logo

İrlanda’da din adamları


Yıldız Ramazanoğlu
y.ramazanoglu@gmail.com

L duygusu: Learning (Öğreniyorum)

Din adamlarından dinlerin doğası gereği çatışmanın nefretin ayrımcılığın değil barışın çözümün uzlaşmanın ve iyiliğin parçası olmasını bekleriz. Din bu yüzden kalpsiz dünyanın kalbi ve ezilenlerin umudu. Demokratik Gelişim Enstitüsü İrlanda’da Çatışma Çözümünde Dini Liderlerin Rolü başlıklı çalışma için(3-8 eylül 2019) davet ettiğinde konu ile ilgili bir araştırma yapmaya çalıştım. Fakat konunun hayati önemine rağmen, dolaylı yoldan kaynaklara rastlayabilsem de doğrudan bu başlıkta çalışmalara rastlamakta zorlandım.

İlk durağımız Dublin’de köklü bir ilahiyat eğitimi verilen Trinity College’dı. İrlanda’nın Kelt kültürünün bilinen en eski kitabı olan Book of Kells ile bizleri tanıştıran prof. Fainche Ryan, kitabın her sayfasına duyduğu sevgiyle ve ikonografik resimlerle ilgili ince detaylı açıklamalarıyla hepimizi etkiledi. Üniversitenin ana caddenin, şehrin yaşamın bir parçası olması, herkesin içerdeki müzeye, öğrencilerin avluda düzenlediği etkinliklere rahatça ulaşabilmesi ayrı bir güzellikti. Üniversitelerle toplum arasındaki ilişkinin, diyaloğun iç içe geçmesi, akademiyle bağların güçlü olması ne büyük bir zenginlik ve işlevsellik. Bu ortamda yapılan çalışmalar insana doğrudan değebilir ve inançla ilgili birikimi toplumla paylaşma imkanı olur. İrlanda din ayrımı üzerinden akıl almaz çatışmalar yaşadı ve büyük emeklerle uzlaşma ve anlaşmaya varılıp mübarek cuma anlaşması(Good Friday Agreement 1994) imzalandı. Barışı korumak, nefretle kirlenmiş dili ve zihinleri ortak insani değerlere yöneltmek üzere orta öğrenimdeki gençlerle toplantılar düzenliyor Trinity College. İncilden kıssa ve hikayeleri gençlerle birlikte konuşup, inancın özünü güncellemeleri, eşitlik adalet ve ortak değerler için birlikte yol bulmaya çalışmaları ilham verici.

İrlanda halkı savaştan, ayrımcılıktan, emperyal baskılardan ve yoksunluklardan çok çekti, bunun getirdiği olgunluğu, diğergamlığı, konukseverliği yüzlerden okumak mümkün. Göçmenlere, savaşlardan kaçıp gelen mültecilere farklı kültürden insanlara karşı derin bir anlayış var. Mültecilere göçmenlere en fazla yer açan Avrupa ülkesi İrlanda. Yabancı düşmanlığı yok denecek kadar az. Birçok dini kurum yeni gelenlerin entegrasyonu ve sorunlarının çözümü için sivil kuruluşlar oluşturmuş durumda. İrlanda halkının farklı dinlere mensup topluluklarının dini liderleriyle buluştuğumuz toplantıda bir arada huzur içinde yaşayabilmenin sorunları aşmak için yardımlaşmanın gücü etkileyiciydi.

Edindiğimiz bilgiler çatışmanın çözümünde dini kurumların, kiliselerin, kurumsal manada fazla rol oynamadığı yönünde oldu. Fakat din adamları bireysel inisiyatif alarak, nefretin kırılmasında, karşılıklı insani duyguların gelişmesinde silahların bırakılmasında büyük işler başarmışlar. Bir piskopos bunu Nobelli Alman edebiyatçı Henrich Böll’e atıfla şöyle açıkladı; herkes belli statükolara gömülmüşken bazıları cesaretle daha ileri bir adım atar ve ileride ne olduğunu ancak bu şekilde görebiliriz. Onlar böyle davranmasalar “ileride ne olduğunu’ bilemeyiz. Rahiplerin ünlü ressamlardan, büyük İrlanda şairi Yeats’den Alman şairi Goethe’den, önemli ressamlardan atıflar yaparak konuşmaları da çok kıymetliydi. Din adamlarının barış için keşke daha çok katkı verebilsek, inisiyatif alabilseydik hayıflanmasına, bütün canlara şefkatle yaklaşan cesur rahip Fr Alec’i, Fr Gerard Reynolds’u tüm tarafların nasıl hayırla yadettiğine tanık olduk. Çatışma sona erdiğinde geriye cesur ve iyi insanların adları kalıyor.

Anlatacak çok şey var. Belfast’ta mahalleleri birbirinden ayıran, bizim utanç duvarı diyebileceğimiz bariyerler var. Fakat burada insanların kendini güvende hissetmesini sağladığı için ironik biçimde Barış Duvarı deniliyor. Bu duvarlar ne zaman kalkacak sorusunun cevabı ise hala bir muamma. Herkesi ümitvar kılan ve artık geri dönüşü olmadığına inanmak istedikleri ateşkes ve silahsızlık iyi bir başlangıç olarak barışı uzlaşmayı ve bir arada yaşama kültürünü besliyor. Mahallelerdeki ayrım ve getto anlayışı sürerken ana caddelerde alış veriş merkezlerinde bunun nasıl kırıldığını ve başka bir yaşam oluştuğunu görmemiz de ufuk açıcı. Modernlik, farklılıkların geriye çekildiği yeni ortak kamu alanları gibi üzerine çalışılacak ne kadar çok konu olduğunu gösteriyor.

Belfast’ta etkileyici bir tarihi arkaplanı olan Clonard Manastırı dini kurumların barışa katkısı ve toplumsal gücü bakımından çok önemli bir mekan. IRA’nın silah bırakması için ilk gizli görüşme bu manastırda küçük mütevazı bir odada gerçekleşmiş. Rahip Alec Raid, IRA lideri Garry Adams ve John Hume’u burada bir araya getirmiş. Bu tarihi olayın detaylarını bize anlatan kilise sorumlusu, İrlanda’daki Müslüman topluluk için de elinden geleni yapıyor. Belfast’ta bir cami inşa etmek isteyen fakat güç yetiremeyen küçük topluluğa yardım için bütün kiliseleri harekete geçirmeye çalışmış. Srebrenitsa katliamının yıldönümünde acılı ailelere destek için gittiği Saraybosna camilerinde tesbih görünce çok etkilenmiş. Çünkü İslamın ritüelleri, ibadetleri, sembolleri hakkında çok meraklı ve öğrenmek isteyen biri. Hz. Meryem hakkındaki duygusallığımız ve Kur’anda Ali İmran suresinde bu kadar uzun yer alması da ona hayret veriyor. Kendisiyle aynı kaynaktan gelen dinlerin birbirine kulak vermesinin ve çatışma değil barış için işbirliğinin değerini konuştuk. Teorinin insanları kümelere ayıran dünyasıyla, sahada yüz yüze buluşup çay içmenin gündelik yaşam içinde duyguları düşünceleri paylaşmanın, dayanışmanın hali çok farklı. Dinin insanları kötü olarak kodlamanın, işaretlemenin, önce itham sonra mahkum etmenin ötesine geçip ortak insani dilin kurulumda sağlam bir zemin olması beklenir. Konuşmacı kendisini bağlı hissettiği bir dini hareketten söz etti. L hareketi.

Öğreniyorum(Learning). Hepimizin birbirimizden öğreneceği çok şey var. Hep merak duyan bir öğrenci olmak, başkalarının hikayesine hakikatine eğilmek bizi yaşam içinde akışkan kılar. Bilmenin taşlaşmış konforundan ve sürekli haklılık duygusunun çürütücülüğünden evladır öğrencilik.

(KARAR)

Etiketler:
Share
328 Kez Görüntülendi.

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Bilmek cezası!

    19 Kasım 2019 YAZARLAR

    Bilenle bilmeyen bir olmaz; bilmek öğülmüştür. Buna karşılık bazıları yönünden bilmek cezalandırılmayı göze almaktır. Bu bir zihniyet meselesidir ve bu zihniyeti iyi bilmek lâzımdır! Bilmekten bahsediyoruz ama bilmece gibi konuşuyoruz! Son günlerde iki örtülü kızcağıza bir kadının saldırması büyük infiale yol açtı. Bu kadıncağız, bir zihniyetin sahibi olarak bunu yaptı ve netice itibarıyla sıradan bir vatandaş. Vereceği zarar da ona göre. Zaten bir süre sonra aklî muvazenesi hakkında bir karara varılacak ve muhtemelen serbest bırakılac...
  • TRT’nin yaptığını Çorumlu yapmaz

    19 Kasım 2019 YAZARLAR

    Çorumlular alınmasın, konunun onlarla alakası yok, dile yerleşmiş bir deyim, lafın gelişi...Ama TRT yöneticileri ne kadar üzerlerine alınsa az. İzlemediğim için haberim yoktu. Meğer epeydir 'Doğrusu Ne' diye bir mini program yayınlıyorlarmış, namı almış yürümüş, kötü şöhretli bir fenomen haline gelmiş de duymamışız bile. "Yalanların sonu gelmez, doğrusu ne demedikçe" sloganıyla hazırlanan kamu spotu gibi bir klip bu. Muhalefetin iktidara yönelttiği eleştiri ve suçlamaları yalanlayarak güya işin aslını ortaya çıkarıyor, halkı aydınlatıy...
  • Bir yandan her şehre üniversite açmakla övünüp…

    19 Kasım 2019 YAZARLAR

    Şehir Üniversitesi’nin başına gelenleri görünce, merhum Adnan Menderes’in Bakanlarından Samet Ağaoğlu’nun yazdıkları aklıma geldi. Samet Ağaoğlu, babası Ahmet Ağaoğlu’nun 1950’de yayınladığı Serbest Cumhuriyet Fırkası kitabının önsözünde şunları söyler: “Benim de çeşitli yollar ve akıbetlerle katıldığım demokrasi kavgası durmadan devam etti, zafer günleri, kara günleri, kanlı günleri oldu. Bu kavgada bugüne kadar, hürriyete, insan haysiyet ve şerefi prensiplerine, demokrasiye inananlar acı çektiler. Bu hatıralar hür insan yolundaki mücadelen...
  • Yeneroğlu nesli

    19 Kasım 2019 YAZARLAR

    Mustafa Yeneroğlu ile yaptığımız röportajı okudunuz. Okumadıysanız lütfen okuyun. Bence kibir yapmayıp Ak Parti’nin bütün kademeleri de okumalı. Çünkü o çizgide, Ak Parti’nin gelecekteki problemi saklı. Yeneroğlu partisinden istifa etti. Yani artık Ak Partili değil. “Yeneroğlu niye istifa etti?” yi anlamak, “Gençlerde Ak Parti’nin oyları neden düşüyor?”u, ya da “Babaların oy verdiği Ak Parti’ye evlatlar neden oy vermiyor?”u anlamak anlamına geliyor. O çekirdekten yetişmiş bir Milli Görüş’çü. Ama Almanya’da yetişmiş bir Milli Görüşçü. O...