logo

16 bin oy çalarken suçüstü oldular!


Ali İhsan Karahasanoğlu
a.karahasanoglu@gmail.com

CHP’lilerde bir heyecan, bir heyecan..

Bir telaş, bir telaş..

Gördüğümüzü sakinleştirmeye çalışıyoruz..

Ne mümkün?

Aslında işin farkındalar..

İntihar saldırısı yaptılar..

Çevreye zarar veremediler..

Kendi hayatları son buldu bulacak..

Niye böyle söylüyorum?

İstanbul ve Ankara’da 25 yıldır yenilmişler de yenilmişler..

İlçelerin büyük çoğunluğunda kaybetmişler de kaybetmişler..

Daha 8 ay önce, Cumhurbaşkanlığı seçiminde % 22 oy farkı yemişler. Aradaki fark tam 11 milyon..

Tarihe gömülmemek için..

Bir hazırlıklar yapmışlar..

Onu da ellerine yüzlerine buladılar..

Geçersiz oy skandalı bir yana..

Tutanakların ilçe seçim kurullarında bilgisayara geçirilirken AK Parti’nin oylarının sıfırlanması operasyonu bir yana..

Bir de..

AK Parti üyelerinin seçmen kayıtlarının düşürülmesi, diğer taraftan ise boş arsalara seçmen yazdırılması skandalı ile suçlanıyorlar..

Mazbatayı alamadıkları için, “Çevreye zarar veremediler” diyorum..

Suçüstü oldukları için..

“Kendi hayatları, partilerinin varlığı tehlikede” diyorum..

Tarihe, en büyük oy hırsızlığı ile geçecekler..

Bir de üste çıkmaya çalışıyorlar..

Söyledikleri şu:

“AK Partililer, kaybettikleri seçimi, kumpasla kazanmaya çalışıyorlar..”

Soruyorum, nasıl olacak bu kumpas?

Geçersiz oylarla başlanmış!

Eee?

Yalan mı?

Geçersiz oylarla ortaya çıkan gerçek, kumpasın kimin tarafından hazırlandığını göstermiyor mu?

Rakamlar ortada..

10 değil, 100 değil, bin değil..

Tam 11 bin geçersiz sayılan oy, CHP’nin, HDP’nin, İP’in temsilcilerinin de huzurunda yeniden incelendiğinde, şimdi geçerli sayılmadı mı?

11 bin geçersiz olan oy, geçerli kabul edilip, AK Parti lehine yazılmadı mı?

Geçersiz oylara tekrar bakıldığında, seçimde başa baş mücadele eden iki partiden birisi diğerine 11 bin oy fark atıyorsa, burada kumpası kim kime kurmuş oluyor?

Haydi diyelim ki, sandık başı sayımında, bir alavere dalavere yaptınız..

İtiraz üzerine; hakimin önünde, sıradan sandık görevlileriniz değil, milletvekillerinizin önünde, parti temsilcilerinizin önünde, geçersiz oylar tekrar incelendiğinde, 11 bin oyun aslında geçerli olduğu anlaşılıyor ve bunların AK Parti’nin olduğunu siz de kabul etmek zorunda kalıyorsanız..

Kumpası kuran kim?

AK Parti’nin oylarını, geçersiz gibi gösterip, çalan kim?

Geçersiz oyları koyduk bir kenara..

İstanbul’da tam da büyükşehir belediye başkanlığı seçiminde..

Dikkat buyrun.. İlçe belediye başkanlığı seçiminde değil. Belediye meclisi seçiminde değil.

Çünkü vaveyla büyükşehirde çıkar.

Sen istediğin kadar Silivri’yi al..

“Silivri’yi Cumhur ittifakı kazanmış” denilir geçilir..

Sen istediğin kadar Çatalca’yı CHP’den al..

“Ha, Çatalca’yı AK Parti almış.. İyi iyi.. Hayırlı olsun” denilir, kapanır..

Ama..

Herkes Silivri ile.. Çatalca ile meşgul olurken..

Sen İstanbul büyükşehir belediye başkanlığında tüm marifetlerini ortaya koyarsan.. Hedefe kilitlenirsen.. Son darbeyi vurursan..

Son darbe dediğimiz, aslında tek darbe değil..

Birkaç değişik açıdan, son darbeleri vurursan..

ABD’lerden tebrik telefonları gelir..

CHP’nin yaptığı da bu..

Diğer seçimlerde oy çalma ile ilgilenmemişler..

Hırsızlığı büyütmemişler..

Sadece büyükşehir belediye başkanlığında yapıp, bir anlamda suçüstü olmuşlar..

Belediye meclisinde, ilçe meclisinde AK Parti’nin oylarını çalmayıp.. Büyükşehir belediye başkanlığında uçurmuşlar..

Ne yapmışlar?

Benim oy kullandığım sandıkta bile görüldüğü üzere..

AK Parti’nin oyunu, sıfıra indirmişler..

Sadece benim sandıkta değil..

Daha başka onlarca sandıkta, aynı operasyon..

İtiraz edince..

4 bin oy da oradan geldi mi, AK Parti’ye..

CHP’liler hâlâ, pişkin pişkin ortalıkta dolaşıyorlar..

“Fark kapanmadı ki.. Kapanmadı ki!”

Ne demiş atalarımız..

Kork korkmayandan, utan utanmayandan..

Geçersiz oy, maddi hata görünümlü AK parti oylarının sıfırlanması operasyonlarını geçtik..

Şimdi, Büyükçekmece’de boş arsalardaki seçmen kayıtları ortaya çıktı..

İddia net..

“Buyrun birlikte gidelim, 5 bine yakın seçmenin boş binada, boş arsada kayıtlı olduğunu, birlikte görelim” deniliyor..

CHP’liler hâlâ, “Bize kumpas kuruluyor” modunda, savunmalarla hırsızlığın üstünü örtmeye çalışıyor..

Oysa boş savunmalarla vakit geçirmeye gerek yok.

AK Parti’nin adayı ile.

CHP’nin adayı birlikte..

Gitsinler tartışmalı 5 bine yakın seçmenin adreslerine..

Kameraların huzurunda, taraflar iddialarını açıklasınlar.

AK Parti mi doğru söylüyor, CHP mi, görelim..

Niye kaçıyorlar bundan?

Şimdi son tezleri de şu:

Büyükçekmece’deki boş arsalara seçmen kaydı yapıldığını ispatlayan polis soruşturmalarından sonra, AK Parti’ye oy verenler bile, yenilenecek seçimde Ekrem İmamoğlu’na oy verecek..

Ne güzel?

Ne güzel işte..

CHP’liler de destek versin, seçimler yenilensin..

Açık ara ile kazanın İstanbul büyükşehiri..

Öyle diyorsunuz ya..

Oysa..

Bu hali ile, yangından mal kaçırırcasına, şaibeli bir şekilde koltuğa oturursanız..

5 yıl boyunca kafanızı ütüleyeceğiz..

Ne güzel fırsatı da elinize geçirmişsiniz, açık ara ile alacakmışsınız..

Çamurun üzerine oturacağınıza..

15 bin oyu çaldığınız kesinleştiğine göre..

Daha fazla uzatmadan..

Razı olun yenilemeye..

Görelim kim kime fark atıyor..

Görelim, seçimde şaibe var mı, yok mu?

Rahat olun.. Heyecanlanmayın.. Panik yapmayın.. YSK “Yeniden seçim” derse.. Kıyametleri kopartmayın..

Yapalım seçimi, görelim.. Seçmen, hırsızları mı tercih ediyor, oyları çalınanı mı?

(YENİ AKİT)

Etiketler:
Share
246 Kez Görüntülendi.

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • İNZAL EDİLMİŞ ADIMIZI, ÜRETİLMİŞ “İSLÂMCI” KAVRAMI İLE DEĞİŞTİRMEK SAPMALARA KAYNAKLIK ETMİŞTİR

    02 Mart 2020 YAZARLAR

    Her din ya da ideoloji, kendini özgün taşıyıcı kavramlarıyla ifade eder, tanımlar ve mesajını insanlara ulaştırır. Temel tanımlayıcı kavramlar, nötr değildirler; zihnine girdikleri, kendilerini benimseyerek kullanan insanları, kendi arka planındaki din, düşünce, felsefe ve ideoloji istikametinde dönüştürürler. Bunlar, o din ya da ideolojinin, taşıyıcı, inşa edici ve dönüştürücü etkiye sahip olan inanç eksenli kavramlarıdır. Bir de taşıyıcı olmayan, yani dinî ve ideolojik boyutu belirleyici olmayan kavramlar vardır ki onları, her din ya da ideol...
  • ‘Savaş ve Siyaset’, Aynı Hedef İçin, Farklı Silâhlarla Yapılan Eylemler Manzumesidir Kaynak: ‘Savaş ve Siyaset’, Aynı Hedef İçin, Farklı Silâhlarla Yapılan Eylemler Manzumesidir – SELAHADDİN E. ÇAKIRGİL

    02 Mart 2020 YAZARLAR

    Bu Pazar günü, birkaç noktaya değinelim: 1- Anamuhalefet’in lideri ve sözcülerinin, ‘Bizim askerimizin tırnağının ucundan kesip attığı bir parça bile bütün Suriye’den daha değerlidir.’ şeklindeki sözü çok matah bir şeymiş gibi geçen hafta boyunca sık sık dile getirmeleri sorgulanması ve utanılması gereken bir yaklaşımdır. KK ve adamları, yürekleri elveriyorsa, aynı sözü, Suriye için değil de, o ülkeye yarım asırdır zorla tahakküm ve zulmeden Baas Partisi, Esed Hanedanı ve Beşşâr Esed’in şahsı için söylesinler. Ama, dilleri varmaz ona bir olu...
  • Süleymani’nin öldürülmesine niye sevineyim?

    04 Ocak 2020 YAZARLAR

    İran’ın önemli generallerinden birisi, ABD füzeleri ile öldürüldü. Sevinmemiz gerektiğini söylüyor bazılarımız.. Gerekçeler önümüze koyuyorlar.. “Ortadoğu’da sürekli Şia mezhebinin yayılması için, haksız girişimlerde bulunup, örgütlenmeler yaptı.. Suriye’de binlerce Müslümanın ölümüne sebep oldu.. Yemen’den sorumlu.. Irak’tan sorumlu.. Kadınların ırzına geçilmesinden sorumlu.. Bebeklerin ölümünden sorumlu.. Esad’ın kimyasal silah kullanmasından sorumlu..” Devam ediyor, tutulan liste.. Devam ediyor, gerekçeler.. Ben ise şöyle bakıyor...
  • Tapu idaresi tepkide niye gecikti?

    03 Ocak 2020 YAZARLAR

    Haber yankı uyandırmış, konu nazik, konu netameli, ucu 'çılgın proje' hassasiyetlerine dokunuyor, kamuoyu zaten teyakkuzda, duyarlılık tavana vurmuş, üstüne belediyelerin tapu bilgilerini online sorgulama yetkisinin kaldırıldığı söyleniyor, Kanal İstanbul hattındaki arazileri toplayanların izi sürülemeyecek deniyor, yer yerinden oynuyor... Ne beklersiniz; tepkilerin hedefindeki Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün zaman kaybetmeden, sabah ilk iş duruma açıklık getirmesini. Peki onlar ne yapıyor? Haberi alan alıp satan sattıktan sonra, a...