logo

4 can, bir yumruktan daha mı değersiz?


Ali İhsan Karahasanoğlu
a.karahasanoglu@gmail.com

Ankara Barosu’nun internet sitesinde, Çukurca’da şehit olan 4 askerimiz ile ilgili kınama mesajı, topu topu 5 satır..

Başlığı da katalım, 6 satır..

“MİLLETİMİZİN BAŞI SAĞ OLSUN” diye başlıyor..

“Türkiye-Irak sınırında terörle mücadele kapsamında devam eden operasyon sırasında” diye giriyor lafa..

“Tüm milletimize başsağlığı, olayda yaralanan askerlerimize de acil şifalar diliyoruz” diye bitiriyor..

Aynı Ankara Barosu.. O şehitlerden birisinin cenaze töreninde, Kemal Kılıçdaroğlu’na atılan tek; sadece tek bir yumruk için.. Tam 31 satırlık kınama mesajı yayınlıyor..

İçinde neler mi var?..

“İlkel ve kanlı meyve” hakaretleri var..

“İğrenç linç girişimi” iftirası var..

“Sistematikleştirilmiş” isnadı var..

Şehit yakınlarına yönelik olarak, saygısızca, küstahça, “Şiddete ve cinnete aç kalabalıklar” iftirası var..

“Kitlesel gözdağı” ifadesi var..

“Maraş” var, “Sivas” var, “6-7 Eylül” var..

“Kan bürümüş gözler” var..

“Vahşet saçan kalemler” var..

“Şiddeti, cinneti, linci güzelleyerek silahsız tetikçilik yapanlar” tahkiratı var..

Ama “Biz daha Apo’nun heykelini dikeceğiz, heykelini” diyen terörist yandaşlarına tek satır bir kınama kelimesi, ne şehitlerimiz için taziyede, ne de Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik yumruk kınamasında yok..

Geçiyorum İzmir Barosu’na..

Son bir aylık açıklamalarını tarıyorum..

Trans cinayetleri var..

Halk oyunları topluluğunun 19. gösterisinin duyurusu var.

Başka bir baroya üye avukatın, İstanbul’da polisten dayak yemesini kınama var..

Ama..

4 şehidimiz ile ilgili açılmış bir başlık yok..

Hani Kemal Kılıçdaroğlu’na bir yumruk atılmasa, belki de hiç hatırlamayacaklardı ama..

Kılıçdaroğlu’na atılan yumruğu kınamak için, “Kılıçdaroğlu’na yapılan saldırının asıl failleri, toplumu bir sonraki günü dahi düşünmeden kutuplaştırmakta beis görmeyenlerdir” başlığını açtıkları için..

O başlık altında..

50 yıllık tarihimizde yaşanılan ne olay var ise, hepsini soldan çarklı çatlak kafa yapıları ile aktardıkları için..

Zorunlu olarak..

25 Satırlık Kemal Kılıçdaroğlu’na atılan yumruk için yaptıkları kınamanın içine..

Sadece iki satır da, 4 askerimizin şehadeti ile ilgili not düşmüşler..

25 satırda neler mi var?

Çocuklarını PKK’lı teröristlerin kurşunları ile toprağa veren acılı aileyi “organize saldırı” düzenlemek ile suçlama var..

Siyasi iktidarı, “ayrıştırıcı siyaset” ile suçlamak var..

“Ülkeyi tam ortasından bölme” ve “kutuplaştırmakta beis görmeyenler” isnatları var..

4 tane canın kaybedildiğini görmezden gelip, topu topu bir yumruk için, “dolaylı tertipleyiciler” arayışı var..

“Faşizm” suçlaması var..

“Başbağlar” yok ama, “Madımak” edebiyatı var..

PKK’lı teröristlerin öldürdüğü öğretmenlerimiz yok ama, “Çorum” var..

Teröristbaşı Apo’nun emri ile öldürülen bebekler yok ama, “Maraş” var..

Binlerce toplu taşıma aracına verilen zararı hafızalardan sildirip, “Gezi” hatırlatması yapmak var..

“Beyazıt Kulesi’ne dikilen kırmızı bayrak” yok, “6-7 Eylül” var..

İstanbul Barosu’nu merak ediyorsunuz..

İstanbul Barosu da..

Polis tarafından alınan trafik tedbirlerini aşmaya çalışıp, küfrederek Cumhurbaşkanı’nın arabasına yürüyüp, direnince dayak yiyen bir avukatla ilgili uzun uzun anlatımlar var..

Ama..

Bu toprakları savunmak için canlarını veren 4 askerimiz ile ilgili tek satır bir açıklama yok..

Neyse ki..

Riyakarlığı zirveye taşımamışlar..

4 askerimizin şehadeti ile ilgili açıklama yapmamanın utancı ile olsa gerek..

Kemal Kılıçdaroğlu’na vurulan yumruğu da kınamamışlar..

Barolardan geldik tabiplere..

İstanbul Tabip Odası ile başlıyorum..

İki tane doktorun, hasta yakınından yediği dayak ile ilgili kınama var..

Cinsel sapkınlarla ilgili yaptıkları panellerin duyuruları, “erkek erkeğe cinselliğin nasıl keyifle yaşanacağı”na dair duyuruları var..

Ama..

4 askerimiz ile ilgili şehadete dair tek kelime yok..

Oysa bu arkadaşlar..

PKK’lı teröristler köşelere sıkıştırıldıklarında..

Kafayı kaldırıp, “Savaş bir halk sağlığı sorunudur” diye kampanya açacak kadar terörist yandaşlığına soyunmuşlardı..

PKK’lı teröristler can verdiğinde, “Savaş bir halk sağlığı sorunu..”

Ama..

Askerlerimiz şehit olduğunda, gözlerini kapat, “Görmedim duymadım, bilmiyorum” de..

Hangi vicdan kabul eder, böyle bir riyakarlığı?..

Hangi gerçek doktor sessiz kalır, böyle bir ikiyüzlülüğe?

Aynı odanın, Kemal Kılıçdaroğlu için sessiz kaldığını sanmayın..

4 askeri görmemişler..

Ama Kılıçdaroğlu’na vurulan yumruk için; yememişler, içmemişler manşeti atmışlar:

“Kılıçdaroğlu’na yapılan alçak saldırıyı ve günlerdir sürdürdükleri nefret diliyle saldırıya zemin hazırlayanları, tüm hekimler adına kınıyoruz.”

Diğer odalar da, aynı kafada..

Onları da tek tek yazmaya gerek yok..

Böyle bir tablo karşısında..

“Daha Apo’nun heykelini dikeceğiz, heykelini” diyenlere tek kelime etmeyen..

Askerlerin şehit edilmesini iki kelime ile kınayamayıp..

Kemal Kılıçdaroğlu’na atılan bir yumruk üzerinden, tehditler savuranlar.. Hakaretlerde bulunanlar..

Bilsinler ki..

Bu millet, o teröristin heykelini bu ülkede diktirmeyecek..

Barosu ile gelsin.

Tabipler Odası ile gelsin..

HDP’si ile gelsin.

CHP’si ile gelsin.

İsterlerse, PKK’yı bu ülkenin başına bela eden ulusalcı generallerin bulunduğu İP’i ile gelsinler..

Ne yaparlarsa yapsınlar..

Bu millet, Apo’nun heykelini, bu ülkeye diktirmeyecek..

Sizler de..

Riyakarlığınızla..

İkiyüzlülüğünüzle..

Bir yumruk için ter ter tepinirken..

4 askerin şehadeti ile ilgili görmezden gelen tavırlarınızla..

Bu milletten, hakettiğiniz tokadı yiyeceksiniz..

(YENİ AKİT)

Etiketler:
Share
298 Kez Görüntülendi.

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • İNZAL EDİLMİŞ ADIMIZI, ÜRETİLMİŞ “İSLÂMCI” KAVRAMI İLE DEĞİŞTİRMEK SAPMALARA KAYNAKLIK ETMİŞTİR

    02 Mart 2020 YAZARLAR

    Her din ya da ideoloji, kendini özgün taşıyıcı kavramlarıyla ifade eder, tanımlar ve mesajını insanlara ulaştırır. Temel tanımlayıcı kavramlar, nötr değildirler; zihnine girdikleri, kendilerini benimseyerek kullanan insanları, kendi arka planındaki din, düşünce, felsefe ve ideoloji istikametinde dönüştürürler. Bunlar, o din ya da ideolojinin, taşıyıcı, inşa edici ve dönüştürücü etkiye sahip olan inanç eksenli kavramlarıdır. Bir de taşıyıcı olmayan, yani dinî ve ideolojik boyutu belirleyici olmayan kavramlar vardır ki onları, her din ya da ideol...
  • ‘Savaş ve Siyaset’, Aynı Hedef İçin, Farklı Silâhlarla Yapılan Eylemler Manzumesidir Kaynak: ‘Savaş ve Siyaset’, Aynı Hedef İçin, Farklı Silâhlarla Yapılan Eylemler Manzumesidir – SELAHADDİN E. ÇAKIRGİL

    02 Mart 2020 YAZARLAR

    Bu Pazar günü, birkaç noktaya değinelim: 1- Anamuhalefet’in lideri ve sözcülerinin, ‘Bizim askerimizin tırnağının ucundan kesip attığı bir parça bile bütün Suriye’den daha değerlidir.’ şeklindeki sözü çok matah bir şeymiş gibi geçen hafta boyunca sık sık dile getirmeleri sorgulanması ve utanılması gereken bir yaklaşımdır. KK ve adamları, yürekleri elveriyorsa, aynı sözü, Suriye için değil de, o ülkeye yarım asırdır zorla tahakküm ve zulmeden Baas Partisi, Esed Hanedanı ve Beşşâr Esed’in şahsı için söylesinler. Ama, dilleri varmaz ona bir olu...
  • Süleymani’nin öldürülmesine niye sevineyim?

    04 Ocak 2020 YAZARLAR

    İran’ın önemli generallerinden birisi, ABD füzeleri ile öldürüldü. Sevinmemiz gerektiğini söylüyor bazılarımız.. Gerekçeler önümüze koyuyorlar.. “Ortadoğu’da sürekli Şia mezhebinin yayılması için, haksız girişimlerde bulunup, örgütlenmeler yaptı.. Suriye’de binlerce Müslümanın ölümüne sebep oldu.. Yemen’den sorumlu.. Irak’tan sorumlu.. Kadınların ırzına geçilmesinden sorumlu.. Bebeklerin ölümünden sorumlu.. Esad’ın kimyasal silah kullanmasından sorumlu..” Devam ediyor, tutulan liste.. Devam ediyor, gerekçeler.. Ben ise şöyle bakıyor...
  • Tapu idaresi tepkide niye gecikti?

    03 Ocak 2020 YAZARLAR

    Haber yankı uyandırmış, konu nazik, konu netameli, ucu 'çılgın proje' hassasiyetlerine dokunuyor, kamuoyu zaten teyakkuzda, duyarlılık tavana vurmuş, üstüne belediyelerin tapu bilgilerini online sorgulama yetkisinin kaldırıldığı söyleniyor, Kanal İstanbul hattındaki arazileri toplayanların izi sürülemeyecek deniyor, yer yerinden oynuyor... Ne beklersiniz; tepkilerin hedefindeki Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün zaman kaybetmeden, sabah ilk iş duruma açıklık getirmesini. Peki onlar ne yapıyor? Haberi alan alıp satan sattıktan sonra, a...