logo

Kim vicdansız; ben mi, halkı bombalayanlar mı?


Ali İhsan Karahasanoğlu
a.karahasanoglu@gmail.com

“FETÖ’cüler kazandırdı, FETÖ’cüler kaybettirecek!” diye yazınca..

Linç başladı..

Yumuşak karınlarını yakalamışız demek ki..

Koro halinde.. 

Saldırıyorlar ha saldırıyorlar..

“Vicdansız” diyen mi ararsınız..

“İnsafın kalmamış” diyen mi?

“Leheb’leşmişsin!” diyen mi?..

“Rezil olasın” diyen mi?

Daha neler neler..

Ama düğmeye basılmışcasına saldıranların söylemleri o kadar kendisini ele veriyor ki..

Dini istismar eden, halkın zekat paralarını CIA’ye teslim eden topluluğun adamları oldukları o kadar net ki..

İnsanın sorası geliyor..

“Kim vicdansız?”

Doğrudur, yanlıştır. Kanun böyle. 298 sayılı kanunun 8. maddesinde “Kamu hizmetinden yasaklı olanlar seçmen olamaz” denildiğine göre.. KHK’lılar da kamu hizmetinden yasaklandığına göre.. “KHK’lılar seçmen olamaz” diyen ben miyim vicdansız?

Yani KHK ile kamu hizmetlerinden yasaklı olan FETÖ’cülerin, kanundaki açık hüküm gereği oy kullanamayacaklarını hatırlatan ben miyim vicdansız?

Yoksa, halkın üzerine, düşmana karşı kullanmak üzere kendilerine emanet edilen savaş uçakları ile bomba atan FETÖ’cüler mi?

Benim mi insafım kalmamış?

Yoksa..

Özel harekat polislerinin üzerine bomba atıp 44 polisi birden görevi başında iken oracıkta şehit eden FETÖ’cüler mi?

Ben miyim Leheb’leşen? 

Yoksa..

Tankla ezdiği sivillerin belinden vücudunu ikiye ayıran katil FETÖ’cüler mi?

Ben miyim rezil olması gereken?

Yoksa, 15 Temmuz Köprüsü’nde, halkın üzerine kurşun sıkan hainler mi?

Diyecekler ki..

“Biz 15 Temmuz hain darbe girişiminde aktif rol oynayanları savunmuyoruz ki..”

Savunmuyorsanız, ortalıkta dolaşmayın..

Kenara çekilin biraz.

126 bin KHK’nın içinde, tabii ki masum insanlar vardır.

Sorunlarını dinlediğimde, içim cız eden, yardımcı olmaya çalıştığım, onlarca masum, KHK’dan ihraç edilen insan var..

Kimisi bir süre sonra görevine döndü..

Kimisi dönmek için müracaatlarını yapmış, bekliyor..

OHAL komisyonu 4750 kişinin müracaatını kabul etti.. 

“Bunların FETÖ ile ilgileri yok” dedi..

50 binden fazlası için komisyonda ret kararı çıktı.. İdari mahkemedeki süreçleri devam ediyor..

Diğer kısmı da, dosyalarının incelenmesini bekliyor..

Ama insaf edin..

Savaş uçaklarını kaldırıp, halkın üzerine bomba atanlar.

Özel harekat polislerini şehit edenler..

Tankları sivillerin üzerine sürüp, vücutlarını parçalayarak onları şehit edenler..

Şu an seçmen kütüklerinde isimleri duruyor..

Seçimde oy kullanıp, 15 Temmuz’da deviremedikleri Tayyip Erdoğan’ı devirmek için ellerinden geleni yapıyorlar..

Yaptılar..

Bunların ceza davalarında henüz kararlar kesinleşmediği için..

KHK ile ihraç edilmiş olmaları sebebi ile oy kullanamayacakları kanuni düzenlemenin dışında..

Oy kullanmalarını önleyecek hiçbir madde yok..

Çünkü henüz mahkum olmadılar.

Daha doğrusu, çok büyük çoğunluğunun yargılaması sürüyor, mahkum olanların da cezaları henüz kesinleşmedi..

Cezalar kesinleşmediği için de, mahkumiyet sebebi ile oy kullanma hakları sınırlandırılmadı..

Onların oy kullanmalarını önleyecek tek gerekçe, KHK ile ihraç edilmeleridir..

Tabloya bakar mısınız..

Adamlar darbe yaptılar..

15 Temmuz’da başaramadılar..

Şimdi 31 Mart’ta..

“15 Temmuz’da nerede kalmıştık” diyerek..

Bin bir hile ile..

Bin bir desise ile..

İşlerine gelirse, “Beni KHK ile ihraç ilgilendirmez. KHK’lıları, İzmir’de belediyede istihdam edeceğim” diye açıklama yapan Tunç Soyer’in partisi CHP’ye..

İşlerine gelirse, “Harp Okulu öğrencilerinin ne suçu var? Onlara öyle emretmişler. Onlar da emri yerine getirmişler.. Onların hiçbir suçu yok. Onları serbest bırakın” diyerek, FETÖ’cülerin bir kısmı için dahi olsa, tahliye talebinde bulunan Meral Akşener’in partisine oy verecekler..

Tayyip Erdoğan’ı devirmeye çalışacaklar..

Biz de seyir mi edeceğiz?

“Ne olmuş KHK ile ihraç olmuşlarsa..” diyerek, üç tane içinde masum insan var diye..

150 bine yakın FETÖ’cünün hepsini aklamaya çalışanlara sorarım..

“15 Temmuz hain darbe girişimini, kim yaptı, o zaman?”

Lütfen dikkat..

Aman dikkat..

Çok kirli bir oyun tezgahlanıyor. 

15 Temmuz’da şehit olanların eşlerinin, annelerinin, oğullarının bile bir şekilde akıllarını çelip..

“Bak bak. FETÖ’cünün kayınpederi şu makamda. FETÖ’cünün kardeşi şu makamda.. FETÖ’cünün kocası şu makamda” diyerek..

FETÖ yüzünden damadı ile ilişkisini kesmiş kayınpederlerin.

FETÖ sebebi ile oğlunu defterinden silmiş kardeşi ile merhabayı kesmiş insanları suçlayıp..

15 Temmuz hain darbe girişimine rağmen, FETÖ aleyhine tek kelime etmeyen hainlerin, 15 Temmuz hain darbe girişiminde rolü olduğu için kamudan ihraç edilenlerin, belediyelerde çalıştırılacağını söyleyen CHP’lilere alkış tutturuyorlar..

Nasıl bir Türkiye’de yaşıyoruz..

Bir yandan “Masumiyet asıldır” diyoruz..

FETÖ’cü damadı ile ilişkisini kesen kayınpederi, bu ilkeden yararlandırmıyoruz..

Ama..

FETÖ’cüler aleyhine tek kelime edemeyen, tam aksine, FETÖ’cülerin propaganda amaçlı kurdukları medya organlarına el konulduğunda, kapısının önüne gidip, “El koyamazsınız” diye direnen CHP’li milletvekillerini el üstünde tutuyoruz..

Bir tane AK Partilinin.. 17-25 Aralık’tan sonra.. Şu veya bu makamda oturup..

Veya AK Parti’nin içinde durup.. 

Hem de.. “FETÖ’nün şu kurumuna el koyamazsınız. Şu şirketini kayyıma veremezsiniz” dediği halde..

Görevde tutulduğunu gördünüz mü?

Bir tane örnek veremezler.

Ama CHP’liler.. Ortada kendi çocukları, damatları vesair sözkonusu olmasa bile..

“Zaman gazetesine el koyamazsınız” diyerek, FETÖ’cülere kalkan oldular..

“Samanyolu Televizyonu’nun terör ile ilişkisi yoktur” diyerek terör örgütüne zarar gelmemesi için göğüslerini siper ettiler..

Şimdi bu CHP’ye oy verip..

Veya oy vermemiş olsalar bile..

Sırf AK Parti düşmanlığı yapmak için..

“Ama AK Partililer de, içlerindeki FETÖ’cüleri temizlemediler. Şimdi de Ekrem İmamoğlu’nun seçimi kazanmasına hiç itiraz etmesinler” denilirse, sorarlar adama: “Kripto musunuz?”

(YENİ AKİT)

Etiketler:
Share
260 Kez Görüntülendi.

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • İNZAL EDİLMİŞ ADIMIZI, ÜRETİLMİŞ “İSLÂMCI” KAVRAMI İLE DEĞİŞTİRMEK SAPMALARA KAYNAKLIK ETMİŞTİR

    02 Mart 2020 YAZARLAR

    Her din ya da ideoloji, kendini özgün taşıyıcı kavramlarıyla ifade eder, tanımlar ve mesajını insanlara ulaştırır. Temel tanımlayıcı kavramlar, nötr değildirler; zihnine girdikleri, kendilerini benimseyerek kullanan insanları, kendi arka planındaki din, düşünce, felsefe ve ideoloji istikametinde dönüştürürler. Bunlar, o din ya da ideolojinin, taşıyıcı, inşa edici ve dönüştürücü etkiye sahip olan inanç eksenli kavramlarıdır. Bir de taşıyıcı olmayan, yani dinî ve ideolojik boyutu belirleyici olmayan kavramlar vardır ki onları, her din ya da ideol...
  • ‘Savaş ve Siyaset’, Aynı Hedef İçin, Farklı Silâhlarla Yapılan Eylemler Manzumesidir Kaynak: ‘Savaş ve Siyaset’, Aynı Hedef İçin, Farklı Silâhlarla Yapılan Eylemler Manzumesidir – SELAHADDİN E. ÇAKIRGİL

    02 Mart 2020 YAZARLAR

    Bu Pazar günü, birkaç noktaya değinelim: 1- Anamuhalefet’in lideri ve sözcülerinin, ‘Bizim askerimizin tırnağının ucundan kesip attığı bir parça bile bütün Suriye’den daha değerlidir.’ şeklindeki sözü çok matah bir şeymiş gibi geçen hafta boyunca sık sık dile getirmeleri sorgulanması ve utanılması gereken bir yaklaşımdır. KK ve adamları, yürekleri elveriyorsa, aynı sözü, Suriye için değil de, o ülkeye yarım asırdır zorla tahakküm ve zulmeden Baas Partisi, Esed Hanedanı ve Beşşâr Esed’in şahsı için söylesinler. Ama, dilleri varmaz ona bir olu...
  • Süleymani’nin öldürülmesine niye sevineyim?

    04 Ocak 2020 YAZARLAR

    İran’ın önemli generallerinden birisi, ABD füzeleri ile öldürüldü. Sevinmemiz gerektiğini söylüyor bazılarımız.. Gerekçeler önümüze koyuyorlar.. “Ortadoğu’da sürekli Şia mezhebinin yayılması için, haksız girişimlerde bulunup, örgütlenmeler yaptı.. Suriye’de binlerce Müslümanın ölümüne sebep oldu.. Yemen’den sorumlu.. Irak’tan sorumlu.. Kadınların ırzına geçilmesinden sorumlu.. Bebeklerin ölümünden sorumlu.. Esad’ın kimyasal silah kullanmasından sorumlu..” Devam ediyor, tutulan liste.. Devam ediyor, gerekçeler.. Ben ise şöyle bakıyor...
  • Tapu idaresi tepkide niye gecikti?

    03 Ocak 2020 YAZARLAR

    Haber yankı uyandırmış, konu nazik, konu netameli, ucu 'çılgın proje' hassasiyetlerine dokunuyor, kamuoyu zaten teyakkuzda, duyarlılık tavana vurmuş, üstüne belediyelerin tapu bilgilerini online sorgulama yetkisinin kaldırıldığı söyleniyor, Kanal İstanbul hattındaki arazileri toplayanların izi sürülemeyecek deniyor, yer yerinden oynuyor... Ne beklersiniz; tepkilerin hedefindeki Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün zaman kaybetmeden, sabah ilk iş duruma açıklık getirmesini. Peki onlar ne yapıyor? Haberi alan alıp satan sattıktan sonra, a...