logo

03 Ağustos 2019

Yine ‘Yoktunuz’ monşerler!


Akif Beki
a.beki@gmail.com

Geçen yıl Kasım ayında, Ahmet Güneştekin’in Macaristan’daki sergi açılışı üzerine yazmıştım. Müzeler şehri Peç’te, üç gözde müzede birden eserleri sergilenecekti…

Ama davete rağmen, açılışa ne Budapeşte Büyükelçimiz katılmıştı ne de temsilen gönderilen biri. Dahası, Kültür ve Turizm Bakanlığı adına da kimse yoktu, elçilikteki ataşe bile.

Bu lakaytlık karşısında ‘Gözlerim eski monşerleri aradı’ diyerek hayal kırıklığımı yansıtmıştım.

Bugün de sanatın başkentlerinden Viyana’da, namlı bir müzede başka bir Güneştekin sergisi açılıyor…

Sordum gelecek var mı diye. Fakat yazmaya başladığım şu saate kadar, ne büyükelçilikten ne de bakanlıktan bir katılım teyit edilmiş değildi.

Nasıl aramasın şimdi gözlerim eski monşerleri?

Sanki her gün Türkiye’den bir sanatçının dünya müzelerinde bir sergisi açılıyor. O kadar alıştık ki bunlara, artık haber değeri bile taşımıyor. Başı kalabalık elçilikler de işten güçten bunlara vakit ayıramıyor, bir kutlama mesajı bile çekemiyorlar. Hangi birine yetişsinler ki, suçlayamazsınız bunun için onları. Öyle mi!…

Oysa bu bir görev, jest değil. Elçilikler ve ataşeler bunun için var. Kültür Bakanlığı ve bürokratları böyle açılımları sahiplenip desteklemeyecekse ne iş yapacaklar?

Kunstforum Wien, sanat devlerinin sergilerine evsahipliği yapmış, Londra Kraliyet Akademisi’yle sergi ortağı olan bir müze. Kimler geçmemiş ki buradan…

Klasik, modern ve avangart sanatın uluslararası öncülerini sergilemiş. Schiele, Kokoschka, Turner, Van Gogh, Cézanne, Picasso, Miró, Malevich, Schwitters, Kandinsky, Lempicka, Chagall ve Lichtenstein gibi büyük isimleri ağırlamış bir müze…

Ve dünya sanat çevrelerinde kabul gören bir sanatçımızın eserleri, ilk kez bu prestijli müzede çıkarma yapıyor. Yok başka örneği. Ama buradaki Güneştekin koleksiyonunda da yer alan ünlü duvar enstalasyonu ‘Yoktunuz’daki gibi, yoktu en önde olması gerekenler.

Türkiye, yurt dışında bundan daha etkili temsil edilebilir mi? Cumhurbaşkanı Erdoğan demiyor mu “Orduların açamadığı kapıları sanat açar, bir tablo başarır” diye.

17 yıllık iktidarlarında en başarısız oldukları iki alandan biri kültür ve sanat politikaları diye de söylemiyor mu Erdoğan?

Budapeştepe’de, sonradan olma değil, çekirdekten yetişme, deneyimli bir hariciyecimiz büyükelçiydi, Ahmet Akif Oktay…

Viyana’da da benzer bir durum söz konusu. Büyükelçimiz Ümit Yardım, kıdemli bir Dışişleri mensubu.

İlgisizliğin kendisinden daha acıtıcı değil mi bu!

Büyükelçiler Zirvesi için Türkiye’de bulunma zorunluluğundan, Yardım’ın katılamayacağı bildirilmiş. Hadi geçerli mazereti var, hak verdik, temsilen göndereceği kimse de mi yoktu? Kutlama mesajı yazacak personel de mi tatile çıktı?

Mitoslar Evreni adlı sergi, 3-27 Ağustos günleri arasında gezilebilir. Kapanmadan önce merak edip görmeye gider umarım elçiliktekiler…

Marifet iltifata tabi. Sponsorunu da yazıyorum ki örnek oluştursun. Hassan Gozal’a ait DAAX Corporation üstleniyor. Sanatçıyı sergide temsil eden de Galerie Michael Schultz.

(KARAR)

Etiketler:
Share
336 Kez Görüntülendi.

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • İNZAL EDİLMİŞ ADIMIZI, ÜRETİLMİŞ “İSLÂMCI” KAVRAMI İLE DEĞİŞTİRMEK SAPMALARA KAYNAKLIK ETMİŞTİR

    02 Mart 2020 YAZARLAR

    Her din ya da ideoloji, kendini özgün taşıyıcı kavramlarıyla ifade eder, tanımlar ve mesajını insanlara ulaştırır. Temel tanımlayıcı kavramlar, nötr değildirler; zihnine girdikleri, kendilerini benimseyerek kullanan insanları, kendi arka planındaki din, düşünce, felsefe ve ideoloji istikametinde dönüştürürler. Bunlar, o din ya da ideolojinin, taşıyıcı, inşa edici ve dönüştürücü etkiye sahip olan inanç eksenli kavramlarıdır. Bir de taşıyıcı olmayan, yani dinî ve ideolojik boyutu belirleyici olmayan kavramlar vardır ki onları, her din ya da ideol...
  • ‘Savaş ve Siyaset’, Aynı Hedef İçin, Farklı Silâhlarla Yapılan Eylemler Manzumesidir Kaynak: ‘Savaş ve Siyaset’, Aynı Hedef İçin, Farklı Silâhlarla Yapılan Eylemler Manzumesidir – SELAHADDİN E. ÇAKIRGİL

    02 Mart 2020 YAZARLAR

    Bu Pazar günü, birkaç noktaya değinelim: 1- Anamuhalefet’in lideri ve sözcülerinin, ‘Bizim askerimizin tırnağının ucundan kesip attığı bir parça bile bütün Suriye’den daha değerlidir.’ şeklindeki sözü çok matah bir şeymiş gibi geçen hafta boyunca sık sık dile getirmeleri sorgulanması ve utanılması gereken bir yaklaşımdır. KK ve adamları, yürekleri elveriyorsa, aynı sözü, Suriye için değil de, o ülkeye yarım asırdır zorla tahakküm ve zulmeden Baas Partisi, Esed Hanedanı ve Beşşâr Esed’in şahsı için söylesinler. Ama, dilleri varmaz ona bir olu...
  • Süleymani’nin öldürülmesine niye sevineyim?

    04 Ocak 2020 YAZARLAR

    İran’ın önemli generallerinden birisi, ABD füzeleri ile öldürüldü. Sevinmemiz gerektiğini söylüyor bazılarımız.. Gerekçeler önümüze koyuyorlar.. “Ortadoğu’da sürekli Şia mezhebinin yayılması için, haksız girişimlerde bulunup, örgütlenmeler yaptı.. Suriye’de binlerce Müslümanın ölümüne sebep oldu.. Yemen’den sorumlu.. Irak’tan sorumlu.. Kadınların ırzına geçilmesinden sorumlu.. Bebeklerin ölümünden sorumlu.. Esad’ın kimyasal silah kullanmasından sorumlu..” Devam ediyor, tutulan liste.. Devam ediyor, gerekçeler.. Ben ise şöyle bakıyor...
  • Tapu idaresi tepkide niye gecikti?

    03 Ocak 2020 YAZARLAR

    Haber yankı uyandırmış, konu nazik, konu netameli, ucu 'çılgın proje' hassasiyetlerine dokunuyor, kamuoyu zaten teyakkuzda, duyarlılık tavana vurmuş, üstüne belediyelerin tapu bilgilerini online sorgulama yetkisinin kaldırıldığı söyleniyor, Kanal İstanbul hattındaki arazileri toplayanların izi sürülemeyecek deniyor, yer yerinden oynuyor... Ne beklersiniz; tepkilerin hedefindeki Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün zaman kaybetmeden, sabah ilk iş duruma açıklık getirmesini. Peki onlar ne yapıyor? Haberi alan alıp satan sattıktan sonra, a...