logo

02 Ocak 2020

BAE ve terör


Ahmet Varol
a.varol@gmail.com

2019 yılının sonuna doğru Somali’nin başkenti Mogadişu’da bir güvenlik denetim noktasına düzenlenen araçlı saldırıda yaklaşık 90 kişinin hayatını kaybettiği açıklandı. Ölenlerden ikisi de Türkiye vatandaşıydı. Saldırıda onlarca kişi de yaralandı. Patlama çevredeki iş yerlerinde de ciddi hasara neden olmuştu. Saldırı son yıllarda gerçekleştirilen terör eylemlerinin en ölümcül ve en büyük çaplı olanlarındandı.

Türkiye olay üzerine hemen devreye girerek yaralıların kurtarılması için bir uçak ve sağlık ekipleri gönderdi.

Saldırıyı bu ülkede faaliyet yürüten ve El-Kaide ile irtibatlı olduğu bilinen, Eş-Şebab (Gençler) örgütü üstlendi. Örgüt adına daha sonra yapılan açıklamada saldırıda aslında Türkiye vatandaşlarının hedef alındığı ifade edildi. Örgüt yaptığı açıklamada güya olayda ölen Somali vatandaşlarının ailelerinden ve yaralanan Somalililerden özür diledi ve asıl hedeflerinin Türkiyeliler olduğunu söyledi. Örgüt Türkiye’nin Somali’yi sömürdüğünü iddia ederek Türkiye’nin elemanları bu ülkeden çekilinceye kadar onları hedef almaya devam edeceklerini söyledi.

Aslında Somali yıllardan beri küresel emperyalizm tarafından sömürülmektedir ve bugün içinde bulunduğu şartların sebebi de bu sömürüdür. Türkiye ise onun sömürünün pençesinden kurtulması ve kendi ayaklarının üstüne durması için yardımcı oluyor. Ürünlerini hakkını vererek değerlendirirken herhangi bir karşılık beklemeden insanî projeler geliştiriyor, hastaneler kuruyor. Türkiye’deki insanî yardım kuruluşları çeşitli şekillerde yardımcı oluyorlar. Somali’ye en büyük insanî yardım Türkiye’den gidiyor. Somali halkı elbette bu gerçeğin farkında. Ancak bu gerçeği göremeyen nankör bir örgütün, kendi ülkesi, ülkesinin bağımsızlığı ve özgürlüğü için savaştığını söylemesi ne derece korkunç bir çembere kendini kaptırdığının ve nasıl bir kuyuya girdiğinin farkında olmadığını gösteriyor. Girdiği bu çemberde asıl sömürgecilerin çıkarlarına ve hesaplarına yardımcı olurken kendi ülkesinin insanlarını da korkunç bir saldırıyla vahşice katletmekten çekinmiyor.

Ama dediğimiz gibi o bunu boşuna yapmıyor. Belki örgütün elemanlarının tümü oyunun farkında değildir ama yaptıkları eylemi birilerinin kirli emellerine hizmet amacıyla gerçekleştiriyorlar.

Somali istihbaratı olaydan sonra yaptığı açıklamada isim vermeksizin eylemin arka planında yabancı bir devletin bulunduğunu söyledi. Açıklamada eylemin asıl bu devlet tarafından planlandığına ve yönlendirildiğine dikkat çekildi.

Somali istihbaratı isim vermedi ama yorumcular özellikle Birleşik Arap Emirlikleri (BAE)’ne ve Suudi Arabistan’a dikkat çektiler. Benim de ilk aklıma gelenler bunlardı. Özellikle son zamanda BAE ile Somali hükümeti arasında bazı önemli ihtilafların ortaya çıkması ve BAE tarafından içerdeki bazı terör gruplarının silahlandırılmasında kullanılması sebebiyle Somali limanlarının BAE merkezli DP World şirketine verilmesiyle ilgili anlaşmanın Somali Federal Parlamentosu tarafından iptal edilmesi sebebiyle bu ülke üzerinde ciddi şüpheler bulunduğuna dikkat çekiliyordu.

Libya’daki ayrılıkçı Hafter örgütünü de silahlandıran ve bu örgütün saflarında savaştırılan paralı militanların maaşlarını veren BAE’nin bir devlet olarak değil adeta uluslararası bir mafya çetesi gibi çalıştığına dair bazı ayrıntılı bilgilere yer verdiğimiz yazılarımız yine bu sütunda daha önce yayınlanmıştı. Görünüşte devlet olsa da gerçekte kollarını dünyanın çok farklı bölgelerine uzatabilmiş bir mafya çetesi gibi çalışan BAE’nin birçok terör örgütüyle doğrudan ilişkisinin bulunduğu artık gizlenmesi mümkün olmayan bir gerçektir.

BAE özellikle Arap baharı sürecinde pek çok karanlık işe bulaştı ve çok sayıda terör örgütünü finanse etti. Arap dünyasındaki halk devrimlerinin kazanımlarının geri alınması için çıkarılan fitne savaşlarını yönlendirdi ve finanse etti.

(YENİ AKİT)

Etiketler:
Share

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • İNZAL EDİLMİŞ ADIMIZI, ÜRETİLMİŞ “İSLÂMCI” KAVRAMI İLE DEĞİŞTİRMEK SAPMALARA KAYNAKLIK ETMİŞTİR

    02 Mart 2020 YAZARLAR

    Her din ya da ideoloji, kendini özgün taşıyıcı kavramlarıyla ifade eder, tanımlar ve mesajını insanlara ulaştırır. Temel tanımlayıcı kavramlar, nötr değildirler; zihnine girdikleri, kendilerini benimseyerek kullanan insanları, kendi arka planındaki din, düşünce, felsefe ve ideoloji istikametinde dönüştürürler. Bunlar, o din ya da ideolojinin, taşıyıcı, inşa edici ve dönüştürücü etkiye sahip olan inanç eksenli kavramlarıdır. Bir de taşıyıcı olmayan, yani dinî ve ideolojik boyutu belirleyici olmayan kavramlar vardır ki onları, her din ya da ideol...
  • ‘Savaş ve Siyaset’, Aynı Hedef İçin, Farklı Silâhlarla Yapılan Eylemler Manzumesidir Kaynak: ‘Savaş ve Siyaset’, Aynı Hedef İçin, Farklı Silâhlarla Yapılan Eylemler Manzumesidir – SELAHADDİN E. ÇAKIRGİL

    02 Mart 2020 YAZARLAR

    Bu Pazar günü, birkaç noktaya değinelim: 1- Anamuhalefet’in lideri ve sözcülerinin, ‘Bizim askerimizin tırnağının ucundan kesip attığı bir parça bile bütün Suriye’den daha değerlidir.’ şeklindeki sözü çok matah bir şeymiş gibi geçen hafta boyunca sık sık dile getirmeleri sorgulanması ve utanılması gereken bir yaklaşımdır. KK ve adamları, yürekleri elveriyorsa, aynı sözü, Suriye için değil de, o ülkeye yarım asırdır zorla tahakküm ve zulmeden Baas Partisi, Esed Hanedanı ve Beşşâr Esed’in şahsı için söylesinler. Ama, dilleri varmaz ona bir olu...
  • Süleymani’nin öldürülmesine niye sevineyim?

    04 Ocak 2020 YAZARLAR

    İran’ın önemli generallerinden birisi, ABD füzeleri ile öldürüldü. Sevinmemiz gerektiğini söylüyor bazılarımız.. Gerekçeler önümüze koyuyorlar.. “Ortadoğu’da sürekli Şia mezhebinin yayılması için, haksız girişimlerde bulunup, örgütlenmeler yaptı.. Suriye’de binlerce Müslümanın ölümüne sebep oldu.. Yemen’den sorumlu.. Irak’tan sorumlu.. Kadınların ırzına geçilmesinden sorumlu.. Bebeklerin ölümünden sorumlu.. Esad’ın kimyasal silah kullanmasından sorumlu..” Devam ediyor, tutulan liste.. Devam ediyor, gerekçeler.. Ben ise şöyle bakıyor...
  • Tapu idaresi tepkide niye gecikti?

    03 Ocak 2020 YAZARLAR

    Haber yankı uyandırmış, konu nazik, konu netameli, ucu 'çılgın proje' hassasiyetlerine dokunuyor, kamuoyu zaten teyakkuzda, duyarlılık tavana vurmuş, üstüne belediyelerin tapu bilgilerini online sorgulama yetkisinin kaldırıldığı söyleniyor, Kanal İstanbul hattındaki arazileri toplayanların izi sürülemeyecek deniyor, yer yerinden oynuyor... Ne beklersiniz; tepkilerin hedefindeki Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün zaman kaybetmeden, sabah ilk iş duruma açıklık getirmesini. Peki onlar ne yapıyor? Haberi alan alıp satan sattıktan sonra, a...