logo

21 Şubat 2019

Almanya tezkiye ediyor Mısır asıyor


Hayrettin Karaman
h.karaman@gmail.com

Mısır’da başsavcı Hişam Berekât’a yapılan suikast sebebiyle çoğu İhvan’dan olan 28 kişi tutuklanmış ve mahkemeye sevk edilmişti. Vaktiyle şehid Seyyid Kutub’un da kapatılıp işkence edildiği meşhur Tura hapishanesinde çoğu genç olan bu kişilere çeşitli işkenceler yapıldı ve dokuzunun idamına hükmedildi. Sisi yönetimindeki Mısır’da muhakemenin (yargılamanın) nasıl yapıldığını haksız yere ceza evlerinde işkenceye ve muhakemeye tabi tutulan İhvan mensuplarından biliyoruz.

İşte aynı hukuksuzluk çerçevesinde sözde muhakeme edilip idama mahkum edilenlerden dokuz gencin, dün itibariyle ceza evinden alınıp idam öncesi muayeneleri için hastahaneye sevk edildikleri anlaşılmaktadır. Bu zulme muttali olanlar ulaşabildikleri bütün uluslararası hak ve hukuk kurumlarına “acil yardım” çağrısı yapıyorlar; bu masum insan kıyımının durdurulması için Mısır yetkilileri nezdinde girişimler yapılmasını diliyorlar.

Bu haber bana ulaştığı gün bir başka haber daha ulaştı. Bu ikinci haber de Almanya’dan. Özeti şöyle:

Almanya parlamentosundaki İslam ve yabancı düşmanı muhalif partilerin Müslüman Kardeşler (İhvan) ile ilgili soruları üzerine İçişleri Bakanlığı şu açıklamayı yapıyor:

Müslüman Kardeşler en eski siyasi ve sosyal bir örgüttür, İslam dünyasında siyasi ve sosyal hayatta en etkili, halkçı ve halkın taleplerine en uygun cevap veren örgüttür. Bu örgütün hedefi, Kur’an’a ve Hz. Peygamber’in sünnetine dayanan örnek bir toplum inşa etmektir. Bazı İslam ülkelerinde İhvan’ın tasfiye edilmesi ve yasaklanmasının sebebi, halkın hürriyet ve iktisadi refah merkezli taleplerini karşılamada gösterdikleri başarı sebebiyle hakka, hürriyete ve çok partili siyasete müsamaha etmeyen totaliter yöneticilere rakip olmaları yüzündendir. “Almanya İslam Topluluğu” İhvan’a en yakın oluşumdur ve bunlar, İslam ile ilgili konularda insan hakları siyasi ve sosyal enstitüleri ve Alman hükümetinin stratejik ortağıdır. Devlet Güvenlik Biriminin tahminine göre 1400 üyesi bulunan bu topluluk hem Almanya’da hem de Mısır ve Suriye gibi totaliter yönetimli İslam ülkelerinde insanları barışa çağırmakta ve şiddetten uzak durmaktadırlar.

Almanya İçişleri Bakanlığı İhvan hakkında bu açıklamayı yapıyor, Suudî Arabistan, Körfez Ülkeleri ve Mısır İhvan’ı terörist örgütler listesine alıyor, mensuplarını yakalayıp işkence ve idam ediyor. Aynı ülkeler Türkiye’ye karşı da ortak bir cephe oluşturmuş, İsrail ile de işbirliği yaparak ülkemizin başına çorap örmenin peşine düşmüşlerdir. Suudi Arabistan’ı fiilen idare eden MBS para ile şahısları ve bazı yoksul devletleri satın alarak yoluna devam ediyor, cinayet, gasp ve zulümlerini örtmeye, unutturmaya çalışıyor. Arkasında ABD ve İsrail var. BAE de en hararetli yardımcısı.

İslamcıların en büyük idealleri dünya İslam birliğidir. Bu uğurda büyük çabalar harcanmış, bir kütüphaneyi dolduracak kadar kitap ve makale yazılmıştır. Osmanlı’da Yavuz Sultan Selim’den sonra bu siyaseti benimseyip önemli adımlar atan padişah Sultan Abdülhamid olmuştur. Daha yakın zamanlarda Suudi Arabistan’ın müstesna kralı Faysal da İslam birliği davasına gönül verenlerden idi. Hem Abdülhamid’e hem de Faysal’a yapılanlar bu davadan, İslam düşmanlarının ne kadar korktuklarını ortaya çıkarıyor. Bugün maruz kaldığımız parçalanma, dağınıklık, düşmanı koyup birbirimizle savaşma belalarının arkasında da bu korku ve düşmanlığın bulunduğunda şüphe yoktur.

Benzer durumlar yalnızca bizim zamanımızda olmuyor. Bakın Fuzuli ne diyor:

“Dost bîvefâ, felek bîrahm, devran bîsükûn

Dert çok, hemdert yok, düşman kavi, talih zebun.”

Yine Fuzûlî, Kanuni’nin kendisine bağladığı maaşını alamayınca, bürokrasiyi, rüşvetçiliği ve yozlaşmayı yeren kâfiyeli nesir tarzında Şikâyet-nâme’yi yazmıştır. Özellikle “Selâm verdim rüşvet değildir deyü almadılar” sözü mektubun hala dillerde dolaşan meşhur cümlesidir.

Şu halde güçlü düşmanın oyunları olsun, içerideki ahlaki çürüme olsun geçmiş zamanlarda da vardı. Ümmet bu hendikapları da aşarak bugünlere geldi. “Kaliteli az, sıradan çoğa galip gelir” düsturunca bir avuç “hakperestler” de kalsa mücadeleye devam edilecektir.

Ümitsizliğe düşmeyelim ve Akif’in beytini hatırlayalım:

Allah’a dayan, sa’ye sarıl hikmete râm ol

Yol varsa budur, bilmiyorum başka çıkar yol.

Not

Bu yazıyı yazdıktan sonra dün (Çarşamba) saat sabah altı ile dokuz buçuk arasında dokuz gencin idam edildiğini büyük bir üzüntü içinde öğrendim. Allah rahmet eylesin!

(YENİ ŞAFAK)

Etiketler: » » » »
Share
231 Kez Görüntülendi.

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Süleymani’nin öldürülmesine niye sevineyim?

    04 Ocak 2020 YAZARLAR

    İran’ın önemli generallerinden birisi, ABD füzeleri ile öldürüldü. Sevinmemiz gerektiğini söylüyor bazılarımız.. Gerekçeler önümüze koyuyorlar.. “Ortadoğu’da sürekli Şia mezhebinin yayılması için, haksız girişimlerde bulunup, örgütlenmeler yaptı.. Suriye’de binlerce Müslümanın ölümüne sebep oldu.. Yemen’den sorumlu.. Irak’tan sorumlu.. Kadınların ırzına geçilmesinden sorumlu.. Bebeklerin ölümünden sorumlu.. Esad’ın kimyasal silah kullanmasından sorumlu..” Devam ediyor, tutulan liste.. Devam ediyor, gerekçeler.. Ben ise şöyle bakıyor...
  • Tapu idaresi tepkide niye gecikti?

    03 Ocak 2020 YAZARLAR

    Haber yankı uyandırmış, konu nazik, konu netameli, ucu 'çılgın proje' hassasiyetlerine dokunuyor, kamuoyu zaten teyakkuzda, duyarlılık tavana vurmuş, üstüne belediyelerin tapu bilgilerini online sorgulama yetkisinin kaldırıldığı söyleniyor, Kanal İstanbul hattındaki arazileri toplayanların izi sürülemeyecek deniyor, yer yerinden oynuyor... Ne beklersiniz; tepkilerin hedefindeki Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün zaman kaybetmeden, sabah ilk iş duruma açıklık getirmesini. Peki onlar ne yapıyor? Haberi alan alıp satan sattıktan sonra, a...
  • Tribünlerin adalet sorununu çözmek!

    03 Ocak 2020 YAZARLAR

    Adalet Bakanlığı “Seri Muhakeme Usulü” ile “Basit Yargılama Usulünün” 1 Ocak itibariyle uygulanmaya başladığını “yargıda yeni dönem” başlığı ile duyurdu. Adalet Bakanlığı Yargı Reformu’nun 24 Ekim 2019’da yasalaşan ilk paketindeki bu iki düzenlemeyi oldukça önemsiyor. Bu düzenlemelerin önemini Adalet Bakanı Abdülhamit Gül şöyle anlatmıştı: “1 Ocak itibariyle yürürlüğe girecek yargı sisteminde yeni bir düzenleme var: Seri ve basit yargılama… Yeni sistemde daha hızlı, adil ve makul kararların verildiği bir süreç olacak. Bu usul vatandaşl...
  • Ünal Karaman’ın kaliteli vedası

    03 Ocak 2020 YAZARLAR

    Belki daha önce de yazmışımdır. Ben, fanatik olmayan bir Trabzonspor taraftarıyım. Nasıl oluyor ‘fanatik olmayan’ taraftar olmak? En basit şekilde ifade edeyim. Trabzonspor’un bir haksızlık sonucu galip gelmesini istemem. Takım güzel oynasın ve kazansın. Bunu tercih ederim. Şenol, Kadir, Necati, Bekir, Turgay, Cemil, Ali Kemal, Hüseyin, İskender, Tuncay, Necmi... Bakın bunları ezberden saydım. Daha da sayabilirim. Trabzonspor’un şampiyonluklarını gördüm... Sonra İstanbul kulüpleri yeni çıkış yolları buldu. Daha zengindiler. Büyük...