logo

07 Ekim 2019

Adil Öksüz’ü mahrem imamlar mı gizliyor?


admin
yeryuzubasin@gmail.com

15 Temmuz kanlı kalkışmasının başarısızlıkla sonuçlanması üzerine 16 Temmuz sabahı darbe merkezi ‘ Akıncılar Üssü’nden’ kaçarken yakalanan darbenin karakutusu Adil Öksüz 3 yılı aşkın bir süreden bu yana güvenlik ve istihbarat birimlerimizin bütün çabalarına rağmen yakalanamadı.

Bu durum güvenlik birimlerimizin başarısızlığından çok Adil Öksüz’ün FETÖ ve arkasındaki azmettirici güç CIA tarafından infaz edilmiş olabileceği ihtimalini ortaya koyuyor. Diğer bir varsayım ise Adil Öksüz’ün hala sağ olduğu Öksüz’ün mahrem İmamlar içinde 1 numara olma nedeniyle diğer mahrem imamlar tarafından koruma altına alınmış olma ihtimalidir. Zira FETÖ’nün örgüt hiyerarşisinde ‘Mahrem Hizmet’ adını verdiği gizli yapılanması ile ilgili olarak Ankara Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturmalarda çarpıcı bilgilere ulaşılmıştı. Örgüt elebaşı Gülen’in onun için 50 hakimi yakarım’ dediği Öksüz’ün TSK içindeki mahrem kadrolarının eğitilmesi ve yönlendirilmesindeki etkin rolü soruşturmada ortaya çıkarılmıştı. Kanlı kalkışmaya kadar TSK içindeki FETÖ’cü yapının Genelkurmay Başkanı ve Kuvvet Komutanlarının yaverleri, istihbarat, personel gibi kritik birimlere konumlanmasında Öksüz’ün de başında olduğu mahrem imamların etkisinin olduğu belirtiliyor. Mahrem imamların ayrıca gizlenme, saklanma ve sızma konularında profesyonelliği ise Öksüz’ün sağ olabilme ihtimalini göz ardı etmemizi elzem kılıyor. Adil Öksüz’ün darbe sabahı Akıncılar üssünden kaçarken yakalanması sonrasında bir FETÖ operasyonu ile yargıdan serbest bırakılması Kazan Emniyeti, Jandarması ve yargısına sızmış FETÖ’cüler vasıtasıyla gerçekleştirilmesi darbe öncesinde bu kurumlara sızarak yakalanma riskine karşı tedbir alındığını açıkça gözler önüne seriyor.
Öksüz’ün yakalanması sonrasında kendisine, gözaltına alındığı Kazan Jandarması’nda ve yargıda korunup kollandığına dair bir dizi özel muamele yapılarak, adli görev kötüye kullanılarak suistimal edildiği, bizzat HSYK müfettişleri tarafından tespit edilmişti. İsyan hareketini planlayan ve yöneten bu önemli ismin üç gün içinde serbest bırakılması ‘’Kalkışmanın’’ arka planını aydınlatabilecek en önemli delil olan GPS cihazının da bu alçağa teslim edilmesi, şüphesiz isyan hareketinin merkezi Akıncılar Üssü veya Kazan’daki FETÖ’nün kripto elemanlarının devreye girdiğinin önemli bir işaretiydi. Bu durum, yazılı ve görsel medya da Öksüz’ün günümüze değin neden yakalanamadığı, bu kişinin devletin elinde itirafçı mı, yoksa MİT ajanı mı olduğu iddialarından başlayarak bir dizi senaryo dile getirildi. Neredeyse FETÖ kalkışması ve yapılan soruşturmalar ikinci plana itilmişti.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, 15 Temmuz darbe girişimi kapsamında FETÖ’nün Hava Kuvvetleri imamı Adil Öksüz’ün serbest bırakılmasıyla ilgili yürütülen soruşturmayı tamamlayarak mahkemeye gönderilen iddianamede ‘’28 şüpheli yer aldı. İddianameye göre şüpheliler hakkında yurt dışına çıkış yasağı konulurken, 13 şüphelinin asker, 14 şüphelinin Emniyet Genel Müdürlüğü personeli, 1 personelin ise Başbakan’lıkta Başbakanlık Müşaviri olduğu belirtildi. İddianamede, darbe girişiminin ardından FETÖ’nün sözde “Hava Kuvvetleri Komutanlığı imamı” Öksüz yakalandıktan sonra düzenlenen tutanakların zamanında adliyeye gönderilmediği, üzerinde ele geçirilen suç delili niteliğindeki eşyaların gerekli incelemeler yaptırılmadan Öksüz’e teslim edildiği ve Ankara Batı Adliyesi’ne ulaştırılan soruşturma evrakının eksik olduğu belirtiliyordu.’’

ANKESÖR OPERASYONUNDAN GÖZ ALTINA ALINAN ASTSUBAY İLYAS KAYTANCI CEZAEVİNE KONDU

Son operasyonda tutuklanan FETÖ’nün sözde “TSK imamı” firari Adil Öksüz’ün serbest bırakılmasıyla ilgili aralarında asker, polislerin ve eski başbakanlık müşavirinin de bulunduğu 28 sanık hakkındaki davada yargılanan Astsubay İlyas Kaytancı’nın bu kez örgüt içi haberleşme amacıyla kullanılan ankesör-sabit kontörlü hattan arandığı ortaya çıktı. GPS cihazı ve tutanağı karakola götüren astsubay olarak da bilinen Astsubay İlyas Kaytancı mahkemede Adil Öksüz’ü tanımadığını onu camia imamı zannettiğini belirtmesi mahkeme başkanı tarafından inandırıcı bulunmadığı için Kaytancı tutuklanmıştı.

Bu olay bize kripto FETÖ’cüleri deşifre etmede çok dikkatli olmamız gerektiğini açıkça ortaya koyması açısından önemli sanırım.

(YENİ ŞAFAK)

Etiketler:
Share
280 Kez Görüntülendi.

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Süleymani’nin öldürülmesine niye sevineyim?

    04 Ocak 2020 YAZARLAR

    İran’ın önemli generallerinden birisi, ABD füzeleri ile öldürüldü. Sevinmemiz gerektiğini söylüyor bazılarımız.. Gerekçeler önümüze koyuyorlar.. “Ortadoğu’da sürekli Şia mezhebinin yayılması için, haksız girişimlerde bulunup, örgütlenmeler yaptı.. Suriye’de binlerce Müslümanın ölümüne sebep oldu.. Yemen’den sorumlu.. Irak’tan sorumlu.. Kadınların ırzına geçilmesinden sorumlu.. Bebeklerin ölümünden sorumlu.. Esad’ın kimyasal silah kullanmasından sorumlu..” Devam ediyor, tutulan liste.. Devam ediyor, gerekçeler.. Ben ise şöyle bakıyor...
  • Tapu idaresi tepkide niye gecikti?

    03 Ocak 2020 YAZARLAR

    Haber yankı uyandırmış, konu nazik, konu netameli, ucu 'çılgın proje' hassasiyetlerine dokunuyor, kamuoyu zaten teyakkuzda, duyarlılık tavana vurmuş, üstüne belediyelerin tapu bilgilerini online sorgulama yetkisinin kaldırıldığı söyleniyor, Kanal İstanbul hattındaki arazileri toplayanların izi sürülemeyecek deniyor, yer yerinden oynuyor... Ne beklersiniz; tepkilerin hedefindeki Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün zaman kaybetmeden, sabah ilk iş duruma açıklık getirmesini. Peki onlar ne yapıyor? Haberi alan alıp satan sattıktan sonra, a...
  • Tribünlerin adalet sorununu çözmek!

    03 Ocak 2020 YAZARLAR

    Adalet Bakanlığı “Seri Muhakeme Usulü” ile “Basit Yargılama Usulünün” 1 Ocak itibariyle uygulanmaya başladığını “yargıda yeni dönem” başlığı ile duyurdu. Adalet Bakanlığı Yargı Reformu’nun 24 Ekim 2019’da yasalaşan ilk paketindeki bu iki düzenlemeyi oldukça önemsiyor. Bu düzenlemelerin önemini Adalet Bakanı Abdülhamit Gül şöyle anlatmıştı: “1 Ocak itibariyle yürürlüğe girecek yargı sisteminde yeni bir düzenleme var: Seri ve basit yargılama… Yeni sistemde daha hızlı, adil ve makul kararların verildiği bir süreç olacak. Bu usul vatandaşl...
  • Ünal Karaman’ın kaliteli vedası

    03 Ocak 2020 YAZARLAR

    Belki daha önce de yazmışımdır. Ben, fanatik olmayan bir Trabzonspor taraftarıyım. Nasıl oluyor ‘fanatik olmayan’ taraftar olmak? En basit şekilde ifade edeyim. Trabzonspor’un bir haksızlık sonucu galip gelmesini istemem. Takım güzel oynasın ve kazansın. Bunu tercih ederim. Şenol, Kadir, Necati, Bekir, Turgay, Cemil, Ali Kemal, Hüseyin, İskender, Tuncay, Necmi... Bakın bunları ezberden saydım. Daha da sayabilirim. Trabzonspor’un şampiyonluklarını gördüm... Sonra İstanbul kulüpleri yeni çıkış yolları buldu. Daha zengindiler. Büyük...