logo

Dünyada ilk kez Türkiye’nin Otomobili’nde kullanılacak ilkler ve enler


Bülent Orakoğlu
b.orakoglu@gmail.com

Teknoloji üssü Bilişim Vadisi’nin resmi açılışı ve ülkemizin gurur kaynağı olan yerli otomobil tanıtımı töreni 27 Aralık’ta Gebze’de yapıldı. Türkiye’nin Otomobili Girişim Grubu tarafından Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yönlendirmesi ve desteğiyle, Türkiye’nin 60 yıllık rüyasının gerçekleştirildiği törende Devrim’den sonra bir ilk. Ve Cumhurbaşkanımız’ın deyişiyle ‘devrin otomobili’ sahneye çıktı. Başkan Erdoğan törende yaptığı konuşmada “Ülkemizin ilk motor fabrika teşebbüsünü başlatan Necmettin Erbakan hocamızı da rahmetle minnetle yad ediyoruz. İnşallah farklı kurumlarımız nezdinde başlattığımız projelerimiz sonuçlandığında birkaç yıl içinde motor meselesini de kökten çözmüş olacağız. Kaybettiğimiz 65 yılın hesabını sormayı da milletimize bırakıyorum. Geçmişte Devrim otomobilinin önünü kesmeyi başardılar. Ancak bu kez devrin otomobilinin önünü kesemeyecekler” demişti.

Türk mühendis ve işçileri tarafından üretilen ilk yerli otomobil olan Devrim arabası için ilk adımlar 16 Haziran 1961 tarihinde Erbakan’ın ortaya attığı fikirden hareketle dönemin darbeci askerlerinden oluşan iktidar tarafından ortaya atılmıştı. Bu tarihte Devlet Demiryolları Fabrikaları ve CER Dairelerinin yönetici ve mühendislerinden 20’sini toplantıya çağırdı. Toplantıda özetle “Biz araba yapamayız” diyenler çoğunluktaydı. Neticede 130 gün içinde 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’na yetişecek şekilde ilk yerli otomobilin yapılmasına karar verilmişti. Mühendisler, Profesör Doktor Necmettin Erbakan ve Devlet Demir Yolları Genel Müdür Yardımcısı Emin Bozoğlu öncülüğünde, Eskişehir’de kendilerine tahsis edilen bir atölyede çalışmalara başladı… Eskişehir’de Demiryolu Fabrikaları’nda yaklaşık 4,5 ay süren çok zorluklarla geçen çalışmalar sonucunda Türkiye’nin ilk yerli otomobili Devrim ortaya çıktı. Devrim’in yapılış sürecinde yaklaşık 48 mühendis ve 200’e yakın işçi görev aldı. Üretilen ilk otomobil beyaz renkli olurken, bir diğer otomobil ise siyah makam arabası olarak yapılmıştı. Bugün, Türkiye’nin milli ve yerli harp sistemlerinin ve uzay teknolojilerinin gelişmesini tehdit olarak algılayan emperyalizm geçmişte de ilk yerli uçak hamlesini nasıl engellediyse Devrim otomobillerini de aynı algı ve psikolojik harp yöntemleriyle engelleyecekti. Nitekim Cumhurbaşkanı Gürsel’in kullanacağı Devrim otomobilin benzinini yok denecek şekilde eksilterek otomobilin yolda kalması sağlanmış ve ilk ve yerli Devrim otomobilleri kızağa çekilmişti. Oysa bugün bej renkli Devrim arabası hala çalışır durumdadır, 17 bin kilometre yapmıştır ve Eskişehir TÜLOMSAŞ bahçesinde, özel bir camekanda sergilenmektedir. Devrim otomobilleri ile seri üretime geçilebilseydi o dönemki fiyatı 30 bin TL olarak düşünülmüştü.

TÜRKİYE’NİN OTOMOBİLİ 4 ALANDA DEVRİM YAPIYOR

Bunlardan ilki işbirliği modeli. Bugüne kadar ‘Türkler ortaklık kuramaz’ dendi. Farklı sektörlerden iş dünyası aynı masaya toplandı. İkincisi ‘beyin göçünü tersine çevirdik’, Türkiye’de nitelikli çalışanlar, mühendisler yurt dışına gidiyordu. Bu kez biz dünyanın dört bir yanından Türk’ü, Alman’ı, Amerikalısı ve Asyalısı olmak üzere yüzlerce beyni bilişim vadisinde toplamaya başladık. Yani beyin göçünü tersine çevirdik. Bugün Amerika’da Çin’de Avrupa’da ne yapılıyorsa aynısını ve en önemlisi aynı zamanda yapıyoruz.

İLK YERLİ OTOMOBİLİN FİYATI

Uzmanlara göre piyasaya 2022 yılında sürülmesi beklenen ilk yerli ve elektrikli otomobil fiyatlarının küresel rekabet çerçevesinde 150-200 bin lira arasında olacağı, yeni BMW iX3’ün elektrikli versiyonunun 400 bin TL’nin üzerinde olacağı belirtiliyor. Tesla’da ise fiyat milyonu buluyor.

Dünyada ilk kez Türkiye’nin otomobilinde kullanılmaya başlanacak olan teknik ve donanım özellikleriyle de ilklere ve enlere imza atacak. TOGG, 2022’de C-SUV modeli pazara çıktığında, Avrupa’nın doğuştan elektrikli ilk SUV üreticisi olacak. Türkiye’nin ilk sıfır emisyonlu ve akıllı otomobili olarak üretilecek. C-SUV modeli, bu ilklerin yanı sıra sınıfının en uzun aks mesafesi, en geniş iç hacmi, en iyi hızlanma performansı ve en düşük toplam sahip olma maliyeti gibi özellikleriyle de rakiplerinin önüne geçiyor.

Türkiye’nin otomobili, sadece elektrikli, bağlantılı ve akıllı olmasıyla değil, sahip olacağı yenilikçi ve yıkıcı teknolojiler ile de kullanıcılarının otomobil deneyimini farklı bir boyuta taşımayı hedefliyor. Bu doğrultuda TOGG, dünyada ilk kez Türkiye’nin otomobilinde kullanılmaya başlanacak olan “Holografik Asistan” teknolojisi için hazırlıklarını sürdürüyor. Bu yenilikçi asistan, sıradan bir sanal gösterge panelinin çok ötesinde bir kullanıcı deneyimi yaşatmak amacı ile ileri göz takip algoritmaları ve holografik üç boyutlu görüntüleme teknolojilerinden faydalanacak. Bu teknoloji sayesinde sürücü gözünü yoldan ayırmadan aracın gösterge ekranında verilen bilgileri görmekle kalmayacak, aynı zamanda yol ve çevre hakkında ihtiyacı olabilecek diğer tüm bilgilere ulaşabilecek.

Arttırılmış gerçeklik ve 3 boyut ile zenginleştirilmiş görüntü sayesinde yol tarifi ve diğer sürücü destek sistemleri daha kolay kullanılacak.

(YENİ ŞAFAK)

Etiketler:
Share

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • İNZAL EDİLMİŞ ADIMIZI, ÜRETİLMİŞ “İSLÂMCI” KAVRAMI İLE DEĞİŞTİRMEK SAPMALARA KAYNAKLIK ETMİŞTİR

    02 Mart 2020 YAZARLAR

    Her din ya da ideoloji, kendini özgün taşıyıcı kavramlarıyla ifade eder, tanımlar ve mesajını insanlara ulaştırır. Temel tanımlayıcı kavramlar, nötr değildirler; zihnine girdikleri, kendilerini benimseyerek kullanan insanları, kendi arka planındaki din, düşünce, felsefe ve ideoloji istikametinde dönüştürürler. Bunlar, o din ya da ideolojinin, taşıyıcı, inşa edici ve dönüştürücü etkiye sahip olan inanç eksenli kavramlarıdır. Bir de taşıyıcı olmayan, yani dinî ve ideolojik boyutu belirleyici olmayan kavramlar vardır ki onları, her din ya da ideol...
  • ‘Savaş ve Siyaset’, Aynı Hedef İçin, Farklı Silâhlarla Yapılan Eylemler Manzumesidir Kaynak: ‘Savaş ve Siyaset’, Aynı Hedef İçin, Farklı Silâhlarla Yapılan Eylemler Manzumesidir – SELAHADDİN E. ÇAKIRGİL

    02 Mart 2020 YAZARLAR

    Bu Pazar günü, birkaç noktaya değinelim: 1- Anamuhalefet’in lideri ve sözcülerinin, ‘Bizim askerimizin tırnağının ucundan kesip attığı bir parça bile bütün Suriye’den daha değerlidir.’ şeklindeki sözü çok matah bir şeymiş gibi geçen hafta boyunca sık sık dile getirmeleri sorgulanması ve utanılması gereken bir yaklaşımdır. KK ve adamları, yürekleri elveriyorsa, aynı sözü, Suriye için değil de, o ülkeye yarım asırdır zorla tahakküm ve zulmeden Baas Partisi, Esed Hanedanı ve Beşşâr Esed’in şahsı için söylesinler. Ama, dilleri varmaz ona bir olu...
  • Süleymani’nin öldürülmesine niye sevineyim?

    04 Ocak 2020 YAZARLAR

    İran’ın önemli generallerinden birisi, ABD füzeleri ile öldürüldü. Sevinmemiz gerektiğini söylüyor bazılarımız.. Gerekçeler önümüze koyuyorlar.. “Ortadoğu’da sürekli Şia mezhebinin yayılması için, haksız girişimlerde bulunup, örgütlenmeler yaptı.. Suriye’de binlerce Müslümanın ölümüne sebep oldu.. Yemen’den sorumlu.. Irak’tan sorumlu.. Kadınların ırzına geçilmesinden sorumlu.. Bebeklerin ölümünden sorumlu.. Esad’ın kimyasal silah kullanmasından sorumlu..” Devam ediyor, tutulan liste.. Devam ediyor, gerekçeler.. Ben ise şöyle bakıyor...
  • Tapu idaresi tepkide niye gecikti?

    03 Ocak 2020 YAZARLAR

    Haber yankı uyandırmış, konu nazik, konu netameli, ucu 'çılgın proje' hassasiyetlerine dokunuyor, kamuoyu zaten teyakkuzda, duyarlılık tavana vurmuş, üstüne belediyelerin tapu bilgilerini online sorgulama yetkisinin kaldırıldığı söyleniyor, Kanal İstanbul hattındaki arazileri toplayanların izi sürülemeyecek deniyor, yer yerinden oynuyor... Ne beklersiniz; tepkilerin hedefindeki Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün zaman kaybetmeden, sabah ilk iş duruma açıklık getirmesini. Peki onlar ne yapıyor? Haberi alan alıp satan sattıktan sonra, a...