logo

30 Kasım 2019

Paranızı çarçur ediyorsunuz, bir Kaddafi kadar bile olamadınız


Yasin Aktay
y.aktay@gmail.com

MBC’de yayımlanmaya başlanan “Ateş Krallıkları” isimli dizinin sadece 14 bölümüne tam 40 milyon dolarlık bir bütçe ayrılmış. Yapımcısı tarafından “Osmanlı yönetiminin arkasındaki vahşet dolu tarihi ifşa etmek” olarak ilan edilen dizinin 2019 yılında Arap dünyasında yapılan en büyük proje olduğu da belirtiliyor.

İslam dünyasının bugün en çok mustarip olduğu konu, bütün dünyada her geçen gün daha da tehlikeli bir hal almakta olan İslamofobia olduğu bir durumda İslam dünyasının en zengin ülkelerinin böyle bir konuyla baş edecek, Müslümanlara ait kaynakları onların sorunlarını çözmek için harcayacakları yerde Müslüman halklar arasında kin ve nefret tohumlarını daha fazla ekmek için harcıyor olması başlıbaşına İslam dünyasının acı bir çelişkisi.

Dizinin fragmanı kendini tanıtırken “Bir imparatorluk kanlı bir hukukla yönetiliyor. Bu onların laneti oldu” diyerek Osmanlı’yı hedef alıyor. Dizinin senaryo yazarı Mısırlı Muhammed Süleyman ise “Tarihsel anlamda hiçbir hata içermeyen bir hikaye yazmaya çalıştıklarını” söylemiş ve Osmanlı döneminin “tarihsel katliamlarla dolu olduğunu” iddia etmiş.

Bu yazara aslında tavsiyemiz, katliam görmek için tarihe gitmeye zahmet etmemesi, kendi efendisi Mısır’ın bugünkü yöneticisinin taze, şahitleri hayatta olan katliamlarına bakmasıdır. Kendisine parayı veren yapımcıların bugün Libya’da, Suriye’de, Yemen’de irtikap ettikleri katliamlara, insanlık suçlarına baksa tarihe de bu şaşı gözle gitmek zorunda kalmayacaktır.

Kendi zamanında bu kadar çelişki varken kendisini tarihten bir teselli bulmak için bu kadar fonlayanların cürüm ve ihanetlerinden çok daha iyi film senaryoları çıkar, biraz sanata, dolayısıyla hakikate saygısı varsa tabi.

“Tarihsel anlamda hiçbir hata içermeyen bir hikaye” için insanın öncelikle bugünkü duruşunun bir hata içermemesi gerekiyor. Bugün katillerle, hırsızlarla, mücrimlerle beraber olanların tarihte kendilerine kimi yakın bulacakları da zaten aşikar. Tarih bilgisi günümüzün aynasıdır. Aslında tarihe bakan kişinin aynasıdır. Bir tarih olma iddiasındaki “Ateşin Krallıkları”na da yansıyan aslında bugünün ihanetinden, dalaletinden, hırsızlığından ve kötü niyetinden başkası değildir.

Onlara demek lazım artık: o harcadığınız paralarda yoksul insanların, dünyanın her yanından savaşlardan, işsizlikten, açlıktan mustarip İslam halklarının hakkı var.

Sizin bugün kötülemek için bunca parayı çarçur ettiğiniz Türkiye şu anda, maddi olarak sizin kadar zengin olmadığı halde, dünyada insani yardım konusunda birinci ülke konumunda, o yüzden çok daha az bütçelerle yapmakta olduğu diziler hiçbir promosyona gerek olmadan bizzat Arap halkları nezdinde hemen karşılık buluyor, büyük bir sempatiyle karşılanıyor ve izleniyor. Orada anlatılan hikaye de sadece tarihi değil günümüzün Türkiye’sini de yansıtıyor çünkü. “Ateşin Krallıkları”nı çektiren güçlerle Türkiye arasındaki farkı herkes tarihten başlayarak hemen görüyor. O yüzden değil 40 milyon, 40 milyar dolar da harcasanız ne kendi imajınızı düzeltebilirsiniz ne de zulmetmekte olduğunuz mazlum Arap-İslam halklarını ikna edebilirsiniz.

İmajınızı düzeltmenin tek yolu kendinizi bugün doğrultmanızdan, yolunuzu düzeltmenizden geçer. Hala önünüzde bir seçenektir bu. Tevbe kapısı kapanmış değildir. Allah’ın size emanet olarak vermiş olduğu o kaynakların size ait olmadığını bilin artık.

Yine hasbelkader yönetimini üstlenmiş olduğunuz halkların da sizin köleleriniz olmadığını, onların gözlerini Firavun’un sihirbazlarıyla, medyalarınızla boyayamayacağınızı anlayın.Musa’nın tek bir gerçek hamlesi o medya sihirbazlarınızın hepsinin bütün büyülerini bozmaya yetiyor. Tıpkı bugün Türkiye’ye karşı yürüttüğünüz bütün göz boyamaların son kertede hiçbir etkisinin olmadığı gibi. Çünkü Türkiye’nin özü ve sözü doğru, mazlumun yanında, zalimin karşısında.

Boşu boşuna zaten size ait olmayan o kaynakları çarçur edip durmayın. Müslüman kalplerden kovulduğunuzda sığınacağınız hiçbir liman bulamazsınız. Sığındığınız sahte limanlar, Siyonist efendiler sizi kurtarmaz.

Libya’nın sabık lideri Kaddafi’nin ardında, bütün istibdadına rağmen finanse edip çektirdiği “Çağrı” ve “Çöl Kartalı” gibi iki eser dolayısıyla yine de zaman zaman hayırla anılıyor. Elindeki imkanlarla o türden çok daha fazlasını yapabilirdi elbet, yapmadı. Yapabileceği halde yapmadığının da hesabı sorulur ruzi mahşerde. Ama yaptığı arkasından şahit olarak kalıyor işte. Bir Kaddafi kadar bile olamıyorsunuz.

Bugün Müslüman düşmanlığı her yerde bütün Müslümanların hayatını olumsuz etkileme noktasına gelmişken Türkiye’yi hedef alan bir dizi ile gündeme gelmek Türkiye’ye hiçbir şey kaybettirmez ama emin olun size çok şey kaybettirir.

Gelin aklınızı başınıza toplayın. Belli ki çöpe atacak kadar paranız var. Boşu boşuna çarçur etmeyin.

(YENİ ŞAFAK)

Etiketler:
Share
83 Kez Görüntülendi.

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Süleymani’nin öldürülmesine niye sevineyim?

    04 Ocak 2020 YAZARLAR

    İran’ın önemli generallerinden birisi, ABD füzeleri ile öldürüldü. Sevinmemiz gerektiğini söylüyor bazılarımız.. Gerekçeler önümüze koyuyorlar.. “Ortadoğu’da sürekli Şia mezhebinin yayılması için, haksız girişimlerde bulunup, örgütlenmeler yaptı.. Suriye’de binlerce Müslümanın ölümüne sebep oldu.. Yemen’den sorumlu.. Irak’tan sorumlu.. Kadınların ırzına geçilmesinden sorumlu.. Bebeklerin ölümünden sorumlu.. Esad’ın kimyasal silah kullanmasından sorumlu..” Devam ediyor, tutulan liste.. Devam ediyor, gerekçeler.. Ben ise şöyle bakıyor...
  • Tapu idaresi tepkide niye gecikti?

    03 Ocak 2020 YAZARLAR

    Haber yankı uyandırmış, konu nazik, konu netameli, ucu 'çılgın proje' hassasiyetlerine dokunuyor, kamuoyu zaten teyakkuzda, duyarlılık tavana vurmuş, üstüne belediyelerin tapu bilgilerini online sorgulama yetkisinin kaldırıldığı söyleniyor, Kanal İstanbul hattındaki arazileri toplayanların izi sürülemeyecek deniyor, yer yerinden oynuyor... Ne beklersiniz; tepkilerin hedefindeki Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün zaman kaybetmeden, sabah ilk iş duruma açıklık getirmesini. Peki onlar ne yapıyor? Haberi alan alıp satan sattıktan sonra, a...
  • Tribünlerin adalet sorununu çözmek!

    03 Ocak 2020 YAZARLAR

    Adalet Bakanlığı “Seri Muhakeme Usulü” ile “Basit Yargılama Usulünün” 1 Ocak itibariyle uygulanmaya başladığını “yargıda yeni dönem” başlığı ile duyurdu. Adalet Bakanlığı Yargı Reformu’nun 24 Ekim 2019’da yasalaşan ilk paketindeki bu iki düzenlemeyi oldukça önemsiyor. Bu düzenlemelerin önemini Adalet Bakanı Abdülhamit Gül şöyle anlatmıştı: “1 Ocak itibariyle yürürlüğe girecek yargı sisteminde yeni bir düzenleme var: Seri ve basit yargılama… Yeni sistemde daha hızlı, adil ve makul kararların verildiği bir süreç olacak. Bu usul vatandaşl...
  • Ünal Karaman’ın kaliteli vedası

    03 Ocak 2020 YAZARLAR

    Belki daha önce de yazmışımdır. Ben, fanatik olmayan bir Trabzonspor taraftarıyım. Nasıl oluyor ‘fanatik olmayan’ taraftar olmak? En basit şekilde ifade edeyim. Trabzonspor’un bir haksızlık sonucu galip gelmesini istemem. Takım güzel oynasın ve kazansın. Bunu tercih ederim. Şenol, Kadir, Necati, Bekir, Turgay, Cemil, Ali Kemal, Hüseyin, İskender, Tuncay, Necmi... Bakın bunları ezberden saydım. Daha da sayabilirim. Trabzonspor’un şampiyonluklarını gördüm... Sonra İstanbul kulüpleri yeni çıkış yolları buldu. Daha zengindiler. Büyük...