logo

22 Eylül 2018

Hititler duysa çok üzülürdü!


Yıldıray Oğur
basaksehirnet@gmail.com

Bundan 3660 yıl önce Hitit tahtına oturan I. Hattuşili, bugünkü Çorum merkezin bir saat uzağındaki Hattuşaş kentini Hititlerin başkenti yaptı.

Tarihe diğer büyük katkısı ise Suriye’den getirttiği katiplere yazdırdığı tabletlerle Hititlerin yazılı arşivlerinin temelini atması oldu.

Bugün bu Hitit tabletlerinden 30 bini gün yüzüne çıkarıldı. İstanbul, Ankara ve Çorum’daki müzelerde sergileniyor.

O tabletlerin en eskilerinden biri Hitit devlet yönetiminde terfi, liyakat, hesap verme hakkında fikirler vermekteydi.

Malatya-Elbistan civarında olduğu düşünülen Hurma şehrinde meydana gelen bir olay hakkındaki tablette Kral Hattuşili’nin Hurma şehrine yönetici yaptığı Hurmalı Askaliya ile yönetici yaptığı bir çömlekçi arasında geçen olay anlatılmaktaydı:

“Ispudasinara çömlekçi idi.

Hurmalı Askaliya onu aldı.

Onu Udahzumi kentinde yönetici yaptı.

Askaliya onu öldürecekti ve onu hapishaneye koydu.

Fakat Askaliya’ya karşı sorun çıktı.

Onu hapishaneden bıraktılar.

Ve o Askaliya’ya söyledi.

Sen hatalısın.

Krala saygısızlık yapıyorsun.”

Bir çömlekçi sadece yönetici olmamıştı. Aynı zamanda kendisine haksızlık yaptığını düşündüğü yöneticisine de hesap sormaktaydı.

Tabletin devamında Askaliya’nın akıbeti de anlatılmıştı.

Onun sonunu getiren de her devrin klasik ayak kaydırma yöntemi iftira olmuştu:

“Askaliya Hurma şehrinde bey idi.

O her bakımdan bir adamdı.

Onu babama 10 kötülediler (iftira ettiler).

Onu getirtti ve onu Ankuwa’ya sürdü.

O kuvvetli adamlardandı.

Fakat o yoksulluk içinde öldü.”

Ama bir tablete bütün bunları yazdıran Hattuşili’nin oğlu yeni kral I. Murşuli olmuştu. Bu da bu hatayla yüzleşildiğini ve bu tecrübenin bir devlet bilgisi olarak kayıtlara geçirilmiş olduğunu göstermekteydi.

Onlardan beş nesil sonra Hattuşaş’taki Hitit tahtına kanlı bir iktidar mücadelesinin sonunda Telepinu oturdu.

Kral I. Huzziya’nın kızkardeşi İstapariya ile evli olan Telepinu, kralın kendisini öldürmeye çalıştığını öğrenince onu tahttan indirip yerine geçmiş, bu sırada ardarda meydana gelen suikast girişimlerinde de eşini kaybetmişti.

Eski Kral Huzziya’yı bütün ailesiyle birlikte sürgüne gönderen yeni kralın tahta oturur oturmaz yaptığı ilk iş ise bu kanlı taht kavgalarına bir son vermek için bir ferman yayınlamak oldu.

Telepinu Fermanı ilk hükmüyle kimin kral olacağını bir düzene bağlamıştı:

“Önce birinci dereceden bir prens varsa o kral olsun eğer birinci dereceden bir prens yoksa ikinci dereceden bir prens tahta geçsin eğer varis olacak hiçbir prens yoksa birinci dereceden bir prensese iç güveysi alsınlar o kral olsun.”

Ama fermanı esas tarihi yapan Kral’ın bu düzeni korumak için koyduğu başka bir hüküm oldu.

Kral Telepinu, fermanda asiller Meclis’i Panku’ya bu düzeni bozan her kim olursa olsun, isterse kraliyet ailesinden biri olsun onu yargılama ve idam etme yetkisi vermişti:

“Eğer kimse kötülük yaparsa ister evin babası, ister saray oğlanlarının başı, koruma kıtasının (zıpkıncılar) başı, savaş alanı binbaşılarının başı, ister arkadaki ister öndeki biri olsun, siz asiller meclisi onu yakalayın ve onu dişiniz ile kemirin.”

Bir Meclis’e saltanat ailesini denetlemek için verilen bu yetki sayesinde 3500 yıl önceki bu ferman dünyanın ilk yazılı anayasa metni kabul ediliyor.

Telepinu’nun bu adımıyla Hitit yasalarına “Bey’e iltimas geçilmemesi” hükmü yerleşmişti.

O yüzden ondan 300 yıl sonra Hitit tahtına oturan II. Tuthaliya, hakimlere şöyle talimatlar verdi:

” Basit bir davayı zorlaştırmayınız. Zor bir davayı da basitmiş gibi göstermeyiniz.”

“Haklı bir davayı kaybettirmesin! Haksız bir davayı da kazandırmasın! Doğru ne ise, onu yap.”

Nitekim, II. Tuthaliya’dan 100 yıl sonra Hitit tahtına oturan III. Hattuşili dönemine ait bir tablet Hititlerin adalet ve iltimas konusundaki hassasiyetini gösteriyor.

Tablet üst düzey bir tapınak görevlisi hakkında tapınak mallarını zimmetine geçirmesiyle ilgili açılan bir dava hakkındaydı. Fakat davacı Kral’ın eşi Kraliçe Puduhepa’ydaydı. 30 tanığın dinlenildiği günlerce süren davada Kral, davacı Kraliçe olduğu için tarafsızlık gereği yargıçlıktan çekilmişti.

Ve 3500 yıl sonra.

Hititlerin başkenti Hattuşaş’a bir saat, bütün bu çivi yazılı tabletlerin bulunduğu müzeye 11 dakika uzaklıkta Hitit Üniversitesi kuruldu.

Ve geçen hafta gazetelerde çıkan haberlere göre Hitit Üniversitesi bir aile üniversitesine dönmüştü.

Üniversitenin yönetici ve öğretim görevlisi kadrolarında 10 çift ve aynı soyadlı pek çok akraba yer almaktaydı.

3500 yıl önce yeni nesillere aktarılmak için çivi yazısıyla tabletlere kazınmış onca tecrübe, birikim, tavsiye Hitit adını taşıyan bir üniversiteye bile ulaşmamıştı.

Hitit medeniyeti esas şimdi öldü diyebilir miyiz?

Kaynaklar

(Ekrem Akurgal- Hatti ve Hitit Uygarlıkları- Turgut Yiğit- Hitit Krallığı’nda Yönetim Sistemi Üzerine Bir Not- http://dergiler.ankara.edu.tr/dergiler/18/32/245.pdf- Erdal Doğan- Hitit Hukuku-Belleklerdeki Kayıp)

(KARAR)

Etiketler:
Share
26 Kez Görüntülendi.

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Kaşıkçı cinayetinde ikinci aşama: Er Selman’ı kurtarmak

    23 Ekim 2018 YAZARLAR

    Kafamızı netleştirelim, fotoğrafın tamamını gözümüzün önüne getirelim: Dünya tarihinde bir kişi konsolosluğa sokulup öldürülmemiştir. İlk defa böyle bir olayla karşı karşıyayız. Dünyada hiçbir devlet kendi vatandaşını, kendi konsolosluğunda böylesine hunharca öldürmemiştir. Ve dünya tarihinde hiçbir devlet, resmi konsolosluğunda, resmi devlet yetkilileri tarafından vatandaşının öldürüldüğünü itiraf etmemiştir. Fotoğrafımız budur ve bunu aklımızda tutalım. SUUD, CİNAYETİ NEDEN İTİRAF ETTİ? Suud, cinayeti Türkiye’nin cinayeti başarıyla çözm...
  • Hangi savaştan bahsediyoruz?

    23 Ekim 2018 YAZARLAR

    Sadece kan gölüne dönen Ortadoğu’dakinden mi? Bitince yeniden başlamayanı hangisi? Galibi belli olunca barışı sabit olarak tesis edebilen bir zafer türü var mı herkesçe kabul gören? Bu sorular sonsuz sayıda çoğaltılabilir. Velhâsıl savaşı bizim dışımızda görmek gerçeğin üzerine örtü çekmek demek. Bu bir tür yabancılaşma hatta. Savaşın insan ile kaim olduğunu ve kesintisiz devam ettiğini aslında eskiye oranla bugünün küresel tüketim ve iletişim kültüründe idrak etmemiz çok daha kolay. Çünkü bilgi çağı dediğimiz bu dönemde her şey kadar savaş d...
  • Andımız, öğretmenimiz, Kemalizm’imiz!

    23 Ekim 2018 YAZARLAR

    Cumartesi gün, 2. Batman Kitap Fuarı’nın konuğu olarak kadim dostum Muhammed Berdibek ile şehirdeydik. Yaklaşık 1,5 saat süren çok hoş bir konferans gerçekleştirdik Batmanlılarla. Ayakta durmaya zorlanacak kadar hasta olmama rağmen günün sonunda “iyi ki geldim” dediğim bir güzellik hissiyle doluydum. Konferansta yaşanan bir durum hariç… Bir genç kız “ben etnik olarak Kürdüm. Her sabah andımızı okuyarak büyümek çok tuhaftı. Siz andımız hakkında ne düşünüyorsunuz?” diye sorunca bir başka dinleyici mikrofonu kapıp “Türkiye Cumhuriyeti’ne va...
  • Kaşıkçı’dan sonra başkaları da öldürülecekti Selman-Zaid projesinin Türkiye ayağı neydi? Erdoğan bugün nasıl bir açıklama yapacak? Selman’ı Trump bile kurtaramaz artık..

    23 Ekim 2018 YAZARLAR

    Kim ne derse desin, Cemal Kaşıkçı cinayeti, S. Arabistan Veliahtı Muhammed Bin Selman’ın bizzat talimatıyla gerçekleşmiştir. Türkiye’ye gönderilen cinayet ekibi, tamamen onun yakın ekibinden oluşmaktadır. Cinayete ilişkin “karartma” operasyonu yine bizzat kendisi tarafından yürütülmektedir. Kim ne derse desin, bu cinayette ya da bu operasyonda S. Arabistan, BAE, Mısır, İsrail istihbaratı ortak çalışmıştır. Olay ABD istihbaratının bilgisi hatta dahli ile yürütülmüştür. Daha önce birçok bölge ülkesinde yapılanlara benzer bir cürüm bu sefer Tür...