logo

01 Aralık 2019

Muhtaç olduğumuz insan


Hayrettin Karaman
h.karaman@gmail.com

En önemli ve öncelikli ihtiyacımız “kâmil İslam insanı”dır.

Bu insan iki farklı eğitim ortamında yetişir.

Birincisi ilk üç nesil gibi bir eğitim ortamı. Sevgili Peygamberimiz (s.a.) bu üç nesilin, derece sıralaması da yaparak hayırlı nesiller olduğunu birdirmişlerdir. Bunların da birincisini, yani sahabe neslini alalım; bu nesil içinde yetişen İslam insanlarının bile tamamı aynı derecede değildir; fazilet ve İslam’a hizmet bakımından ona yakın derecelendirme yapılmıştır. Böyle de olsa işte bu nesil içinde kâmil İslam insanının yetişmesi normaldir, imalat gereğidir.

Sahih kaynaklarda yer alan “Nesillerin/insanların hayırlısı” ile ilgili hadisin sonunda Efendimiz üçüncü nesilden sonra “yemine, tanıklığa önem vermeyen, bunların sorumluluğundan habersiz, hulasa ahlakı bozulmuş insaların çoğalacağını” bildiriyorlar.

Nesilleri otuzar yıl olarak hesap etsek Peygamberimizin Rabbine kavuşmasını takip eden altmış yıl sonra bu bozulmanın oluşacağı anlaşılır.

Altmış yıl şöyle dursun 1400 yıldan fazla zaman geçtikten sonra dünyada yaşayan Müslümanların hali nice olur ve olmuştur!

İşte bu nesiller içinde kâmil insanın yetişmesi, tabii ve normal değil, imalat hatası olur. Yani bozuk nesillerin eğitim usul ve kurumlarına iş bırakıldığında matlup hâsıl olmaz. Matlubu elde edebilmek için özel kurum, kuruluş ve gayretlere ihtiyaç vardır.

Bu özel kurum, kuruluş ve gayretlerden maksadım birbiri ile rekabet eden, sen ben davasına düşen, her biri kendini en üstün ve en iyi ilan edip kendi adamını yetiştirmeye çalışan gruplar ve onların gayretleri değildir.

Sahih ilme dayalı sahih İslam malumdur. Bu İslam’ın insanını yetiştirmek için tarih boyunca çabalayan tekke, medrese ve mektepler vardır. İmam Gazzâlî ve benzerleri bu eğitim ocaklarının ilim, irfan ve eğitim usulünü kendilerinde birleştirerek Gazzalî ve benzerleri olmuşlardır.

Şimdi kavgayı, rekabeti, sen ben davasını bırakıp, kendi grubunun insanını değil, İslam insanını yetiştirmek için medrese, mektep ve tekke olarak iş ve elbirliği etmenin zamanıdır.

Bu nasıl olacak?

Mektepli eksiğini medreseliden tamamlayacak, her ikisi eksiğini tekkeden tamamlayacak.

Bu üçü birbirini tamamlarsa İslam’ın ışığını çağın insanına yansıtmak mümkün olacak, cehalet ve taassup yüzünden oluşan batıl inanç ve uygulamaların önü kesilecek, İslam insanları sayesinde ümmet güç kazanacak ve birliğe doğru etkili adımlar atılacaktır.

En önemli güç ilim gücüdür. Bu gücü İslam’ın amaçlarına göre kullanabilmenin şartı ise imandır, amel-i salihtir ve ahlaktır.

Bize gerekli olan dinsiz kaşifler ve mucitler değil, dindar kaşifler ve mucitlerdir. Bunların kuruluş ve yönetiminde etkili olmadıkları bir dünya düzeninin sonu topyekûn imhadır vesselam.

(YENİ ŞAFAK)

Etiketler:
Share

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • İNZAL EDİLMİŞ ADIMIZI, ÜRETİLMİŞ “İSLÂMCI” KAVRAMI İLE DEĞİŞTİRMEK SAPMALARA KAYNAKLIK ETMİŞTİR

    02 Mart 2020 YAZARLAR

    Her din ya da ideoloji, kendini özgün taşıyıcı kavramlarıyla ifade eder, tanımlar ve mesajını insanlara ulaştırır. Temel tanımlayıcı kavramlar, nötr değildirler; zihnine girdikleri, kendilerini benimseyerek kullanan insanları, kendi arka planındaki din, düşünce, felsefe ve ideoloji istikametinde dönüştürürler. Bunlar, o din ya da ideolojinin, taşıyıcı, inşa edici ve dönüştürücü etkiye sahip olan inanç eksenli kavramlarıdır. Bir de taşıyıcı olmayan, yani dinî ve ideolojik boyutu belirleyici olmayan kavramlar vardır ki onları, her din ya da ideol...
  • ‘Savaş ve Siyaset’, Aynı Hedef İçin, Farklı Silâhlarla Yapılan Eylemler Manzumesidir Kaynak: ‘Savaş ve Siyaset’, Aynı Hedef İçin, Farklı Silâhlarla Yapılan Eylemler Manzumesidir – SELAHADDİN E. ÇAKIRGİL

    02 Mart 2020 YAZARLAR

    Bu Pazar günü, birkaç noktaya değinelim: 1- Anamuhalefet’in lideri ve sözcülerinin, ‘Bizim askerimizin tırnağının ucundan kesip attığı bir parça bile bütün Suriye’den daha değerlidir.’ şeklindeki sözü çok matah bir şeymiş gibi geçen hafta boyunca sık sık dile getirmeleri sorgulanması ve utanılması gereken bir yaklaşımdır. KK ve adamları, yürekleri elveriyorsa, aynı sözü, Suriye için değil de, o ülkeye yarım asırdır zorla tahakküm ve zulmeden Baas Partisi, Esed Hanedanı ve Beşşâr Esed’in şahsı için söylesinler. Ama, dilleri varmaz ona bir olu...
  • Süleymani’nin öldürülmesine niye sevineyim?

    04 Ocak 2020 YAZARLAR

    İran’ın önemli generallerinden birisi, ABD füzeleri ile öldürüldü. Sevinmemiz gerektiğini söylüyor bazılarımız.. Gerekçeler önümüze koyuyorlar.. “Ortadoğu’da sürekli Şia mezhebinin yayılması için, haksız girişimlerde bulunup, örgütlenmeler yaptı.. Suriye’de binlerce Müslümanın ölümüne sebep oldu.. Yemen’den sorumlu.. Irak’tan sorumlu.. Kadınların ırzına geçilmesinden sorumlu.. Bebeklerin ölümünden sorumlu.. Esad’ın kimyasal silah kullanmasından sorumlu..” Devam ediyor, tutulan liste.. Devam ediyor, gerekçeler.. Ben ise şöyle bakıyor...
  • Tapu idaresi tepkide niye gecikti?

    03 Ocak 2020 YAZARLAR

    Haber yankı uyandırmış, konu nazik, konu netameli, ucu 'çılgın proje' hassasiyetlerine dokunuyor, kamuoyu zaten teyakkuzda, duyarlılık tavana vurmuş, üstüne belediyelerin tapu bilgilerini online sorgulama yetkisinin kaldırıldığı söyleniyor, Kanal İstanbul hattındaki arazileri toplayanların izi sürülemeyecek deniyor, yer yerinden oynuyor... Ne beklersiniz; tepkilerin hedefindeki Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün zaman kaybetmeden, sabah ilk iş duruma açıklık getirmesini. Peki onlar ne yapıyor? Haberi alan alıp satan sattıktan sonra, a...