logo

06 Nisan 2019

* Ekrem İmamoğlu bir “proje”dir. * Bu; ikinci “Baykal kumpası”dır. * Seçime “müdahale” edilmiştir. * ABD ve FETÖ bu işin neresinde? * Mesele seçim değil, çok daha ötesidir..


İbrahim Karagül
i.karagul@gmail.com

İstanbul’da seçimler mutlaka yeniden yapılmalı.

Bu yapılamazsa, yapılmazsa bütün oylar mutlaka yeniden sayılmalı.

Öyle oy kaydırmalarının kontrol edilmesiyle ya da geçersiz oyların sayılmasıyla yetinilmemeli. Sadece buradan gitmek, İstanbul üzerinde uygulanan “proje”yi ortaya çıkarmaya yetmeyecek.

Zihinlerdeki soru işaretlerini, şüpheleri, seçime düşen gölgeyi tamamen ortadan kaldırmak için, uygulanan “İstanbul projesi” hakkında kapsamlı bir dosya ve soruşturma açılmalı. Seçimlerin de ötesinde, belediye başkanını belirlemesinin de ötesinde gerçekler açığa çıkarılmalı.

Şahsen, seçimlerin yeniden yapılmasının tek çözüm olduğuna inanıyorum.

TÜRKİYE İÇİN VAHİM BİR SÜRECİN İLK ADIMI: BU BİR ‘HAZIMSIZLIK’ DEĞİL…

Bu yapılmazsa, 31. Mart’ın İstanbul sonuçlarının şaibeli olduğunu, hep şaibeli kalacağını söylüyorum. Dahası, İstanbul üzerinden uygulanan “müdahale”nin Türkiye için vahim bir sürecin ilk adımı olduğunu düşünüyorum.

Kimse yanlış anlamasın, kimse kızıp bağırmasın, Ekrem İmamoğlu’nun aldığı oyları sorguluyor değilim. Onun Belediye Başkanı olmasına duyduğum hazımsızlık yüzünden de bunları yazmıyorum.

Demokrasiye, seçimlere yönelik şüphelerim varmış gibi de algılanmasın. Başka bir şeyden, İmamoğlu’na oy verenlerin bile her şey ortaya saçıldığında rahatsız olacakları bir endişeden söz ediyorum.

SEÇİME MÜDAHALE EDİLMİŞTİR! ABD VE FETÖ İŞİN NERESİNDE?

Seçimlere müdahale edilmiştir. Artık bu yadsınamaz bir gerçektir. CHP’lilerin, FETÖ’cülerin, PKK’lıların hatta AK Partili görünen bazılarının “artık hazmedin”, “gerçeği kabul edin” söylemlerinin çok ötesinde bir durumla karşı karşıyayız.

İçeride çok geniş bir ağ, yaygın bir organizasyon kurulmuş, ince bir planlama yapılmış, sistematik bir çalışma yürütülmüş, bunlar olurken herkes uyumuş ya da uyutulmuş.

Her seçim öncesi “yolsuzluk yapılacak” diye ortalığı ayağa kaldıranların 31 Mart seçimi öncesi sessizliği, ABD’nin “Şeffaf seçimler yapılsın” söylemlerinin bu seçimlerde duyulmaması, “Oy ve Ötesi” türü organizasyonların bu seçimde ortada görünmemesi, seçim sonrasında ABD’den AB’ye herkesin susması, hep bir ağızdan “sonuçları kabul edin” açıklamaları zaten yeterince dikkat çekiyordu.

EĞİTİM ADI ALTINDA FETÖ VE PKK ORGANİZASYONU..

Seçimlere yönelik organizasyon son derece gizlilikle yapılmış. Çalışmalar öyle yürütülmüş. Aralarında koordinasyon ve görevlendirme öyle yapılmış. Eğitim adı altında toplantılar, görev dağıtımları yapılmış. Sandık başkanları listelerine müdahaleden FETÖ ve PKK kadroları arasındaki işbirliğine kadar her şey ayarlanmış.

Bu haliyle Yüksek Seçim Kurulu üzerinden de doğru sonuca varılacağına, gerçeğin ortaya çıkarılabileceğine inanmıyorum. Bu kadar ince hesap yapanların YSK boyutunu düşünmemesi ve tedbir almaması zaten düşünülemez. Daha derin bir organizasyona, İstanbul’dan da öte Türkiye’ye yönelik bir planlamaya dikkat çekiyorum.

EKREM İMAMOĞLU BİR PROJEDİR! İKİNCİ “BAYKAL KUMPASI”DIR BU..

Şahsen, Ekrem İmamoğlu’nun bir “proje” olduğunu düşünüyorum. Deniz Baykal’a kumpas kurup Kemal Kılıçdaroğlu’nu CHP’nin başına getirenler, bu projeyle Türkiye’nin kurucu partisini “Türkiye Ekseni”nden çıkarıp çokuluslu müdahale cephesine çekenler, ikinci adımı İmamoğlu üzerinden atmıştır.

Baykal kumpasının arkasında kim varsa, İmamoğlu’nun aday yapılmasının arkasında da aynı güçler ve çevreler vardır.

Baykal kumpasının arkasında kimler kullanılmışsa, İmamoğlu’nun kampanyasını yürütenler de onlardır.

Baykal kumpasının arkasındaki akıl kimse, kullanılan örgütler ve çevreler kimse, bu seçime müdahale de onların aklıyla, onların ince işçiliği ile yapılmıştır.

FETÖ’YÜ ORADA KİM TOPLADI?

İmamoğlu projesi, 15 Temmuz’un intikamıdır. Projenin kendisi bir intikam projesidir. İmamoğlu İstanbul için değil, Türkiye için hazırlanmaktadır. Bu tasarım da milli eksene karşı çokuluslu bir akıl tarafından yürütülmektedir.

FETÖ’yü, PKK’lıları İmamoğlu’nun arkasında toplayan irade, 15 Temmuz’un arkasındaki iradenin ta kendisidir. İmamoğlu ile şahsi bir meselem yok. Asla böyle algılanmasın, çünkü olamaz. Ben Türkiye’nin derdindeyim. Ardı ardına üç darbe servis edilip, bu ülkeyi paramparça edenlerin yeni adımlarını izlemeye çalışıyorum.

BU BİR MİLLİ GÜVENLİK MESELESİ OLACAKTIR..

Baykal kumpası sonrası CHP’yi bir ulusal güvenlik meselesine dönüştürenlerle FETÖ’nün patronları aynıdır. Şimdi de İmamoğlu üzerinden ikinci adımı atıyorlar, yine bir milli güvenlik meselesi olarak algılamamız gereken bir müdahaleye başlıyorlar.

İşte bu amaçla İmamoğlu’nu sadece aday yapmadılar, kazanması için her ayrıntıyı planladılar. Seçim yolsuzlukları dahil. Derin FETÖ yapılanmasını, kamudaki FETÖ yapılanmasını sahaya sürdüler. Kripto HDP’lileri ve PKK mensuplarını onlarla koordineli sahaya sürdüler.

Zaten CHP-İYİ Parti-Saadet ittifakıyla bunun toplumsal zeminini, psikolojisini oluşturmuşlardı. İşte o ittifakı kamuflaj kullanıp, başka bir oyunu sahneye sürdüler. Saadet ve İYİ Parti tabanı bir süre sonra bu oyunu görecek.

15 TEMMUZ’DA, GEZİ’DE HEDEF NEYSE ŞİMDİ DE O..

İmamoğlu kesin kazanmalıydı. Oy alsa da almasa da kazandırılacaktı! Oyu yeterli olmasa bile o ‘ince işçilikle’ kazandırılmalıydı. Çünkü hedef belediye başkanlığının çok ötesindeydi.

15 Temmuz’da, Gezi’de hedef neyse, Baykal kumpasında hedef neyse, Suriye’nin kuzeyinden kuşatmada hedef neyse, S-400’ler üzerinden yürütülen saldırıların hedefi neyse İmamoğlu projesi de oydu.

Kimse kızıp küfürler savurup durmasın. Kimse milli irade, seçim, oylarımız diyerek bu gerçeği örtmeye kalkmasın. Bizim onlara karşı boynumuz kıldan incedir. Ama burada başka bir tehlike varsa, Türkiye için, onu da söylemekten çekinmeyeceğiz.

KİM ADAY YAPTI? KİM KAMPANYA YÜRÜTTÜ? KİM “ADAM”INI SAVUNUYOR?

Daha kazanmadan, daha mazbatasını almadan “adamımızı tanıyın” diye açıklama yapanlar işin arkasındadır. Onların şimdiye kadar kullandığı kuklalar işin arkasındadır. Seçim öncesi örtülü, gizli müdahale, seçimden sonra da aynı çevreler üzerinden zihinsel bir operasyon olarak yürütülmektedir.

İmamoğlu’nun aday yapılmasında ve kampanyasında kimler ne roller üslendi, FETÖ yapılanması bunun neresinde, bence çok ciddi soru işaretidir?

Tekrar edeyim: Bu, seçim yolsuzluğunun ötesinde, belediye başkanlığı meselesinin ötesinde bir durumdur. Konu, seçimlerden bağımsız, bir milli güvenlik hassasiyeti ile ele alınmalıdır.

İmamoğlu, koltuğuna otursa bile meşruiyeti her zaman sorgulanacaktır. Zaten çok yakında bu durum kendini belli edecektir.

(YENİ ŞAFAK)

Etiketler: » » » » » » »
Share
99 Kez Görüntülendi.

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Neredesin Yusuf?

    15 Eylül 2019 YAZARLAR

    Şol rivayet odur ki, kardeşleri ne yapıp edip babalarını ikna ederek Yusuf’u kıra götürme izni aldıklarında niyetleri kesin olarak onu öldürmektir. On erkek kardeşin onu da bu cinayet üzere anlaşmışlardır. Yusuf’u öldürüp çöle atıverecekler, başlarına bela olan bu güzeller güzeli çocuktan ebediyen kurtulacaklardır. Yusuf’u hırpalayıp, ağzını yüzünü kan revan içerisinde bıraktıklarında, kardeşlerin en büyüğü bıçağını çekmiş, kardeşini öldürmek üzere hamle etmiş, lakin onu öldürmeye muvaffak olamamıştır. Niye böyle olmuştur bu? Çünkü muradı b...
  • Buridan’ın eşeği ya da buldukça bunamak

    15 Eylül 2019 YAZARLAR

    Buridan’ın eşeği alegorisi ile buldukça bunayanın hali arasında bir benzerlik yok. Olsa olsa tersinden bazı çıkarımlarda bulunulabilir. Buldukça bunayan genelde şımarık çocuk halidir. Verileni beğenmez, daha çoğunu daha iyisini ister. Daha çoğu ve daha iyisi verilse onu da elinin tersiyle iter. İstemem, diye bağırıp çağırır, tepinir... O ancak ona sırt çevirerek adam edilir. Hiç açlık yaşamadığı için açlığın ne olduğunu bilmez. İstemedikçe daha çoğunu verme yerine, “Sen bilirsin” diyerek önündeki de çekilirse bir süre sonra beğenmediği ne va...
  • Beton Ekrem, bu kadar parayı ne yapıyor?

    15 Eylül 2019 YAZARLAR

    Hepsi birlik oldular.. Davutoğlu’cular.. Babacan’cılar.. Gül’cüler.. CHP’lilerin zaten kendi adayları idi.. Ülkücü geçinen İyi Partililer.. Ülkücüleri faşistlikle suçlayan Kürt ırkçısı HDP’liler.. Hatta.. Başkanlığa aday gösterdikleri ismin aldığı oydaki gerilemeye bakarsanız.. “Milli Görüş’ün tek temsilcisiyiz” diyen Saadet Partililer.. Hayatını Kur’an okumaya ve öğretmeye adayan Süleyman Hilmi Tunahan’ın talebelerinin bir kısmı.. Kendilerini “Nurcu” olarak tanıtan, ellerinde günlük gazeteleri olan, aslında baş...
  • Para para para…

    15 Eylül 2019 YAZARLAR

    Bir zamanlar Eurovision diye bir müzik yarışması vardı. Ajda Pekkan “Para para para” diye bir şarkıyla katılmıştı. “Petroil” diye bir sevgilisi de vardı bir zamanlar. Petrol’dü aşkımız. Para ile başımız belada. Para put, para fitne, para oltadaki yem! “Varlığı bir dert yokluğu yara” bu paranın. Bir bakıyorsunuz para muslukları kesilmiş. Bir bakıyorsunuz her yerden para yağıyor Türkiye’ye. Şimdi yeni bir operasyonla karşı karşıyayız. Söyleyeyim, içerideki patronlar, dışarıdaki patronlardan dibe vuran ekonomide satılık kelepir fabrikaları S...