logo

09 Nisan 2019

Ayaktopu ayağa düştü!


D.Mehmet Doğan
m.dogan@gmail.com

Ne olacak bu Fenerbahçe’nin hali” sorusunun cevabını kim verecek? Bunu hevesle riyasete talip olan şimdiki başkandan mı beklemeliyiz? Yoksa resmin tamamına bakarak işin esasına girmeye mi çalışmalıyız. Fenerbahçe’nin hâli kötü de diğer büyük klüplerin hali çok mu iyi? Hepsi borç batağında! Bir ara bütün borçları bir devlet bankası üstlenecek ve yapılandırmaya gidilecek lâfı piyasaya düştü. Sonra çelişkili açıklamalar yapıldı.

Türkiye’de gerçek anlamda profesyonel spor futboldur. Bu alanda profesyonelliğin tarihi 1950’lere kadar gidiyor. Bu süreçte futbol klüpleri ticarî kurumları dönüşmüş, büyük meblağlar kazanılmış/harcanmış, dışarıdan ciddi paralarla transferler yapılmış ve böylece bugünlere gelmiştir. Devlet bu süreçte sporun değilse bile hep futbolun yanında olmuştur. Geniş kitleleri stadlara çeken futbol siyasetin de gözdesi olmuştur. Bu noktada futbol spor olmaktan çıkmış eğlence ve kumar arası bir zemine oturmuştur. Bu zemin kirli bir zemindir. O yüzden “şike” iddiaları ayyuka çıkmış, hatta mahkeme konusu olmuştur.

Futboldaki yarışa Anadolu’dan katılmanın bedelini belediyeler üzerinden o şehrin halkı ödemiştir. Anadolu’da belediyeler kendi şehirlerini temsil iddiasındaki klüplere ciddi meblağlar aktarmışlardır. Ankara’da son çeyrek asırda futbol üzerinden konuşan bir başkanın kurup batırdığı, satın alıp kara para akladığı klüplerin sayısı tam olarak bilinmemektedir. Buradaki soru “profesyonel spor mu kirli, siyaset mi?”dir.

Türkiye’de spor üzerinden konuşmak futbol üzerinden konuşmaktır. Spora yatırım denilince esas olarak futbola yatırım akla gelir. Bu maksatla büyük stadyumlar yapılmış fakat birçok şehrimizde sürdürülebilir futbol piyasası oluşturulamamıştır.

Elbette biz meseleye dışarıdan bakıyoruz. Ne futbolcuyuz ne de gerçek anlamda profesyonel spor meraklısıyız. Toplumu bu kadar yakından ilgilendiren bir konuyla ister istemez ilgilenmek durumunda kalıyoruz. Türkiye sporla ilgili adımlar attığında sadece profesyonel futbol üzerinden yürünmese idi her şey farklı olabilirdi. Asıl fark ise spora, futbol sözkonusu olduğundan ayaklarımıza yapılan yatırım kafalarımıza yapılsa idi ne olurdu sorusununun cevabında bulunabilir.

***

Türkiye’nin en ünlü futbol klüplerinden birisi yardım kampanyası açtı. (İcabında biz de Fenerbahçeliyiz de bizim fenerliliğimiz amatörlük ruhunun sürdüğü demlerde idi.) Bu kampanyayı açan kurumun isminin arkasında A.Ş. var. Yani bir “Anonim Şirket” yardım kampanyası açıyor. Fenerbahçe Sportif Hizmetler Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi ya da kısaca Fenerbahçe Sportif AŞ. Bu ticari kurumun hisse senetleri Borsa İstanbul’da 2004 Şubat’ından beri işlem görüyor.

Netice olarak, bu kampanyaya katılanlar ticari bir kuruma yardım edecekler. Eğer mesele ticaretse, kâr ve zarar hesabını bilenler bu işle ilgileniyorlar demektir. Nitekim, şimdiki başkan ünlü bir iş adamları ailesinden. Belki de onun başkan seçilmesinin asıl sebebi bu. Klübün mâlî durumunu başka bir meslek sahibi nasıl düzeltebilir ki? Buradaki çelişki, iş adamlarının mı klüplere yardım ettiği, başkan olan iş adamlarının mı klüplerden yararlandığıdır.

Profesyonel bir takımın taraftarı olmayı kendine yakıştıramayanlardanım. Kazanması için heyecan duyduğumuz takım kazandığında kasaları dolan bir şirket aslında. Hele o futbolculara ödenen dudak uçuklatan astronomik transfer ücretleri? Efendim “Türk futbolu güçlensin.” Futbol klüplerimizin böyle bir yaklaşım içinde olduğu söylenebilir mi? Her klüpte çok sayıda yabancı oyuncu var. Habire yabancı kotasının artırılması için sistemi zorlayıp duruyorlar.

Enerjimizi futbola, ticari bir alana harcayacaksak, istihdam yaratan bir ticaret ve sanayi alanı seçmeliyiz. Mesela memlekete faydalı şeyler üreten ve kriz dolayısıyla ekonomik sıkıntıya düşen bir sanayi kuruluşuna destek vermeyi tercih etmeliyiz.

Hatta tarımdaki gerileme dikkate alınarak köye, ziraate, hayvancılığa dönüşü teşvik eden bir fon kurup buna bağışta bulunmayı daha da önemli bulurum.

Velhasıl orta mektep fenerbahçelisi olan benim gibilerden Fenerbahçesine hayır gelmez!

(KARAR)

Etiketler:
Share
440 Kez Görüntülendi.

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • İNZAL EDİLMİŞ ADIMIZI, ÜRETİLMİŞ “İSLÂMCI” KAVRAMI İLE DEĞİŞTİRMEK SAPMALARA KAYNAKLIK ETMİŞTİR

    02 Mart 2020 YAZARLAR

    Her din ya da ideoloji, kendini özgün taşıyıcı kavramlarıyla ifade eder, tanımlar ve mesajını insanlara ulaştırır. Temel tanımlayıcı kavramlar, nötr değildirler; zihnine girdikleri, kendilerini benimseyerek kullanan insanları, kendi arka planındaki din, düşünce, felsefe ve ideoloji istikametinde dönüştürürler. Bunlar, o din ya da ideolojinin, taşıyıcı, inşa edici ve dönüştürücü etkiye sahip olan inanç eksenli kavramlarıdır. Bir de taşıyıcı olmayan, yani dinî ve ideolojik boyutu belirleyici olmayan kavramlar vardır ki onları, her din ya da ideol...
  • ‘Savaş ve Siyaset’, Aynı Hedef İçin, Farklı Silâhlarla Yapılan Eylemler Manzumesidir Kaynak: ‘Savaş ve Siyaset’, Aynı Hedef İçin, Farklı Silâhlarla Yapılan Eylemler Manzumesidir – SELAHADDİN E. ÇAKIRGİL

    02 Mart 2020 YAZARLAR

    Bu Pazar günü, birkaç noktaya değinelim: 1- Anamuhalefet’in lideri ve sözcülerinin, ‘Bizim askerimizin tırnağının ucundan kesip attığı bir parça bile bütün Suriye’den daha değerlidir.’ şeklindeki sözü çok matah bir şeymiş gibi geçen hafta boyunca sık sık dile getirmeleri sorgulanması ve utanılması gereken bir yaklaşımdır. KK ve adamları, yürekleri elveriyorsa, aynı sözü, Suriye için değil de, o ülkeye yarım asırdır zorla tahakküm ve zulmeden Baas Partisi, Esed Hanedanı ve Beşşâr Esed’in şahsı için söylesinler. Ama, dilleri varmaz ona bir olu...
  • Süleymani’nin öldürülmesine niye sevineyim?

    04 Ocak 2020 YAZARLAR

    İran’ın önemli generallerinden birisi, ABD füzeleri ile öldürüldü. Sevinmemiz gerektiğini söylüyor bazılarımız.. Gerekçeler önümüze koyuyorlar.. “Ortadoğu’da sürekli Şia mezhebinin yayılması için, haksız girişimlerde bulunup, örgütlenmeler yaptı.. Suriye’de binlerce Müslümanın ölümüne sebep oldu.. Yemen’den sorumlu.. Irak’tan sorumlu.. Kadınların ırzına geçilmesinden sorumlu.. Bebeklerin ölümünden sorumlu.. Esad’ın kimyasal silah kullanmasından sorumlu..” Devam ediyor, tutulan liste.. Devam ediyor, gerekçeler.. Ben ise şöyle bakıyor...
  • Tapu idaresi tepkide niye gecikti?

    03 Ocak 2020 YAZARLAR

    Haber yankı uyandırmış, konu nazik, konu netameli, ucu 'çılgın proje' hassasiyetlerine dokunuyor, kamuoyu zaten teyakkuzda, duyarlılık tavana vurmuş, üstüne belediyelerin tapu bilgilerini online sorgulama yetkisinin kaldırıldığı söyleniyor, Kanal İstanbul hattındaki arazileri toplayanların izi sürülemeyecek deniyor, yer yerinden oynuyor... Ne beklersiniz; tepkilerin hedefindeki Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün zaman kaybetmeden, sabah ilk iş duruma açıklık getirmesini. Peki onlar ne yapıyor? Haberi alan alıp satan sattıktan sonra, a...