logo

Eyvallah ablam


İsmail Kılıçarslan
i.kilicarslan@gmail.com

Eyvallah ablam.

Andımızı biliyoruz. Şimdi öğretemiyorlar ama bir zamanlar öğrettiler yani. “Türküm, doğruyum, çalışkanım” dedirttiler ablam. Dedirtsinler. Sorun o değil. Sorun bize “Türküm, doğruyum, çalışkanım” dedirtirlerken yedikleri nanelerde ablam. Akıllarına her estiğinde darbe yaptılar. Akıllarına her estiğinde paramızı, umudumuzu, geleceğimizi çaldılar. 28 Şubat’ta bir cumhurbaşkanının yeğenini sırtında para dolu çuvalla, sahibi olduğu bankadan çıkarken gördük ablam. Andıç verip para çaldılar. 14 yaşında idama mahkûm edilmiş bir çocuğu gördüğümüz gözlerle gördük. Herkes oradaydı ve sessizdi. Bize “Türküm, doğruyum, çalışkanım” dedirten adamların hırsızlıklarını, arsızlıklarını, yüzsüzlüklerini gördük. Postal yalayıcıları gördük. Polis marifetiyle başörtüsü başından çekilen kızları gördüğümüz gözlerle gördük ablam.

Eyvallah ablam.

Sorguya çekiyorsun bizi. O pembe mabadınla, kendini 100 yıldır bu memleketin asıl sahibi; bizi de kölen, uşağın, maraban, hizmetkârın zannettiğin için fütursuzca, ahlaksızca, hayâsızca, edepsizce sorguya çekiyorsun bizi. “Sorguya çekiyorum” derken hiç utanmamanın, kendinden bunca emin olmanın sebebi, nereden kaynaklandığını senin de bilemediğin o üstünlük hissinden. O nereden kaynaklandığını senin de bilemediğin üstünlük hissinin bir kavramsal karşılığı var ablam. Faşizm diyoruz biz ona mahalleden arkadaşlarla. Elitizm elbisesi giymiş faşizm. Sen yukarıda, biz aşağıda… Sen yüksekte biz çukurda… Sen üstün, biz parya. Sen efendi, biz köle. Öyle hissediyorsun değil mi ablam? Pendik’in bir mahallesinde, muhtemelen müstakil bir evde, muhtemelen aynı düzeyde paralar kazandığın komşundan üstün olduğunu sana düşündürten şey o lümpen ırkçılığın be ablam. Yine muhtemelen gerçek hayatta baş edemediğin sorunlarını ancak bu üstünlük mitiyle erteleyebiliyorsun. Belki sevgilinle, güzelliğinle, cildinle, kazandığın parayla, annenle-babanla ilgili bir dünya sorunun var ve bu sorunları ancak beni aşağılayarak… Beni ablam beni… 18-19 yaşında Bayburtlu bir delikanlıyı ezmeye çalışınca tatmin oluyor ancak o hastalıklı zihnin. Gece kendi kendine kalınca senin o hastalıklı zihnin kendi ciddi sorunlarını düşünmek yerine şunu kurguluyor muhtemelen ablam: “Oh be. Nasıl da geçirdim bugün? Nasıl da koydum lafı? Nasıl da aşağıladım?” Tatmin oluyor musun ablam böyle yapınca? Mutlu oluyor musun? Rahatlıyor musun?

Eyvallah ablam.

Bayburtluyum ben. Lise mezunuyum. Çalışıyorum. Tıpkı senin gibi hayata bir yerinden tutunmaya çalışıyorum ablam. İnandığım şeyler var benim de. Onlar için çabalıyorum. Senin de inandıkların var ablam. Mültecilerin defolup gitmesi gerektiğine inanıyorsun. Kürtlerin, Arapların senden daha düşük düzeyde canlılar olduğuna inanıyorsun. Daha doğrusu Türk olmayan her canlının senden daha düşük olduğuna inanıyorsun. 15 Temmuz’un tiyatro olduğuna inanıyorsun. 15 Temmuz’u yapan itlerle ittifak etmenin sorun olmayacağına inanıyorsun. Mustafa Kemal’i sevme hakkının yalnızca sana bahşedilmiş bir ayrıcalık olduğuna inanıyorsun. Milletin cahil, aptal, öküz olduğuna inanıyorsun. Benim kandırılmış yahut menfaati icabı hareket eden biri olduğuma inanıyorsun. Fakat bir türlü altı üstü lümpen bir faşist olduğuna, aslında bu toplumun, bu milletin çöpü, cürufu olduğuna inanmıyorsun be ablam. Yeni Zelanda’da 51 insanı şehit eden o adamın zihinsel algoritması ile senin zihinsel algoritmanın aslında aynı olduğuna inanmıyorsun bir türlü. Eline cinayet aleti geçmedi diye henüz katil değilsin be ablam. Altı üstü budur yani. Yoksa biz seni biliyoruz. Varlık vergisinden biliyoruz seni. 6-7 Eylül’den tanıyoruz. 28 Şubat’tan zihnimizdesin. Cumhuriyet Mitinglerinden aklımızdasın. 15 Temmuz’da ATM sırasındaydın. Tank alkışlıyordun. Gördük seni. Kürtlere “kara kafa”, Müslümanlara “örümcek beyinli”, mültecilere “defol” deyişinden tanıyoruz seni. Saklanamıyorsun be ablam.

Eyvallah ablam.

BenBayburtlu Yusuf’um. Lise mezunuyum. Çalışıyorum. Seni yaratanla beni yaratanın aynı olduğu öğretildi bana. O yüzden eyvallah ablam. Eyvallah.

(YENİ ŞAFAK)

Etiketler:
Share
594 Kez Görüntülendi.

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • İNZAL EDİLMİŞ ADIMIZI, ÜRETİLMİŞ “İSLÂMCI” KAVRAMI İLE DEĞİŞTİRMEK SAPMALARA KAYNAKLIK ETMİŞTİR

    02 Mart 2020 YAZARLAR

    Her din ya da ideoloji, kendini özgün taşıyıcı kavramlarıyla ifade eder, tanımlar ve mesajını insanlara ulaştırır. Temel tanımlayıcı kavramlar, nötr değildirler; zihnine girdikleri, kendilerini benimseyerek kullanan insanları, kendi arka planındaki din, düşünce, felsefe ve ideoloji istikametinde dönüştürürler. Bunlar, o din ya da ideolojinin, taşıyıcı, inşa edici ve dönüştürücü etkiye sahip olan inanç eksenli kavramlarıdır. Bir de taşıyıcı olmayan, yani dinî ve ideolojik boyutu belirleyici olmayan kavramlar vardır ki onları, her din ya da ideol...
  • ‘Savaş ve Siyaset’, Aynı Hedef İçin, Farklı Silâhlarla Yapılan Eylemler Manzumesidir Kaynak: ‘Savaş ve Siyaset’, Aynı Hedef İçin, Farklı Silâhlarla Yapılan Eylemler Manzumesidir – SELAHADDİN E. ÇAKIRGİL

    02 Mart 2020 YAZARLAR

    Bu Pazar günü, birkaç noktaya değinelim: 1- Anamuhalefet’in lideri ve sözcülerinin, ‘Bizim askerimizin tırnağının ucundan kesip attığı bir parça bile bütün Suriye’den daha değerlidir.’ şeklindeki sözü çok matah bir şeymiş gibi geçen hafta boyunca sık sık dile getirmeleri sorgulanması ve utanılması gereken bir yaklaşımdır. KK ve adamları, yürekleri elveriyorsa, aynı sözü, Suriye için değil de, o ülkeye yarım asırdır zorla tahakküm ve zulmeden Baas Partisi, Esed Hanedanı ve Beşşâr Esed’in şahsı için söylesinler. Ama, dilleri varmaz ona bir olu...
  • Süleymani’nin öldürülmesine niye sevineyim?

    04 Ocak 2020 YAZARLAR

    İran’ın önemli generallerinden birisi, ABD füzeleri ile öldürüldü. Sevinmemiz gerektiğini söylüyor bazılarımız.. Gerekçeler önümüze koyuyorlar.. “Ortadoğu’da sürekli Şia mezhebinin yayılması için, haksız girişimlerde bulunup, örgütlenmeler yaptı.. Suriye’de binlerce Müslümanın ölümüne sebep oldu.. Yemen’den sorumlu.. Irak’tan sorumlu.. Kadınların ırzına geçilmesinden sorumlu.. Bebeklerin ölümünden sorumlu.. Esad’ın kimyasal silah kullanmasından sorumlu..” Devam ediyor, tutulan liste.. Devam ediyor, gerekçeler.. Ben ise şöyle bakıyor...
  • Tapu idaresi tepkide niye gecikti?

    03 Ocak 2020 YAZARLAR

    Haber yankı uyandırmış, konu nazik, konu netameli, ucu 'çılgın proje' hassasiyetlerine dokunuyor, kamuoyu zaten teyakkuzda, duyarlılık tavana vurmuş, üstüne belediyelerin tapu bilgilerini online sorgulama yetkisinin kaldırıldığı söyleniyor, Kanal İstanbul hattındaki arazileri toplayanların izi sürülemeyecek deniyor, yer yerinden oynuyor... Ne beklersiniz; tepkilerin hedefindeki Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün zaman kaybetmeden, sabah ilk iş duruma açıklık getirmesini. Peki onlar ne yapıyor? Haberi alan alıp satan sattıktan sonra, a...