını boşa da bu fırıncı onunla nikâhlansın, sana bir çocuk yapıversin, ödeşmiş olursunuz” deyince tabii adamcağız da geri almış şikâyetini.

Kadı, bu sefer de fırıncıyı dövmeye niyetlenen Yahudi’ye dönüp “senin şikâyetin neydi efendi” demiş, “senin derdini de halledelim.”

Yahudi duraksamadan vermiş cevabı: “Benim hiçbir şikâyetim yok kadı efendi hazretleri. Sen adaletinle bin yaşa!”

(YENİ ŞAFAK)

Etiketler: » » » » » » » » » » »
Share
485 Kez Görüntülendi.

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • İNZAL EDİLMİŞ ADIMIZI, ÜRETİLMİŞ “İSLÂMCI” KAVRAMI İLE DEĞİŞTİRMEK SAPMALARA KAYNAKLIK ETMİŞTİR

    02 Mart 2020 YAZARLAR

    Her din ya da ideoloji, kendini özgün taşıyıcı kavramlarıyla ifade eder, tanımlar ve mesajını insanlara ulaştırır. Temel tanımlayıcı kavramlar, nötr değildirler; zihnine girdikleri, kendilerini benimseyerek kullanan insanları, kendi arka planındaki din, düşünce, felsefe ve ideoloji istikametinde dönüştürürler. Bunlar, o din ya da ideolojinin, taşıyıcı, inşa edici ve dönüştürücü etkiye sahip olan inanç eksenli kavramlarıdır. Bir de taşıyıcı olmayan, yani dinî ve ideolojik boyutu belirleyici olmayan kavramlar vardır ki onları, her din ya da ideol...
  • ‘Savaş ve Siyaset’, Aynı Hedef İçin, Farklı Silâhlarla Yapılan Eylemler Manzumesidir Kaynak: ‘Savaş ve Siyaset’, Aynı Hedef İçin, Farklı Silâhlarla Yapılan Eylemler Manzumesidir – SELAHADDİN E. ÇAKIRGİL

    02 Mart 2020 YAZARLAR

    Bu Pazar günü, birkaç noktaya değinelim: 1- Anamuhalefet’in lideri ve sözcülerinin, ‘Bizim askerimizin tırnağının ucundan kesip attığı bir parça bile bütün Suriye’den daha değerlidir.’ şeklindeki sözü çok matah bir şeymiş gibi geçen hafta boyunca sık sık dile getirmeleri sorgulanması ve utanılması gereken bir yaklaşımdır. KK ve adamları, yürekleri elveriyorsa, aynı sözü, Suriye için değil de, o ülkeye yarım asırdır zorla tahakküm ve zulmeden Baas Partisi, Esed Hanedanı ve Beşşâr Esed’in şahsı için söylesinler. Ama, dilleri varmaz ona bir olu...
  • Süleymani’nin öldürülmesine niye sevineyim?

    04 Ocak 2020 YAZARLAR

    İran’ın önemli generallerinden birisi, ABD füzeleri ile öldürüldü. Sevinmemiz gerektiğini söylüyor bazılarımız.. Gerekçeler önümüze koyuyorlar.. “Ortadoğu’da sürekli Şia mezhebinin yayılması için, haksız girişimlerde bulunup, örgütlenmeler yaptı.. Suriye’de binlerce Müslümanın ölümüne sebep oldu.. Yemen’den sorumlu.. Irak’tan sorumlu.. Kadınların ırzına geçilmesinden sorumlu.. Bebeklerin ölümünden sorumlu.. Esad’ın kimyasal silah kullanmasından sorumlu..” Devam ediyor, tutulan liste.. Devam ediyor, gerekçeler.. Ben ise şöyle bakıyor...
  • Tapu idaresi tepkide niye gecikti?

    03 Ocak 2020 YAZARLAR

    Haber yankı uyandırmış, konu nazik, konu netameli, ucu 'çılgın proje' hassasiyetlerine dokunuyor, kamuoyu zaten teyakkuzda, duyarlılık tavana vurmuş, üstüne belediyelerin tapu bilgilerini online sorgulama yetkisinin kaldırıldığı söyleniyor, Kanal İstanbul hattındaki arazileri toplayanların izi sürülemeyecek deniyor, yer yerinden oynuyor... Ne beklersiniz; tepkilerin hedefindeki Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün zaman kaybetmeden, sabah ilk iş duruma açıklık getirmesini. Peki onlar ne yapıyor? Haberi alan alıp satan sattıktan sonra, a...