logo

Yaz kızım!..


Ali İhsan Karahasanoğlu
a.karahasanoglu@gmail.com

Hukukçular bilirler..

Mahkemelere işi düşen, duruşmalara gidenler bilirler..

Hakim tarafları dinler..

Notlarını alır..

Sonra..

“Yaz kızım” diye başladı mı..

Artık kimseyi dinlemez!..

Karar verilmiştir artık..

Dünkü yazımda, oy kullandığım sandıktaki skandalı belgeleyince..

Dün sabah, CHP’nin, YSK’nın resmi verilerinden yararlanarak verdiği rakamları tekrar sorguladım..

Hatalar düzeltilmişti..

AK Parti’nin “sıfır” olan oyu, 180’e çıkmıştı..

Şöyle söyleyelim, “doğru”su yazılmıştı..

Ama yazıma yapılan okuyucu yorumları..

Değişik sitelerde ve sosyal medyadaki benzer konularda yapılan değerlendirmeler..

Benim oy kullandığım sandıktaki hırsızlığın tekil bir olay olmadığını, birçok sandıkta benzer operasyonun yapıldığını gösteriyor..

Birçok sandıkta yapılmış, daha önemlisi maddi hata sonucu değil, bilinçli yapılmış..

Dolayısı ile, bizim duruşmalarda “Yaz kızım” denildiği gibi..

Birileri, birilerine “Yaz kızım” demiş olmalı..

Demeye de devam ediliyor olmalı..

Ne gibi?

Şunun gibi:

“Yaz kızım: Binali Yıldırım’ın 180 olan oyunun CHP’ye verilmesine..

CHP’nin 96 olan oyunun, daha sonra kullanılmak üzere kendi uhdesinde bırakılmasına..

Binali Yıldırım’ın oy hanesine sıfır yazılmasına..”

Bununla da yetinilmemiştir..

Yine “Yaz kızım” diye başlanmıştır..

Ve devam edilmiştir:

“Bazı sandıklarda Binali Yıldırım’a sıfır oy almış gibi kayıtlar düzenlenmeli, bazı sandıklarda ise sadece 1 oy verilmeli.. Ki kafalar karışsın.. Sahtekarlığımız hemen anlaşılmasın.. Uygulamanın bu şekilde yapılarak, hayata geçirilmesine..”

Devam edilmiştir:

“Bu sahtekarlık tespit edildiğinde, ‘Hata olmuş’ denilerek; net olarak hırsızlık olduğu belli olan yanlışların savunması yapılmamalı, hemen düzeltilmesi sağlanarak, olayın üstünün kapanmasına.”

Devam edilmiş olmalı..

“Yaz kızım: Ali Karahasanoğlu’nun oy kullandığı sandıkta Binali Yıldırm’ın oylarının CHP’ye yazılmasına.. Durum farkedilir de, ‘Benim oy kullandığım sandıkta bile oylar çalınmış’ diye bir sitemde bulunulursa, ‘baskın basanındır’ düşüncesinden hareket ile, ‘Salağa bak kendi oyuna sahip çıkamamış’ hakaretleri ile itibarsızlık operasyonu yapılmalı.. ‘Salak ben miyim, siz misiniz, ben olayı deşifre ettim, oyuma da sandıktaki diğer seçmenlerin oylarına da sahip çıktım.. Sonuçlar düzeltildi’ cevabı verilirse, konu büyütülmeden, hemen kapatılmasına.. ”

Bununla da yetinilmemiş olmalı..

“Yaz kızım..” diye başlanmış..

Devam edilmiş olmalı:

“Sandıktaki oyların bilgisayar sistemine geçilirken yapılan sahtekarlık deşifre edilirse, hemen rakamlar düzeltilmeli.. Yeni bilgisayar görüntüleri yayınlanıp, AK Parti’ye sıfır oy çıktığı iddialarını gündeme getirenlerin yalan söyledikleri, iftira attıklarına dair algı oluşturulmalı..”

Devamında..

“Yaz kızım” diye başlanıp, şunlar kararlaştırılmış olmalı..

“İstanbul’da 31 bin sandık varken, gidip de bir gazetecinin, Ali Karahasanoğlu’nun sandığında, sahtekarlık yapan elemanlarımızdan şapşal Avni (hayali bir isim) ile şapşal Berduş’un (hayali bir isim), bir daha bizi deşifre edemeyecekleri şekilde cezalandırılmalarına..Yine de bu faillerin ortaya çıkarılmaması için ilçe belediye başkanlığı sonuçlarının sisteme giriş tarihleri sabit iken.. Hırsızlıkların büyük oranda yapıldığı Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinin sandık sonuçları, bir defa düzeltildikten sonra da.. Gün içinde defalarca güncellenerek, hırsızlığı kimin yaptığı, kimin şifresi ile sahtekarlığın gerçekleştirildiğine dair izlerin silinmesinin sağlanması, böylece kafa karışıklığının oluşturulmasına..”

Yetinilmemiş olmalı..

“Yaz kızım..” denilmiş..

Talimat sürdürülmüş olmalı:

“Seçimin hemen ertesi günü, hırsız oylarla başkan seçilmiş gibi takdim ettiğimiz adayımız, henüz sahtekarlıklar ortaya çıkarılmadan, alelacele Anıtkabir’e ziyarette bulunup, orada gövde gösterisi yapılıp, ziyaret defterine de ünvan olarak İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı sıfatı kullanılarak imza atılmasına..”

Talimatlar şöyle sürdürülmüş olmalı..

“Yaz kızım:

Sahtekarlık ifşa olursa, hemen trollerin devreye girmesine.. ‘Sandık başında her partilinin yetkilileri var. Onlar niye uyanmamışlar’ denilerek, ilçe seçim kurulunun memurlarının bilgisayar başında yaptıkları sahtekarlıklar, sanki AK Partili temsilcilerin huzurunda yapılmış gibi algı oluşturularak, kafalar karıştırılmalı.. Sahtekarlık ortaya çıktığında, önceki seçimlerde CHP’nin yaptığı itirazlara, AK Partililerin verdikleri cevaplar, seçimlerin dürüst yapıldığına dair açıklamalar öne çıkartılarak, ‘Seçimde hile olmaz’ savunmaları ile AK Partililere bir tokat daha atılmasına..”

“Yaz kızım..” denilerek devam edilmiş olmalı:

“ ‘Parti genel başkanları açıklama yapmalı, itirazlar hemen durdurulmalı’ açıklamaları ile, sokak hareketlerine girişileceği tehdidi ile, oylarını çaldığımız siyasiler kortkutulmalı.. Kanunda yazılı hukuki süreçlerin işletilmesine fırsat verilmemeli.. Eğer oylar bir daha sayılmaya kalkılırsa.. Bu ülkede hiçbir seçime şaibe karıştıramayacağımız için, tüm kripto mensuplarımızın devreye girmesi sağlanarak, engellemeler yapılmalı.. Oy çuvallarının üzerine yatıp, fotoğraflar çekilerek, ‘Oyları saydırmayız’ tehditleri yapılmalı.. Bunlar yapılırken de, seçimin bittiği, çalınan oylarla seçtirdiğimiz adayın seçimi zaten kazandığı algısı oluşturulmalı..”

31 Mart seçimleri ile ilgili, “Yaz kızım” ile başlayan süreç, böyle planlanmış olmalı..

Ve halen de sürdürülüyor olmalı..

Aktüel gelişmelerle paralel olarak, yeni kararlar alınıp, hayata geçiriliyor olmalı..

Bu vesile ile..

Emniyet güçlerine..

Savcılıklara da bir çağrımız olsun..

Önceki seçimlerde hiç görmediğimiz şekilde..

Bir partinin adayının aldığı oy, birden fazla sandıkta “sıfır” olarak kayıtlara geçirilmiş ise..

Bunun planlı, organize bir şekilde yapıldığı iddiasını ciddiye almak gerekir..

Soruşturmakta fayda var..

Öncelikle, “Sisteme dışardan bir müdahale var mı” sorusuna cevap aranmalı..

Daha sonra da..

Müdahale yok ise..

Değişik memurlar, tesadüfen mi aynı hatayı tekrarlamışlar, dikkatle incelenmeli..

Hani 167 olan rakam, 166 yazılabilinir..

Haydi.. 66 olarak yazılabilinir..

Ama..

Sıfır olarak yazılmışsa..

Birden fazla sandıkta, aynı parti aleyhine, hep aynı hata yapılmış ise..

Lütfen, kimse bizim aklımızla alay etmesin..

Bu hırsızlık planlıdır..

Gerisi adli makamların görevidir..

(YENİ AKİT)

Etiketler:
Share
290 Kez Görüntülendi.

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • İNZAL EDİLMİŞ ADIMIZI, ÜRETİLMİŞ “İSLÂMCI” KAVRAMI İLE DEĞİŞTİRMEK SAPMALARA KAYNAKLIK ETMİŞTİR

    02 Mart 2020 YAZARLAR

    Her din ya da ideoloji, kendini özgün taşıyıcı kavramlarıyla ifade eder, tanımlar ve mesajını insanlara ulaştırır. Temel tanımlayıcı kavramlar, nötr değildirler; zihnine girdikleri, kendilerini benimseyerek kullanan insanları, kendi arka planındaki din, düşünce, felsefe ve ideoloji istikametinde dönüştürürler. Bunlar, o din ya da ideolojinin, taşıyıcı, inşa edici ve dönüştürücü etkiye sahip olan inanç eksenli kavramlarıdır. Bir de taşıyıcı olmayan, yani dinî ve ideolojik boyutu belirleyici olmayan kavramlar vardır ki onları, her din ya da ideol...
  • ‘Savaş ve Siyaset’, Aynı Hedef İçin, Farklı Silâhlarla Yapılan Eylemler Manzumesidir Kaynak: ‘Savaş ve Siyaset’, Aynı Hedef İçin, Farklı Silâhlarla Yapılan Eylemler Manzumesidir – SELAHADDİN E. ÇAKIRGİL

    02 Mart 2020 YAZARLAR

    Bu Pazar günü, birkaç noktaya değinelim: 1- Anamuhalefet’in lideri ve sözcülerinin, ‘Bizim askerimizin tırnağının ucundan kesip attığı bir parça bile bütün Suriye’den daha değerlidir.’ şeklindeki sözü çok matah bir şeymiş gibi geçen hafta boyunca sık sık dile getirmeleri sorgulanması ve utanılması gereken bir yaklaşımdır. KK ve adamları, yürekleri elveriyorsa, aynı sözü, Suriye için değil de, o ülkeye yarım asırdır zorla tahakküm ve zulmeden Baas Partisi, Esed Hanedanı ve Beşşâr Esed’in şahsı için söylesinler. Ama, dilleri varmaz ona bir olu...
  • Süleymani’nin öldürülmesine niye sevineyim?

    04 Ocak 2020 YAZARLAR

    İran’ın önemli generallerinden birisi, ABD füzeleri ile öldürüldü. Sevinmemiz gerektiğini söylüyor bazılarımız.. Gerekçeler önümüze koyuyorlar.. “Ortadoğu’da sürekli Şia mezhebinin yayılması için, haksız girişimlerde bulunup, örgütlenmeler yaptı.. Suriye’de binlerce Müslümanın ölümüne sebep oldu.. Yemen’den sorumlu.. Irak’tan sorumlu.. Kadınların ırzına geçilmesinden sorumlu.. Bebeklerin ölümünden sorumlu.. Esad’ın kimyasal silah kullanmasından sorumlu..” Devam ediyor, tutulan liste.. Devam ediyor, gerekçeler.. Ben ise şöyle bakıyor...
  • Tapu idaresi tepkide niye gecikti?

    03 Ocak 2020 YAZARLAR

    Haber yankı uyandırmış, konu nazik, konu netameli, ucu 'çılgın proje' hassasiyetlerine dokunuyor, kamuoyu zaten teyakkuzda, duyarlılık tavana vurmuş, üstüne belediyelerin tapu bilgilerini online sorgulama yetkisinin kaldırıldığı söyleniyor, Kanal İstanbul hattındaki arazileri toplayanların izi sürülemeyecek deniyor, yer yerinden oynuyor... Ne beklersiniz; tepkilerin hedefindeki Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün zaman kaybetmeden, sabah ilk iş duruma açıklık getirmesini. Peki onlar ne yapıyor? Haberi alan alıp satan sattıktan sonra, a...