logo

16 Kasım 2019

Lübnan’da hükümet kurulabilecek mi?


Ahmet Varol
a.varol@gmail.com

Lübnan’da siyasi yapı çok hassas dengeler üzerinde duruyor. O yüzden bazen bir cumhurbaşkanının seçilmesi, bir hükümetin kurulması veya herhangi bir meselenin çözüme kavuşturulması yıllar sürebiliyor.

Ülkede ekonomik sorunların gittikçe arttığı bir dönemde halkın ücretsiz bazı iletişim imkânlarından yararlanmasının ücretli hale getirilmesi patlamaya neden olmuştu. Bu yüzden 17 Ekim tarihinden itibaren kalabalıklar meydanları doldurarak kitlesel gösteriler ve eylemler düzenlemeye başlamıştı. Bu gösteriler karşısında çok fazla direnemeyen Sa’d El-Hariri hükümeti de istifa ettiğini açıkladı.

Ancak Sa’d El-Hariri hükümeti zaten muhtelif siyasi akımlar arasında yapılan uzun pazarlıklar sonucunda sağlanan ittifakla kurulabilmişti. Onun istifa etmesinin ülkede yeni bir hükümet krizinin ortaya çıkmasına neden olması söz konusuydu.

Yönetim olayları durdurmak için değişik yöntemlere başvurdu. Cumhurbaşkanı Mişel Avn bir televizyon kanalının kendisiyle yaptığı röportajda meydanları dolduran kalabalıklara “beğenmiyorsanız gidin” diyerek alanları boşaltmalarını istemişti. Ancak kalabalıklar zaten yönetimin izlediği politikaları beğenmedikleri ve itiraz ettikleri için bu meydanları dolduruyor ve yolları kapatarak trafiğin akışını engelliyorlardı. Bazılarının komplo teorileri üretmeleri ve bu olayları birtakım dış güçlerin yönlendirdiğini iddia etmeleri de durumu değiştirmiyordu. Tepkiler her şeye rağmen devam ediyordu.

Yayınlanan son haberlere göre ülkede başı çeken bazı siyasi oluşumlar bir hükümet krizi oluşmaması ve yeni hükümetin kurulması için aralarında görüşerek eski maliye ve iktisat bakanı Muhammed Es-Safedi’nin liderliğinde yeni bir hükümet kurulması için anlaşmış durumdalar. Bu konuda istifa eden hükümetin başındaki Sa’d El-Hariri’nin liderliğini yaptığı Müstakbel Partisi, Hasan Nasrullah’ın liderliğindeki Hizb, liderliğini Lübnan parlamentosunun başkanı Nebih Berri’nin yaptığı ve Hizb ile ortak hareket eden Emel Partisi ve Maruni asıllı cumhurbaşkanı Mişel Avn’ın partisi olarak bilinen Özgür Yurtsever Hareketi Partisi anlaşma sağlamış durumdalar. Bu partilerin ittifakı kurulacak hükümetin parlamentoda yeterli desteği elde etmesini sağlayabilir.

Verilen haberlere göre kurulacak yeni hükümetin teknokratlardan ve siyasetçilerden oluşan karma bir hükümet olması planlanıyor. Daha önce cumhurbaşkanı Avn tarafından yapılan çağrıda bir teknokratlar hükümeti kurulması talep edilmişti.

Yeni hükümetin başına geçirilmesi düşünülen Muhammed Es-Safedi, Trablus bölgesinden bir iş adamı ve siyasetçi. Müstakbel Partisi’ne yakın duran biri olarak biliniyor. Ancak o partinin bir mensubu değil. Aynı zamanda cumhurbaşkanı Mişel Avn’la ilişkilerinin de iyi olduğu, onun da yakın çevresinde yer aldığı ifade ediliyor. Daha önce muhtelif hükümetlerde bakanlık görevlerinde bulunmuş. Bunların başında da maliye ve iktisat bakanlıkları yer alıyor.

Lübnan’daki sisteme göre cumhurbaşkanının Maruni Hıristiyan kesimden yani Arap asıllı Katoliklerden, meclis yani parlamento başkanının Şii kesimden, başbakanın ise Sünni kesimden olması gerekiyor. Fakat tabii her ne kadar Maruni Hıristiyanlık, Şiilik ve Sünnilik birer inancı ifade etse de söz konusu görevlere getirilecek kişilerin inançlarına değil ailevi mensubiyetlerine bakılıyor.

Lübnan’da siyasi arenada etkili durumda olan dört parti belki yeni hükümet kurulması konusunda aralarında ittifak sağlamış olabilirler. Ancak şimdi asıl önemli olan meydanlara çıkan kalabalıkların bu hükümet planını nasıl karşılayacağı. Çünkü yeni hükümet kurulması eğer kitleleri ikna edemez ve olayların yatışmasını sağlayamazsa devam eden soruna çözüm olmayacak.

(YENİ AKİT)

Etiketler:
Share
98 Kez Görüntülendi.

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • İNZAL EDİLMİŞ ADIMIZI, ÜRETİLMİŞ “İSLÂMCI” KAVRAMI İLE DEĞİŞTİRMEK SAPMALARA KAYNAKLIK ETMİŞTİR

    02 Mart 2020 YAZARLAR

    Her din ya da ideoloji, kendini özgün taşıyıcı kavramlarıyla ifade eder, tanımlar ve mesajını insanlara ulaştırır. Temel tanımlayıcı kavramlar, nötr değildirler; zihnine girdikleri, kendilerini benimseyerek kullanan insanları, kendi arka planındaki din, düşünce, felsefe ve ideoloji istikametinde dönüştürürler. Bunlar, o din ya da ideolojinin, taşıyıcı, inşa edici ve dönüştürücü etkiye sahip olan inanç eksenli kavramlarıdır. Bir de taşıyıcı olmayan, yani dinî ve ideolojik boyutu belirleyici olmayan kavramlar vardır ki onları, her din ya da ideol...
  • ‘Savaş ve Siyaset’, Aynı Hedef İçin, Farklı Silâhlarla Yapılan Eylemler Manzumesidir Kaynak: ‘Savaş ve Siyaset’, Aynı Hedef İçin, Farklı Silâhlarla Yapılan Eylemler Manzumesidir – SELAHADDİN E. ÇAKIRGİL

    02 Mart 2020 YAZARLAR

    Bu Pazar günü, birkaç noktaya değinelim: 1- Anamuhalefet’in lideri ve sözcülerinin, ‘Bizim askerimizin tırnağının ucundan kesip attığı bir parça bile bütün Suriye’den daha değerlidir.’ şeklindeki sözü çok matah bir şeymiş gibi geçen hafta boyunca sık sık dile getirmeleri sorgulanması ve utanılması gereken bir yaklaşımdır. KK ve adamları, yürekleri elveriyorsa, aynı sözü, Suriye için değil de, o ülkeye yarım asırdır zorla tahakküm ve zulmeden Baas Partisi, Esed Hanedanı ve Beşşâr Esed’in şahsı için söylesinler. Ama, dilleri varmaz ona bir olu...
  • Süleymani’nin öldürülmesine niye sevineyim?

    04 Ocak 2020 YAZARLAR

    İran’ın önemli generallerinden birisi, ABD füzeleri ile öldürüldü. Sevinmemiz gerektiğini söylüyor bazılarımız.. Gerekçeler önümüze koyuyorlar.. “Ortadoğu’da sürekli Şia mezhebinin yayılması için, haksız girişimlerde bulunup, örgütlenmeler yaptı.. Suriye’de binlerce Müslümanın ölümüne sebep oldu.. Yemen’den sorumlu.. Irak’tan sorumlu.. Kadınların ırzına geçilmesinden sorumlu.. Bebeklerin ölümünden sorumlu.. Esad’ın kimyasal silah kullanmasından sorumlu..” Devam ediyor, tutulan liste.. Devam ediyor, gerekçeler.. Ben ise şöyle bakıyor...
  • Tapu idaresi tepkide niye gecikti?

    03 Ocak 2020 YAZARLAR

    Haber yankı uyandırmış, konu nazik, konu netameli, ucu 'çılgın proje' hassasiyetlerine dokunuyor, kamuoyu zaten teyakkuzda, duyarlılık tavana vurmuş, üstüne belediyelerin tapu bilgilerini online sorgulama yetkisinin kaldırıldığı söyleniyor, Kanal İstanbul hattındaki arazileri toplayanların izi sürülemeyecek deniyor, yer yerinden oynuyor... Ne beklersiniz; tepkilerin hedefindeki Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün zaman kaybetmeden, sabah ilk iş duruma açıklık getirmesini. Peki onlar ne yapıyor? Haberi alan alıp satan sattıktan sonra, a...