logo

29 Kasım 2019

İslam insanı sağlam iman sahibi olacak


Hayrettin Karaman
h.karaman@gmail.com

Allah’a, Peygambere ve ahirete… nasıl iman ediyoruz?

Ağzında iftar etmek için çiğnemeye başladığı bir hurma var iken cihad çağrısı alan ve “Benimle cennetin arasına bu hurma parçası mı girecek” diyerek onu atan ve devam etmekte olan muharebeye katılarak şehid olan sahâbî gibi mi, kendisine suikast yapacak olana Peygamberimizi kurtarmak için onun yatağına yatıp Efendimizin savuşup gimesini sağlayan Hz. Ali (r.a.) gibi mi, Uhud harbinde Peygamberimiz’in başına indirmek üzere kılıcını kaldırmış olan müşrikten onun mübarek başına kurtarmak için çıplak eliyle kılıcı tutup sakat kalan Talha (r.a.) gibi mi, malının tamamını İslam’ın korunması ve yayılması için bağışlayan Ebu Bekir (r.a.) gibi mi… yoksa Allah affeder deyip harama dalan, dünya hazlarında ileride, ibadetlerde ve manevi hazlarda geri kalan, ahireti verip dünyayı alan gafiller, zalimler, günahkârlar gibi mi iman ediyoruz?

İsimlerini andığım İslam büyükleri, kâmil insanlar kadar olmasa bile davranışlarını yönlendirecek ve sapmaları engelleyecek güçte ve derecede bir iman olacak İslam insanının imanı.

Bu iman eğitimle ve salih amel ile kazanılır. Önce sağlam ve sarsılmaz bilgi edinilir ve ona iman edilir (ilme’l-yakin). Sonra kafa gözü ve kalp gözü ile rüyada ve uyanık iken iman ettiği şeyleri görür, hisseder, tadar; iman, görülen ve tadılan hale gekir (ayne’l-yakin). Nihayet ölmeden evvel ölür, ibadetlerinde ve davranışlarında ilahî huzuru yaşar, aşkın ateşiyle yanar, elverdiği kadar vuslat ile dudaklarını ıslatır ve iman “hakka’l-yakin” derecesine vasıl olur.

İslam insanı ben en iyi, diğer Müslümanlardan farklı/üstün, kurtulmuş, imtiyazlı, kamil… insanım demez; peki ne yapar ve ne der ki, onun sözünden daha güzeli bulnamaz?

Sorunu cevabını Allah Teâlâ lütfediyor:

Allah’a çağıran, Allah rızasına uygun davranan (amel-i salih sahibi olan) ve “Ben müslümanlardanım” diyenden daha güzel sözlü kim vardır! (Fussılet: 41/33).

Bu âyet İslam insanının üç önemli vasfını açıklıyor:

İmanı ve Allah rızasına uygun davranışlarıyla, yaşayışıyla Müslüman olacak ve “ben Müslümanlardanım, benim başkalarında olmayan, olamayan bir dînî/ilâhî özelliğim yok” diyecek, böyle olup böyle diyerek insanları Allah’a güzel kul olmaya çağıracak; yani İslam’ı anlatarak, güzel örnek olarak ve eğitime katılarak Allah’a çağırmış olacak.

İslam insanının imandan sonra ikinci vasfı güzel ahlaktan doğan amel-i salihtir.

Güzel ahlakın ve mel-i salihin örneği Sevgili Paygamberimizdir (s.a.). Kur’an’da, ezanda, namazda, zikirde, hemen her vesile ile Peygamberimizin adının anılmasının hikmeti, onu örnek almayı unutmamaktır. Onu örnek almak her bakımdan onun gibi olmak demek değildir; çünkü onu Rabbi eğitmiştir ve o peygamberdir, insana /beşere ait olabilecek kemalin de zirvesindedir. Ama onun hayatı ve davranışları doğru öğrenildiğinde, kendisine özgü olanla, ümmete örnek olanı ayırmak mümkün olmaktadır.

Amel-i salih elde tesbih, başta sarık akşam sabah dil ile zikir, namaz, oruç, hac, umre, zekattan ibaret değildir (keşke bunlar da hakkıyla yapılabilse).

Amel-i salihin hem kaynağı hem meyvesi güzel ahlaktır.

Amel-i salih sahibi İslam insanı haklarının ve vazifelerinin şuurunda olur. Haklar ve vazifeler kendine, ailesine, akrabaya, komşuya, işvene, işçiye, içinde yaşadığı cemiyete, ümmete ve bütün insanlara ait olmak üzere birbirini kuşatan halkalardan oluşur.

Bugün Müslüman ferdin, ailenin, cemiyetin ve ümmetin hep şikayet konusu olan eksikleri ve kusurları işte bu halkalara ait hak ve ödevlerin ihmalinden, kusurundan, yetersizliğinden kaynaklanmaktadır.

Haklara ve ödevlere hakkıyla riayet edecek insan İslam insanıdır; onu nerede bulacağız, nasıl yetiştireceğiz?

Buradan devam edelim

(YENİ ŞAFAK)

Etiketler:
Share
321 Kez Görüntülendi.

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • İNZAL EDİLMİŞ ADIMIZI, ÜRETİLMİŞ “İSLÂMCI” KAVRAMI İLE DEĞİŞTİRMEK SAPMALARA KAYNAKLIK ETMİŞTİR

    02 Mart 2020 YAZARLAR

    Her din ya da ideoloji, kendini özgün taşıyıcı kavramlarıyla ifade eder, tanımlar ve mesajını insanlara ulaştırır. Temel tanımlayıcı kavramlar, nötr değildirler; zihnine girdikleri, kendilerini benimseyerek kullanan insanları, kendi arka planındaki din, düşünce, felsefe ve ideoloji istikametinde dönüştürürler. Bunlar, o din ya da ideolojinin, taşıyıcı, inşa edici ve dönüştürücü etkiye sahip olan inanç eksenli kavramlarıdır. Bir de taşıyıcı olmayan, yani dinî ve ideolojik boyutu belirleyici olmayan kavramlar vardır ki onları, her din ya da ideol...
  • ‘Savaş ve Siyaset’, Aynı Hedef İçin, Farklı Silâhlarla Yapılan Eylemler Manzumesidir Kaynak: ‘Savaş ve Siyaset’, Aynı Hedef İçin, Farklı Silâhlarla Yapılan Eylemler Manzumesidir – SELAHADDİN E. ÇAKIRGİL

    02 Mart 2020 YAZARLAR

    Bu Pazar günü, birkaç noktaya değinelim: 1- Anamuhalefet’in lideri ve sözcülerinin, ‘Bizim askerimizin tırnağının ucundan kesip attığı bir parça bile bütün Suriye’den daha değerlidir.’ şeklindeki sözü çok matah bir şeymiş gibi geçen hafta boyunca sık sık dile getirmeleri sorgulanması ve utanılması gereken bir yaklaşımdır. KK ve adamları, yürekleri elveriyorsa, aynı sözü, Suriye için değil de, o ülkeye yarım asırdır zorla tahakküm ve zulmeden Baas Partisi, Esed Hanedanı ve Beşşâr Esed’in şahsı için söylesinler. Ama, dilleri varmaz ona bir olu...
  • Süleymani’nin öldürülmesine niye sevineyim?

    04 Ocak 2020 YAZARLAR

    İran’ın önemli generallerinden birisi, ABD füzeleri ile öldürüldü. Sevinmemiz gerektiğini söylüyor bazılarımız.. Gerekçeler önümüze koyuyorlar.. “Ortadoğu’da sürekli Şia mezhebinin yayılması için, haksız girişimlerde bulunup, örgütlenmeler yaptı.. Suriye’de binlerce Müslümanın ölümüne sebep oldu.. Yemen’den sorumlu.. Irak’tan sorumlu.. Kadınların ırzına geçilmesinden sorumlu.. Bebeklerin ölümünden sorumlu.. Esad’ın kimyasal silah kullanmasından sorumlu..” Devam ediyor, tutulan liste.. Devam ediyor, gerekçeler.. Ben ise şöyle bakıyor...
  • Tapu idaresi tepkide niye gecikti?

    03 Ocak 2020 YAZARLAR

    Haber yankı uyandırmış, konu nazik, konu netameli, ucu 'çılgın proje' hassasiyetlerine dokunuyor, kamuoyu zaten teyakkuzda, duyarlılık tavana vurmuş, üstüne belediyelerin tapu bilgilerini online sorgulama yetkisinin kaldırıldığı söyleniyor, Kanal İstanbul hattındaki arazileri toplayanların izi sürülemeyecek deniyor, yer yerinden oynuyor... Ne beklersiniz; tepkilerin hedefindeki Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün zaman kaybetmeden, sabah ilk iş duruma açıklık getirmesini. Peki onlar ne yapıyor? Haberi alan alıp satan sattıktan sonra, a...
window.dataLayer = window.dataLayer || []; function gtag(){dataLayer.push(arguments);} gtag('js', new Date()); gtag('config', 'UA-165743342-1');