logo

Böyledir, CHP’nin Müslümanlığı!


Ali İhsan Karahasanoğlu
a.karahasanoglu@gmail.com

Kimsenin dinine karışmam..

Herkes istediği gibi inanır veya inanmaz..

Hesabını da sadece Allah’a verir..

Kimseyi namaza zorlamıyoruz.

“İlla oruç tutacaksın” demiyoruz..

Hem İslami olarak bunu yapmak doğru değil..

Hem de bugünkü hukuk sistemi açısından, bu mümkün değil..

Ne yani.. Birisi, bir başkasının zorlaması ile namaz kılarsa.. Oruç tutarsa.. Zorlamayı yapan veya zorla ibadet etmiş gibi görünen.. Sevap kazanabilir mi?

Mümkün mü bu?

İbadetin temeline aykırı bir durum, zorlama!..

Bunun yanı sıra.

Kimse de, bana din dikte etmemeli..

Çocuğumun ne giyeceğine, hangi okula gideceğine kimse karışmamalı.. Karışamamalı..

Bu genel bakış açımı hatırlattıktan sonra..

Gelelim, CHP’nin riyakarlığına..

Bakıyorsunuz, CHP’nin adaylarına..

Eyüpsultan’da seçim öncesinde Yasin okuyor.

Seçim sonrasında bakıyorsunuz.. Dini Yayınlar Fuarı’nı engelliyor..

Ekrem Bey, seferilik savunması yapacak ama..

Yanında, seferi olmayan CHP’liler de var..

Ramazan’ın ikinci gününde, hep birlikte, gelsin çaylar, börekler..

Nasıl bir iş bu?

İzah edilmesi gerekmez mi?

Tabii ki, yukarda girişte belirttiğim gibi..

CHP’lilerin oruç tutup tutmamaları beni ilgilendirmez..

Ama..

“İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi’nden naklen yayın yapıyorum” diyerek afra tafra yapanlar..

“Şeffaflık” sözü verenler..

“Biz halkımızı aldatmayacağız” diyenler..

Ramazan’ın birinci günü, iftarı bir vatandaşın sofrasında yaptığına dair görüntüleri paylaşanlar..

Halkın önünde “Ben oruç tutuyorum” dedikten sonra..

Kapalı kapılar ardında, çay içiyorlarsa..

Burda bir “ahlak” sorunu vardır..

Burda bir “aldatma” var demektir..

Olay Ekrem İmamoğlu ile sınırlı da değil..

Dün CHP Çorum Milletvekili de, TBMM kürsüsünden su içme pozu verdi..

Osmanlı’da, gayrimüslimler bile..

“Nezaketen” oruçluların yanında yiyip içmezlerken!

Bizimkiler..

TBMM kürsüsünden..

Sanki çöldeki bedevi gibi, susuz kalmışlarcasına..

Suyu içiyorlar..

Sonra da.

“Size ne size ne? Burası şeriat devleti mi? Burası laik cumhuriyet” diyorlar..

Şuna varım..

Seçmenin önüne gittiklerinde de..

Ramazan günü suyu devirsinler..

Ardından da..

“Kızmaca yok kardeş. Burası laik cumhuriyet” desinler..

Bizim de diyecek pek bir şeyimiz olmaz..

Ama..

Seçim öncesinde, genel olarak söylüyorum..

“Regaib Geceniz mübarek olsun” paylaşımları yapıp..

Seçimde ön planda duranlar, camiden ayrılmayıp..

Cuma namazları kılarken fotoğraflar çektirip..

Sonra da.

Ramazan günü, insanların önünde yiyip içiyorlarsa..

Seçim öncesinde, insan haklarının çok ötesinde söylemle karşımıza çıkıp..

Daha daha fazlası ile..

“Hayvan hakları” diyorlar, ve..

Seçimden sonra ise..

“Suriyelileri kovacağım tabii. Gitsinler kendi ülkelerine” diyorlarsa..

Bu CHP’liler..

Hem siyasi kimliklerini sorgulamaları gerekir..

Hem dürüstlüklerini sorgulamaları gerekir..

Hem de, artık gösteriş için olduğu ortaya çıkan “ibadet”lerini sorgulamaları gerekir..

Bunlar, olayın bir cephesi..

Bir de..

Bu CHP’lilere şirinliğe soyunan dindar kardeşlerimiz var..

Mesela..

Benim Saadet Partili, Antalya’dan Avukat Ali Aktaş kardeşim.

Bunlara inandığı için mi?

Yoksa..

Siyaseti tabulaştırdığı için mi?

CHP’nin İstanbul adayı, taşınmaz kralı Ekrem İmamoğlu’nun parası yokmuş gibi..

Seçimde kullanması için, CHP’nin adayına para yardımı yapmış…

Rizeli köylü teyzemizin, CHP milletvekili adayının, seçim öncesinde oy toplamak için yaptığı köy ziyaretinde.. Çeşmeden doldurup, taşıdığı suyu döküp, “Ben o su ile abdest alamam.. Namaz kılamam. CHP’linin taşıdığı su ile abdest kabul olur mu? Bu ülkede binlerce kızımızın başındaki örtüye el uzatanların taşıdığı su ile abdest kabul olur mu?” diyerek gösterdiği hassasiyetinden uzak bir tavırla..

Saadet Partisi’nin genel merkez binasına CHP’lilerin para yardımı yapmasına çağrıda bulunmuş..

Aklımızı mı yitirdik biz?

Yüzyıllar mı geçti, 28 Şubat sürecinin üzerinden?

Başka bir dünyada mıydık biz, Necmettin Erbakan iktidardan indirildiğinde?

Kim yaptı o işkenceleri bize?

Hafızamızı mı kaybettik?

Yoksa..

Bu işlerin arkasında, aklımızın ermediği, bir “derin” boyut mu var?

(YENİ AKİT)

Etiketler:
Share
250 Kez Görüntülendi.

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • İNZAL EDİLMİŞ ADIMIZI, ÜRETİLMİŞ “İSLÂMCI” KAVRAMI İLE DEĞİŞTİRMEK SAPMALARA KAYNAKLIK ETMİŞTİR

    02 Mart 2020 YAZARLAR

    Her din ya da ideoloji, kendini özgün taşıyıcı kavramlarıyla ifade eder, tanımlar ve mesajını insanlara ulaştırır. Temel tanımlayıcı kavramlar, nötr değildirler; zihnine girdikleri, kendilerini benimseyerek kullanan insanları, kendi arka planındaki din, düşünce, felsefe ve ideoloji istikametinde dönüştürürler. Bunlar, o din ya da ideolojinin, taşıyıcı, inşa edici ve dönüştürücü etkiye sahip olan inanç eksenli kavramlarıdır. Bir de taşıyıcı olmayan, yani dinî ve ideolojik boyutu belirleyici olmayan kavramlar vardır ki onları, her din ya da ideol...
  • ‘Savaş ve Siyaset’, Aynı Hedef İçin, Farklı Silâhlarla Yapılan Eylemler Manzumesidir Kaynak: ‘Savaş ve Siyaset’, Aynı Hedef İçin, Farklı Silâhlarla Yapılan Eylemler Manzumesidir – SELAHADDİN E. ÇAKIRGİL

    02 Mart 2020 YAZARLAR

    Bu Pazar günü, birkaç noktaya değinelim: 1- Anamuhalefet’in lideri ve sözcülerinin, ‘Bizim askerimizin tırnağının ucundan kesip attığı bir parça bile bütün Suriye’den daha değerlidir.’ şeklindeki sözü çok matah bir şeymiş gibi geçen hafta boyunca sık sık dile getirmeleri sorgulanması ve utanılması gereken bir yaklaşımdır. KK ve adamları, yürekleri elveriyorsa, aynı sözü, Suriye için değil de, o ülkeye yarım asırdır zorla tahakküm ve zulmeden Baas Partisi, Esed Hanedanı ve Beşşâr Esed’in şahsı için söylesinler. Ama, dilleri varmaz ona bir olu...
  • Süleymani’nin öldürülmesine niye sevineyim?

    04 Ocak 2020 YAZARLAR

    İran’ın önemli generallerinden birisi, ABD füzeleri ile öldürüldü. Sevinmemiz gerektiğini söylüyor bazılarımız.. Gerekçeler önümüze koyuyorlar.. “Ortadoğu’da sürekli Şia mezhebinin yayılması için, haksız girişimlerde bulunup, örgütlenmeler yaptı.. Suriye’de binlerce Müslümanın ölümüne sebep oldu.. Yemen’den sorumlu.. Irak’tan sorumlu.. Kadınların ırzına geçilmesinden sorumlu.. Bebeklerin ölümünden sorumlu.. Esad’ın kimyasal silah kullanmasından sorumlu..” Devam ediyor, tutulan liste.. Devam ediyor, gerekçeler.. Ben ise şöyle bakıyor...
  • Tapu idaresi tepkide niye gecikti?

    03 Ocak 2020 YAZARLAR

    Haber yankı uyandırmış, konu nazik, konu netameli, ucu 'çılgın proje' hassasiyetlerine dokunuyor, kamuoyu zaten teyakkuzda, duyarlılık tavana vurmuş, üstüne belediyelerin tapu bilgilerini online sorgulama yetkisinin kaldırıldığı söyleniyor, Kanal İstanbul hattındaki arazileri toplayanların izi sürülemeyecek deniyor, yer yerinden oynuyor... Ne beklersiniz; tepkilerin hedefindeki Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün zaman kaybetmeden, sabah ilk iş duruma açıklık getirmesini. Peki onlar ne yapıyor? Haberi alan alıp satan sattıktan sonra, a...