logo

Ha ha.. CHP’liler tahsilli, onun için geçersiz oylar sizden çıkıyor!


Ali İhsan Karahasanoğlu
a.karahasanoglu@gmail.com

Mahalli seçimlerin üzerinden bir hafta geçti..

Seçimin hemen ertesi günü, CHP’liler Binali Yıldırım’a 29 bin fark attıklarını açıkladılar..

Sonra bu açıklamayı değiştirip, “O cümleyi sarf ettiğimizde daha 80 sandık sonucu gelmemişti, o sonuçlar da gelince, fark zaten 22 bine inmişti. Ekrem İmamoğlu, 22 bin fark ile Binali Yıldırım’ı geçti” dediler..

“İtirazlar var, geçersiz oyların büyük kısmı AK Parti’ye verilen oylar” denilince..

“Ha ha.. Görün işte, bizim seçmenimiz okumuş, tahsilli. Oyu nasıl kullanacağını biliyorlar.. Sizin seçmeniniz cahil. Oyu nasıl kullanacağını bile bilmiyor. Biz ne yapalım” cevabını verdiler..

“Sorun oyun yanlış kullanılmasında değil.. Sandık başındaki sahtekarların, geçerli oyları geçersiz saymasında.. Bak, binlerce oy, bir hakim nezaretinde tekrar incelenince.. Hem de o hakimin nezaretinde, bir CHP’li, bir İyi Partili, bir HDP’li üyenin de geçersiz oy hakkında görüş bildirme hakkı olduğu halde.. Onlar görüş vermeden, geçersiz oyların, geçerli olması pek mümkün olmadığı halde.. Onlara karşı, Binali Yıldırım lehine oy kullanabilecek durumda sadece AK Parti’nin bir tane temsilcisi var iken.. Geçersiz oyların büyük çoğunluğu, AK Parti lehine verilmiş geçerli oylar olduğu tespit ediliyorsa. Bunun görüşmesine, CHP’nin temsilcisi, İyi Parti’nin temsilcisi, HDP’nin temsilcisi de katılıyorsa.. Burda oy kullananların cahilliği değil, oyların ‘geçersiz’ mi ‘geçerli’ mi olacağını belirleyen sandık görevlilerinin sahtekarlığı sözkonusu demektir” dediğimizde..

“Siz de çok biliyorsunuz.. Ne olmuş, birkaç bin geçerli oyunuz, geçersiz sayılmış ise.. Yine sizi geçiyoruz işte.. Günlerdir saydırdınız, aradaki fark hâlâ 18 bin. 18 binin altına da, inecek gibi değil” karşılığını verdiler..

Dün itibari ile..

Aradaki fark 16 binlere indi..

İniyor, iniyor, iniyor..

İnmeye devam ediyor.

Ha; bugüne kadarki trend ile inmeye devam ederse, fark sıfırlanır mı?

Sıfırlanmaz görünüyor..

Tabii ki, trend aynı sürerse..

Peki; son sandıklarda, farklı bir yolsuzluk daha ortaya çıkarsa?

Diğerlerinden farklı bir operasyon yaptıkları tescillenirse..

İşte o zaman, CHP’liler hapı yuttular demektir..

**

Bir ayrıntıyı da verelim..

Önce AK Parti adına genel başkan yardımcısı Ali İhsan Yavuz çıkıyor..

“Fark şu kadara indi” diyor..

O ana kadar hiç sesi çıkmayan Ekrem İmamoğlu, Ali İhsan Yavuz’dan hemen 15-20 dakika sonra basın mensuplarının karşısına çıkıp, rakam açıklıyor..

Açıkladığı rakam farklı bir rakam mı?

Hayır..

AK Partililer 18 binler diyorsa.

O da çıkıyor, 18 bin 240 diyor.

AK Partililer çıkıyor, “18 binin altına indi” diyor.

Ekrem bey çıkıyor, “Fark 17 bin 130’a indi” diyor..

“Bir şey çıkmaz, sonuç 18 bin farkla benim lehime çıkar” dediğini unutup..

Dün akşam saatlerinde, AK Parti adına Ali İhsan Yavuz, farkın 16 binlere indiğini söyleyince..

Ekrem bey bir defa daha ekranlara çıkıyor, “Fark 16.380’e indi” diyor..

İyi de be birader, nihai farkı eğer biliyorsan, açıkla da, bu millete işkence çektirme..

Bilmiyorsan..

AK Partililerin her açıklaması sonrasında, onları teyid etmek üzere ekranlara çıkıp, sanki aranızda hiçbir ihtilaf yokmuş gibi kafaları karıştırma..

Önce “Fark 18 binlerin altına inmez” deyip..

Sonra fark 18 binlerin altına indiğinde, hiçbir şey olmamış gibi, “Fark 16.380’e indi” diyerek, seçmeninle alay eden fotoğrafı verme..

**

Olayın bir de..

CHP ve AK Parti’nin ititfak yaptığı partilerle birlikte yapılan hesaplamada ilçe-büyükşehir kıyaslaması var..

CHP’nin İstanbul’un ilçelerinde aldığı oyun üzerine..

İttifak yaptığı İyi Parti’nin ilçelerde aldığı oyu koyuyorsunuz..

Üzerine, gayri resmi ittifak yaptıkları HDP’nin oylarını da tümü ile ekliyorsunuz.. (Bir kısmı AK Parti’ye gitmiş olabilir tartışması hiç yapmadan.)

Ama yine, Ekrem İmamoğlu’nun Büyükşehir’de aldığı oya ulaşamıyorsunuz..

Şimdi soru şu:

Ekrem İmamoğlu’na, ilçelerde CHP’ye, İP’e ve HDP’e oy verenlerin dışında, daha başka kimler oy vermiş olabilir ki?

Ben o kanaatte değilim ama..

Haydi diyelim, Saadet Partililer de vermiş olsun..

Çünkü ilçe bazında SP’nin aldığı oy ile Büyükşehir’de SP’ye giden oy arasında, 100 bin eksilme var..

Ben o oyların CHP’ye değil, AK Parti’ye gelmiş olabileceğini sanıyorum ama..

Farz edelim, onlar da CHP’ye gitti..

Yine, Ekrem İmamoğlu’nun aldığı oyu bulamıyorsunuz..

100 bin daha oy geride kalıyorsunuz..

O zaman?

O zaman geçersiz oylar operasyonu ile..

AK Parti’nin oylarının, masum kaydırmalar gibi gösterilerek başka partilere yazılması operasyonları ile..

Bilgisayarda AK Parti’nin oyunu, 180’den sıfıra indirme operasyonları ile..

Bir tezgah kurulmuş demektir..

Ekrem İmamoğlu’na, en az 100 bin oy, havadan yazılmış demektir..

İzleyelim, görelim..

(YENİ AKİT)

Etiketler:
Share
349 Kez Görüntülendi.

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • İNZAL EDİLMİŞ ADIMIZI, ÜRETİLMİŞ “İSLÂMCI” KAVRAMI İLE DEĞİŞTİRMEK SAPMALARA KAYNAKLIK ETMİŞTİR

    02 Mart 2020 YAZARLAR

    Her din ya da ideoloji, kendini özgün taşıyıcı kavramlarıyla ifade eder, tanımlar ve mesajını insanlara ulaştırır. Temel tanımlayıcı kavramlar, nötr değildirler; zihnine girdikleri, kendilerini benimseyerek kullanan insanları, kendi arka planındaki din, düşünce, felsefe ve ideoloji istikametinde dönüştürürler. Bunlar, o din ya da ideolojinin, taşıyıcı, inşa edici ve dönüştürücü etkiye sahip olan inanç eksenli kavramlarıdır. Bir de taşıyıcı olmayan, yani dinî ve ideolojik boyutu belirleyici olmayan kavramlar vardır ki onları, her din ya da ideol...
  • ‘Savaş ve Siyaset’, Aynı Hedef İçin, Farklı Silâhlarla Yapılan Eylemler Manzumesidir Kaynak: ‘Savaş ve Siyaset’, Aynı Hedef İçin, Farklı Silâhlarla Yapılan Eylemler Manzumesidir – SELAHADDİN E. ÇAKIRGİL

    02 Mart 2020 YAZARLAR

    Bu Pazar günü, birkaç noktaya değinelim: 1- Anamuhalefet’in lideri ve sözcülerinin, ‘Bizim askerimizin tırnağının ucundan kesip attığı bir parça bile bütün Suriye’den daha değerlidir.’ şeklindeki sözü çok matah bir şeymiş gibi geçen hafta boyunca sık sık dile getirmeleri sorgulanması ve utanılması gereken bir yaklaşımdır. KK ve adamları, yürekleri elveriyorsa, aynı sözü, Suriye için değil de, o ülkeye yarım asırdır zorla tahakküm ve zulmeden Baas Partisi, Esed Hanedanı ve Beşşâr Esed’in şahsı için söylesinler. Ama, dilleri varmaz ona bir olu...
  • Süleymani’nin öldürülmesine niye sevineyim?

    04 Ocak 2020 YAZARLAR

    İran’ın önemli generallerinden birisi, ABD füzeleri ile öldürüldü. Sevinmemiz gerektiğini söylüyor bazılarımız.. Gerekçeler önümüze koyuyorlar.. “Ortadoğu’da sürekli Şia mezhebinin yayılması için, haksız girişimlerde bulunup, örgütlenmeler yaptı.. Suriye’de binlerce Müslümanın ölümüne sebep oldu.. Yemen’den sorumlu.. Irak’tan sorumlu.. Kadınların ırzına geçilmesinden sorumlu.. Bebeklerin ölümünden sorumlu.. Esad’ın kimyasal silah kullanmasından sorumlu..” Devam ediyor, tutulan liste.. Devam ediyor, gerekçeler.. Ben ise şöyle bakıyor...
  • Tapu idaresi tepkide niye gecikti?

    03 Ocak 2020 YAZARLAR

    Haber yankı uyandırmış, konu nazik, konu netameli, ucu 'çılgın proje' hassasiyetlerine dokunuyor, kamuoyu zaten teyakkuzda, duyarlılık tavana vurmuş, üstüne belediyelerin tapu bilgilerini online sorgulama yetkisinin kaldırıldığı söyleniyor, Kanal İstanbul hattındaki arazileri toplayanların izi sürülemeyecek deniyor, yer yerinden oynuyor... Ne beklersiniz; tepkilerin hedefindeki Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün zaman kaybetmeden, sabah ilk iş duruma açıklık getirmesini. Peki onlar ne yapıyor? Haberi alan alıp satan sattıktan sonra, a...