logo

03 Nisan 2019

* 31 Mart’ta Türkiye’ye seçim üzerinden darbe yapılmıştır. * Bir İstanbul projesi için FETÖ’cüler kullanılmıştır. * 15 Temmuz sonrasının ilk adımları atılmıştır. * Öyleyse İstanbul’da seçimler yenilenmeli.


İbrahim Karagül
i.karagul@gmail.com

Çok ince bir hesap, çok detaylı bir planlama yapılmış.

Ekipler kurulmuş, hazırlıklar yürütülmüş, koordinasyon sağlanmış, kimlerin ne yapacağı, kimlere ne tür görevler verileceği belirlenmiş.

Sandıklar üzerinden ciddi bir operasyon yürütülmüş.

Sessizce, hiç gürültü çıkarmadan, kimsenin dikkatini çekmeden bir gizli seçim darbesine girişilmiş, daha doğrusu bu yapılmış.

Mesele seçim değil. Oy pusulalarındaki olağan yanlışlıklar değil, sayım hataları değil. Mesele matematik hesapları değil.

Mesele demokrasiye inançla, seçim sonuçlarını hazmedip etmemekle alakalı değil. Mesele İstanbul’da belediyenin AK Parti’den CHP’ye geçmesi değil.

31 MART’TA TÜRKİYE’YE SEÇİM ÜZERİNDEN DARBE YAPILMIŞTIR

Çok daha derin, çok daha endişe verici bir durum var ortada.

İstanbul için özel bir proje, Belediye Başkanı’nı değiştirmenin çok ötesinde bir senaryo uygulanmış.

İstanbul üzerinden bir tür Türkiye tasarımı harekete geçirilmiş, ilk adım atılmış.

Bu mesele çözülemezse, gerçek tam anlamıyla ortaya çıkarılamazsa, bir adım sonrası Türkiye’dir. Bir yere yazın bunu!

Gezi öncesi, 17-25 Aralık öncesi, 15 Temmuz öncesi uyuşukluğu, duyarsızlığı, dikkatsizliği burada da karşımızda sanki. Sakın ha, bu yeni durumu da öyle kabullenmeyin.

Açık söylüyorum: 31 Mart seçimlerine İstanbul darbesi yapılmış.. Türkiye’ye darbe yapılmış. Seçimler üzerinden, sandıklar üzerinden darbe yapılmıştır.

ÖNCE İSTANBUL’U DÜŞÜR, SONRA BÜTÜN TÜRKİYE’Yİ

Gezi öfkesini, 17-25 Aralık komplosunu, 15 Temmuz’un arkasındaki aklı burada net olarak görüyoruz.

Çokuluslu akıl, 31 Mart seçimlerine müdahale etmiş. AK Parti’nin İstanbul’u kaybetmesi için, İstanbul’u düşürmek için içeridekiler ve dışarıdakiler birlikte çalışmış.

Türkiye’nin büyük mücadelesine 31 Mart için cephe kuranlar bununla kalmamış. Seçim gecesine ilişkin de planları varmış ve uygulanmış. Çokuluslu müdahalenin bir ayağı sandıklar üzerinden gerçekleşmiş.

15 Temmuz’da İstanbul’u Anadolu’dan ayırmak isteyip de başaramayanlar, İstanbul’u düşürmek, ardından sonraki adımlara geçmek için sistematik, tehlikeli adımlar atmış.

Seçimden, oydan çok öte bir durumla karşı karşıyayız. Türkiye’yi tehdit eden kim varsa bu seçimde ortak çalışmış. “İstanbul’u düşürelim bir sonraki adımda Türkiye’yi düşürürüz” demişler.

KÖPRÜYÜ İMAMOĞLU’NUN İŞ MAKİNELERİ Mİ KESECEK?

Devlet kadrolarındaki FETÖ’cüler etkin biçimde kullanılmış. PKK/HDP ekipleri etkin biçimde kullanılmış. CHP’lilerle bunlar arasında koordinasyon eğitimleri yapılmış. İşin yapılış şekli tam anlamıyla FETÖ tarzı. Anlaşılan o kadroları etkin biçimde kullanmışlar.

AK Parti’nin oy depoları sıfırlanmış, geçersiz kılınmış, tutanaklara doğru geçirilmemiş, CHP’ye kaydırılmış. Çok dikkat çekmesin diye bazıları başka partilere yazılmış. Bu anlamda burada yüzlerce örnek sayabilirim.

Yeni bir 15 Temmuz girişimi olursa, İstanbul Şehitler Köprüsü’nü tanklar mı kesecek yoksa Ekrem İmamoğlu’nun iş makineleri mi? Ankara’da belediye iş makineleri tankların yolunu mu kesecek yoksa milletin yolunu mu? İşte 31 Mart müdahalesinin devamında bunlar var.

KİMSE KİBİRLİ NUTUKLARLA MİLLETİ KÖRLEŞTİRMESİN!

Kimse konforlu sözlerle, kibirli entelektüel havalarla TV ekranlarında, gazete köşelerinde nutuklar atmasın. Milleti körleştirmeye kalkışmasın. Kimse AK Partili görünüp de gizli ve sinsi hesaplarını akil düşünceler gibi pazarlamasın.

Kimse akıl vermeye, ayar vermeye kalkışmasın. O kimselerin Gezi olaylarında neler konuşup yazdıklarını da biliyoruz. 15 Temmuz’da ne haltlar yediklerini de biliyoruz. O kimselerin bugün hangi vazifelerle görevlendirildiklerini de biliyoruz.

İstifham oluşturmak, kafa karıştırmak için yazmıyorum bunları. Hele hele bir operasyon, bir algı oluşturma düşüncem asla yok. Demokrasi, seçim sonuçları, milli irade dışında bir durumu aktarmaya çalışıyorum.

KAMUDAKİ FETÖ’CÜLERLE PKK’LILAR ORGANİZE EDİLMİŞ..

Bir müdahale, bir darbe, bir çokuluslu hesap ve bunun uygulanışından söz ediyorum.

Bu planlamayı yapıp uygulayanlar, kamudaki FETÖ’cülerle PKK’lıları bu iş için koordine edenler, millet İttifakı üzerinden PKK’yı Ege ve Akdeniz’e taşıyanlar, belediye şirketlerinin kalbine yerleştirenler, 31 Mart günü Türk demokrasisine, seçimlere müdahale etmiştir.

Şimdilik İstanbul’u konuşuyoruz ama Türkiye’nin kritik bölgelerinde de bu müdahalelerin izlerini göreceğiz. Açık söyleyeyim, bir Ulusal Güvenlik meselesi ile karşı karşıyayız.

İSTANBUL’DA SEÇİM YENİLENMELİ

1- Bütün İstanbul’da bütün sandıklar yeniden sayılmalı, gerekirse seçimler yeniden yapılmalıdır. En temizi İstanbul’da seçimlerin yenilenmesidir.

2- Bu ince hesap, YSK’yı bile çaresiz bırakacaktır, YSK üzerinden bile bir aklama söz konusu olamayacaktır. Nitekim bu kadar ince planlamayı yapanlar bunu zaten düşünmüş, ona göre oyun planı hazırlamıştır.

3- Sandık başkanları üzerinden de bir soruşturma açılmalı ve bu bir güvenlik meselesi olarak algılanmalıdır. Listelerde ne kadar FETÖ’cü ne kadar PKK’lı varsa ortaya çıkarılmalıdır.

4- Seçim öncesi bu çevrelerin nasıl koordine edildiğine, nasıl eğitildiğine, hangi ortamlarda eğitim çalışmaları yürütüldüğüne ilişkin de soruşturma açılmalıdır.

5- Yüzlerce PKK’lıyı CHP, İYİ Parti ve Saadet Partisi’nden aday listelerine alanların, kaç kişiyi sandıklara yerleştirdiği kesinlikle belirlenmelidir.

6- 31 Mart seçim yolsuzluğu konusunda sadece seçimlerle sınırlı değil, bir darbe girişimi, bir tür çokuluslu müdahale soruşturması açılması gerekir.

“ERDOĞAN’I DEVİR, TÜRKİYE’Yİ DURDUR” “İSTANBUL DÜŞER, TÜRKİYE DÜŞER”

“Erdoğan devrilir Türkiye durdurulur”, “İstanbul düşer, Türkiye düşer” diyenler, 15 Temmuz’dan medet umanlar 31 Mart günü Türkiye’ye, demokrasiye, seçimlere müdahale etmiştir.

“Milli irade”ye ayar verilmiştir. 15 Temmuz’dan sonraki ilk adım atılmıştır. Türkiye yeni bir çokuluslu müdahale görmüştür. Bugün bu müdahalenin detaylarını ortaya çıkaramazsak, bir adım sonrası Türkiye’dir, daha vahim müdahalelerdir.

Soruları çalanlar İstanbul’da AK Parti’nin oylarını da çalmış, bu çok açık.

(YENİ ŞAFAK)

Etiketler: » » » » » »
Share
81 Kez Görüntülendi.

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Adalet tek boyutlu değildir

    20 Eylül 2019 YAZARLAR

    Adalet deyince bizde kısaca her hak sahibine hakkını eksiksiz verme anlaşılır demiştik. Bizdeki kullanılışı hem adaleti hem de kıst’ı anlatır. Çünkü adalet, hukuku herkese eşit uygulama, kıst ise herkese hakkı olanı vermedir. Paylar her zaman eşit olmayabilir. Bu sebeple mesela miras eşit taksim edilmez ama ‘kıst’ anlamında adildir. Adalet üzerine konuşanlar onun farklı açılardan çeşitlerinden söz ederler: Yönetimde adalet, yargıda adalet, siyasi adalet, misliyle mukabelede adalet, sosyal adalet ve ailede adalet gibi. Bunların her birinin açıl...
  • “Adam evli çoluklu çocuklu”

    20 Eylül 2019 YAZARLAR

    Tefrika roman: Bölüm 10 Olayları hatırlıyorsunuz. Balık beyinli değilsiniz ya! Babaannemin salonunda babaannemin ninesine ait olmadığın bildiğim, ama onun öyle olduğunu iddia ettiği devasa çerçeveleri duvara raptediyoruz. Biz dediğime bakmayın hayatımda ilk defa gördüğüm kot gömlekli genç bir adam elinde matkap bekliyor. (Hatırlamıyorsanız geçen Cuma’ya şöyle bir göz atmanızı tavsiye edeceğim.) Girişteki duvar ile devasa çerçeve birbiriyle buluşturulunca kot gömlekliyi matkabıyla birlikte girişte bıraktık . Biz babaannemle salona geçtik. ...
  • Katılım bankalarında büyük değişim

    20 Eylül 2019 YAZARLAR

    Dün sözünü ettiğim Tebliğ’de benim bildiğim ilk defa resmi olarak bu bankaların “faizsiz bankalar” olduğu şöyle kaydedilmiştir: Faizsiz bankacılık danışma komitesi MADDE 4 – (1) Bankalar, faaliyetlerinin faizsiz bankacılık ilke ve standartlarına uygunluğunu sağlamak amacıyla bünyesinde bir danışma komitesi tesis etmekle yükümlüdür. Danışma komitesi yönetim kuruluna bağlı olarak faaliyet gösterir. Bu madde yıllardır devam eden bir özlemi sona erdirmiştir. Evet bu bankaların bütün işleri “faizsiz bankacılık ilke ve standartlarına” uygun ...
  • Oktar davası nereye gidiyor?

    20 Eylül 2019 YAZARLAR

    Adnan Oktar hakkında açılan davanın duruşmaları başladı.. İfadeler alınmaya devam ediliyor. Örgüt içinde yer alıp, daha sonra itirafçı olanların beyanlarına henüz başlanmadı.. Oktar, örgütün ikinci adamı Tarkan Yavaş ifadelerini verdiler. Örgütün içindeki üçüncü, dördüncü isimlerin ifadeleri ile duruşmalar devam ediyor.. Ama bakıyorum, toplumu en fazla rahatsız eden konular hakkında ne ciddi bir soru var.. Ne de sanıklardan bir açıklama.. Gizli saklı şu suçu işlemişler.. Gizli saklı bu suçu işlemişler.. Bunlar iddia e...