logo

Kaşıkçı cinayetini tezgâhlayanlar örtme peşinde


Bülent Orakoğlu
b.orakoglu@gmail.com

Suudi Arabistan Başsavcılığı Cemal Kaşıkçı’nın İstanbul Başkonsolosluğu içinde hayatını kaybettiğini açıkladı. Sözde yapılan soruşturmaya göre Kaşıkçı’yı ‘’başka Suudi vatandaşlar tartışma sırasında öldürmüşler.’’ Olayla ilgili 18 Suudi vatandaşı gözaltına alınmış. Gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın ölümünde parmağı olan herkesten hesap sorulacağını ve adalete teslim edileceğini duyuran savcılığın, “ulaştığı tüm gerçekleri paylaşacağı ve sorumluları adalet karşısına çıkarma” hazırlığında olduğu ifade edilmiş. Böylesine vahşi ve alçakça bir infazla insanlık dışı bir şekilde 7 dakikada Suud devleti tarafından gönderilen uzman cellatlar tarafından parçalanarak işkence ile katledilen Cemal Kaşıkçı ile ilgili ceset parçaları hariç tüm detaylar neredeyse ortada iken tüm dünyayı aldatmayı uman Suudi kralı ve diğer yetkililer deve kuşu misali kafalarını kuma gömmüş görünüyorlar. Suudi Arabistan resmi haber ajansı SPA’nın yaptığı trajikomik bu açıklamaya Amerika Başkanı TRUMP’ın Suudi açıklamasının güvenilir olduğu yönünde yorum yapması kanlı infazın arka planını örtme amacı taşıyor. İsrail ise Türkiye’ye güvenmediğini bu konuda Suudi Arabistan’a destek verdiklerini açıklıyor. New York Times, TRUMP yönetiminin İran’a yönelik yaptırımlarda çalışmayı planladığı Suudi Arabistan’ın Kaşıkçı infazından sorumlu tutulmasından endişe duyduğunu yazmıştı. Nedeni ise Kaşıkçı cinayetinden Suudi Arabistan’ın suçlanmasının önümüzdeki ayın başında İran’a sert yaptırımlar planlayan ABD’nin stratejilerini tehlikeye atması olarak belirtilmişti. Bu değerlendirme kısmen doğru olsa bile TRUMP’un asıl endişe ettiği durum damadı Kushner’in CIA ve Muhammed bin Salman’la olan kirli ve yasadışı ilişkilerinin ortaya dökülmesi korkusu olabilir diye düşünüyorum.

Yaklaşık 1 yıl önce Ekim ayı içinde Jared Kushner Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’a arkadaşı M.bin Salman’ı ziyaret etmek için yola çıkmıştı. Yaklaşık 1 yıldan bu yana tanışıyorlardı. Kushner Ortodoks bir Yahudi M.bin Salman ise Yahudi olmanın yasak olduğu bir ülkede yaşıyordu. İkisinin de birçok ortak noktası vardı. İddialara göre bir saray darbesi ile görevden alınan Prens bin Muhammed Nayef eğer görevde kalsaydı TRUMP yönetimi Kudüs’ü İsrail’in başkenti kabul ederek ABD Büyükelçiliği’ni Kudüs’e taşıyamazdı. Ekim ayında Riyad’da M.bin Salman’ı ziyaret eden Kushner bu ziyarette kendisine CIA tarafından verilen görünürde yolsuzluk yapan ancak M.bin Salman’a muhalif olabilecek Suudi prensleri ve bazı bürokratlarla iş adamlarının isimleri yazılı bir listeyi vermişti. Kushner Kasım ayı başlarında Washington’a döndükten kısa bir süre sonra M.bin Salman’ın emriyle yolsuzluk operasyonu adı altında muhalifleri tasfiye ve gasp operasyonu başlatıldı. Suudi kraliyet ailesinin onlarca üyesi tutuklandı ve Ritz-Carlton Otel’de tutsak edildiler. Ayrıca Suud’lu önemli şahsiyetlerde toplananlar arasındaydı. Takip eden aylarda, tutuklananlar, Suudi hükümetince kişisel varlıklarından milyarlarca dolar zorla gasp edildi. Bu gasp eylemi Amerika Başkanı TRUMP tarafından atılan bir tweet ile desteklendi.

KUSHNER ABD İSTİHBARATI ÜZERİNDEN M.BİN SALMAN’A KAŞIKÇI’NIN DA İÇİNDE OLDUĞU BİR ÖLÜM LİSTESİ VERMİŞ

ABD Temsiciler Mecisi Teksas Vekili Demokrat Castro ABD Başkanı TRUMP’ın damadı ve başdanışmanı Jared Kushner’in Suudi gazeteci Kaşıkçı’nın öldürülmesinde parmağı olabileceğini iddia etti. Bu konuda birçok delil olduğunu ve medyada da bu konuda birçok haberin yer aldığını ileri sürdü. Kushner’in Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Salman’a bir suikast listesi verdiğine ilişkin iddiaları hatırlatan Castro, “Jared Kushner, ABD istihbaratı üzerinden, Suudi Arabistan’da Veliaht Prens Muhammed bin Salman’a Kaşıkçı’nın da içinde olduğu bir ölüm listesi, bir düşman listesi vermiş olabilir ve Prens de bunun üzerine hareket etmiş olabilir” ifadesini kullandı. Castro, bu iddiaların araştırılması için Kongre’ye çağrıda bulundu.

Suudi Arabistan Kralı Salman oğlu M.bin Salman’ı koruma altına alıp İstihbarat Genel Başkan Yardımcısı ve üst düzey 3 istihbaratçının görevden almasıyla bu olayın kapanacağını düşünüyor sanırım. En büyük güvencesi ise ABD Başkanı TRUMP ve İsrail Başbakanı NETANYAHU olsa gerek. Ancak bu infazın gerçekleşmesindeki insanlık dışı vahşet ve cesedin parçalanması tüm dünyayı aşırı tedirgin etmiş görünüyor. M.bin Salman’ı koruma altına almaya çalışan Suudi Kralı başta olmak üzere bu kanlı vahşetin arka planında yer aldığı anlaşılan ülkeler Amerika ve İsrail Kushner ve M.bin Salman’ın çözülmesiyle açığa çıkacak sanırım. Zira Kushner ve M.bin Salman’ın bu işin içinde olduğuna yönelik bazı önemli olayların Amerika, İsrail ve Suudi Arabistan etkisi dışında Amerikan Kongresi’nde veya BM’de kurulacak bir komisyonda incelenmesi gerçeği ortaya çıkarabilecek gibi görünüyor. Şu anda bile dünya M.bin Salman,Jared Kushner, TRUMP işbirliğiyle bu infazın gerçekleştirildiği inancı içinde bu isimleri suçlu olarak addediliyor. Kaşıkçı cinayetini tezgahlayan ülke ve liderler dünyanın gözleri önünde ortaya çıkan bunca delile rağmen cinayeti örtme peşindeler. Burada dünya medyasına da büyük görevler düşüyor.

( Devam edeceğiz)

(YENİ ŞAFAK)

Etiketler: » » » » » » » » » » »
Share
340 Kez Görüntülendi.

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • ‘Belki Alman vatandaşı olurum’

    24 Nisan 2019 YAZARLAR

    NTV’de canlı yayında gencecik bir öğrenci, hayalinin ne olduğu sorulduğunda şu cevabı veriyor: “Almanya Köln Üniversitesi’nde tıp okumak istiyorum, ondan sonra da belki Alman vatandaşı olurum.” Sevinmemiz gereken taraf, bu evladımızın geleceğe dair hayallerinin olması, bilim tahsilinde zirveleri hedef seçmesidir. Böyle üstün yetenekli bir gence Türk vatandaşlığının niye cazip gelmediğini ise ciddiyetle düşünmeliyiz. Bu öğrencimizin sözlerini genelleştirmiyorum ama Türkiye’nin “dışarıya beyin göçü” diye bir sorunu vardır ve son yılla...
  • Bırakın da camilerimizde özgür olalım

    24 Nisan 2019 YAZARLAR

    Organize ruh hastası bir çete mensubu Ankara Çubuk’taki şehidimizin cenaze namazını kılmak üzere camiye gelen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na saldırıda bulundu. Talihsizliğe bakın ki 2016 yılında PKK’nın suikast girişiminin hedefi olan Kılıçdaroğlu, bu kez de gözü dönmüş şovenist kalabalığın saldırısına maruz kalıyor. En acı olanı da adeta bir akıl tutulması yaşayan bu kalabalığın, CHP genel başkanının sığındığı evi yakma tehdidinde bulunması... Bu haberi duyar duymaz şovenizmin camilerimizin kapılarına kadar dayandığını, kimlerin ib...
  • Kılıçdaroğlu tutuklandı tutuklanacak

    24 Nisan 2019 YAZARLAR

    Atılan işaret fişeğiyle paralel bir kampanya başladı medyada. Saldırgan Osman Sarıgün'ü sevdirme, saldırıya uğrayan Kılıçdaroğlu'ndansa nefret ettirme kampanyası... Başsavcılık, saldırganların terör ve organize provokasyon bağlantılarını soruşturuyordu. Sonucunu, paralel güdümlü medya açıkladı. Buna göre provokasyon bulgusu yok, terörle ilişkilendirilmesi kabul edilemez, planlı ve organize bir eylem değil, spontane gelişmiş doğal tepki, Sarıgün'e saldırgan demek bile saygısızlık, kelepçeli fotoğrafı vicdanları yaraladı, Kılıçdaroğlu suçu ...
  • 99 yıl sonra buraya mı gelecektik?

    24 Nisan 2019 YAZARLAR

    23 Nisanlar 1981’den beri Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı olarak kutlanıyor. Bayramın 1921’de kabul edilen ilk adı Milli Hakimiyet Bayramı’ydı. Aslında açılışının birinci yıldönümü olan 23 Nisan 1921 günü, Meclis’in önüne 23 Nisan’ın bayram olarak kutlanması teklifi geldiğinde itiraz sesleri yükselmişti. İtiraz eden vekiller, İstiklal Harbi’nin sürdüğünü, ülkenin işgal altında olduğunu, bayram ilan etmek için erken olduğunu söylemişlerdi. İtirazlar üzerine teklifin sahibi Saruhan (Manisa) Milletvekili Refik Şevket (İnce) kürsüye çıkt...