logo

20 Eylül 2019

İsrail seçimleri


Abdurrahman Dilipak
a.dilipak@gmail.com

İsrail seçimleri ile ilgili 7 senaryodan söz ediliyordu İsrail’de ve bu senaryolarla ilgili 5 sonuç üzerine ihtimaller sıralanıyordu. İsrail seçimleri bu kafa karışıklığı içinde yapıldı. Korku umuttan daha baskındı. Sonuçlar gayri resmi olarak belli oldu. İsrail, tarihinde ilk kez bir yıl içinde ikinci kez seçime gitti. Aslında bu seçim aynı zamanda bir referandum niteliği taşıyor. Sonuç; Trump, Yüzyılın Projesi, İlhak politikası, Siyonizm, Kushner, Evangelikler kaybetti!

Seçimden hemen önce bir yandan Fanatik Siyonistler Süleyman Mabedi konusunu tartışırken, Netanyahu ilhak edilecek topraklar üzerinden bir kampanya yürütüyordu. Bu arada Hz. İsa’nın mezarının açıldığında lahidde iskelet bulunmaması, Armagedon, Mesih tartışmaları, İsrail ordusunda sayıları %4’ü bulan, ailesi başka ülkelerde olan Yahudi askerlerinin İsrail ordusunda giderek artan intiharlar arasında %30’u bulması tartışılıyordu. Anti Amerikancı çevreler ise İran’la zıtlaşma, ARAMCO rafineri tesislerine saldırı, bir İran-Suud füze çatışması, Doğu Akdeniz’deki gerilim, Kushner, Dahlan, Suud Veliahd prens ve BAE arasındaki karanlık ilişkilerin Netanyahu ile ilişkisi ve ABD’nin yüzyılın projesinin İsrail açısından doğuracağı tehdidi tartışıyorlardı. Sina’yı kazanabilirler, topraklarını genişletebilirler, ama mevcudu da kaybedebilirlerdi.

ABD ve İngiltere arasındaki çatışma riski taşıyan rekabet İsrail halkını korkutuyordu. Bazı gözlemcilere göre, seçimden hemen sonra Filistin dışında akrabası bulunan birçok Yahudi ülkeden ayrılacak. Çünkü onlar için gelecek günler geçen günleri aratabilir. İsrail bu anlamda gözucu ile hep Türkiye’yi izliyor. Türkiye’nin tavrının dengeleri altüst etmesinden korkuyorlar.

Netanyahu’nun açıklamalarına Facebook engel getirdi. Çünkü Netanyahu’nun seçim devam ederken kamuoyu araştırma sonuçlarını açıklıyor, seçim yasasını hiçe sayan açıklamalar yapıyordu.

Muhalefet yanlısı internet mediası Netanyahu’nun pervasız tutumuna karşı İsrail seçimlerinde ülkede demokrasinin yara aldığını ileri süren başlıklar attılar. İsrail seçimleri sadece İsrail için değil, Suudi Arabistan’ın ve Mısır’ın geleceği, Suriye, Ürdün, Lübnan, BAE ve ABD’nin yüzyılın projesi içinde yer alan PYD’nin Kürdistan hayali için de önem taşıyor.

Yahudi ve Evangelik ezoterizmi açısından, seçimlerin önemli bir zamana gelmesi ve seçimlerden hemen sonra BM genel kurulunun olması ayrıca önem taşıyor.

İsrail’de bir yıl içerisinde ilk kez ikinci erken genel seçimler yapılıyor. İsrail›de 6.394.000 seçmen 120 sandalyeli meclise girecek milletvekillerini belirlemek için bu yıl ikinci kez sandık başına gitti. Seçimlerde 29 parti yarıştı. Sandık çıkış anketlerine göre seçime katılım ise yüzde 63.7 oranında oldu. Geçen seçimde 41 partiden sadece 11’i yüzde 3,25’lik seçim barajını aştı. Seçime katılım % 64,65 oldu. 2015’teki seçime yüzde 71,8 oranında katılım göstermişti. %7 civarında sandıktan umudunu kesmiş bir kitle sözkonusu.

Netanyahu’nun Likud partisi ve Benny Gantz’ın Kahol Lavan birbirine muhtaç. En büyük iki parti 32’de kaldı Ya birlikte olacaklar ya da bir diğer onun ana muhalefeti olacak. Güçlü ve çok yönlü bir muhalefetin karşısında bir yamalı bohça hükümetinin hiçbir şansı yok. Likud ve Kahol Lavan 120 Knesset sandalyesinden 32’sini kazandı. Netanyahu’nun sağ ve Ultra Ortodoks partilerden oluşan bloğu şu anda 56 sandalyesi bulunuyor. Arap partileri hariç orta sol bloğun 43 sandalyesi var. Muhalefetin 64 sandalyesi var. Yisrael Beiteinu partisi, seçimlerin anahtar partisi oldu.. Yisrael Beiteinu, Likud ve Kahol Lavan’ı da içerecek olan “geniş bir liberal birlik hükümeti” için verdiği desteği yineledi.

“Liberman’ın İsrail Evimiz partisi” 9 milletvekili ile kilit parti. Ona göre Likut ve Mavi Beyaz koalisyon kurmalı. Ya da kurulamayacaksa, yeniden seçime gidecekler. 13 sandalye kazanan Arap Ligi, Likut’u dışarıdan desteklemeye hazır. Mavi Beyazlar Liberman’la anlaşırsa, Netanyahu’ya yol gözükebilir. Netanyahu, seçimlerde 5. kez seçilerek bu alanda bir rekor kırmayı hedefliyordu. 1996-1999 yılları arasında da başbakanlık koltuğunda oturan Netanyahu, Mart 2009’dan bu yana aralıksız olarak başbakanlık görevini yürütüyordu.

Netanyahu seküler bir Siyonist. Dindar Yahudilerin birçoğu ile başı belada. Yolsuzlukla suçlanan, yargılanan bir isim, yani dindar olmadığı gibi ahlaklı biri de değil. 3 ayrı davada yolsuzluk ile suçlanıyor. Bu arada sanık sandalyesine oturtulması, hüküm giymesi de mümkün.

Netanyahu, iktidarda kalabilme adına homoseksüellerin ve lezbiyenlerin oyunu almak için lideri olduğu Likud Partisi’nden Amir Ohana’yı Adalet Bakanı olarak atadı. Ohana, bugüne dek İsrail’in eşcinsel olduğunu açıklamış ilk bakanı oldu. 43 yaşındaki Ohana, Netanyahu’ya sadık bir isimlerinden biri. Ohana pasif bir homoseksüel değil, eşcinsel haklarını savunan bir aktivist. Eşcinsellerin evliliklerine yasal statü verilmesini de destekliyor. Trump ve Kushner de bu ekipten. Dahlan, Suudi Veliaht Prens ve BAE’deki dostları, Sisi de bu ekipten.

Bir önceki seçime göre, İsrail vatandaşı yaklaşık 2 milyon Filistinliyi temsil eden partiler bu seçime geçen dönemin aksine iki ayrı ittifak çatısı altında girdi. Filistinlilerin seçime katılım oranı en son yapılan genel seçime oranla düşük olsa da iki ittifak da barajı aştı. Geçen seçimde Eşitlik ve Barış için Demokrasi Cephesi (Hadaş) ile Değişim için Arap Hareketi’nin (Ta’al) kurduğu ittifak 6, Ulusal Demokratik Birlik (Beled) ile Birleşik Arap Listesi’nin oluşturduğu ittifak ise 4 milletvekili çıkarmıştı. Yaklaşık 9 milyonluk İsrail nüfusunun yüzde 11,1’ini oluşturan Ultra-Ortodoks Yahudileri (Harediler) temsil eden Şas (Doğulu Tevrat Muhafızları) ile Yahudi Birleşik Tevrat (Yahudot HaTora) partileri de yüzde 6,13 ile yüzde 5,94 oy alarak geçen seçimde bir kez daha meclise girerken bu iki parti sekizer milletvekili çıkarmıştı. İki devletli çözümden yanan olan Avi Gabbay başkanlığındaki İşçi Partisi yüzde 4,48 oy alarak 6 milletvekiliyle meclise girmeye hak kazanırken, yine iki devletli çözümü savunan Meretz Partisi ise çok az bir farkla barajı aşarak 4 milletvekili çıkarmıştı. Maliye Bakanı Moşe Kahlon’un liderliğini yaptığı Kulanu (Hepimiz) Partisi 4, eski bir asker olan Rafi Peretz liderliğindeki HaBayit HaYehudi (Yahudi Evi) ise 5 milletvekiliyle meclise girmişti.. Bu son seçimde de durumun bu çerçevede sonuçlanması bekleniyor.

İsrail’de 6.110.600 Yahudi yaşıyor. Ama bu resmi ikamet kaydı. Yahudilerin birden fazla ikamet adresleri var.. Onların bir kısmı Arap Yahudisi, Karaim, Falaşa, Rus, Balkan Yahudisi, din, mezhep, tarikat, siyaset, ideoloji, felsefi kanaat, ateizm, agnostizm diye toplum 40 parçaya ayrılmış vaziyette. Nüfusun %20.7’sini Araplar oluşturmaktadır. Son on yılda Romanya, Tayland, Çin, Güney Amerika’dan gelen pek çok işçi İsrail’e yerleşmiştir. Bu işçilerin kesin nüfusu bilinmemektedir. Günümüzde İsrail’deki Yahudi nüfusunun %73’ü İsrail doğumludur. Birçok muhafazakar aile Kudüs’e yaşadığı ülkelerden doğum için gelmektedir. Nüfusun %18.4’ü Avrupa ve Amerika’dan göç eden Yahudilerdir. Geriye kalan %8.6’lık kısım Asya ve Ortadoğu coğrafyasındaki Yahudilerdir. En son 2016 verilerine göreyse İsrail nüfusu 8,5 milyondur.

Bu seçimler şunu gösterdi: Trump Netanyahu’nun, Netanyahu Trump’ın umuduydu, umutları suya düştü.. Birlikte kaybettiler. Likut ile Mavi ve Beyaz Parti yine bir koalisyon hükümeti kuramazsa İsrail 3. defa seçime gidebilir. İlk gelen bilgilere göre durum bu. Bilgilerinize. Selâm ve dua ile.

(YENİ AKİT)

Etiketler:
Share
138 Kez Görüntülendi.

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Her şey kültür ve sanat için…

    21 Ekim 2019 YAZARLAR

    Sirkeci Garı, 1890’dan beri İstanbul’un Avrupa’ya açılan kapısı ve 129 yaşında. 1908’de Bağdat Demiryolu’nun başlangıç noktası olarak yapılan Haydarpaşa Garı ise 111 yaşında. İstanbul’un sembolü olan bu iki tarihi garda bulunan bazı binalar ve açık alanlar, önümüzdeki 15 yıl boyunca sadece kültür ve sanat etkinlikleri için kullanılmak üzere, 2017’de 10 bin sermayeyle, 29 yaşındaki bir girişimci tarafından kurulmuş bir şirkete kiralandı. Genç girişimci, hiçbir şekilde ticari amaçlar için kullanamayacağı bu tarihi mekanlardaki binalar ve...
  • Konu kapandı mı?

    21 Ekim 2019 YAZARLAR

    Türkiye’nin güneyinde başlattığı harekât, ABD’nin müdahalesi ile durduruldu. Bu elbette bir Amerika müdahalesidir! Ne için yapılmıştır peki? Orada konuşlandırdığı “Kürtler”den oluştuğu söylenen silahlı unsurlarını korumak için. Suriye bir vekalet savaşı sahası ve ABD bu sahada PKK/PYD unsurlarını kullanıyor. Bu müdahaleyi “Kürtler ölmesin” diye mi yaptılar peki? Asla ve kat’a. Onlar için Kürtler ölmüş, Araplar ölmüş, Türkler olmuş hiç mesele değil. Hepsi ölebilir, bir tek İsrail yaşa malıdır! ABD’nin Türkiye’nin güneyinde oluşturduğu İsra...
  • Nuri Pakdil’in ardından

    21 Ekim 2019 YAZARLAR

    Gençtim, habersizdim, Nuri Pakdil destanını Şaban Abak’tan işittim ilkin. Sene 1988. Nuri Pakdil çoktan çekip gitmişti o vakit. Nesi varsa (Kitaplar, kitaplar, kitaplar) dağıtıp bir otel odasında inzivaya çekilmişti. Cesaret isterdi ziyaretine gitmek; yeterince devrimci -bilhassa “antifiravunist”- bulmadıklarını azarlarmış ve devrimcilik konusunda Nuri Pakdil’den geçer not almak çok zormuş zira. Antiemperyalistlik, antikapitalistlik, antinasyonalistlik, “antifiravunistlik” standartlarını çok yüksek tutarmış. Fevkalade hassas...
  • ‘Esed’le ne yapacağız’ sorusuna geldik

    21 Ekim 2019 YAZARLAR

    Endişeliydim, Barış Pınarı Harekatı sırasında başımıza bir çorap örüleceğinden. Trump bir türlü konuşuyordu ‘öteki Amerika’ bir türlü. Avrupa’da Macaristan hariç aleyhte beyanat vermeyen kalmamıştı. Münbiç’te rejim birdenbire yeni bir zemin kazanmıştı, üstelik YPG’yle temas halinde. Kobani de kapsam dışına çıkıyordu. Trump’ın tweetleri berbat mı berbattı. Mektubu tweetlerinden daha berbat. ABD Başkan yardımcısı Pence Ankara’ya gelmişti ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’la tokalaşırken suratından düşen bin parçaydı. O saatlerde bor...