logo

Yazar: İsmail Kılıçarslan

İsmail Kılıçarslan
E-Posta: i.kilicarslan@gmail.com
Web Sitesi: http://www.basaksehirnet.com
Biyografi:

Yazarın Tüm Yazıları Aşağıda Listelenmiştir.

  • Üçüncü günün şafağında nereye bakalım?

    Üçüncü günün şafağında nereye bakalım?

    19 Kasım 2019 YAZARLAR

    Şili, Bolivya, Hon Kong, Lübnan, Fransa, İran… Sokaklar kaynıyor. Hem de ne kaynama. O ya da bu oranda birbirine benzeyen bu kaynamaların en belirgin ortak noktası ne diye sorsanız bana, duraksamadan “orta sınıfın feleğe n’alet etmesi” cevabını veririm. Bu önemli, hem de çok önemli. Görünen o ki bütün planlamasını “şirketlerin zenginliği, orta sınıfın refahı, devletin küç...
  • O aralıktan bakarken

    O aralıktan bakarken

    17 Kasım 2019 YAZARLAR

    Oaralıktan bakarken gördüğümün siz olduğunu düşündüm uzun süre. Siz miydiniz, bir başkası mıydı, bir başkasıysa kimdi? Yanlış sorulara doğru cevaplar arayan biri olduğumu biliyorum. Yanlış sorulara doğru cevaplar aramak doğru sorulara yanlış cevaplar vermekten daha doğru geliyor bana. Zor bir Japon bulmacasının bir türlü çözülemeyen son parçası gibi geliyor. O aralıktan bakarke...
  • Kurdele

    Kurdele

    10 Kasım 2019 YAZARLAR

    Başına bir iş gelmediyse zannederim hala oradadır Şeker Hayat. Eyüp Sultan’da, camiye yakın bir İstanbul konağında tanışmıştım onlarla. Hikâye uzun. En iyisi baştan anlatmak… Eyüp ile ilgili bir belgesel çekiyordum. Ekipten arkadaşlar dediler ki “abi, burada Şeker Hayat diye bir kurum var, onu da çekmek ister misin?” “Nedir?” diye sordum. Otistik çocukların nikâh şekeri y...
  • “Bize ne başkasının ölümünden demeyiz”

    “Bize ne başkasının ölümünden demeyiz”

    09 Kasım 2019 YAZARLAR

    Yine de en tuhafı, o dört ölümün ardından, “Bir tarikatın kurtarılmış bölgesi olarak bilinen bir İstanbul semtinde, 48-62 yaş aralığında dört kardeş girdikleri maddi krizden çıkamayarak intihar ediyor. Ve Allah, din deyince mangalda kül bırakmayanları bir daha iddiasından vuruyor” yazan Mustafa İslamoğlu’nun sahibi olduğu Akabe Vakfı’nın ölümlerin olduğu eve uzaklığının 1,5 kil...
  • Üç cümlenin düşündürdüğü

    Üç cümlenin düşündürdüğü

    05 Kasım 2019 YAZARLAR

    İlk cümle Lütfi Sunar’dan: “Türkiye’de çağdaş düşüncenin bahtsızlığı ya toptan değişme ya da toptan koruma ikilemine sıkışıp kalmasıdır. Modernleşme orantısız bir değişim talebiyle ‘fikri geleneği’ yıktı. Muhafazakârlık da korkuyla karışık bir koruma refleksiyle ‘bir fikri geleneğin’ oluşmasını engelledi.” İkinci cümle Ercan Yıldırım’dan: “12 Eylül, Ülkücüleri, değer verdikl...
  • Benim için üzülme

    Benim için üzülme

    03 Kasım 2019 YAZARLAR

    Soğuktu. Aslında soğuk değildi ama bu anlatacaklarımı anlatmak için “soğuktu” kelimesinin bana iyi bir giriş cümlesi sağlayabileceğini düşündüğüm için öyle başladım. Soğuktu. Aslında soğuk değildi ama bu anlatacaklarımı “soğuktu” kelimesinden daha iyi ifade edebilecek bir kelime bulamadım. Hemingway’den ödünç alarak şöyle de başlayabilirdim anlatmaya: “Bir çift bebek ayak...
  • No-Doubt’u tutuyorum turuncu çocuk

    No-Doubt’u tutuyorum turuncu çocuk

    02 Kasım 2019 YAZARLAR

    10 yıl önceydi. Üst üste iki sayfa kitap okuyamıyor, okusam da hiçbir şey anlamıyordum. Her şeye koşturuyor, hemen her şeyi unutuyordum. En son bindiğim takside taksiciye zihnimi toparlayıp evimin yolunu tarif edemeyince dedim ki kendime “oğlum İsmail, sen en iyisi işinin ehli bir doktora git.” Tıbbi adı değişik tabii ama “yetişkin hiperaktivesi” teşhisi konuldu bana kabaca....
  • Sabiti tespit etmek ne işe yarar?

    Sabiti tespit etmek ne işe yarar?

    29 Ekim 2019 YAZARLAR

    Kendimizi kandırmayalım. Bugünün insanı için muhtemelen hiçbir işe yaramaz. Çünkü sabitin sabit olduğu bir dünya bugünün insanı için “yaşanabilir bir hazlar bütününü” işaret etmez genellikle. Sabitin sabit olması bir “kurallar bütününden” daha fazlasıdır. En başta “bir düşünce sistematiği geliştirmek” anlamına gelir ki zor iştir. Çok zor iştir. Çünkü bugün sistematik düşünme...
  • Kitapları da okumuyormuş meğer

    Kitapları da okumuyormuş meğer

    27 Ekim 2019 YAZARLAR

    Dal gibi bir delikanlıydı bizim Mustafa. Uzunca sayılabilecek bir boyu, yakışıklı denilebilecek bir yüzü, genişçe omuzları vardı. “Bu dünyaya ipini sarkıtmaya değmez abi, bu dünya harman yeri” derdi sıklıkla. Dünya onun aklını çelememişti. Bana öyle gelirdi ki çelemezdi de. İlişemezdi ona çünkü. Bilirsiniz ya, dünya ona ilişenin aklını alır başından, gayrısına dokunamaz. ...
  • O marşla dalga geçilmez evladım

    O marşla dalga geçilmez evladım

    22 Ekim 2019 YAZARLAR

    Yahu eşcinselsen eşcinselsin. Eşcinsel olmak birine ahlâktan beri, karakterden müsellah olma hakkı veriyor da haberimiz mi yok? Daha dün, eline sürdüğü ojeyi babasının yanına gitmek zorunda olduğu için silmek zaruretinde olduğunu söyleyen genç bir erkek çocuğunun babasına en galiz küfrü edişini gördü bu gözler. Yavrum evladım, oje mi süreceksin, tayt mı giyeceksin, ne halt e...
  • Usta, ah!

    Usta, ah!

    20 Ekim 2019 YAZARLAR

    Bir bakıma gençliğimin en maceralı zamanları öldü. Kitaplarını bulamıyorduk Usta’nın. Yazdıklarından habersizdik. Küsmüş, yalnızlığına, sırça köşküne çekilmişti çünkü. Adı bir efsane olarak dolanıyordu kendimize yaptığımız kumdan şehirlerimizin üzerinde. Bir bakıma gençliğimin en maceralı zamanları öldü. Ankara’da Eren’le “oğlum benziyor la, belki de odur, gidip selam verip ...
  • Sana bunu nasıl anlatsam?

    Sana bunu nasıl anlatsam?

    13 Ekim 2019 YAZARLAR

    Modası çoktan geçmiş bir adamım ben. İkindiden sonra güzel bir bahçe bulduysam, hele de mevsim yazsa, şöyle bir içlenip “Allah” derim. Çünkü bilirim ki Allah’tır O. Allah’ı bilirim. Rabbi bilirim. Rızkı bilirim. Şükür etmeyi bilirim. “Ne veriyorsan bana razıyımdır ben ona” demeyi alışkanlık haline getirmişimdir. Modası çoktan geçmiş bir adamım ben. Biri gerçekten bir derdini...