logo

Beton Ekrem, bu kadar parayı ne yapıyor?


Ali İhsan Karahasanoğlu
a.karahasanoglu@gmail.com

Hepsi birlik oldular..

Davutoğlu’cular..

Babacan’cılar..

Gül’cüler..

CHP’lilerin zaten kendi adayları idi..

Ülkücü geçinen İyi Partililer..

Ülkücüleri faşistlikle suçlayan Kürt ırkçısı HDP’liler..

Hatta..

Başkanlığa aday gösterdikleri ismin aldığı oydaki gerilemeye bakarsanız..

“Milli Görüş’ün tek temsilcisiyiz” diyen Saadet Partililer..

Hayatını Kur’an okumaya ve öğretmeye adayan Süleyman Hilmi Tunahan’ın talebelerinin bir kısmı..

Kendilerini “Nurcu” olarak tanıtan, ellerinde günlük gazeteleri olan, aslında başka parti ile kendilerini temsil ettirdikleri halde, yenilenen seçimde adaylarını geri çekip, aynı geri çekme usulü ile Ekrem İmamoğlu’nu destekleyen Komünist Parti ile yan yana duran Yeni Asya’cılar..

Kapamadıkları ihaleler sebebi ile AK Parti’ye düşman olan, eski AK Partililer..

“Bize iltifat edilmiyor, biz gittiğimizde yola kırmızı halı sermiyorlar” diye kapris yapan muhafazakarlar..

İmam hatipler olmasa, liselerde çocuklarımız daha iyi yetişeceklermiş gibi bir algı oluşturarak, “Ne yani, imam hatipler çoğaldı da ne oldu? İHL öğrencilerinin şu kadarı beş vakit namaz kılmıyor, şu kadarı Kur’an’ı teklemeden okumasını bilmiyor. İHL’lerde deizm yaygınlaşıyor” diyerek, istemezük moduna yatan dindarlar..

İHL’leri açan, Kur’an kurslarını serbest bırakan hatta teşvik eden, okul çağındaki çocuklarımızın isterlerse ara verip hafızlık yapmalarına bile imkan tanıyan AK Parti’nin güzel icraatlarını görmezden gelip, “AK Parti iktidarında dinin içi boşaltılıyor.. Başörtülü kızların altında kot pantolonlar.. Başında türban, altında tayt ile yeni bir toplum inşa ediliyor” diyerek, insanlarımızın bireysel hatalarını bile iktidara yamamaya çalışan radikal Müslümanlarımız..

Kendi kurduğu vakfa yeterince yardım edilmediğini gerekçe göstererek, “Hep kendi vakıflarına imkan tanıyorlar, böyle de olmaz ki” diyerek, küçük küçük hatalardan genel çıkarım yapıp, gelecekte neler olabileceğini iyi tahmin edemeyen, hayatını hayra vakfeden güzel insanlar..

Sizin anlayacağınız.

Düşman kardeşler..

Yan yana durması mümkün olmayanlar..

Aslında “çok daha radikal bir dindarlığa geçiş isteyenler”le, “toplumun gündeminde dinin hiç yeri olmamasını isteyen ateist”ler..

Birlik oldular..

AK Parti’ye İstanbul’da okkalı bir tokat vurdular..

Peki vurdular da ne oldu?

Onu da anlatalım..

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na seçilen Ekrem İmamoğlu yönetimindeki yeni yapı..

“450 milyon lira, dini vakıflara para aktarılıyor, biz bunları kesiyoruz” dediler..

Kestiler..

Farklı dini vakıflara yardım mı başlattılar?

Yooo..

Koltuğa otururken açıklamıştı, “Kutlama çiçekleri için Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’ne bağış yapabilirsiniz” diye..

Şimdi harıl harıl çalışıyorlar, belediye imkanlarını, “Başörtülülere burs vermiyoruz” diyen Çağdaş Yaşam’cılara aktarmak için.

Sonuç olarak da, kimi devlet yurtlarında bile karşılaşılan, kız-erkek karışımı uygulamaların yaşandığı yurtlara öğrencilerimiz mecbur bırakıldı..

Gayler-lezbiyenler için dahi yeni alanlar açılmasını planlayan yurtların yönetimleri ve kalanları bayram ettiler..

Dindarlarımızdan tek ses duymadık..

“Nereye gidiyoruz” diyen olmadı..

Vakıflardan 450 milyon liralık (çoğu bina bedeli, yiyecek bile değil) ayni yardımı kestiler..

Peki yerine ne yaptılar?

Gayrımüslim vatandaşlarımızın yoğun yaşadığı Adalar’a 24 saat vapur seferi koydular..

Öğrencilerin yurtları için vakıflara verilenleri alıp, Adalar’da villalarında oturan zenginlerin 24 saat gezebilmeleri için harcamaya ayırdılar..

Vakıflardan çektiler.. Adalara vapura verdiler.

“Sivas’a hızlı tren olur mu kardeşim? İsraftır.. Dağın tepesine cami yapmak, Çamlıca Camii israftır” diyen Temel Abi’mizden bir eleştiri duymadık..

“Bu lüks nedir, bu şatafat nedir” diye seçmenin kafasını karıştırdılar..

Hatta seçildikten sonra dahi..

“İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı’nın 19 değişik yerde makam odası var. Bu nedir, israftır” dediler..

19 makam odasını henüz başka bir hizmete aktarmadan, Büyükşehir’e hizmet binası olarak Seyrantepe’ye yeni bir proje kararı aldılar..

AK Partili yetkililerden bir itiraz duymadık ama..

Eğer Ekrem Bey’in suçlaması doğru idiyse..

Şimdi 20. makam odasını da, Seyrantepe’ye yaptıracak..

Üstelik, AK Parti bu konuyu 2015’te görüşmüş, “Gerek yok” kararı vererek, hayata geçirmekten vazgeçmiş..

İsrafa karşı olan Ekrem, AK Parti’nin 4 yıl önce gereksiz bulduğu icraatı gerçekleştirmeye soyunuyor..

Ekrem’i seçtiren, israf karşıtlarından yine bir itiraz duyamadık..

Diyarbakır’daki kayyım atanan belediyenin teröre destek veren eski başkanına ziyarette bulundu ama..

HDP il Başkanlığı önünde toplanan, çocuklarının dağa kaçırıldığını söyleyen annelerin yanına uğramadılar..

Daha neler neler..

İşçiler kapının önüne konuldu..

İşçi temsilcisi olarak Ekrem İmamoğlu ile görüşen iki kişinin, koltuğa oturuş şeklini gündem yapıp, başkanın “CV’lerini getirsinler, bakalım” kibrini görmezden getirdiler..

Vakıflara 450 milyon liralık yardım doğru idiyse, buna bir de 250 milyon liralık, yine doğru ise araç saltanatına son verildiği için oluşturulan kaynağı eklediğimizde.

Ekrem İmamoğlu’nun iddiasına göre, 700 milyon liralık eski yönetime göre sözümona tasarruf(!) sağladıkları halde..

Belediye Meclisi’nden 900 milyon liralık yeni borçlanma yetkisi istediler..

Seçim öncesi Ekrem güzellemesi yapan kimseden, “Sen ne yapıyorsun başkan.. Paraları içiyor musun? Gerçi bu kadar parayı içsen, şimdiye kadar patlamıştın” diyen olmadı..

“İhtiyacı olan herkese ekmek, süt bedava” diye işbaşına geldiler..

Haydi haksızlık etmeyelim, en çok satılan Halk Ekmek’e zam yapmadılar ama.. Bedava süt vermeyi taahhüt ettikleri öğrencilerin en yoğun kullandığı sandviç-tost ekmeğine zam yaptılar..

İki yıldır zam yapılmayan Hamidiye Su’ya, % 22 zam yaptılar..

Biz bekliyoruz ki..

Ekrem İmamoğlu kesin sonuçları açıklamadan kendisini tebrik eden Abdullah Gül, bu yaşanılanlara da bir tebrik göndersin..

Ahmet Davutoğlu da, bir açıklama yapsın..

Diğer destekçiler de, bir izahat yapsınlar..

Hepsi, toz oldu..

Desteklerini unutturmaya çalışıyorlar.

Ama biz, arkadan hançerleyenleri, kendi menfaatleri için dindar insanlara çelme takanları unutmadık, unutturmayacağız..

(YENİ AKİT)

Etiketler:
Share
130 Kez Görüntülendi.

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Her şey kültür ve sanat için…

    21 Ekim 2019 YAZARLAR

    Sirkeci Garı, 1890’dan beri İstanbul’un Avrupa’ya açılan kapısı ve 129 yaşında. 1908’de Bağdat Demiryolu’nun başlangıç noktası olarak yapılan Haydarpaşa Garı ise 111 yaşında. İstanbul’un sembolü olan bu iki tarihi garda bulunan bazı binalar ve açık alanlar, önümüzdeki 15 yıl boyunca sadece kültür ve sanat etkinlikleri için kullanılmak üzere, 2017’de 10 bin sermayeyle, 29 yaşındaki bir girişimci tarafından kurulmuş bir şirkete kiralandı. Genç girişimci, hiçbir şekilde ticari amaçlar için kullanamayacağı bu tarihi mekanlardaki binalar ve...
  • Konu kapandı mı?

    21 Ekim 2019 YAZARLAR

    Türkiye’nin güneyinde başlattığı harekât, ABD’nin müdahalesi ile durduruldu. Bu elbette bir Amerika müdahalesidir! Ne için yapılmıştır peki? Orada konuşlandırdığı “Kürtler”den oluştuğu söylenen silahlı unsurlarını korumak için. Suriye bir vekalet savaşı sahası ve ABD bu sahada PKK/PYD unsurlarını kullanıyor. Bu müdahaleyi “Kürtler ölmesin” diye mi yaptılar peki? Asla ve kat’a. Onlar için Kürtler ölmüş, Araplar ölmüş, Türkler olmuş hiç mesele değil. Hepsi ölebilir, bir tek İsrail yaşa malıdır! ABD’nin Türkiye’nin güneyinde oluşturduğu İsra...
  • Nuri Pakdil’in ardından

    21 Ekim 2019 YAZARLAR

    Gençtim, habersizdim, Nuri Pakdil destanını Şaban Abak’tan işittim ilkin. Sene 1988. Nuri Pakdil çoktan çekip gitmişti o vakit. Nesi varsa (Kitaplar, kitaplar, kitaplar) dağıtıp bir otel odasında inzivaya çekilmişti. Cesaret isterdi ziyaretine gitmek; yeterince devrimci -bilhassa “antifiravunist”- bulmadıklarını azarlarmış ve devrimcilik konusunda Nuri Pakdil’den geçer not almak çok zormuş zira. Antiemperyalistlik, antikapitalistlik, antinasyonalistlik, “antifiravunistlik” standartlarını çok yüksek tutarmış. Fevkalade hassas...
  • ‘Esed’le ne yapacağız’ sorusuna geldik

    21 Ekim 2019 YAZARLAR

    Endişeliydim, Barış Pınarı Harekatı sırasında başımıza bir çorap örüleceğinden. Trump bir türlü konuşuyordu ‘öteki Amerika’ bir türlü. Avrupa’da Macaristan hariç aleyhte beyanat vermeyen kalmamıştı. Münbiç’te rejim birdenbire yeni bir zemin kazanmıştı, üstelik YPG’yle temas halinde. Kobani de kapsam dışına çıkıyordu. Trump’ın tweetleri berbat mı berbattı. Mektubu tweetlerinden daha berbat. ABD Başkan yardımcısı Pence Ankara’ya gelmişti ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’la tokalaşırken suratından düşen bin parçaydı. O saatlerde bor...