logo

07 Kasım 2019

FETÖ’cüler serbest mi bırakılıyor?


Akif Beki
a.beki@gmail.com

Ahmet Altan’la Nazlı Ilıcak nasıl tahliye edilirmiş, FETÖ’yle mücadeleye darbeymiş bu, kim inanırmış artık mücadelenin sürdüğüne, anlatabilir miymişsiniz bunu kurban ve mağdurlarına…

E hani kurunun yanında yaş da yakılmayacaktı, hani bu FETÖ taktiğiydi, kazanmak için her yolu mübah görmek onların şeytanlığıydı, yargıyı sopa olarak kullanmak onlara benzemekti…

E hani davayı sulandırmak FETÖ’ye yarardı, suçlamaların inandırıcılığı sarsılmamalıydı, mücadelenin başarısı buna bağlıydı…

Hukuku başka hesaplara alet etmek gibi karanlık FETÖ yöntemleri yenilmedikçe hani FETÖ yenilemezdi…

Bu kumpasçıların eline, mağduriyet edebiyatı çıkaracakları istismar fırsatları hani verilmemeliydi…

Amacından saptırılmamalı adaletten sapılmamalıydı, hani tek istenen adaletin tecellisiydi…

Hak yerini bulsun, suçluysa suçu kadar cezasını çeksin, kimsenin yanına kalmasın ama gerçek suçlular da masumların arkasına saklanamasındı hani…

Hatırlatan bile anında yiyor FETÖ sevici damgasını.

Siz siz olun, ‘onlar niye bırakılıyor diyeceğinize bunlar niye bırakılmıyor demeniz gerekmez mi’ lügatı paralamaya kalkmayın hele…

Öyle ya, sırf Altan’la Ilıcak okuduğu için içeride tutulanlar varsa Altan’la Ilıcak’ın salıverilmesi infial uyandıracak elbet.

Fakat onlar da sırf yazdıkları, söyledikleri yüzünden içerideydi. Eşitliği, haksızlık ve adaletsizlikte sağlamaktan başka yolu yok mu yani? ‘Yazanları bıraktınız, okuyanları niye tutuyorsunuz, onları da bırakın’ demek gibi?

Fakat hayır, aklınızı kendinize saklayın…

Ya şimdi ‘yaşattıklarını yaşasınlar, haksızlığa çanak tuttular, onlar da haksızlığa uğrasın, onlar da içeride çürüsün, onlar da gün yüzü görmesin, onların da dünyası karartılıp burunlarından getirilsin, onlara da hayat zindan edilsin, nasılmış görsünler’ diyeceksiniz…’Gazetecilikten tutuklanmadılar’ sloganlarını terse çevirip onlara karşı atacak, kendi manşetleriyle vuracaksınız…Ya da ebediyen susacaksınız.

Yok, Yargıtay bile darbe girişimi suçunun iki lafla işlenemeyeceğine, cebir ve şiddet unsuru yoksa, zor kullanmaya alenen çağrı ve teşvik yoksa suçun oluşmayacağına hükmetmiş…

Yok, savcı bile müebbet ağır cezayı yersiz ve çok bulmuş, mahkeme bile tahliyelerine karar vermiş…

Kimi bağlar, intikam ateşiyle yanıp tutuşan rövanşistleri keser mi?

Kalem kavgasını karakola taşımak, görüş ayrılığına savcıyı polisi karıştırmak, tartışmayı kan davasına çevirmek, hapse attırmadan rahat etmemek fikir çatışması geleneğimizde var bizim. ‘Dişe diş, kana kan’ lafta; söze sopayla mukabeledir bizde adet.

YPG şefine ‘General Mazlum’ rütbesi takan Trump’la Putin’e kızıp acısını Merkel’e Macron’dan çıkarma huyumuzu da koyun üstüne.

Dişli muhataba söyleyemediklerinizi, göze kestirdiklerinize söyler; kimi yakalarsanız bütün sorumluluğu da asli fail gibi onun sırtına yıkarsınız. Faturayı, herkese katkısı oranında bölüştürmekle ne uğraşacaksınız; ‘hınç alınacak vurun abalı’ya modu…

Altan’la Ilıcak serbest mi bırakılmış! ‘FETÖ’cüler bırakılıyor’ diye basın gitsin yaygarayı.

Kimin FETÖ’cü olup olmadığına karar vermek, mahkemelere terk edilemeyecek kadar ciddi iş.

Ne yani, mahkeme ‘FETÖ’cülükleri tespit edilemedi, örgütsel bağları bulunamadı, somut delil yok, o suçlama kanıtlanamadı’ dedi diye siz vaz mı geçeceksiniz! Örgüt üyeliğinde suçsuzluklarına ikna mı olacaksınız! Haksız ve yanıltıcı manşetlerinin öcü alınmayacak mı!

Aynı damar, idari kararla görevden alınıp yerine kayyum atanan HDP’li belediye başkanlarına gelince de kabarıyor.

‘Hani mahkeme kararı’ diyen yanıyor.

Terör örgütü ağzıyla konuşmuş, kol kola girip adeta amaç birliği yapmış, övme ve propaganda suçu işlemiş sayılıyorsunuz.

Mahkeme kararı var mı, yok. Ama terörle irtibat ve iltisaklarını yargıda kanıtlamaya gerek de yok. Hukuku karar vericilerden daha mı iyi bileceksiniz, utanmadan bir de mahkeme kararı mı istiyorsunuz, sizi gidi!

(KARAR)

Etiketler:
Share
181 Kez Görüntülendi.

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • İNZAL EDİLMİŞ ADIMIZI, ÜRETİLMİŞ “İSLÂMCI” KAVRAMI İLE DEĞİŞTİRMEK SAPMALARA KAYNAKLIK ETMİŞTİR

    02 Mart 2020 YAZARLAR

    Her din ya da ideoloji, kendini özgün taşıyıcı kavramlarıyla ifade eder, tanımlar ve mesajını insanlara ulaştırır. Temel tanımlayıcı kavramlar, nötr değildirler; zihnine girdikleri, kendilerini benimseyerek kullanan insanları, kendi arka planındaki din, düşünce, felsefe ve ideoloji istikametinde dönüştürürler. Bunlar, o din ya da ideolojinin, taşıyıcı, inşa edici ve dönüştürücü etkiye sahip olan inanç eksenli kavramlarıdır. Bir de taşıyıcı olmayan, yani dinî ve ideolojik boyutu belirleyici olmayan kavramlar vardır ki onları, her din ya da ideol...
  • ‘Savaş ve Siyaset’, Aynı Hedef İçin, Farklı Silâhlarla Yapılan Eylemler Manzumesidir Kaynak: ‘Savaş ve Siyaset’, Aynı Hedef İçin, Farklı Silâhlarla Yapılan Eylemler Manzumesidir – SELAHADDİN E. ÇAKIRGİL

    02 Mart 2020 YAZARLAR

    Bu Pazar günü, birkaç noktaya değinelim: 1- Anamuhalefet’in lideri ve sözcülerinin, ‘Bizim askerimizin tırnağının ucundan kesip attığı bir parça bile bütün Suriye’den daha değerlidir.’ şeklindeki sözü çok matah bir şeymiş gibi geçen hafta boyunca sık sık dile getirmeleri sorgulanması ve utanılması gereken bir yaklaşımdır. KK ve adamları, yürekleri elveriyorsa, aynı sözü, Suriye için değil de, o ülkeye yarım asırdır zorla tahakküm ve zulmeden Baas Partisi, Esed Hanedanı ve Beşşâr Esed’in şahsı için söylesinler. Ama, dilleri varmaz ona bir olu...
  • Süleymani’nin öldürülmesine niye sevineyim?

    04 Ocak 2020 YAZARLAR

    İran’ın önemli generallerinden birisi, ABD füzeleri ile öldürüldü. Sevinmemiz gerektiğini söylüyor bazılarımız.. Gerekçeler önümüze koyuyorlar.. “Ortadoğu’da sürekli Şia mezhebinin yayılması için, haksız girişimlerde bulunup, örgütlenmeler yaptı.. Suriye’de binlerce Müslümanın ölümüne sebep oldu.. Yemen’den sorumlu.. Irak’tan sorumlu.. Kadınların ırzına geçilmesinden sorumlu.. Bebeklerin ölümünden sorumlu.. Esad’ın kimyasal silah kullanmasından sorumlu..” Devam ediyor, tutulan liste.. Devam ediyor, gerekçeler.. Ben ise şöyle bakıyor...
  • Tapu idaresi tepkide niye gecikti?

    03 Ocak 2020 YAZARLAR

    Haber yankı uyandırmış, konu nazik, konu netameli, ucu 'çılgın proje' hassasiyetlerine dokunuyor, kamuoyu zaten teyakkuzda, duyarlılık tavana vurmuş, üstüne belediyelerin tapu bilgilerini online sorgulama yetkisinin kaldırıldığı söyleniyor, Kanal İstanbul hattındaki arazileri toplayanların izi sürülemeyecek deniyor, yer yerinden oynuyor... Ne beklersiniz; tepkilerin hedefindeki Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün zaman kaybetmeden, sabah ilk iş duruma açıklık getirmesini. Peki onlar ne yapıyor? Haberi alan alıp satan sattıktan sonra, a...