logo

04 Aralık 2019

Algıyı kim oluşturuyor?


Yusuf Ziya Cömert
y.comert@gmail.com

Bir işi yapmayı hedefe koyduysanız ve bu hedefi gerçekleştirecek gücünüz varsa, bunu gerçekleştirirsiniz.

Halkbank Şehir Üniversitesi’nin hesaplarına tedbir koymadan önce de alametler belirmişti.

Bazı devlet yetkilileri bu yönde bir hazırlık olduğunu düşündüren kayıt-dışı beyanlarda bulunuyorlardı.

Ne demek kayıt-dışı beyan?

Bir açıklama niteliği taşımayan, basından herhangi bir kimsenin bulunmadığı gayrı-resmi ortamlarda söylenmiş sözler.

Veya gazeteci varsa bile off the record söylenmiş sözler.

Bunlar benim de kulağıma geliyordu.

Bunlara bakarak Şehir Üniversitesi’ne el koymaya yönelik bir niyetin mevcudiyetine kanaat getirmiştim.

İki oğlum bir kızım Şehir Üniversitesi’nde okuyor.

Bana soruyorlardı ara sıra.

Ben de olabilir, diyordum ama siz derslerinize bakın.

Derken banka üniversitenin hesaplarına tedbir koydu.

Üniversite yeni teminatlar gösterdi.

Öğrencilerden elde ettiği gelirle borcunu çevirebileceğini açıkladı.

Yeniden yapılandırma istedi.

Bankayla yeniden görüştü, YÖK’le temas kurdular, hukuki yollara müracaat ettiler.

Fakat teşebbüslerinin hiç birinden bir netice hasıl olmadı.

Yine de bir son dakika gelişmesi olur mu? Akl-ı selim galip gelir mi diye ümitlendim.

Kuvvetli bir ümit değildi sadece bir ihtimaldi ama gerçekleşmedi o ihtimal.

Son günlerde eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı arayarak ricada bulundu.

Üniversitenin rektörü Peyami Çelikcan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan durumu arz etmek üzere randevu istedi.

Ancak hiçbir girişim, Şehir Üniversitesi’nin akıbetini değiştirmedi.

AK Parti’nin MYK toplantısından sonra açıklama yapan AK Parti sözcüsü, Şehir Üniversitesi’nin Marmara Üniversitesi’ne devredileceğini bildirdi.

Açıklamayı parti sözcüsünün yapması kararın siyasi bir özellik taşıdığını düşündürür mü?

Bence düşündürür.

Açıklamayı başkası yapsaydı da düşündürürdü.

Fakat parti sözcüsü MYK toplantısından sonra yaparsa biraz daha düşündürür.

Sözcü Ömer Çelik, meselenin siyasi olmadığını anlatmak için gayret sarf etmiş.

Üniversite Yönetim Kurulunun ve bazı hocaların açıklamalarının meseleyi siyasallaştırdığını söylemiş.

Süreci edebildiğim kadar takip ettim.

Mütevelli Heyeti Başkanı Ömer Dinçer’den ve Rektör Peyami Çelikcan’dan siyasi bir açıklama duymadım.

Kaldı ki, meselenin siyasi olması için birilerinin siyasi bir açıklama yapması gerekmiyor.

Türkiye’de herkes, günümüz şartlarında siyasi iktidarın, istediği bir teknik süreci istediği istikamete çevirmeye muktedir olduğunu biliyor.

Siyasi irade üniversitenin borcunu yapılandırma yönünde bir eğilim belirtse, yapılamaz mıydı bu?

Bence yapılırdı.

Siyasi irade aksi yönde tecelli etti.
Şimdi Şehir Üniversitesi’ne el konulacak.

Aslında çok zor değildi Şehir Üniversitesi’nin kurtarılması.

Eminim, bu okula omuz verebilecek, hatta vermek isteyen çok sayıda varlıklı insan var Türkiye’de.

Neden bir teşebbüste bulunamadılar?

Siyasetle ters düşmemek için böyle bir destekten kaçınmış olabilirler mi?

“Hayır olamazlar, siyasetle ters düşmekten korkmaları için bir sebep yok” diyebilir miyiz?

Gerçekten yok mu bir sebep?

Çıkın sokağa, ‘off the record’ konuşun insanlarla, bakalım ne söylüyorlar?

Bir an için AK Parti sözcüsünün ‘siyasallaştırma’ lafının doğru olduğunu varsayalım.

Ve diyelim ki bir algı oluşturuyor.

Peki bu fiiller, el koymalar bir algı oluşturmuyor mu?

Bence, asıl kuvvetli algıyı bunlar oluşturuyor.

Bu işlerin failleri.

Ve her yeni fiil bu algıyı pekiştiriyor.

(KARAR)

Etiketler:
Share
337 Kez Görüntülendi.

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • İNZAL EDİLMİŞ ADIMIZI, ÜRETİLMİŞ “İSLÂMCI” KAVRAMI İLE DEĞİŞTİRMEK SAPMALARA KAYNAKLIK ETMİŞTİR

    02 Mart 2020 YAZARLAR

    Her din ya da ideoloji, kendini özgün taşıyıcı kavramlarıyla ifade eder, tanımlar ve mesajını insanlara ulaştırır. Temel tanımlayıcı kavramlar, nötr değildirler; zihnine girdikleri, kendilerini benimseyerek kullanan insanları, kendi arka planındaki din, düşünce, felsefe ve ideoloji istikametinde dönüştürürler. Bunlar, o din ya da ideolojinin, taşıyıcı, inşa edici ve dönüştürücü etkiye sahip olan inanç eksenli kavramlarıdır. Bir de taşıyıcı olmayan, yani dinî ve ideolojik boyutu belirleyici olmayan kavramlar vardır ki onları, her din ya da ideol...
  • ‘Savaş ve Siyaset’, Aynı Hedef İçin, Farklı Silâhlarla Yapılan Eylemler Manzumesidir Kaynak: ‘Savaş ve Siyaset’, Aynı Hedef İçin, Farklı Silâhlarla Yapılan Eylemler Manzumesidir – SELAHADDİN E. ÇAKIRGİL

    02 Mart 2020 YAZARLAR

    Bu Pazar günü, birkaç noktaya değinelim: 1- Anamuhalefet’in lideri ve sözcülerinin, ‘Bizim askerimizin tırnağının ucundan kesip attığı bir parça bile bütün Suriye’den daha değerlidir.’ şeklindeki sözü çok matah bir şeymiş gibi geçen hafta boyunca sık sık dile getirmeleri sorgulanması ve utanılması gereken bir yaklaşımdır. KK ve adamları, yürekleri elveriyorsa, aynı sözü, Suriye için değil de, o ülkeye yarım asırdır zorla tahakküm ve zulmeden Baas Partisi, Esed Hanedanı ve Beşşâr Esed’in şahsı için söylesinler. Ama, dilleri varmaz ona bir olu...
  • Süleymani’nin öldürülmesine niye sevineyim?

    04 Ocak 2020 YAZARLAR

    İran’ın önemli generallerinden birisi, ABD füzeleri ile öldürüldü. Sevinmemiz gerektiğini söylüyor bazılarımız.. Gerekçeler önümüze koyuyorlar.. “Ortadoğu’da sürekli Şia mezhebinin yayılması için, haksız girişimlerde bulunup, örgütlenmeler yaptı.. Suriye’de binlerce Müslümanın ölümüne sebep oldu.. Yemen’den sorumlu.. Irak’tan sorumlu.. Kadınların ırzına geçilmesinden sorumlu.. Bebeklerin ölümünden sorumlu.. Esad’ın kimyasal silah kullanmasından sorumlu..” Devam ediyor, tutulan liste.. Devam ediyor, gerekçeler.. Ben ise şöyle bakıyor...
  • Tapu idaresi tepkide niye gecikti?

    03 Ocak 2020 YAZARLAR

    Haber yankı uyandırmış, konu nazik, konu netameli, ucu 'çılgın proje' hassasiyetlerine dokunuyor, kamuoyu zaten teyakkuzda, duyarlılık tavana vurmuş, üstüne belediyelerin tapu bilgilerini online sorgulama yetkisinin kaldırıldığı söyleniyor, Kanal İstanbul hattındaki arazileri toplayanların izi sürülemeyecek deniyor, yer yerinden oynuyor... Ne beklersiniz; tepkilerin hedefindeki Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün zaman kaybetmeden, sabah ilk iş duruma açıklık getirmesini. Peki onlar ne yapıyor? Haberi alan alıp satan sattıktan sonra, a...