logo

04 Nisan 2019

Ankara’nın 2019 Seçim hatırası!


D.Mehmet Doğan
m.dogan@gmail.com

Seçim bitti! Halk sözünü söyledi. Sistemde bazı teknik hatalar olabilir, bütünü etkileyen bir yanlışlık, mümkün görünmüyor. Neden? Sandıkların sayımı, kayda geçirilmesi herkesin gözü önünde yapılıyor. Bazı maddî hataların sonucu etkileme ihtimali zayıf görünüyor. İstanbul’da Binali Bey’in kazanması yakışık alırdı. Müktesebatı, İstanbul’a hizmetleri bunu gerektirirdi. Bu iktidar belki de Türkiye’nin bütün şehirlerine yaptığından fazlasını İstanbul’a yaptı. Hizmet tamam, şöhret tamam, seçimi kazanmak için yeterli mi peki?

Görülen o ki, yetmiyor! Halk iradesinde başka bir mahiyet var. Binali Bey az bir farkla kazansa idi dahi, daha işin başındaki bir adayın ona yakın oy alması da önemli bir gösterge idi.

Halkta bir gönül kırıklığı var. Bu İstanbul ve Ankara sonuçları üzerinden okunabilir. Bu iki en büyük şehrimizde alt belediyelerin ekseriyetini iktidar partisi aldı. Hem de çoğu yerde açık farkla. Bu irade neden büyükşehir seçimlerinde tezahür etmedi? Bu üzerinde derin derin düşünülmesi gereken bir sonuçtur.

Ankara için konuşacağız.

Ankara belediyecilik açısından kültürden yoksun bırakılan bir şehir. Kütüphanesiz bir şehir. Türkiye’nin bazı beş yüz bin nüfuslu şehirlerinde 20-30 semt kütüphanesi var, Ankara’da ilaç için dahi bir tane yok. Ankara’da nüfusun çoğunluğunu öğrenciler teşkil ediyor. Çocuklar ders çalışacak mekân bulamıyor. Ama futbol oynarsanız, mekân gani!

Yakın dönemde Ankara belediyesi en büyük yatırımı hangi alana yaptı? Büyük şehirlerimizin en büyük meselesi olan ulaştırmaya mı?

Hayır!

Ankara büyükşehir belediyesinin en büyük yatırımı oyun ve eğlenceye! Kimbilir kaç milyar lira harcanmış, daha ne kadar harcanacağı belli değil. Belediye’nin işi oyun ve eğlence mi? Buna karşılık eski belediye bir tek metro hattı açmamıştı. Asıl işi bir yana bırakıp Ankara’ya kapı yapmak! Hangi çağda yaşıyoruz?

Şehir kapıları orta çağ işidir. Surunuz olacak ki, kapı yapacaksınız. Kapı dediğiniz açılır, kapanır. Ankara’ya yapılan kapılar holivut dekoru. Bu kapılara harcanan para israftır. Herkesin kolundaki saati çıkardığı, cep telefonunun her işi gördüğü bir zamanda şehre sayısı bilinmeyen uydurma saat kuleleri yapıldı. Güzellik hissini ihlal eden bu yapılar şehrin meydanlarından temizleneceği günü bekliyor.

Ve Ankara’da seçim asıl ne zaman kaybedildi biliyor musunuz?

Ankara’nın otobüs terminalini Mehmet Altınsoy, o zaman şehrin dışında olan şimdiki yerine taşıdı. Eski belediye reisi terminalin yerine 26 katlı bir belediye binası yaptı! Tarihi bina terk edildi. Belki bu bina yetersizdi, fakat Ankara taşıyla yapılmış, tarihi özelliği olan bir bina idi. Başkanın bu binada oturması yakışık alırdı. Başkanlar dünyayı geziyorlar, gördüklerinden ibret almıyorlar. Avrupa’da birçok belediye hâlâ yüzlerce yıllık tarihi binalarında. Yeni binalar yapılsa bile, tarihi binalar prestij olarak korunuyor. Bu yetmedi, eski başkan belediyenin yeni binasının yanındaki 1940’larda yapılmış hizmet binalarını yıktırdı ve şehrin göbeğinde bir alanı ranta açtı. Bu hususu geçen sene başında “Mabedsiz şehir”den Ankara’nın 100. katına modernlik! yazımızda dile getirmiştik. Yazının bakıyesi oradan:

“İstanbul’un surlarının dibine silüeti kirleten bilmem kaç katlı apartımanlar yapıyorlar. Ankara’da bu vahşi modernlik henüz tam görünür hale gelmemişti. Az kalmış, geçenlerde bir dostum, Ankara Belediyesi’nin hemen bitişiğine, yüzer katlı bloklar yapılacağının müjdesini verdi. Bu maksatla devasa çukurlar açılmıştı!

Ne kadar sevindirici değil mi? Şehrin meydanına dinozor heykeli dikmek ne kadar sevindiriciyse, Ankapark ucubesini, milleti tirilyonluk borçlara batırarak dünyanın en büyük eğlence merkezi olarak yapmak ne ölçüde sevince gark ederse, bu yüz katlı binalar da o kadar sevindirik yapar.

Cumhurbaşkanımız her fırsatta dikey yapılaşmadan yatay yapılaşmaya geçilmesi gerektiğini hatırlatıyor. Kime acaba? Bu sözü kimler yere düşürüyor? Hayır, ayaklar altına alıyor! Ayaklarının altına almakla kalmıyor, üstünde tepiniyor!

Yatay yapılaşma hemen şimdi! Hele de şehir merkezlerinde! Ankara’nın göbeğine yüz katlı ucubeler dikilmesine karşı tepkimizi ortaya koyalım!

İşin tuhafı, bu projenin görevden uzaklaştırılan eski başkanın devrinde yapılması. Eski başkan gitmek zorunda kaldı, ama onun projeleri birileri tarafından bütün vahşetiyle sürdürülüyor.

Bu kadar büyük çukur, eğer bu işleri yapanların davaları varsa, o davalarının mezarı olabilir ancak. Diktikleri yüz katlı kuleler de kabir taşları!

Yüz katlı ucubeler nereye dikilecek?

Eski hipodromun karşısına, Büyükşehir Belediye binasının bitişiğine, Tren garının ve Anıtkabir’in birkaç yüz metre yakınına…”

* * *

Şimdi bu binalar yükseldi, henüz iskelet halinde…Tam bir çirkinlik numunesi. Önüne şu tabela dikilse yeri var: 2019 Seçim hatırası!

(KARAR)

Etiketler:
Share
297 Kez Görüntülendi.

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • İNZAL EDİLMİŞ ADIMIZI, ÜRETİLMİŞ “İSLÂMCI” KAVRAMI İLE DEĞİŞTİRMEK SAPMALARA KAYNAKLIK ETMİŞTİR

    02 Mart 2020 YAZARLAR

    Her din ya da ideoloji, kendini özgün taşıyıcı kavramlarıyla ifade eder, tanımlar ve mesajını insanlara ulaştırır. Temel tanımlayıcı kavramlar, nötr değildirler; zihnine girdikleri, kendilerini benimseyerek kullanan insanları, kendi arka planındaki din, düşünce, felsefe ve ideoloji istikametinde dönüştürürler. Bunlar, o din ya da ideolojinin, taşıyıcı, inşa edici ve dönüştürücü etkiye sahip olan inanç eksenli kavramlarıdır. Bir de taşıyıcı olmayan, yani dinî ve ideolojik boyutu belirleyici olmayan kavramlar vardır ki onları, her din ya da ideol...
  • ‘Savaş ve Siyaset’, Aynı Hedef İçin, Farklı Silâhlarla Yapılan Eylemler Manzumesidir Kaynak: ‘Savaş ve Siyaset’, Aynı Hedef İçin, Farklı Silâhlarla Yapılan Eylemler Manzumesidir – SELAHADDİN E. ÇAKIRGİL

    02 Mart 2020 YAZARLAR

    Bu Pazar günü, birkaç noktaya değinelim: 1- Anamuhalefet’in lideri ve sözcülerinin, ‘Bizim askerimizin tırnağının ucundan kesip attığı bir parça bile bütün Suriye’den daha değerlidir.’ şeklindeki sözü çok matah bir şeymiş gibi geçen hafta boyunca sık sık dile getirmeleri sorgulanması ve utanılması gereken bir yaklaşımdır. KK ve adamları, yürekleri elveriyorsa, aynı sözü, Suriye için değil de, o ülkeye yarım asırdır zorla tahakküm ve zulmeden Baas Partisi, Esed Hanedanı ve Beşşâr Esed’in şahsı için söylesinler. Ama, dilleri varmaz ona bir olu...
  • Süleymani’nin öldürülmesine niye sevineyim?

    04 Ocak 2020 YAZARLAR

    İran’ın önemli generallerinden birisi, ABD füzeleri ile öldürüldü. Sevinmemiz gerektiğini söylüyor bazılarımız.. Gerekçeler önümüze koyuyorlar.. “Ortadoğu’da sürekli Şia mezhebinin yayılması için, haksız girişimlerde bulunup, örgütlenmeler yaptı.. Suriye’de binlerce Müslümanın ölümüne sebep oldu.. Yemen’den sorumlu.. Irak’tan sorumlu.. Kadınların ırzına geçilmesinden sorumlu.. Bebeklerin ölümünden sorumlu.. Esad’ın kimyasal silah kullanmasından sorumlu..” Devam ediyor, tutulan liste.. Devam ediyor, gerekçeler.. Ben ise şöyle bakıyor...
  • Tapu idaresi tepkide niye gecikti?

    03 Ocak 2020 YAZARLAR

    Haber yankı uyandırmış, konu nazik, konu netameli, ucu 'çılgın proje' hassasiyetlerine dokunuyor, kamuoyu zaten teyakkuzda, duyarlılık tavana vurmuş, üstüne belediyelerin tapu bilgilerini online sorgulama yetkisinin kaldırıldığı söyleniyor, Kanal İstanbul hattındaki arazileri toplayanların izi sürülemeyecek deniyor, yer yerinden oynuyor... Ne beklersiniz; tepkilerin hedefindeki Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün zaman kaybetmeden, sabah ilk iş duruma açıklık getirmesini. Peki onlar ne yapıyor? Haberi alan alıp satan sattıktan sonra, a...