logo

Mustafakemalpaşa yalanı!


Ali İhsan Karahasanoğlu
a.karahasanoglu@gmail.com

Gazetede haberleri takip için internet sitelerine bakıyorum.

Mustafakemalpaşa.. Mustafakemalpaşa..

Mustafakemalpaşa’da YSK farklı bir karar vermiş.

İstanbul’da farklı bir karar vermiş..

İddia bu..

Mustafakemalpaşa’da sandık başkanları kamu görevlisi olmadığı halde, İyi Parti’nin yaptığı itirazı, “Süresi geçti” diye reddeden YSK..

İstanbul’da ise aynı gerekçe ile yapılan itirazı kabul etmiş..

İki karar, birbirine taban tabana zıt imiş..

Onun için de..

YSK’nın İstanbul kararı hukuki değilmiş.

Akşam televizyonu açıyorum.

Hemen her kanaldaki tartışmalarda..

Hemen hemen aynı cümlelerle..

Mustafakemalpaşa.. Mustafakemalpaşa!

Yine aynı cümleler.. Yine aynı iddialar..

Sabah, günlük gazetelerde ne var, yazarlar ne yazmışlar diye açıp bakıyorum.

Yine aynı konu:

Mustafakemalpaşa.. Mustafakemalpaşa!

CHP grup toplantısını izliyorum.

Kemal Kılıçdaroğlu haftada bir yaptığı konuşmada, yine ana gündem maddesi Mustafakemalpaşa seçimlerinde YSK’nın verdiği karar.

Hani Ak Partililer bile.. Kendilerinden, partilerinden şüphe eder hale gelmiştir.

“Acaba gerçekten partimiz YSK’da bir baskı uyguladı da.. Bunun sonucunda YSK, Mustafakemalpaşa’da başka, İstanbul’da başka karar mı verdi..” diye şüphelenmeye başlamışlardır..

Sonunda canıma tak etti..

Bursa temsilcimiz Hasan Özan’ı aradım.

“Mustafakemalpaşa’da, 5 sandık görevlisinin, belediyede çalıştığı, kamu görevlisi olmadığı halde sandık başkanlığı yaptığı, İyi Parti’nin bu yöndeki itirazının ise YSK tarafından süreden reddedildiği söyleniyor. Sandık numaraları şunlar.. O 5 sandıktaki başkanlar belediyede işçi mi, yoksa kamu görevlisi olarak mı çalışıyorlar, öğrenir misin” diye ricada bulundum.

AK Parti Bursa teşkilatında, seçimden sorumlu yetkili olarak Av. Oktay Çiçek’in telefonunu verdi.

Özet bilgiyi de geçti..

Kendim de aradım..

İyi Parti’nin, Mustafakemalpaşa’da itiraz ettiği 5 sandıktaki başkanların dördünün, belediyede 657 sayılı kanuna bağlı olarak memur statüsünde çalıştıklarını, diğer sandık başkanının da adliyede zabıt katibi olarak yine 657 sayılı kanuna bağlı olarak memur statüsünde görev yaptığını bunun resmi kayıtlarının da ilgili dosyada bulunduğunu söyledi..

Ben de bu köşeden.. İlan etmiş olayım..

Koca koca hukuk profesörlerimiz..

Koca koca siyasi parti genel başkanları..

Gazeteciler..

Köşe yazarları..

Artık şu Mustafakemalpaşa yalanını bıraksınlar.

Mustafakemalpaşa’daki seçimlerde..

Kamu görevlisi olmadığı halde, sandık başkanlığı yapan tek kişi yok…

İyi Partili il başkanının itiraz dilekçesinde yazılı olan 5 sandık başkanı da, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na tabi olarak çalışan memur..

Böylece..

CHP’lilerin.. CHP’yi destekleyen bilumum hukuk çarpıtıcılarının iddiaları çöpe gitti mi?

Gitti.

Ha, diyecekler ki, “Tamam sandık başkanları usulüne uygun olabilir.. Peki ya sandık kurulu üyeleri? Sandık kurulunda, kamu görevlisi olması gereken 5 üyenin durum ne?”

Onu da sordum, Oktay beye..

İkisi memur statüsünde öğretmen, biri Tapu Kadastroda memur..

Onlarda da hiçbir sıkıntı yok. İstanbul ile küçücük bir benzeşme yok..

Sadece iki sandıktaki üyeler, gerçekten kamu görevlisi değilmiş.. İşçi imişler..

Kanunu açtığımızda, sandık başkanı için kamu görevlisi olma şartı çok daha kesin emrediliyor.. Affı hiç mümkün değil..

Mutlaka kamu görevlilerinden seçilmesi gerekli..

Ama sandık kurulu üyeliğinde o kesinlik yok.. Kamu görevlisi bulunamadığında, sakıncası olmayan diğer kişilerden de kurul üyeliği mümkün..

Kaldı ki.. İki sandıktaki netice, neticeyi kesinlikle değiştirmiyor.

Kazanan ile ikinci sırada seçimi bitiren arasında 600 oy fark var..

O iki sandıkta, İP adayının aldığı oylar var.. İP’e verilmeyen oylar da, İP’e verilmiş sayılsa bile, aradaki fark kapanmıyor..

Şimdii..

15 gündür tartıştığımız Mustafakemalpaşa palavraları, böylece çöpe gitti mi?

Ortaya attıktan sonra, kendilerinin de inandıkları yalanların tamamının aksi ispatlandı mı?

İspatlandı..

İstanbul’da, kamu görevlisi olmayan sandık başkanları gerekçesi ile seçim yenilenirken..

Mustafakemalpaşa’da seçimin yenilenmesi talebindeki sandık başkanları kamu görevlisi, hatta memur oldukları ortaya çıktı mı?

Çıktı..

Mustafakemalpaşa kararı ile İstanbul kararının benzemezliği gösterildi mi?

Gösterildi..

Nokta..

**

Şimdi de bir Pasinler kararı çıkardılar..

Artık birkaç hafta da, Pasinler’i dinleriz, herhalde..

Pasinler’e de baktım..

Bir muhtar seçimi..

İstanbul’dakine benzer hiçbir yönü yok..

Çünkü sandık başkanı statüsünde bir sorun yok.. Sandık başkanı, kamu görevlisi..

Kamu görevlisi olması gereken sandık kurulu üyesinde de sorun yok..

Ya ne imiş, Pasinler’deki sorun?

Karavelet Mahallesi muhtarlığına aday olan kişi..

Aynı zamanda, bir partinin de üyesi imiş. Muhtar adayları, normalde kendisi için seçim yapılan sandıkta görev yapamaz..

Muhtar adayı olarak değil de, partilerin sandık kuruluna verdiği üye sıfatı ile bu muhtar adayı, sandıkta üye olmuş..

Dikkat buyrun.

Sandık başkanı olarak değil.

Sandıktaki kamu görevlisi statüsündeki üye olarak değil.

Ya ne?

Partilerin sandığa verdiği temsilci üye statüsünde..

Bu itirazda da, YSK demiş ki..

Demeye getirmiş ki.

“Adam sandık başkanı değil. Sandıktaki kamu görevlisi memur üye değil.. 5 tane parti temsilcilerinden birisi.. Dört tane de, diğer partilerin aynı konumda olan üyeleri zaten var.. Sandıkta, sıradan bir üye olan bu kişi, ne yapmış ki, sandık sonucunun iptalini istiyorsunuz? Bir şey söyleyin de, inceleyelim..”

Pasinler’deki olay da, bundan ibaret..

Şimdi..

Karşımızdaki yalancıların, ne kadar profesyonel olduklarını gördük mü?

Yüzleri kızarmadan, yalanlarını ortaya çıkacağından hiç korkmadan, cesur şekilde yalan söylediklerini gördük mü?

Gördük..

Bundan sonrasında, kim size “Mustafakemalpaşa” derse..

Kim “Pasinler” derse..

“Zırtoo” diye cevaplayın..

“Geçti Bor’un pazarı, sür eşeğini Niğde’ye” deyin..

(YENİ AKİT)

Etiketler:
Share
267 Kez Görüntülendi.

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • İNZAL EDİLMİŞ ADIMIZI, ÜRETİLMİŞ “İSLÂMCI” KAVRAMI İLE DEĞİŞTİRMEK SAPMALARA KAYNAKLIK ETMİŞTİR

    02 Mart 2020 YAZARLAR

    Her din ya da ideoloji, kendini özgün taşıyıcı kavramlarıyla ifade eder, tanımlar ve mesajını insanlara ulaştırır. Temel tanımlayıcı kavramlar, nötr değildirler; zihnine girdikleri, kendilerini benimseyerek kullanan insanları, kendi arka planındaki din, düşünce, felsefe ve ideoloji istikametinde dönüştürürler. Bunlar, o din ya da ideolojinin, taşıyıcı, inşa edici ve dönüştürücü etkiye sahip olan inanç eksenli kavramlarıdır. Bir de taşıyıcı olmayan, yani dinî ve ideolojik boyutu belirleyici olmayan kavramlar vardır ki onları, her din ya da ideol...
  • ‘Savaş ve Siyaset’, Aynı Hedef İçin, Farklı Silâhlarla Yapılan Eylemler Manzumesidir Kaynak: ‘Savaş ve Siyaset’, Aynı Hedef İçin, Farklı Silâhlarla Yapılan Eylemler Manzumesidir – SELAHADDİN E. ÇAKIRGİL

    02 Mart 2020 YAZARLAR

    Bu Pazar günü, birkaç noktaya değinelim: 1- Anamuhalefet’in lideri ve sözcülerinin, ‘Bizim askerimizin tırnağının ucundan kesip attığı bir parça bile bütün Suriye’den daha değerlidir.’ şeklindeki sözü çok matah bir şeymiş gibi geçen hafta boyunca sık sık dile getirmeleri sorgulanması ve utanılması gereken bir yaklaşımdır. KK ve adamları, yürekleri elveriyorsa, aynı sözü, Suriye için değil de, o ülkeye yarım asırdır zorla tahakküm ve zulmeden Baas Partisi, Esed Hanedanı ve Beşşâr Esed’in şahsı için söylesinler. Ama, dilleri varmaz ona bir olu...
  • Süleymani’nin öldürülmesine niye sevineyim?

    04 Ocak 2020 YAZARLAR

    İran’ın önemli generallerinden birisi, ABD füzeleri ile öldürüldü. Sevinmemiz gerektiğini söylüyor bazılarımız.. Gerekçeler önümüze koyuyorlar.. “Ortadoğu’da sürekli Şia mezhebinin yayılması için, haksız girişimlerde bulunup, örgütlenmeler yaptı.. Suriye’de binlerce Müslümanın ölümüne sebep oldu.. Yemen’den sorumlu.. Irak’tan sorumlu.. Kadınların ırzına geçilmesinden sorumlu.. Bebeklerin ölümünden sorumlu.. Esad’ın kimyasal silah kullanmasından sorumlu..” Devam ediyor, tutulan liste.. Devam ediyor, gerekçeler.. Ben ise şöyle bakıyor...
  • Tapu idaresi tepkide niye gecikti?

    03 Ocak 2020 YAZARLAR

    Haber yankı uyandırmış, konu nazik, konu netameli, ucu 'çılgın proje' hassasiyetlerine dokunuyor, kamuoyu zaten teyakkuzda, duyarlılık tavana vurmuş, üstüne belediyelerin tapu bilgilerini online sorgulama yetkisinin kaldırıldığı söyleniyor, Kanal İstanbul hattındaki arazileri toplayanların izi sürülemeyecek deniyor, yer yerinden oynuyor... Ne beklersiniz; tepkilerin hedefindeki Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün zaman kaybetmeden, sabah ilk iş duruma açıklık getirmesini. Peki onlar ne yapıyor? Haberi alan alıp satan sattıktan sonra, a...