logo

07 Kasım 2019

Yeni türkiye yeni tarih


Rasim Özdenören
riozdenoren@gmail.com

İlk adımı kim atarsa barış ve huzur gününün fatihi o ilan edilir. Uzatılan barış elini havada bırakmayanın barışa katkısı da aşikârdır.

Türkiye Lozan’da bugünkü sınırlarına çekilmek zorunda bırakıldı, ama sömürgecilerin bu topraklar üzerindeki iştahı sona ermedi. Ülke bu durumun farkında olan ve olmayan iktidarlar tarafından yönetildi. Durumun farkında olmayan iktidarlar ülkeyi kendiliğinden ve kendi iradesiyle bir tür otokolonizasyon zihniyetiyle yönetti. Durumun farkında olan iktidarlar ise bir biçimde tasfiye edildi.

Halen ülkeyi yöneten iktidar kendi tarihi kimliğinin farkında olarak ve tarih bilincinin ondan ne istediğinin farkında olarak ayakta kalmayı başardı. Hem de daha önceki iktidarların hiçbirinin direnmeyi, göğüs germeyi, kafa tutmayı beceremediği çıkışları başarıyla püskürtmenin üstesinden gelerek…

Cumhurbaşkanının resmi yaverinin bile onu korumaya çekindiği, selam durmaktan ürktüğü günlerden Davos sürecine, oradan Gezi patırtısına, 17-25 Aralık finans curcunasına ve nihayet 15 Temmuz ayaklanmasına kadar çeşitli yöntemlerle denenen darbe teşebbüsleri akim bırakıldı.

Uluslararası sermayenin ve güç odaklarının ülkeyi bölme maksadıyla kurup manipüle ettiği çeşitli terörist grupların kaynağına gene bu iktidar tarafından inildi. Uzun yıllar Kandil Dağları havanda su dövme kabilinden bombardıman atışlarına maruz bırakıldı ise de, sonucun kaynak israfından öteye bir anlam taşımadığı ortaya çıktı. Nihayet Kuzey Suriye sınırlarımız boyunca, muhtelif safhalarda gerçekleştirilen güvenlik bölgesi ihdas etme teşebbüsü de başarıyla ikmal edildi.

Türkiye operasyona ara vermek suretiyle bu eylemin de kansız ve en insanca biçimde sonuçlanmasının önünü açtı.

Fatih (yol açıcı) ilk adımı atandır diyoruz.

Türkiye sahada gücünü göstermek suretiyle masada da hedeflediği sonuca ulaşmıştır.

Uzattığı barış eli havada kalmadığı gibi, kendine uzatılan barış elini de havada bırakmadı.

Türkiye kendisi için öngörülen konfeksiyon elbiseyi giymeyi reddetti. Ona sığmayacağını gösterdi. Kendisine dikte edilmeye çalışılan özür dileyici ve boyun eğici role teslim olmayacağını kanıtladı. Özgür iradesinin ona teklif ettiği misyonu üstlenerek oyun kurucu konumuna geçti.

Türk tarihi kaldığı yerden yazılmaya devam ediyor.

Yeni Türkiye kendi tarihini sil baştan yazıyor.

Bu tarih yeni bir dünyanın kuruluş muştusunu da getiriyor.

Durum pasif bir bekleyişin ifadesi değil. Yani yeni bir dünya kurulur, Türkiye de orada yerini alır (İsmet İnönü, 1964) söylemi değil, bu yeni dünyanın haberi. Bu yeni dünya Türkiye marifetiyle kuruluyor.

İşiten kulaklar onun ayak seslerini duyuyor.

(YENİ ŞAFAK)

Etiketler:
Share
179 Kez Görüntülendi.

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • İNZAL EDİLMİŞ ADIMIZI, ÜRETİLMİŞ “İSLÂMCI” KAVRAMI İLE DEĞİŞTİRMEK SAPMALARA KAYNAKLIK ETMİŞTİR

    02 Mart 2020 YAZARLAR

    Her din ya da ideoloji, kendini özgün taşıyıcı kavramlarıyla ifade eder, tanımlar ve mesajını insanlara ulaştırır. Temel tanımlayıcı kavramlar, nötr değildirler; zihnine girdikleri, kendilerini benimseyerek kullanan insanları, kendi arka planındaki din, düşünce, felsefe ve ideoloji istikametinde dönüştürürler. Bunlar, o din ya da ideolojinin, taşıyıcı, inşa edici ve dönüştürücü etkiye sahip olan inanç eksenli kavramlarıdır. Bir de taşıyıcı olmayan, yani dinî ve ideolojik boyutu belirleyici olmayan kavramlar vardır ki onları, her din ya da ideol...
  • ‘Savaş ve Siyaset’, Aynı Hedef İçin, Farklı Silâhlarla Yapılan Eylemler Manzumesidir Kaynak: ‘Savaş ve Siyaset’, Aynı Hedef İçin, Farklı Silâhlarla Yapılan Eylemler Manzumesidir – SELAHADDİN E. ÇAKIRGİL

    02 Mart 2020 YAZARLAR

    Bu Pazar günü, birkaç noktaya değinelim: 1- Anamuhalefet’in lideri ve sözcülerinin, ‘Bizim askerimizin tırnağının ucundan kesip attığı bir parça bile bütün Suriye’den daha değerlidir.’ şeklindeki sözü çok matah bir şeymiş gibi geçen hafta boyunca sık sık dile getirmeleri sorgulanması ve utanılması gereken bir yaklaşımdır. KK ve adamları, yürekleri elveriyorsa, aynı sözü, Suriye için değil de, o ülkeye yarım asırdır zorla tahakküm ve zulmeden Baas Partisi, Esed Hanedanı ve Beşşâr Esed’in şahsı için söylesinler. Ama, dilleri varmaz ona bir olu...
  • Süleymani’nin öldürülmesine niye sevineyim?

    04 Ocak 2020 YAZARLAR

    İran’ın önemli generallerinden birisi, ABD füzeleri ile öldürüldü. Sevinmemiz gerektiğini söylüyor bazılarımız.. Gerekçeler önümüze koyuyorlar.. “Ortadoğu’da sürekli Şia mezhebinin yayılması için, haksız girişimlerde bulunup, örgütlenmeler yaptı.. Suriye’de binlerce Müslümanın ölümüne sebep oldu.. Yemen’den sorumlu.. Irak’tan sorumlu.. Kadınların ırzına geçilmesinden sorumlu.. Bebeklerin ölümünden sorumlu.. Esad’ın kimyasal silah kullanmasından sorumlu..” Devam ediyor, tutulan liste.. Devam ediyor, gerekçeler.. Ben ise şöyle bakıyor...
  • Tapu idaresi tepkide niye gecikti?

    03 Ocak 2020 YAZARLAR

    Haber yankı uyandırmış, konu nazik, konu netameli, ucu 'çılgın proje' hassasiyetlerine dokunuyor, kamuoyu zaten teyakkuzda, duyarlılık tavana vurmuş, üstüne belediyelerin tapu bilgilerini online sorgulama yetkisinin kaldırıldığı söyleniyor, Kanal İstanbul hattındaki arazileri toplayanların izi sürülemeyecek deniyor, yer yerinden oynuyor... Ne beklersiniz; tepkilerin hedefindeki Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün zaman kaybetmeden, sabah ilk iş duruma açıklık getirmesini. Peki onlar ne yapıyor? Haberi alan alıp satan sattıktan sonra, a...