logo

06 Kasım 2019

* Ülkemi uyarıyorum: Türkiye düşmanlığı adres değiştirdi. * FETÖ, PKK ve DEAŞ’tan sonra 4. terör örgütü bu. * İki prens, iki “terör baronu”, iki amansız Türkiye düşmanı * Ülkemize ilk müdahale bu çete üzerinden yapılacak. * Muhammed Dahlan terör örgütü lideri ilan edilmeli ve başına ödül konulmalı


İbrahim Karagül
i.karagul@gmail.com

PKK ile, FETÖ ile, DEAŞ ile sahada, onların patronlarıyla masada mücadele eden Türkiye, çok daha tehlikeli yeni bir terör yapılanması ile de keskin ve acil bir mücadeleye girmek zorunda kalacak.

PKK, FETÖ ve DEAŞABD’nin, İsrail’in, Avrupa’nın projesiydi. Ama bu seferki terör örgütü Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE), Mısır istihbaratının, BAE’li Muhammed bin Zaid’in, Suudi Muhammed bin Selman’ın terör örgütü.

YENİ TERÖR ÖRGÜTÜNÜM. DAHLAN YÖNETİYOR.

Başında ise, bölgemizdeki hemen bütün terör ihalelerinde yer alan, kirli işlerin adamı, Ortadoğu’nun kiralık katili Muhammed Dahlan var. Her ne kadar “İran’la mücadele” görüntüsü verilse de tek hedefleri Türkiye.

Türkiye, PKK, FETÖ ve DEAŞ’a bu örgütü de eklemek zorunda. Bölgesel gelişmelerden iç politikaya, darbe girişimlerinden kara para işlerine, FETÖ ve PKK’ya destekten hatta ortaklıktan DEAŞ’ı finanse etmeye, terör koridorundan Libya ve Doğu Akdeniz’e kadar, Türkiye’ye karşı ne varsa içinde yer alan bir örgüt bu.

TÜRKİYE KARŞITI NEFRET DALGASI,SUİKASTLAR VE DİJİTAL İSTİHBARAT

Amaçları Türkiye’nin elini, uzandığı her yerde kesmek. İsrail önceliklerine göre pozisyon belirleyip Türkiye ile her alanda savaşmak. Bu amaçla örtülü operasyonlara, suikastlara girişmek, terör örgütlerini finanse etmek.

Türkiye içinde muhalefet organize etmek. Medya yapılanmaları ve dijital istihbarat ağları kurmak. Muhalif çevreleri fonlamak, itibar suikastları yapmak, Türkiye’ye karşı bütün bölgede bir nefret dalgası oluşturmak.

Bu aslında var olan ama net bir şekilde tanımlanamamış bir durum. Artık bunu “terör örgütü” ya da “terör faaliyetleri” kategorisine almak bir zorunluluk haline geldi.

DAHLAN TERÖR ÖRGÜTÜ LİDERİ İLÂN EDİLMELİ VE BAŞINA ÖDÜL KONULMALI

ABD’nin, İsrail’in, Avrupa’nın kurduğu Türkiye karşıtı terör örgütlerine açık savaş ilân edilmişse, bu örgüte ve faaliyetlere de açıktan savaş ilân edilmeli.

Örgütün, organizasyonun, şebekenin, istihbarat ağının başında olan Muhammed Dahlan terör örgütü lideri ilân edilmeli, PKK elebaşlarına yapıldığı gibi, gerekirse başına ödül konulmalı, bölge ve dünya bu tehdide karşı uyarılmalı.

Türkiye’de darbelere katılmaktan, Cumhurbaşkanı’na suikast girişimi de dâhil, örtülü ve kirli eylemlerinden sorumlu tutulmalı.

BAE VE SUUD SARAYINDA GİZLENEN BİR TERÖR ÖRGÜTÜ

Bin Zaid ve Bin Selman’ın yönettiği ama aslında İsrail istihbaratına çalışan bu adam ve çetesi, etkisi coğrafyanın dışına taşan en etkili terör yapılanması olarak tanımlanmalı.

Çünkü bölgedeki bazı ülkelerin saraylarında korunmakta, sistem içinde gizlenmekte, bu devletlerin bütün imkânlarını kullanmakta ve terör faaliyetleri yürütmektedir.

15 Temmuz darbe girişiminin içinde yer almıştır. FETÖ ile ortaklık kurmuş, Dubai’de bu örgütle darbe toplantıları yapmış, onlara finansal destek sağlamıştır. Tabi patronları İsrail istihbaratı, Bin Zaid ve Bin Selman’ın korumasında.

ARAFAT’I DA ONLAR ÖLDÜRMÜŞTÜ

Dahlan’ın cinayetleri Yaser Arafat’ın zehirlenip öldürülmesine uzanır. Bu suikast, İsrail ve Mısır istihbaratı ile birlikte organize edilmiştir ve Dahlan işin merkezindedir. İsrail istihbaratı ve Dahlan’ın adamları, Arafat’ın evine kadar girip yakın korumalarını kafalarından vurmuştu.

Hamas’ın Gazze’de yönetimi ele geçirmesiyle Dahlan’ın istihbarat merkezine girilmiş, korkunç gerçekler gün yüzüne çıkmıştı. O dönemde Gazze’ye yönelik ağır İsrail saldırıları Dahlan ve Mısır istihbaratının destekleriyle yapılıyordu.

İSRAİL, MISIR VE DAHLAN’IN KİRLİ ARŞİVİ GAZZE’DE BULUNDU

İsrail, Mısır ve Dahlan Gazze’de katliamlar yapıyor, açıktan silah sevk ediyor, ABD özel birlikleri de aynı anda örtülü operasyonlar yürütüyordu. Filistin halkının kanı üzerinden projeler uygulanıyor, korkunç bir kıyım yapılıyordu.

Ariel Şaron’un çiftliğinde yapılan bir gizli görüşmeden sonra Şeyh Yasin’in sabah namazında füze ile şehit edilmesi, ardından Hamas liderlerinin ardı ardına suikastlara uğraması bu terör çetesinin marifetidir.

15 TEMMUZ SALDIRISINDA DAHLAN VE EKİBİ DE VARDI

Dahlan, Türkiye’ye yönelik 15 Temmuz saldırılarının arkasındaki isimlerden biridir. Yani taşerondur, yani ihale almıştır yani efendileri ona yeni görevler vermiştir.

Erdoğan’ı ve AK Parti’yi devirmeye dönük küresel projede kendisine verilen rolü oynamıştır, Türkiye içindeki darbecilerin fonlanmasında rol almıştır, aylarca bunun için hazırlıklar, toplantılar yapmıştır. Bu yönüyle Dahlan, 15 Temmuz saldırılarından doğrudan sorumlu kişilerden biridir.

EMİR’İN SUİKASTÇILARI TÜRKİYE’YE Mİ SIZDI?

18 Temmuz 2017’de burada Emir’in Suikastçıları başlıklı yazıda çok şey anlatmaya çalıştım. Dahlan’ın DEAŞ içine adamlar sızdırdığı, örgüt içinde birimler kurduğu, bölgede yeni bir terör denklemi oluşturduğu tezi hafife alınacak bir durum değil, tam tersine korkunçtu.

Bu yeni terör ağının Türkiye içindeki etkileri nelerdi? Dahlan’ın terör timlerinden, suikast timlerinden ne kadarı ülkemize sızmış ve ne tür saldırı hazırlıklarına girişmişti? Bu durum, 15 Temmuz sonrası yeni bir dalga mıydı, hangi çokuluslu operasyonun parçasıydı?

Nitekim daha sonra BAE’ye bağlı iki suikastçı İstanbul’da yakayı ele vermişti.

BEN ÜLKEMİ UYARIYORUM: TÜRKİYE DÜŞMANLIĞININ ADRESİ DEĞİŞİYOR..

Neden bunları yazıyorum:

Coğrafyamızda Türkiye düşmanlığının adresi değişiyor. Geleneksel terör örgütleri yerine (ki onları kullanmaya devam edecekler) yeni bir yapılanma önümüze çıkarılıyor.

Bin Zaid ve Bin Selman’ın himayesinde, İsrail istihbaratının patronluğunda, Centcom’un korumasında yeni ve çok tehlikeli bir bölgesel yapılanma, terör organizasyonu hızla büyütülüyor.

Üstelik bu terör örgütü kendisi konvansiyonel değil ama konvansiyonel terör örgütlerini de yönlendiriyor, siber istihbarata yatırım yapıyor, siyaset ve medya alanına yoğunlaşıyor, sosyolojik eğilimleri etkiliyor, algı inşa edebiliyor, kamuoyu kanaatlerini yönetebiliyor.

TERÖR ÖRGÜTLERİNİN ÜSTÜNDE BİR YAPI..ŞİFRELERİ ÇÖZÜLMELİ..

Hem en kaba haliyle cinayet ve terör işliyor hem de en sofistike yöntemlerle, ileri teknoloji yatırımlarıyla savaş yürütüyor.

Türkiye, FETÖ, PKK, DEAŞ gibi geleneksel terör örgütlerinin şifrelerini ve bağlantılarını çözdü, mücadele yöntemlerini geliştirdi.

Ama bu yeni yapılanmayı, terör örgütlerini bile kullanan bu üst yapıyı ve mücadele yöntemini henüz netleştiremedi. Tehdidi tanımladı, anlamaya çalışıyor ama tehdidi ortadan kaldırmaya dönük süreci etkili biçimde henüz başlatamadı.

BUNDAN SONRA TÜRKİYE’YE İLK MÜDAHALE BU YAPILANMA ÜZERİNDEN SAHNELENECEK..

Açık söyleyeyim; burada çok daha tehlikeli bir terör örgütünden söz ediyorum. Kimliği, ideolojisi olmayan, doğrudan Türkiye düşmanlığına ayarlı bir çokuluslu örtülü yapılanmaya dikkat çekmeye çalışıyorum.

Yine açık söyleyeyim: Bundan sonra Türkiye’ye yönelik ilk çokuluslu müdahale PKK gibi örgütler üzerinden değil, bu yapılanma üzerinden sahnelenecektir.

15 Temmuz’a, FETÖ’ye, PKK yöntemlerine benzemeyecek, iç savaştan darbe girişimine, büyük terör saldırılarından kitlesel sabotajlara kadar birçok yöntem aynı anda kullanılacaktır.

TÜRKİYE BU YENİ TEHDİDE KARŞI TEYAKKUZA GEÇMELİ. TERÖR BARONLARI DURDURULMALI

Türkiye bu yeni tehdide karşı teyakkuza geçmeli. Muhammed bin Zaid, Türkiye düşmanı, terör baronu ilân edilmeli. Hakkında terör ve insanlık suçlarından dosyalar hazırlanmalı.

Çünkü Bin Zaid bir devlet adamı değil, dünyanın önde gelen terör finansörlerinden ve organizatörlerinden biridir.

Dahlan’ın başına ödül konulmalı, uluslararası terör, kara para aklama, cinayet, suikast, darbe girişimi ve iç savaş gibi suçlardan sorumlu tutulmalıdır.

Türkiye için yeni bir mücadele başlamıştır. Siyasi, ekonomik, diplomatik, askeri, istihbarat ve antiterör yöntemlerinin tamamının kullanılacağı, 21. yüzyılın en karmaşık ve zor mücadelelerinden biri bu olacaktır.

Çünkü bu yapılanma terörün çok daha ötesi. Bir coğrafya hesaplaşması..

(YENİ ŞAFAK)

Etiketler:
Share
108 Kez Görüntülendi.

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Düzmece aydın ile zoraki muhalefet kolkola

    14 Kasım 2019 YAZARLAR

    “Bir yığın yeteneksizin nasıl olup da ülkenizi, şirketinizi, fabrikanızı, mağazanızı, büronuzu avuçlarının içine aldıklarına şaştığı­nız oluyor mu?” sorusuna cevap arıyor. Dr. Laurance J.Peter. Cevabı şu: ken­di yeteneksizlik düzeyine erişen bir görevli, görevinin gereğini yerine getireceğine, kusursuz olarak ya­pabildiği bir dizi başka işlere girişir, asıl işini yapacağına sürekli hazırlıklarla oyalanmayı ter­cih eder. Örneğin yeteneksiz matema­tik öğretmeni öğrencilerine matematik öğreteceğine matematiğin öneminden bahseder.” (Peter İl­kesi, ...
  • Yönetim İslâmî değilse

    14 Kasım 2019 YAZARLAR

    Daha ziyade fıkıh ve kelam kitaplarında ve az sayıda siyaset, emval vb. konulara ait kitaplarda İslam devlet başkanı olabilmek için kişinin hangi nitelikleri taşıması gerektiği anlatılmış ve tartışılmıştır. Ehl-i sünnete göre Kurayş kabilesinden, müctehid derecesinde alim, vücutça sağlam, güzel ahlak sahibi olması ve bir şekilde ümmetin kendisine bey’at etmiş olmaları gerekiyor, ama evdeki hesap pazardakine uymuyor. Uymayınca da teker teker niteliklerden vazgeçiliyor, zaruret, fitnenin ve kargaşanın önlenmesi, ümmetin ve İslam vatanının koru...
  • 100 soruda ahiret!

    14 Kasım 2019 YAZARLAR

    Dün toprağa verilen Mümtaz Soysal’ın meşhur kitabıdır, “100 soruda Anayasa..” Ondan esinlenerek, “100 soruda ekonomi” başlığı ile. “100 soruda Milli Mücadele” başlığı ile.. “100 soruda Annelik-Babalık Rehberi” başlığı ile. “100 Soruda Vasiyetname” başlığı ile.. Ve daha nice “100 Soruda” diye başlayan kitaplar yazıldı.. Mümtaz Soysal’ın ölümü ve dün bir camide cenaze namazının kılınıp.. İslam mezarlığına defnedilmesi vesilesi ile.. Şimdi biz bir kitap önerisi daha yapalım: “100 Soruda Ahiret!” Siz, isterseniz “Ahire...
  • Netanyahu yine azdı

    14 Kasım 2019 YAZARLAR

    İşgal rejiminin başbakanı Benyamin Netanyahu’nun erken genel seçimleri tekrar etmesine ve siyonist kitlenin desteğini almak amacıyla Batı Yaka’yı İsrail’e ilhak edeceğine, bu bölgede yeni yahudi yerleşim merkezleri inşa edeceğine dair vaatlerde bulunmasına rağmen beklediği desteği alamadı. O yüzden işgal devletinin parlamentosu durumundaki Knesset’te, anlaşabileceği partileri bir araya getirmek suretiyle bile bir koalisyon hükümeti oluşturmaya yetecek sayıda sandalye kazanamadı. Bu durum işgal rejiminde yeniden bir hükümet krizi sorununun yaşan...