logo

29 Kasım 2018

Ülkeniin kaymağını kim yiyor?


Akif Beki
a.beki@gmail.com

Duyar duymaz dil sürçmesi, anlam kayması olmalı dedim.

Çankaya, Kadıköy, Beşiktaş ve Şişli’de Türkiye gerçeklerinden kopuk, fanatik ve tuzu kuru bir seçmen kitlesinin yaşadığını, ülke yansa umurlarında olmadığını söylemişti Cumhurbaşkanı.

‘Seçim sonuçlarına bakın görürsünüz’ demişti.

Kullandığı tabirle ‘Türkiye pastasının kaymağını onlar yiyor’du.

Ama onlara bu kaymağı ikram eden iktidarı hakkıyla takdir edemiyor, oylarını AK Parti yerine götürüp CHP’ye vermeye devam ediyorlardı.

O yüzden de umutsuz vaka, bir o kadar da asalak ve nankör müydüler?

Hayır, bunu kastetmemiştir…

Daha önce CHP seçmenini, partinin yönetici sınıfından ayrı tutmaya özen gösterirdi.

Parti yönetimini yerden yere vurup, ‘CeHaPe zihniyeti’ni kıyasıya yererken bile CHP’ye gönül veren kardeşlerini özellikle tenzih ederdi.

Doğrudan seçmene dönük kırıcı ve ayrıştırıcı konuşmamaya, başa kakmamaya, incitmemeye çalışırdı.

Bir kenara bırakılacak bir dikkat ve duyarlılık olmadığı için, Erdoğan’ın bundan vazgeçtiğine ihtimal veremiyorum.

Siyasi tercihinden dolayı horlanmanın, aşağılanmanın, ikinci sınıf vatandaş, hatta parya yerine konmanın, ‘bidon kafalı’ ve ‘göbeğini kaşıyan adam’ hakaretlerine maruz kalmanın ne olduğunu en iyi bilen tabanın lideri çünkü.

Seçim zaferleri sonrası yaptığı ‘balkon konuşmaları’na o kucaklayıcı dil boşuna mı hakim!

“AK Parti’ye oy veren vermeyen bütün vatandaşlarımın özgür iradesi saygındır, demokratik tercihi başımızın üstündedir, bu seçimin kaybedeni yok, serbestlik kazandı, ayrımsız hep birlikte milletimiz kazandı, mesajınızı aldık” demiyor muydu?

Kendisine değil de sırf başka partiye oy verdi diye itilip kakılanların çektiği ıstırabı, nasıl hissettiklerini daha iyi kim bilebilirdi?

***

Dün İSEDAK toplantısında İslam dünyasına birlik, beraberlik çağrısı yapan, farklılıklarımızı kaşıyarak bizi birbirimize kırdırmak isteyenlerin oyununa gelmeyelim diyen, başka ülkelerden Müslümanlarla aramıza duvar örmememizi haykıran bir Erdoğan mı…Kadıköy’de, Çankaya’da yaşayan kendi vatandaşlarını oyları yüzünden ayrıştıracak? Dışlayacak, ötekileştirecek, kutuplaştıracak ve kardeşlikten çıkaracak?

Cumhuriyet gazetesinin sitesi, İSEDAK haberini anonslarken daha spotta Cumhurbaşkanı’nın CHP seçmeniyle ilgili sözlerini hatırlatıyordu.

‘Yabancı ülke vatandaşlarına şöyle, kendi insanına gelince böyle’ demeye getiren bir gönderme…

En çok vergi nerelerden toplanıyor, en çok sosyal yardım ve destek nerelere dağıtılıyor, kimden alıp kime veriyor devlet, ilçe bazında istatistikleri açıklansın görelim diyen de çıkar yarın.

‘Sanki AK Partililer çalışıyor da yattığı yerden beleşçi CHP’liler mi yiyor’ diye soran da eksik kalmaz.

‘Ülkenin kaymağını kim üretiyor, refaha aldığı paydan daha fazla katkıda bulunanlarla koyduğundan fazlasını harcayan ilçeler hangileri, kim kimin sırtından geçiniyor, kimin kazancı kime peşkeş çekiliyor’ tartışması abes değilmiş gibi…

İlçeyi ilçeye düşman etmekten başka neye yarar.

Sözlerinin, yanlış yoruma açık zannedilip buralara çekilmesine ve müsaitmiş gibi fitneye alet edilmesine izin vereceğini sanmam.

(KARAR)

Etiketler:
Share
448 Kez Görüntülendi.

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • İNZAL EDİLMİŞ ADIMIZI, ÜRETİLMİŞ “İSLÂMCI” KAVRAMI İLE DEĞİŞTİRMEK SAPMALARA KAYNAKLIK ETMİŞTİR

    02 Mart 2020 YAZARLAR

    Her din ya da ideoloji, kendini özgün taşıyıcı kavramlarıyla ifade eder, tanımlar ve mesajını insanlara ulaştırır. Temel tanımlayıcı kavramlar, nötr değildirler; zihnine girdikleri, kendilerini benimseyerek kullanan insanları, kendi arka planındaki din, düşünce, felsefe ve ideoloji istikametinde dönüştürürler. Bunlar, o din ya da ideolojinin, taşıyıcı, inşa edici ve dönüştürücü etkiye sahip olan inanç eksenli kavramlarıdır. Bir de taşıyıcı olmayan, yani dinî ve ideolojik boyutu belirleyici olmayan kavramlar vardır ki onları, her din ya da ideol...
  • ‘Savaş ve Siyaset’, Aynı Hedef İçin, Farklı Silâhlarla Yapılan Eylemler Manzumesidir Kaynak: ‘Savaş ve Siyaset’, Aynı Hedef İçin, Farklı Silâhlarla Yapılan Eylemler Manzumesidir – SELAHADDİN E. ÇAKIRGİL

    02 Mart 2020 YAZARLAR

    Bu Pazar günü, birkaç noktaya değinelim: 1- Anamuhalefet’in lideri ve sözcülerinin, ‘Bizim askerimizin tırnağının ucundan kesip attığı bir parça bile bütün Suriye’den daha değerlidir.’ şeklindeki sözü çok matah bir şeymiş gibi geçen hafta boyunca sık sık dile getirmeleri sorgulanması ve utanılması gereken bir yaklaşımdır. KK ve adamları, yürekleri elveriyorsa, aynı sözü, Suriye için değil de, o ülkeye yarım asırdır zorla tahakküm ve zulmeden Baas Partisi, Esed Hanedanı ve Beşşâr Esed’in şahsı için söylesinler. Ama, dilleri varmaz ona bir olu...
  • Süleymani’nin öldürülmesine niye sevineyim?

    04 Ocak 2020 YAZARLAR

    İran’ın önemli generallerinden birisi, ABD füzeleri ile öldürüldü. Sevinmemiz gerektiğini söylüyor bazılarımız.. Gerekçeler önümüze koyuyorlar.. “Ortadoğu’da sürekli Şia mezhebinin yayılması için, haksız girişimlerde bulunup, örgütlenmeler yaptı.. Suriye’de binlerce Müslümanın ölümüne sebep oldu.. Yemen’den sorumlu.. Irak’tan sorumlu.. Kadınların ırzına geçilmesinden sorumlu.. Bebeklerin ölümünden sorumlu.. Esad’ın kimyasal silah kullanmasından sorumlu..” Devam ediyor, tutulan liste.. Devam ediyor, gerekçeler.. Ben ise şöyle bakıyor...
  • Tapu idaresi tepkide niye gecikti?

    03 Ocak 2020 YAZARLAR

    Haber yankı uyandırmış, konu nazik, konu netameli, ucu 'çılgın proje' hassasiyetlerine dokunuyor, kamuoyu zaten teyakkuzda, duyarlılık tavana vurmuş, üstüne belediyelerin tapu bilgilerini online sorgulama yetkisinin kaldırıldığı söyleniyor, Kanal İstanbul hattındaki arazileri toplayanların izi sürülemeyecek deniyor, yer yerinden oynuyor... Ne beklersiniz; tepkilerin hedefindeki Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün zaman kaybetmeden, sabah ilk iş duruma açıklık getirmesini. Peki onlar ne yapıyor? Haberi alan alıp satan sattıktan sonra, a...