logo

27 Mayıs 2019

‘Maarif ıslahı’ beklerken farenin doğurduğu dağ!


D.Mehmet Doğan
m.dogan@gmail.com

“Eğitim reformu” deyimini bilerek kullanmadım; çünkü haddinden fazla kullanıldı ve yıprandı. Ben bildiğimden beri hükümetler “eğitim reformu” yaparlar. Büyük büyük lâflar ederler, fakat küçük ve ekseriya yanlış uygulamalardan öteye gidemezler. Yapılanlara “havanda su dövmek” bile denemez. Çünkü havan küçük, dövülmek istenen suyu almıyor!

Bu “eğitim sistemi” reformla düzelmez! Bu sisteme vurulacak yamalar tutmaz, çünkü delik çok büyük. Köklü bir ıslahat lâzım! Bu iş Milli Eğitim’de bir sebeple bulunan beş-on bürokratın kafasıyla olmaz. Bu beş on kerameti kendinden menkul Millî eğitim bürokratına bırakılamayacak kadar ciddi bir iştir. Ancak geniş kapsamlı istişarelerle bir yere varılabilir.

Saha ile ilgili her anlamı karşılayacak şekilde kullanılan, yani gerçek anlamı belirsizleşmiş olan “eğitim” kelimesi ile de olmaz.

Eğitim, “terbiye” karşılığı uydurulmuştur, Dil Kurumu sözlündeki karşılığı halen budur. Şimdi Millî Eğitim Bakanlığı, “Milli Terbiye Bakanlığı” mıdır?

Hadi ordan, terbiyesiz!

Peki bakanlığın adında geçen “eğitim”in mânası ne? Bilen beri gelsin! Alnından öpelim.

Bakanlığın adında 1940’a kadar “maarif” vardı. Bu kelimenin mânasını bilmeyenler şimdilerde “eğitimci”likten geçiniyor, maalesef. Derdimiz insan yetiştirmek, bu da “dil”le olur. Yabancı dille asla olmaz, kendi dilimizle olur.

Yeni programı hazırlayanlar hangi dille konuşuyor?

Siz buna sahiden Türkçe mi diyorsunuz? Kelimelerin sonuna yerli yersiz -sel, -sal ekleyerek Türkçeye hizmet etmiş mi oluyorsunuz?

Hadi “varsayalım”!

“Akademik” demekle “akademi”yi lise seviyesine mi indirmiş oluyorsunuz? Yüksek öğretim liseleşirken bunu yapıyorsunuz hem de! Üniversite liseye öykünüyor, lise üniversiteleşmek istiyor!

Siz aslında liseleri iptidai seviyesini indiriyorsunuz! (Hadi “ilk okul” diyelim.)

Lisede “akademik gelişime erişen” gençlerimiz üniversitede ne halt edecekler? Bırakın, üniversite akademik bir kurum olduğunu hatırlasın.

Gelelim “kariyer”e!

Siz bu kelimenin mânasını gerçekten biliyor musunuz? Kariyerin aslı “araba yolu” demek. Tabii bu anlamı bizi ilgilendirmiyor. Kariyerin Türkçesi: Meslek!

Gençlerimizin meslek seçimi ile ilgili yönlendirmeler orta öğretimde yapılabilir mi? Bu doğru olur. Fakat buna “kariyer” denilmez, “yönlendirme” denilir!

Bakın hele reforma: Liselerde bir de “kariyer ofisi” açalım! Bu zırvalamaktan başka bir şey değil. Her kariyer ofisine bir “şef” yahut “direktör” tayin edelim, yanına sekreterler filan koyalım. Bürokrasi içinde bürokrasi icad edelim.

Gelsin “tasarım beceri atölyeleri”, “Sertifika programları” ve ille de “potfolyo çalışmaları”!

Tebrik ederim: Henüz Türkçe sözlüklere girmemiş bir kelimeyi gümrüksüz ithal etmişsiniz: Portfolyo! Gerçi bankacılık alanında kullananlar var. Fakat, sizin bu kelimeden kast ettiğiniz nedir?

Bu kelimenin Türkçesi yok mu? Var: Cüzdan! Bu kelimeyi hem de öğretim sözlüğüne sokmak cüzdanla mı ilgili vicdanla mı?

Bu ülkenin Millî Eğitim Bakanlığı’nda Türkçe hassasiyeti olmayacaksa, nerede olacak? Fizik-sel aktiviteler! Sanat-sal aktiviteler! Yesinler Türkçenizi.

Büyük yenilik: “Bilgi kuramı dersi!”

Bu dersi müfredata zorunlu olarak ekleyenleri “bilgikuramı”nı açıklamaya davet ediyorum. Hem de felsefe ve mantığı seçimlik yaparak “bilgikuramı” dersi yapılabilir mi, bu konuda da parlak fikirlerini öğrenmek istiyorum.

Bu kelime epistemoloji kelimesinin tercümelerinden biri. Bilgukuramı, bilgiteorisi yahut bilginazariyesi…Bilginin kaynağı, metodu, sınırları gibi konularla uğraşan felsefe dalı, marifet nazariyesi, ilmiyat, ilmiyat-ı mebhas-ı marifet. İbn-i Sîna bir nevi bilginazariyesi mahiyetinde bu girişten sonra ampirik bir ruhiyat yapmaya başlıyor (H. Ziya Ülken).

Felsefeye girmeden epistomoloji okumak. Binanın temelini atmadan çatısını çatmak!

(Hani tarihi seçmeli yaparak inkılâp tarihi okutmak gibi bir şey.)

Üniversiteleri üniversite yapamadık, liseler üniversite imiş gibi yapalım bari!

Biz dağdan dağ doğurmasını bekliyorduk, yıllar geçti fare bile doğurmadı. Birileri kalktı, fareye dağ doğurttu! Dağ ki ne dağ!

(KARAR)

Etiketler:
Share
467 Kez Görüntülendi.

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • İNZAL EDİLMİŞ ADIMIZI, ÜRETİLMİŞ “İSLÂMCI” KAVRAMI İLE DEĞİŞTİRMEK SAPMALARA KAYNAKLIK ETMİŞTİR

    02 Mart 2020 YAZARLAR

    Her din ya da ideoloji, kendini özgün taşıyıcı kavramlarıyla ifade eder, tanımlar ve mesajını insanlara ulaştırır. Temel tanımlayıcı kavramlar, nötr değildirler; zihnine girdikleri, kendilerini benimseyerek kullanan insanları, kendi arka planındaki din, düşünce, felsefe ve ideoloji istikametinde dönüştürürler. Bunlar, o din ya da ideolojinin, taşıyıcı, inşa edici ve dönüştürücü etkiye sahip olan inanç eksenli kavramlarıdır. Bir de taşıyıcı olmayan, yani dinî ve ideolojik boyutu belirleyici olmayan kavramlar vardır ki onları, her din ya da ideol...
  • ‘Savaş ve Siyaset’, Aynı Hedef İçin, Farklı Silâhlarla Yapılan Eylemler Manzumesidir Kaynak: ‘Savaş ve Siyaset’, Aynı Hedef İçin, Farklı Silâhlarla Yapılan Eylemler Manzumesidir – SELAHADDİN E. ÇAKIRGİL

    02 Mart 2020 YAZARLAR

    Bu Pazar günü, birkaç noktaya değinelim: 1- Anamuhalefet’in lideri ve sözcülerinin, ‘Bizim askerimizin tırnağının ucundan kesip attığı bir parça bile bütün Suriye’den daha değerlidir.’ şeklindeki sözü çok matah bir şeymiş gibi geçen hafta boyunca sık sık dile getirmeleri sorgulanması ve utanılması gereken bir yaklaşımdır. KK ve adamları, yürekleri elveriyorsa, aynı sözü, Suriye için değil de, o ülkeye yarım asırdır zorla tahakküm ve zulmeden Baas Partisi, Esed Hanedanı ve Beşşâr Esed’in şahsı için söylesinler. Ama, dilleri varmaz ona bir olu...
  • Süleymani’nin öldürülmesine niye sevineyim?

    04 Ocak 2020 YAZARLAR

    İran’ın önemli generallerinden birisi, ABD füzeleri ile öldürüldü. Sevinmemiz gerektiğini söylüyor bazılarımız.. Gerekçeler önümüze koyuyorlar.. “Ortadoğu’da sürekli Şia mezhebinin yayılması için, haksız girişimlerde bulunup, örgütlenmeler yaptı.. Suriye’de binlerce Müslümanın ölümüne sebep oldu.. Yemen’den sorumlu.. Irak’tan sorumlu.. Kadınların ırzına geçilmesinden sorumlu.. Bebeklerin ölümünden sorumlu.. Esad’ın kimyasal silah kullanmasından sorumlu..” Devam ediyor, tutulan liste.. Devam ediyor, gerekçeler.. Ben ise şöyle bakıyor...
  • Tapu idaresi tepkide niye gecikti?

    03 Ocak 2020 YAZARLAR

    Haber yankı uyandırmış, konu nazik, konu netameli, ucu 'çılgın proje' hassasiyetlerine dokunuyor, kamuoyu zaten teyakkuzda, duyarlılık tavana vurmuş, üstüne belediyelerin tapu bilgilerini online sorgulama yetkisinin kaldırıldığı söyleniyor, Kanal İstanbul hattındaki arazileri toplayanların izi sürülemeyecek deniyor, yer yerinden oynuyor... Ne beklersiniz; tepkilerin hedefindeki Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün zaman kaybetmeden, sabah ilk iş duruma açıklık getirmesini. Peki onlar ne yapıyor? Haberi alan alıp satan sattıktan sonra, a...