logo

11 Şubat 2019

Neden Sivas?


Bülent Orakoğlu
b.orakoglu@gmail.com

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan partisinin 31 Mart yerel seçim kapsamında düzenlediği ilk mitingini ‘Cumhuriyetimizin temellerinin atıldığı ‘ Sivas’ta gerçekleştirdi. Şüphesiz kendilerinin de ifade ettiği gibi bu tercihin iki önemli anlamı var. İlki, İkinci Kurtuluş Savaşı’nı yaşadığımız bu süreçte ‘Kızıl Elma’mız Büyük Türkiye hedefine karşı kurulan ’Küresel Tuzakları ‘bozma ve darbe girişimlerini engelleyerek sınırlarımız üzerinde oluşturulmaya çalışılan terör koridorunu akim kılarak tam bağımsız Türkiye ideal’idir.

Türkiye Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı askeri harekatlarıyla küresel güçlerin kontrolünde ve desteğindeki DEAŞ, PKK/YPG terör örgütlerine büyük darbe vurdu. Küresel güçlerin terör koridoru ile Türkiye’yi çevreleme stratejilerine engel olundu. Cerablus,Azez, Mare, Elbab ve Afrin’de yaklaşık 10 bin terörist etkisiz hale getirildi. Türkiye Menbiç ve Fırat’ın doğusundaki terör yuvalarına yapacağı askeri harekatlar için ABD’ye Menbiç için 3-4 hafta Fırat’ın doğusu için 2-3 ay süre verdi. ABD ise gündemde olan güvenli bölge teklifi ile masada oyun peşinde. ABD’nin dayattığı güvenli bölge teklifinde terör örgütlerinin güvenliğini sağlama gayesi ön planda gözükmektedir. Aslında Pentagon’un üst düzey yöneticileri açık açık bu tezi savunmakta PKK/YPG’ye verilen silahların terör örgütünde kalmasında ısrarcı olmaktadırlar. Son tahlilde milli bekamız risk ve tehditlerin markajındadır. Yeni bir Barzani modeli kafalardadır. Yeni bir özerk yapılanma gündemin baş köşesindedir. ABD’nin Menbiç’te olduğu gibi Fırat’ın doğusuna yapılacak operasyonları önlemek için Türkiye’yi oyaladığı su götürmez bir şekilde ortadadır. Cumhurbaşkanı Erdoğan bu nedenle Menbiç ve Fırat’ın doğusuna yapılacak askeri harekat ve operasyonlarda gün verme ihtiyacı hissetmiştir. Ancak ABD’nin Fırat’ın doğusunda yerleşik PYD terör örgütüne mensup 70 bin teröristi eğiterek düzenli ordu kurma yönündeki çalışmaları ve arka planına ilişkin detaylı bilgiler istihbarat birimlerimizce devlet katlarına ulaştırılmıştır. ABD Türkiye’nin güneyinde kurmaya çalıştığı terör örgütü PYD’nin sözde devlet sınırlarını oluşturmaya çalışıyor. Ancak Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi veya Kuzey Suriye Federasyonu olarak adlandırılan bu terörist yapının devletleşme şansı hemen hemen yok. Zira ABD’nin Türkiye’nin güneyinde kurmaya çalıştığı sözde terör devletine Türkiye asla izin vermez. Zira bu tehdit Türkiye için bir beka sorunu ve Türkiye’nin kırmızı çizgisidir. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ilk mitingini Sivas’ta gerçekleştirmesinin ikinci nedeni Türkiye’nin güney sınırlarında kurulmak istenen terör devletine asla izin verilmeyeceğini bu durumun Türkiye için bir beka sorunu olduğunu dosta düşmana açıkça ilan etmesidir. Nitekim Erdoğan Sivas’ta yaptığı konuşmada; ”1919’da Sivas’ta Kurtuluş Savaşı’mızın ve Cumhuriyet’in temeli atıldı, manifestosu yazıldı, ufukları çizildi. İşte bugün 31 Mart seçimlerinin startını Sivas’ta verirken vatanımız, bayrağımız, devletimiz, milletimiz, istiklalimiz bizim namusumuzdur, şerefimizdir. 100 yıl önce Sivas’ta söylediğimizi bugün aynı yerde tekrar ediyorum. 100 yıl sonra bizler de o ilkeleri, kararları, idealleri buradan tekrar ediyoruz. Sivas’tan yola çıkarken diyoruz ki milli sınırlar içinde vatan bir bütündür. Vatanımıza, bayrağımıza, istiklalimize uzanan her eli kırarız. Türkiye’nin çıkarlarına, kazanımlarına, Büyük Türkiye hedefine karşı kurulan her tuzağı bozacağız. Türkiye’nin beka meselesini kendi akıllarınca dalgaya alanlar inşallah 31 Mart’ta milletimizden yine bir tokat yiyeceklerdir.”

Çavuşoğlu, Washington’da DEAŞ Karşıtı Koalisyon Dışişleri Bakanları Toplantısı sonrasında basına yaptığı açıklamada DEAŞ ile mücadelenin ve ABD’nin Suriye’den çekilmesinin birlikte koordine edilmesinin Suriye ve Irak’ta istikrarın tam olarak tesis edilmesi açısından elzem olduğunu Türkiye’nin görüşü olarak toplantıda dile getirdiğini bildirdi. Bu amaçla ABD’nin Suriye’den çekilme sürecini yakından takip etmek için ABD ile müşterek ‘Görev Gücü‘ kurulduğunu belirtmişti. YPG’li teröristlerin tamamı Menbiç’ten çekilmemiş görünüyor. Özellikle çok yavaşlatılmış bir çekilme söz konusu. Fırat’ın doğusunda ise bırakın YPG’li teröristlerin çekilmesini Pentagon’un desteğinde özerk bir yapı kurulmaya çalışılıyor. Trump ise hafta içinde ABD Kongresi’nde ulusa sesleniş konuşmasında Suriye’de bulunan 2000 ABD askerini geri çekme planını yinelemesinden 1 gün sonra Suriye ve Irak’ın DEAŞ’tan tamamen temizlendiğini açıklamaya hazırlanıyor. Trump son 2 yıl içinde DEAŞ’a karşı zafer üstüne zafer kazandıklarını hem Musul’u hem de Rakka’yı aldıklarını sözde hilafetin yüzde 100’ünü özgürleştirdiklerini belirterek İşleri bitti tespitinde bulunmuştu. Ancak Pentagon ve BM Genel Sekreteri DEAŞ’ın yer altına inerek varlığını devam ettirdiğini açıklamışlardı. YPG terör örgütünün ABD’li askerlerin Menbiç ve Fırat’ın doğusundan çekildiklerini var saysak bile bölgeyi ciddi bir karışıklık bekliyor. Ancak ABD, YPG’yi Menbiç’ten çıkarsa bile Fırat’ın doğusunda terör koridorunu Peşmerge’ye havale edip Türkiye ile YPG arasına Peşmerge ve bazı Batılı ülke askerlerini koyarak YPG terör örgütünün güvenliğini sağlama niyetinde görünüyor. Türkiye’nin bu karışık tablodan kendisini kurtarması bir an önce Menbiç ve Fırat’ın doğusuna askeri harekat düzenlemesini elzem kılıyor. İster Rusya ile birlikte ister tek başına!

(YENİ ŞAFAK)

Etiketler: » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » »
Share
316 Kez Görüntülendi.

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Demek ki…

    25 Haziran 2019 YAZARLAR

    Doğrusu bu kadar beklemiyordum. Bir kağıda herkes fikrini yazsın, saklayalım, bakalım kim doğru tahmin edecek deseler 51’e 49 civarında bir şey yazardım. Hadi olsun 52’ye 48. Birer puan bağımsızlar ve diğer partiler için düş, 51’e 47. Fark, benim tahmin ettiğimden çok fazla çıktı. Şu saat itibarıyla (20:00 civarı) 54’e 45. Demek ki benim ulaştığım göstergeler gerçekliği eksik yansıtıyor. Demek ki kamuoyu araştırma şirketleri -spekülatörleri, merdivenaltı anketçileri, siparişe uygun anket üreten sahtekarları hariç tutuyorum- bu işleri b...
  • 31 Mart’ın en doğru hikayesini seçmen yazdı

    25 Haziran 2019 YAZARLAR

    Son birkaç yılda AK Parti’nin kendi ilkelerinden uzaklaştığını, reformist kimliğini kaybettiğini yazarak hiçbir hesabın ve beklentinin içinde olmadan uyarılarda bulunmaya çalışıyoruz. Bu süre içinde özellikle görevli troller tarafından linç kampanyalarına tabi tutulduk, AK Parti’ye ihanetle suçlandık. Oysa yaptığımız sadece, geçmişte bu ülkede özgürlük mücadelesi vermiş, Türkiye’nin sorunlarının çözümünün ancak hukukun üstünlüğünün sağlandığı demokratik hukuk devletiyle mümkün olabileceğine inanmış ve bu konuda ciddi mesafeler almış AK Parti ik...
  • Sandığın isyanı

    25 Haziran 2019 YAZARLAR

    23 Haziran’da kurulan sandık siyasal tarihin unutulmaz kilometre taşlarından birisidir. Sadece İstanbul seçimi değildir. Ekrem İmamoğlu açık farklı bir zaferle birlikte, belediye başkanlığından fazlasını kazanmıştır. Sonuçtan bağımsız olarak demokrasinin kazandığını kabul etmek lazımdır. AK Parti ise İstanbul belediye başkanlığını 31 Mart gecesi seçim verilerinin kesildiği anda kaybetmişti. Nitekim sabaha karşı seçim sonuçları bunu gösterdi. Tartışmalı, yanlış ve kesinlikle adil olmayan bir kararla seçimin iptal edildiği 6 Mayıs’ta da 23 Haz...
  • Basiretsizliğin ve ferasetsizliğin bedeli

    25 Haziran 2019 YAZARLAR

    Ekrem İmamoğlu üç aşağı beş yukarı 31 Mart'taki kadar oyla kazansaydı, 'Gasp edilen hakkını geri aldı, adalet tecelli etti' denip geçilebilirdi; ama dünkü seçimin neticesinde bundan fazlası var: Adaletin tecellisi + maşeri vicdanı yaralayan eylem ve söylemlerin ağır faturası. 31 Mart'ta AK Parti'li Binali Yıldırım'a oy vermiş olan pek çok seçmen de bu sefer CHP'li İmamoğlu'ndan yana oy kullanarak faturanın şişmesine katkıda bulundu. Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın İmamoğlu ve CHP'ye karşı varını yoğunu orta...