logo

24 Kasım 2018

Adamına göre hukuktan Hakka sığınmaya


Akif Beki
a.beki@gmail.com

Videosu elden ele dolaşıyor, rastlamışsınızdır, Beykoz’daki değnekçi dehşeti mesela…

Kavganın, sürücü para vermek istemeyince çıktığı iddia ediliyor. Değnekçi dedikleri kişinin vahşi saldırısına uğruyor. Aldığı darbelerle yığıldığı yerde bile defalarca bıçaklanıyor.

Ve şehir eşkıyası, ilk celsede serbest bırakılıyor. Haydutluk herkesin gözü önünde, gün ortasında yaşandığı ve faili kamera görüntüsüyle sabit olduğu halde…

Sokaklarda pervasızca terör estiren bir zorbanın salıverilmesinden daha hayretengiz olan ne mi? Mahkemenin salıverme gerekçeleri…

Cezaevinden çıkar çıkmaz tekrar suç işlemekten çekinmemiş birinden söz ediyoruz.

Park parası tartışmasında kan dökecek kadar gözü dönmüş bir sabıkalıyla ilgili verilen tahliye kararına dikkat buyurun şimdi.

Polis, 2 hafta kovaladıktan sonra yakalıyor ve tutuklatıyor.

Savcı, kasten yaralama ve tehdit suçlamasıyla 3’ten 9 yıla kadar hapis talebiyle dava açıyor.

Mahkeme, daha ilk duruşmada tutuksuz yargılanmasına karar veriyor. Adli kontrole bile gerek duymadan…

Gerekçe; mevcut delil durumu, işlenen suçun niteliği ve istenen cezanın miktarı ile tutuklu yargılamaya devamın orantısız ve ölçüsüz bir tedbir olacağı.

E, kaçma şüphesi de yokmuş…

O halde tutuklu yargılayarak bu vatandaşımızı mağdur etmenin, hak ve hürriyetinden yoksun bırakmanın alemi ne!

Gerçi sonraki duruşmada, bari adli kontrol şartı getirmiş mahkeme.

Ama ne gerek vardı, tabii ya…

Savcının, hakimin karşısına yeter ki devletimizin hoşlanmadığı zararlı fikirlerle çıkma; cana kastetmişsin ne ki!

Bunun için, vatandaşını özgürlüğünden mahrum bırakır mı bir hukuk devleti?

Kan dökme, cinayete teşebbüs gibi suçlara müebbet istenecek değil ya..

Müebbete müstahak olan, kurşundan daha tehlikeli düşüncelere kapılıp bunları bir de uluorta seslendiren teröristlerdir.

Böylelerini şafak baskınlarıyla sıcak yataklarından alacaksın ki dünyanın kaç bucak olduğunu öğrensinler.

Devletle zihnen ters düşmek gibi korkunç suçlar, cezasız mı kalacaktı. Devletin büyüklüğünü ve kudretini göstereceksin, yatıracaksın zindanda ki aklı başına gelsin.

Suçun niteliğiyle orantılı ve ölçülü yani adil tedbir budur işte. Kimi hürriyetinden mahrum bırakarak tutuklu yargılayacağını bilmeli hukuk insanları.

Yoksa, insanlarının can güvenliğiyle sokaklarda kanun hakimiyetini nasıl sağlayacak devlet?

Güçlünün haklı olmadığı, haklının güçlü olduğu, hani o hukukun üstünlüğüne dayalı düzen, ancak böyle kurulabilir zaten.

Hem ana muhalefet partisinin genel başkanı olacaksınız, siyasetçiliğe soyunacaksınız…Hem de bir bakan, size ‘şerefsiz, alçak, düzenbaz’ gibi rahatsız, hatta şoke edici eleştiriler getiremeyecek mesela…

Soluğu mahkemede alıp eleştiri hakkını kullanan karşıtınızı şikayet edeceksiniz hemen, hakaret suçlamasıyla cezalandırılmasını isteyeceksiniz.

Eleştiriye katlanamayacaksan ne işin var siyasette, git evinde otur demezler mi?

Neyse ki ölçülü ve orantılı kararlarıyla bilinen bir yargımız var.

Mahkeme, bu sözleri ‘ağır eleştiri’ olarak ifade özgürlüğü kapsamında görmeyip de ne yapacaktı? Adamına göre mi karar verecekti!

Hakka sığınırsınız adaletin öylesinden, iyi ki bizden uzak.

(KARAR)

Etiketler:
Share
548 Kez Görüntülendi.

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • İNZAL EDİLMİŞ ADIMIZI, ÜRETİLMİŞ “İSLÂMCI” KAVRAMI İLE DEĞİŞTİRMEK SAPMALARA KAYNAKLIK ETMİŞTİR

    02 Mart 2020 YAZARLAR

    Her din ya da ideoloji, kendini özgün taşıyıcı kavramlarıyla ifade eder, tanımlar ve mesajını insanlara ulaştırır. Temel tanımlayıcı kavramlar, nötr değildirler; zihnine girdikleri, kendilerini benimseyerek kullanan insanları, kendi arka planındaki din, düşünce, felsefe ve ideoloji istikametinde dönüştürürler. Bunlar, o din ya da ideolojinin, taşıyıcı, inşa edici ve dönüştürücü etkiye sahip olan inanç eksenli kavramlarıdır. Bir de taşıyıcı olmayan, yani dinî ve ideolojik boyutu belirleyici olmayan kavramlar vardır ki onları, her din ya da ideol...
  • ‘Savaş ve Siyaset’, Aynı Hedef İçin, Farklı Silâhlarla Yapılan Eylemler Manzumesidir Kaynak: ‘Savaş ve Siyaset’, Aynı Hedef İçin, Farklı Silâhlarla Yapılan Eylemler Manzumesidir – SELAHADDİN E. ÇAKIRGİL

    02 Mart 2020 YAZARLAR

    Bu Pazar günü, birkaç noktaya değinelim: 1- Anamuhalefet’in lideri ve sözcülerinin, ‘Bizim askerimizin tırnağının ucundan kesip attığı bir parça bile bütün Suriye’den daha değerlidir.’ şeklindeki sözü çok matah bir şeymiş gibi geçen hafta boyunca sık sık dile getirmeleri sorgulanması ve utanılması gereken bir yaklaşımdır. KK ve adamları, yürekleri elveriyorsa, aynı sözü, Suriye için değil de, o ülkeye yarım asırdır zorla tahakküm ve zulmeden Baas Partisi, Esed Hanedanı ve Beşşâr Esed’in şahsı için söylesinler. Ama, dilleri varmaz ona bir olu...
  • Süleymani’nin öldürülmesine niye sevineyim?

    04 Ocak 2020 YAZARLAR

    İran’ın önemli generallerinden birisi, ABD füzeleri ile öldürüldü. Sevinmemiz gerektiğini söylüyor bazılarımız.. Gerekçeler önümüze koyuyorlar.. “Ortadoğu’da sürekli Şia mezhebinin yayılması için, haksız girişimlerde bulunup, örgütlenmeler yaptı.. Suriye’de binlerce Müslümanın ölümüne sebep oldu.. Yemen’den sorumlu.. Irak’tan sorumlu.. Kadınların ırzına geçilmesinden sorumlu.. Bebeklerin ölümünden sorumlu.. Esad’ın kimyasal silah kullanmasından sorumlu..” Devam ediyor, tutulan liste.. Devam ediyor, gerekçeler.. Ben ise şöyle bakıyor...
  • Tapu idaresi tepkide niye gecikti?

    03 Ocak 2020 YAZARLAR

    Haber yankı uyandırmış, konu nazik, konu netameli, ucu 'çılgın proje' hassasiyetlerine dokunuyor, kamuoyu zaten teyakkuzda, duyarlılık tavana vurmuş, üstüne belediyelerin tapu bilgilerini online sorgulama yetkisinin kaldırıldığı söyleniyor, Kanal İstanbul hattındaki arazileri toplayanların izi sürülemeyecek deniyor, yer yerinden oynuyor... Ne beklersiniz; tepkilerin hedefindeki Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün zaman kaybetmeden, sabah ilk iş duruma açıklık getirmesini. Peki onlar ne yapıyor? Haberi alan alıp satan sattıktan sonra, a...