logo

23 Mayıs 2019

Andımızı okutun, tutarsızlık olmasın!


D.Mehmet Doğan
m.dogan@gmail.com

Çok “Millî eğitim bakanı” gördük, yok hükmündeydiler!

Çoklu, fakat yoklu bakanlar zaman zaman neler neler yaptılar. Birçoğu tarihin karanlık sayfalarında kaybolup gitti. Ne adları kaldı ne sanları. Ne de nam ü nişanları.

Bunların tarih umurlarında değildi. Hepsinin günâhını almak doğru olmayabilir, fakat sonuncusunun öyle olduğundan şüphemiz kalmadı.

Bir kalemde tarih dersini kaldırdı!

Böylelerini tarih yazar! Kendileri tarih yazmasa da!

Tarih sadece kahramanları, büyük şahsiyetleri yazmaz. Gafilleri, hainleri, zalimleri de yazar.

Tarihte onlar da vardır; bazen yerleri daha geniştir. İşte mesele onların rağmına var olmaktır. Ki onlara kahraman denilir.

Mevcut bakanla bir alaveremiz, dalaveremiz, müşaveremiz, muhaveremiz yoktur. Bilmeyiz, tanımayız; sırf görmüşlüğümüz vardır. İşinin uzmanıymış, sahasının ehliymiş. İşinin uzmanı olan birinin ülkenin kimlik meselesi hakkında fikri yoksa, tarih şuurundan yoksunsa, ona maarif vekaleti emanet edilemez.

Tarih zamanın matematiğidir. Geçmişten bugüne gelişimizin ilmidir. Tarihsiz toplum, talihsiz toplumdur. Türkiye uzun süre tarihsizleştirildi, bu demektir ki talihsizleştirildi.

Siz tarih kurumu neden kuruldu, tarih kongreleri neden yapıldı, biliyor musunuz? Milleti sürmekte olanı tarihten koparmak için, köksüzleştirmek için!

Derler: İnsanda derin bir yaradır köksüzlük;

Budur âlemde hudutsuz ve hazin öksüzlük

Orta Asya kurudu, bütün dünyaya göçtük!

Bu fasarya uzun süre tarih dersi diye okutuldu. Orta Asya ancak Anadolu kadar kurumuştur! Batıya doğru ilerleyişimizin sebebi kuraklıktan filan değil, bir misyon uğrunadır.

Tarihten Osmanlı’yı silerseniz, en azından modern döneme gelemezsiniz. Tarihin akışını inkârın tezahürü, öncesiz İnkılâp tarihidir.

Şimdi lisede tarih dersi seçimlik, fakat inkılâp tarihi mecburî!

1919’da doğduk, 1923’de ana mektebine başladık, 1938’da liseyi bitirdik. Tarih 1938’de bitti! Lisansa bile gelemedik! Lider ölümsüzse, onun tarihi de ondan sonrasına yürümez!

Gelinen nokta: Matematik zorunlu, tarih sorunlu! Tek tarih inkılâp tarihi! Var mı itirazı olan? İnkılâp tarihine tarih demeye bin bir şahit yetmez. Çocuklarımız tarihin 1919’da başladığına inandırılacak. Bir daha görüldü: Maarif meselesi Türkçe fakiri millî eğitim bürokrasisine bırakılamayacak kadar ciddi bir iştir. Geniş ve kapsamlı istişare şart!

Tarihi seçimlik yapanlar, bir millet olarak varlığımızı yok sayanlardır. Felsefeyi, mantığı seçmek neyin nesi? Bilme, düşünme test çöz sade!

Maarifte reform bekliyorduk, mankurtlaştırma projesi geldi.

Öğretim matematiksiz olmayacağı gibi, tarihsiz de olmaz, felsefesiz ve mantıksız da!

“Mağlubiyet ideolojisi” iki binli yılların başında topu attı. Kemalist ilkelerle değil Türkiye’yi Patagonya’yı bile yönetmek mümkün değil. Bundan şüphe yok. Fakat Atatürk “kült”ünü inkılap tarihi dersleri ile din gibi körpe zihinlere zerk ederseniz, geleceğinizi karartmış olursunuz. Anıtkabir kültten medet umanların mekânı olur.

Bu iktidar, farkında olarak veya olmayarak tarihsiz öğretimle geleceğin iktidarına geçiş yolunu açıyor. Genç nesillerin başka gidecek yeri kalmayacak. Gençler inkılâp tarihi ile alternatifsiz CHP zihniyetine yönlendiriliyor.

Bari geriye dönün, andımızı okutun, tutarsızlık olmasın!

(KARAR)

Etiketler:
Share
477 Kez Görüntülendi.

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • İNZAL EDİLMİŞ ADIMIZI, ÜRETİLMİŞ “İSLÂMCI” KAVRAMI İLE DEĞİŞTİRMEK SAPMALARA KAYNAKLIK ETMİŞTİR

    02 Mart 2020 YAZARLAR

    Her din ya da ideoloji, kendini özgün taşıyıcı kavramlarıyla ifade eder, tanımlar ve mesajını insanlara ulaştırır. Temel tanımlayıcı kavramlar, nötr değildirler; zihnine girdikleri, kendilerini benimseyerek kullanan insanları, kendi arka planındaki din, düşünce, felsefe ve ideoloji istikametinde dönüştürürler. Bunlar, o din ya da ideolojinin, taşıyıcı, inşa edici ve dönüştürücü etkiye sahip olan inanç eksenli kavramlarıdır. Bir de taşıyıcı olmayan, yani dinî ve ideolojik boyutu belirleyici olmayan kavramlar vardır ki onları, her din ya da ideol...
  • ‘Savaş ve Siyaset’, Aynı Hedef İçin, Farklı Silâhlarla Yapılan Eylemler Manzumesidir Kaynak: ‘Savaş ve Siyaset’, Aynı Hedef İçin, Farklı Silâhlarla Yapılan Eylemler Manzumesidir – SELAHADDİN E. ÇAKIRGİL

    02 Mart 2020 YAZARLAR

    Bu Pazar günü, birkaç noktaya değinelim: 1- Anamuhalefet’in lideri ve sözcülerinin, ‘Bizim askerimizin tırnağının ucundan kesip attığı bir parça bile bütün Suriye’den daha değerlidir.’ şeklindeki sözü çok matah bir şeymiş gibi geçen hafta boyunca sık sık dile getirmeleri sorgulanması ve utanılması gereken bir yaklaşımdır. KK ve adamları, yürekleri elveriyorsa, aynı sözü, Suriye için değil de, o ülkeye yarım asırdır zorla tahakküm ve zulmeden Baas Partisi, Esed Hanedanı ve Beşşâr Esed’in şahsı için söylesinler. Ama, dilleri varmaz ona bir olu...
  • Süleymani’nin öldürülmesine niye sevineyim?

    04 Ocak 2020 YAZARLAR

    İran’ın önemli generallerinden birisi, ABD füzeleri ile öldürüldü. Sevinmemiz gerektiğini söylüyor bazılarımız.. Gerekçeler önümüze koyuyorlar.. “Ortadoğu’da sürekli Şia mezhebinin yayılması için, haksız girişimlerde bulunup, örgütlenmeler yaptı.. Suriye’de binlerce Müslümanın ölümüne sebep oldu.. Yemen’den sorumlu.. Irak’tan sorumlu.. Kadınların ırzına geçilmesinden sorumlu.. Bebeklerin ölümünden sorumlu.. Esad’ın kimyasal silah kullanmasından sorumlu..” Devam ediyor, tutulan liste.. Devam ediyor, gerekçeler.. Ben ise şöyle bakıyor...
  • Tapu idaresi tepkide niye gecikti?

    03 Ocak 2020 YAZARLAR

    Haber yankı uyandırmış, konu nazik, konu netameli, ucu 'çılgın proje' hassasiyetlerine dokunuyor, kamuoyu zaten teyakkuzda, duyarlılık tavana vurmuş, üstüne belediyelerin tapu bilgilerini online sorgulama yetkisinin kaldırıldığı söyleniyor, Kanal İstanbul hattındaki arazileri toplayanların izi sürülemeyecek deniyor, yer yerinden oynuyor... Ne beklersiniz; tepkilerin hedefindeki Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün zaman kaybetmeden, sabah ilk iş duruma açıklık getirmesini. Peki onlar ne yapıyor? Haberi alan alıp satan sattıktan sonra, a...