logo

Bir defacık da, “Hepimiz Türküz, İhvanız, Müslümanız” deseniz ya!


Ali İhsan Karahasanoğlu
a.karahasanoglu@gmail.com

Ucuz söylemdir..

Vıcık vıcık riyakârlık kokar..

Kafalarının içindeki başka iken, dışarıya başka bir hava verirler..

İstismara açık bir konu yakalarlar, kafayı çıkarıp, “Biz buradayız” derler..

Mesela?

Bir Ermeni gazeteci mi öldürüldü?

Hemen sokaklara dökülürler..

“Hepimiz Hrant’ız” derler..

Yetmez..

“Hepimiz Ermeniyiz” derler..

İtiraz eden birisini mi gördüler?

“Ne demek, ‘hepimiz Ermeniyiz’. Siz nasıl Ermeni oluyorsunuz?” diyen birisi ile mi karşılaştılar..

“İnsan değilsiniz siz. Ne var, öldürülen bir gazeteciye sahip çıkmak için ‘hepimiz Ermeniyiz” dersek. Bunu bile anlamıyorsunuz. Bir gazeteciye, bir insana sahip çıktığımız için, nefret söylemine muhatap oluyoruz.” diye çıkışırlar..

“Biz insanlığın ortak değerleri üzerinde buluşuyoruz. Konu Ermeni olmak değil, konu haksızlığa uğramak” derler..

“Siz anlamazsınız, insanlığın yüksek değerlerini” diye de tahkir ederler..

İçimizdeki saf arkadaşlar da..

Yağlarını eriterek, bu söylemi dinlerler..

“He ya.. Önemli olan mazluma sahip çıkmak.. İnancı, dini, mezhebi ne olursa olsun.. Mazlum olan herkesi sahip çıkmak gerekir. Bunlar da mazluma sahip çıkıyorlar” derler..

O zaman haydi buyrun..

“Hepimiz Ermeniyiz” sloganındaki Ermenilerle ilgili olduğu için..

Hocalı katliamından başlayalım..

Dün, Hocalı’da, 700’e yakın sivil Azeri’nin Ermenistan askerleri tarafından öldürülmesinin yıldönümü idi..

Dinine, inancına, mezhebine bakmadan, tüm mazlumlara sahip çıktıklarını iddia edenlerden bir tanesi, “Bugün hepimiz Azeriyiz.. Bugün hepimiz Türküz” diye bir slogan attılar mı?

Bizlere insanlık dersi verenler..

Her yıl sözde Ermeni soykırımı iddiası ile 100 yıl öncesinin hesabını bizden sormak için, tepemize üşüşenler..

1992 yılındaki Hocalı katliamını iki kelimecik bir açıklama ile kınadılar mı?

Solcular..

Sosyalistler..

Komünistler..

Emperyalizm karşıtları..

Ne oldunuz?

Nereye saklandınız?

Hrant Dink insan da..

Hocalı’da öldürülen Azeriler insan değil mi?

Küçücük çocuklar, kadınlar insan değil mi?

Niye onlara da bir el uzatmıyorsunuz?

Mazlum olana, dinini, ırkını sormadan sahip çıkmıyorsunuz?

Yoksa..

Bu ilkeleriniz, mazlum Ermeni ise geçerli..

Mazlum, Müslüman ise.. Mazlum Ermeni değil ise, geçerli değil mi?

Daha önemlisi..

Öldüren Ermeni ise, o olay sizi hiç ilgilendirmiyor mu?

**

Benzer ikiyüzlülük..

Bir başka örneği ile karşımızda..

Eli kanlı teröristler için, idam cezası verilmesi gündeme mi geldi?

Küçücük kızların önce ırzına geçip, sonra öldüren esfeli safilin sıfatına hak kazanmış yaratıklara idam cezası verilmesi mi isteniyor..

Hemen ortalığa çıkanlar..

“İdam cezası, ilkel bir cezadır.. 21. asırda gündeme getirilmesi bile bir vahşettir” diyenler..

Yargılanan kişi kim olursa olsun, ne kadar vahşi bir eyleme imza atmış olursa olsun, idam cezasının gündeme bile getirilmemesini isteyenler..

İdam cezası tekrar ceza kanunlarına girecek olursa, Avrupa Birliği’nin, artık tümü ile hayal olacağını söyleyerek, Türkiye’ye sopa gösterenler..

Mısır’da darbeci Sisi’nin, muhaliflerini idam etmesine, ses çıkarmıyorlar..

9 genç, hayali suçlamalarla idam cezasına çarptırılıyor..

Uluslararası arenada, kimse bir kampanya düzenlemiyor..

Kimse, “İdam cezasına karşıyız. İdamlar durdurulmalı” demiyor..

İdam cezaları onanıyor..

Yine dünya suskun..

Sisi, idamların infazını emrediyor..

Yine insanlık suspus..

İdamlar infaz ediliyor..

Haftasında, Avrupa Birliği, Mısır’a gidiyor.

Adeta darbeci Sisi’yi tebrik etmek için..

Türkiye’ye sopa göstermek için kullandığı idamların..

Mısır’da gerçekleştirilmesinden duydukları memnuniyeti ifade etmek için..

Mısır’a gidiyorlar ve Sisi ile fotoğraf çekiliyorlar..

Almanya’sı da orada..

İngiltere’si de orada..

Fransa’sı da orada..

Hep birlikte poz veriyorlar..

Hiç kimse, idam cezası verilenlerin dinine, inancına, mezhebine bakmayacağız. Mazluma sahip çıkacağız” demiyor..

Haksız yere idam kararına muhatap olanların İhvan mensubu muhalifler olduğu gerçeği karşısında..

Ne Avrupa’da..

Ne de Türkiye’de..

“Hepimiz İhvanız” diye, kimse sokaklara dökülmüyor..

“Anlamıyor musunuz.. Bu evrensel bir ilke.. İdam cezasına karşı olmak, insanlığın gereği.. İdam demek, ilkellik demektir” diyerek, kimse Sisi’nin karşısına geçip, felsefe yapmaya kalkışmıyor..

Tam aksine..

AB ülkelerinin en yetkilileri, idam cezasının 9 gence uygulandığı hafta, Mısır’da boy gösterip..

Kendileri için “idam cezası”nın hiçbir öneminin olmadığını ispatlıyorlar..

İdam cezası, kendi yandaşları için verilecek ise..

Yıkmak istedikleri devletlerin içini karıştırmakta kullandıkları elemanlar için idam sözkonusu ise..

Toplumun ahlakını ifsat eden ahlaksızlar için, idam cezası verilmek isteniyor ise..

İşte o zaman..

“İdam cezasına karşıyız” diyorlar..

“İdam cezası ilkelliktir” diyorlar..

Masum insanların idamında ise..

Duymadık. Görmedik.. Bilmiyoruz diyorlar..

Üç maymunu oynuyorlar..

**

Buyursun solcular..

Buyursun hümanistler..

Buyursun, insanlığın evrensel ilkelerinden bahsedenler..

Hocalı katliamı için..

Mısır’da idam edilen 9 genç için..

Geç de olsa..

Bir protesto düzenlesinler..

“Hepimiz Azeriyiz..” desinler..

“Hepimiz Türküz” desinler..

“Hepimiz İhvanız”, “Hepimiz Müslümanız” desinler..

Demiyorlar mı?

Ben de o zaman teşhisimi koyuyorum..

“Sizler insan falan değil, cehennemlik zalimlersiniz!”

(YENİ AKİT)

Etiketler: » » » » » » » » » » » » » » » » » » »
Share
87 Kez Görüntülendi.

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Demek ki…

    25 Haziran 2019 YAZARLAR

    Doğrusu bu kadar beklemiyordum. Bir kağıda herkes fikrini yazsın, saklayalım, bakalım kim doğru tahmin edecek deseler 51’e 49 civarında bir şey yazardım. Hadi olsun 52’ye 48. Birer puan bağımsızlar ve diğer partiler için düş, 51’e 47. Fark, benim tahmin ettiğimden çok fazla çıktı. Şu saat itibarıyla (20:00 civarı) 54’e 45. Demek ki benim ulaştığım göstergeler gerçekliği eksik yansıtıyor. Demek ki kamuoyu araştırma şirketleri -spekülatörleri, merdivenaltı anketçileri, siparişe uygun anket üreten sahtekarları hariç tutuyorum- bu işleri b...
  • 31 Mart’ın en doğru hikayesini seçmen yazdı

    25 Haziran 2019 YAZARLAR

    Son birkaç yılda AK Parti’nin kendi ilkelerinden uzaklaştığını, reformist kimliğini kaybettiğini yazarak hiçbir hesabın ve beklentinin içinde olmadan uyarılarda bulunmaya çalışıyoruz. Bu süre içinde özellikle görevli troller tarafından linç kampanyalarına tabi tutulduk, AK Parti’ye ihanetle suçlandık. Oysa yaptığımız sadece, geçmişte bu ülkede özgürlük mücadelesi vermiş, Türkiye’nin sorunlarının çözümünün ancak hukukun üstünlüğünün sağlandığı demokratik hukuk devletiyle mümkün olabileceğine inanmış ve bu konuda ciddi mesafeler almış AK Parti ik...
  • Sandığın isyanı

    25 Haziran 2019 YAZARLAR

    23 Haziran’da kurulan sandık siyasal tarihin unutulmaz kilometre taşlarından birisidir. Sadece İstanbul seçimi değildir. Ekrem İmamoğlu açık farklı bir zaferle birlikte, belediye başkanlığından fazlasını kazanmıştır. Sonuçtan bağımsız olarak demokrasinin kazandığını kabul etmek lazımdır. AK Parti ise İstanbul belediye başkanlığını 31 Mart gecesi seçim verilerinin kesildiği anda kaybetmişti. Nitekim sabaha karşı seçim sonuçları bunu gösterdi. Tartışmalı, yanlış ve kesinlikle adil olmayan bir kararla seçimin iptal edildiği 6 Mayıs’ta da 23 Haz...
  • Basiretsizliğin ve ferasetsizliğin bedeli

    25 Haziran 2019 YAZARLAR

    Ekrem İmamoğlu üç aşağı beş yukarı 31 Mart'taki kadar oyla kazansaydı, 'Gasp edilen hakkını geri aldı, adalet tecelli etti' denip geçilebilirdi; ama dünkü seçimin neticesinde bundan fazlası var: Adaletin tecellisi + maşeri vicdanı yaralayan eylem ve söylemlerin ağır faturası. 31 Mart'ta AK Parti'li Binali Yıldırım'a oy vermiş olan pek çok seçmen de bu sefer CHP'li İmamoğlu'ndan yana oy kullanarak faturanın şişmesine katkıda bulundu. Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın İmamoğlu ve CHP'ye karşı varını yoğunu orta...