logo

Yöneticilere “basiretsiz” diyen komutanın emeklilik hakkı yoktur!


Ali İhsan Karahasanoğlu
a.karahasanoglu@gmail.com

TSK’daki bazı küçük küçük yanlışları eleştirdiğimizde..

Ya da..

Eski dönemlerden kalan yanlışlara dikkat çekip, bundan sonra olmaması gerektiğini hatırlattığımızda..

Önce askerlerden, sonra da büyük ihtimalle askerlerin talebi ile, siyasilerden tepki geliyor..

Oysa askere yönelik bir kötü niyetimiz yok..

Bildiğimizi, gördüğümüzü aktarmaya çalışıyoruz.

Yanlış ise, “Yanlış” derler, kabul ederiz..

Doğru ise de, karar alma konumunda onlar olduğuna göre… Görev onlara düşüyor..

Geçtiğimiz ay, Akit TV’deki canlı yayında sarfedilen bir cümle üzerinden, karanlık odanın çarpıtması, FETÖ’cü sosyal medya hesaplarının tahrikleri ile, Milli Savunma Bakanı başladı..

Genelkurmay ve kuvvet komutanları ile devam etti.

Kınamalar. Hakaretler.. Ceza davaları.. Tazminat davaları..

Hepsine eyvallah..

Ama..

Dünkü Cumhuriyet’te yer alan..

Şu haberi de, ben isterim ki, aynı isimler bir yorumlasınlar.

“Duymadık, görmedik, bilmiyoruz” demesinler..

Nedir o haber?

Şu:

“Kadrosuzluk gerekçesiyle emekli edilen Tuğgeneral Erdal Şener, Amerikalılarla yapılan güvenli bölge anlaşmasının onların çıkarına olduğunu söyledi. ‘Ben Münbiç’te Amerikalılarla devriye yaptım. Dostlar alışverişte görsün devriyesi oldu. Tamamen hayal’ dedi.”

Hemen peşinen söyleyeyim..

Erdal Şener’in sözlerine ben inanmıyorum..

Bulunduğu makama yakışmayan sözünü, kabul etmiyorum..

Eğer o tarihte, “dostlar alışverişte görsün” babından bir devriye atmış ise..

Türk kamuoyuna, “ABD ile birlikte Türk askeri Münbiç’de devriye görevi ifa ediliyor” haberleri yayınlanır iken.. Aslında TSK mensupları kesinlikle Münbiç’e sokulmuyor da..

Sadece ABD askerleri giriyor idiyse..

O tarihte de, bu komutanımız, o haberleri düzeltme ihtiyacı hissetmedi ise..

Yani yalan olarak yapılan haberlerin birinci derece şahidi olduğu halde, kamuoyuna bilgilendirme yapmamış ise..

Bugün çıkıp, “Biz dostlar alışverişte görsün diye dolaşıyorduk” sözleri ile, kendisi suçunu itiraf etmiş duruma düşer..

Önce kendisi hesap vermesi gerekir..

Bu sözleri sarfettiği halde, Genelkurmay’dan veya Milli Savunma Bakanlığı’ndan, kendisine yönelik bir uyarı geldi mi?

Bildiğimiz kadarı ile hayır.

Sözlerin yayınlandığı Cumhuriyet gazetesine bir açıklama gitti mi?

Bildiğimiz kadarı ile, hayır..

Dahası var, tuğgeneralin sözlerinin..

“Mevcut dış politika ve basiretsiz adamların bilinçaltındaki düşüncelerle bu işlerin düzelmesi zor” diyor.

Bunu kime diyor?

Artık kim anlarsa..

Kim üzerine alınırsa..

Cumhurbaşkanı mı dersiniz.

Dışişleri Bakanlığı mı dersiniz.

Dışişleri bürokratları mı dersiniz..

Kim üzerine alınırsa..

İyi de..

Bir tuğgeneralin, böyle bir söz sarfetmeye hakkı var mı?

Yetkisi var mı?

Solaklar hemen itiraz edecekler..

“O, artık tuğgeneral değil. Emekli ettiniz onu” diyecekler..

Evet, doğrudur, “1 Ağustos’ta YAŞ toplandı ve bazı komutanlar emekliye sevkedildi.. Bu komutan da, emekliye sevkedilenler arasında imiş!”

İyi de..

O emekliye sevketme kararında yazıyor..

“30 Ağustos itibariyle emekliliğe sevkedilmesine” deniyor..

O halde?

O halde, şu an o sözleri sarfeden kişi, bir emekli tuğgeneral değil, halen muvazzaf olan bir tuğgeneral..

Ve muvazzaf iken, “Dostlar alışverişte görsün devriyesi attık” diyor..

Görevde iken, “Mevcut dış politika ve basiretsiz adamların bilinçaltındaki düşüncelerle bu işlerin düzelmesi zor” diyor..

Komutanımız, “Mevcut dış politika”yı beğenmiyor..

Böyle bir yetkiyi, kimden, nasıl alıyor bilmiyorum.

Devletin yöneticilerine, “basiretsiz adam” hakaretini yapma noktasında, kendisine cesaret veren kim, bilmiyorum..

“Bilinçaltındaki düşünce”lerle, kimi, hangi bilinçaltını kastediyor, bilmiyorum.

Ama söylenilenlerin nihai hedefinde, Cumhurbaşkanı olduğu açık..

Böyle bir durumda da..

Henüz emekli olmamış tuğgeneralimizin hakkında soruşturma açılması zorunlu..

Soruşturma açılmalı ve “30 Ağustos’ta zaten emekli oluyor. Boşver gitsin” denilmeden..

TSK’daki disiplini sağlamak için, “İhraç prosedürü” başlatılmalı..

Komutana eleştirim, “dostlar devriyede görsün” ve “basiretsiz adamlar” sözü ile sınırlı değil..

Açıklamasının tamamı bir fecaat..

Hadi diyelim ki, Türkiye ile ABD arasındaki güvenli bölge mutabakatını, daha iyisi olsun diye eleştiriyor..

Benim bir kamu görevim olmamasına rağmen, bu eleştiriyi yapıyorum, kamu görevlilerinin yapmasını da cesur bir çıkış olarak kabul edebilirim.

Ama..

“Güvenli Bölge için ‘Kapalı kapılar” ardında TSK’nin kara harekâtı engellendi” derseniz..

Bu ülkenin yöneticilerini, resmen hainlikle suçlamış olursunuz..

Bir de buna ilaveten, “Güvenli bölge açıklaması ve ortak harekât toplumun tansiyonunu düşürmeye yönelik bir açıklama” derseniz..

Artık, bu sözler sebebi ile soruşturma açılmasının vakti gelmiş demektir..

Bir de, “Türkiye’nin orada askeri operasyon yapma yetkisi yok” diyerek, kendisinin de yakın tarihte görev yaptığı bölgedeki varlığını Emin Çölaşan’ın tanımladığı sıfatla (Ben o sıfatı kullanmıyorum, kullanamam. Kullanılmasını da tasvip etmem) isimlendirirse..

Bir anlamda, “ABD ile oturup, bu konuda anlaşma yapma yetkimiz bile yok” derse..

Sadece emekliliğinin yakılması değil..

Açılacak soruşturma sonucunda, apoletlerinin de sökülmesini hakketmiş demektir..

Komutanın, röportaj sonundaki önerisi ise, tam evlere şenlik: “Bu sorunlardan kurtulmanın yolu mevcut rejim ile bir araya gelerek bir anayasa çerçevesinde anlaşmak olmalı!”

Yani, “Erdoğan, yüzbinlerce Müslümanın katili Esed ile el sıkışmalı” diyor..

Kim diyor?

Doğu Perinçek dediğinde şaşırmıyorum da..

TSK’da görevli bir komutan söyleyince, şaşırıyorum..

(YENİ AKİT)

Etiketler:
Share
438 Kez Görüntülendi.

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Maskeli balo ya da kuruntu

    22 Eylül 2019 YAZARLAR

    Böyle bir kıssa okumuştum: Adamın birinin, bir gece yarısı arabasının lastiği pat­lamış. Otomobilden inip tekeri onarmaya teşebbüs etti­ğinde bakmış ki, krikosu yok. Uzakça bir mesafede gö­rünen bir ışığı fark edince: “Gidip oradan kriko isteyeyim, demiş, gene de talihli sayılırım!” Işığa doğru yürürken de aklından geçiriyormuş: Şimdi bu adam, gecenin bu saatinde kendisini rahatsız ettiğim için kızacak, belki benden bir miktar para bile isteyecek. Eğer böyle yaparsa, ben de ona, bu yaptığının komşuluğa sığmadığı­nı söylerim. Gene de ona, ...
  • Adaletin olmazsa olmazları

    22 Eylül 2019 YAZARLAR

    Şu beş temel esasın korunmasının İslam’ın ana hedefi ve gerçekleştirmek istediği öncelikli değerler olduğu bilinir: Yaşama hakkı (hayat), inanma hakkı (din), düşünme hakkı (akıl), Mülk edinme hakkı (mal), onur ve haysiyet hakkı (ırz). Bunların her birine aynı zamanda özgürlük de diyebilirsiniz. Bunlara ‘beş zorunlu umde’, zaruriyyat-ı hamse denir ve İslam’ın diğer bütün hükümleri bunların gerçekleştirilmesi içindir. İnsanlar bu temel haklar mümin olanla olmayan için fark etmez. İnsan olan herkes bu haklara sahiptir. Yine bilindiği gibi İslam ü...
  • Suret-i haktan atış yapma

    22 Eylül 2019 YAZARLAR

    Soner Yalçın, Sözcü’nün 6 Eylül 2019 tarihli nüshasında Ak Parti’den ayrılıp parti kurmak isteyenlerin partiyi ve dolayısıyla halkı böleceklerini, bu bölünmenin İslam tarihi boyunca hep olageldiğini, bu olayın kendisine, iktidar hırsının Tebük seferi dönüşünde bazı büyük ashabın da içlerinde bulunduğu bir grubu Peygamberimiz’e (s.a.) başarısız kalan bir suikast tertip etmeye sevk etmesini, iktidar hırsının bu noktada kalmayıp O’nu eşine öldürtüp yerine geçmek istemelerini, O’nun vefatından sonra da bölünmenin devam etmesini… hatırlattığını yazm...
  • Öcalan teröristti de, Demirtaş değil miydi?

    22 Eylül 2019 YAZARLAR

    Bir propagandadır gidiyor.. CHP’nin “Biz Apo’nun heykelini dikeceğiz” diyen eşbaşkanın partisi ile işbirliği yaptığını söylediğimizde. Hemen karşımıza çıkıyorlar: “Ha ha.. Siz de Apo’nun kardeşini TRT’ye çıkarıp, seçimde ondan medet umdunuz.” Saadet partisinin bile, “PKK’lıların cenazelerine katılmayan milletvekillerine disiplin soruşturması açarım” diyen eşbaşkana sahip çıkan HDP ile bazı bölgelerde işbirliği yaptığını söylediğimizde, “Ha ha.. AK parti de tam seçim öncesinde, avukatların Abdullah Öcalan’a ziyaretine izin verip, ord...