logo

11 Kasım 2019

Üniversite gibi üniversitenin selameti için


Hakan Albayrak
h.albayrak@gmail.com

İstanbul Şehir Üniversitesi, İstanbul’dan Amerika, İngiltere, Fransa, Bosna, Çin’e, Filistin, Hollanda, Norveç, Afrika ve daha birçok ülkeye, öğrencilerini kazandırdığı güçlü ve kaliteli niteliklerle yolculayan bir eğitim kurumdur. Özgür düşünceyi, adaleti, hakkaniyeti, hukukun üstünlüğünü, “kamu” kavramının devlet değil toplum yararı anlamına geldiğini, sosyal sorumluluğu, toplumsal duyarlılığı, insani değerlerin merkeziliğini öğreten ve akademisyen kadrosu, kurumsal kimliği ve etik koduyla bunu her durumda sergileyen bir üniversitedir.

ŞEHİR mezunları, hangi fakülteye kayıtlı olursa olsun, Şehir Üniversitesi’nin interdisipliner müfredatı sayesinde matematiksel düşünceden müzik ve medeniyete, şehir ve mimarlıktan bilim ve teknolojiye dair eş zamanlı dersler alan, dünya tarihini karşılaştırmalı öğrenen, ilerleme/gerileme/yükseliş nitelemelerinin ölçütünü sorgulayan, romanlarla siyaset ve ekonomi okuyabilen, düşünen ve tartışabilen bireylerdir.

“Tek doğru” iddiasıyla tek sesliliğin özgürlükleri kısıtladığı, başörtülülerin üniversite kapılarında şiddet gördüğü karanlık yılların ardından, İstanbul Şehir Üniversitesi çeşitliliği zenginlik olarak gören, insanı odağına alan ve ürettiği bilgi ile bu ülkeye değer katacak herkesi kucaklayan bir nefes olmuştur.

Bu ülkenin zihin/toplum inşasına imza atan yıldızların; Şerif Mardin, Kemal Karpat, Ergun Özbudun, Serap Yazıcı, Ümit Cizre, Ayşe Soysal, Mustafa Özel, Mehmet Genç, Engin Deniz Akarlı, İsmail Kara, Cem Behar ve daha nicesinin emeğinin dokunduğu tüm Türkiye’nin bir değeridir!

Bugün ülkemizin en saygın kurum ve kuruluşlarında görev alan mezunlarımızın başarısını, ŞEHİR ailesinin bizlere sağladığı bilgi birikimine, çalışma ahlakına ve disiplinine borçluyuz.

Bu ülkede üretilen her bir akademik proje, kitap, makale, en önemlisi ülke için yetiştirilen donanımlı her bir öğrencinin ülkenin paha biçilemez değerleri olduğunun idrakinde olan herkes, binlerce öğrenci ve akademisyenin hayatını etkileyecek, yüzlerce akademik çalışmayı sekteye uğratacak olan yaptırımların, Türkiye’nin eğitim kalitesine olan yıkıcı ve dönülmez etkisini öngörecektir.

ŞEHİR mezunları olarak, bu ülkeye yakışır bir eğitim ahlakı için gayret gösteren İstanbul Şehir Üniversitesi’ne yaşatılan ve eğitimin kutsiyetine hale getirecek bu vahim durumun bir an evvel çözüme ulaşması için sesleniyoruz: Değer üreten kurumların devamlılığını sağlamaya gayret etmek bu ülkeye, hepimize yakışandır!

***

Yukarıdaki satırlar Şehir Mezunlar Derneği’ne ait.

Akl-ı selime hitap eden bir açıklama.

İyi ama nerede akl-ı selim?

Borçlarını ödeyebilecek durumda olduğu halde banka hesaplarına ihtiyati tedbir koyduran Halkbank’ın bu haksız tasarrufunu yargıya taşıyan İstanbul Şehir Üniversitesi, aradığı adaleti İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde de bulamadı.

Türkiye’nin en iyi üniversitelerinden biri göz göre göre yıkıma sürükleniyor.

Şair-yazar İsmail Kılıçarslan’ın Twitter’daki feryadı: “Haber doğruysa Şehir Üniversitesi, çalışanlarına maaş veremez noktaya gelmiş. Gözümüzün önünde, arkadaşlarımızın çalıştığı, çocuklarımızın okuduğu bir ilim yuvası yok edilmeye çalışılıyor. Ey akl-ı selim, yetiş artık imdadımıza…”

Haber maalesef doğru.

Ve akl-ı selimden haber yok maalesef.

(KARAR)

Etiketler:
Share
141 Kez Görüntülendi.

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Düzmece aydın ile zoraki muhalefet kolkola

    14 Kasım 2019 YAZARLAR

    “Bir yığın yeteneksizin nasıl olup da ülkenizi, şirketinizi, fabrikanızı, mağazanızı, büronuzu avuçlarının içine aldıklarına şaştığı­nız oluyor mu?” sorusuna cevap arıyor. Dr. Laurance J.Peter. Cevabı şu: ken­di yeteneksizlik düzeyine erişen bir görevli, görevinin gereğini yerine getireceğine, kusursuz olarak ya­pabildiği bir dizi başka işlere girişir, asıl işini yapacağına sürekli hazırlıklarla oyalanmayı ter­cih eder. Örneğin yeteneksiz matema­tik öğretmeni öğrencilerine matematik öğreteceğine matematiğin öneminden bahseder.” (Peter İl­kesi, ...
  • Yönetim İslâmî değilse

    14 Kasım 2019 YAZARLAR

    Daha ziyade fıkıh ve kelam kitaplarında ve az sayıda siyaset, emval vb. konulara ait kitaplarda İslam devlet başkanı olabilmek için kişinin hangi nitelikleri taşıması gerektiği anlatılmış ve tartışılmıştır. Ehl-i sünnete göre Kurayş kabilesinden, müctehid derecesinde alim, vücutça sağlam, güzel ahlak sahibi olması ve bir şekilde ümmetin kendisine bey’at etmiş olmaları gerekiyor, ama evdeki hesap pazardakine uymuyor. Uymayınca da teker teker niteliklerden vazgeçiliyor, zaruret, fitnenin ve kargaşanın önlenmesi, ümmetin ve İslam vatanının koru...
  • 100 soruda ahiret!

    14 Kasım 2019 YAZARLAR

    Dün toprağa verilen Mümtaz Soysal’ın meşhur kitabıdır, “100 soruda Anayasa..” Ondan esinlenerek, “100 soruda ekonomi” başlığı ile. “100 soruda Milli Mücadele” başlığı ile.. “100 soruda Annelik-Babalık Rehberi” başlığı ile. “100 Soruda Vasiyetname” başlığı ile.. Ve daha nice “100 Soruda” diye başlayan kitaplar yazıldı.. Mümtaz Soysal’ın ölümü ve dün bir camide cenaze namazının kılınıp.. İslam mezarlığına defnedilmesi vesilesi ile.. Şimdi biz bir kitap önerisi daha yapalım: “100 Soruda Ahiret!” Siz, isterseniz “Ahire...
  • Netanyahu yine azdı

    14 Kasım 2019 YAZARLAR

    İşgal rejiminin başbakanı Benyamin Netanyahu’nun erken genel seçimleri tekrar etmesine ve siyonist kitlenin desteğini almak amacıyla Batı Yaka’yı İsrail’e ilhak edeceğine, bu bölgede yeni yahudi yerleşim merkezleri inşa edeceğine dair vaatlerde bulunmasına rağmen beklediği desteği alamadı. O yüzden işgal devletinin parlamentosu durumundaki Knesset’te, anlaşabileceği partileri bir araya getirmek suretiyle bile bir koalisyon hükümeti oluşturmaya yetecek sayıda sandalye kazanamadı. Bu durum işgal rejiminde yeniden bir hükümet krizi sorununun yaşan...