logo

16 Ağustos 2019

Suudi Arabistan’ın Yemen’de iki yüzlü politikası


Ahmet Varol
a.varol@gmail.com

Bundan önceki yazımızda da dile getirdiğimiz üzere Suudi Arabistan ile Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Yemen’de birbiriyle savaş halindeki iki farklı oluşumu desteklemektedir. BAE ayrılıkçı Güney Geçiş Konseyi’ni desteklerken, Suudi Arabistan yönetimi bu örgütün saldırılarına hedef olan Abdurabbih Mansur El-Hadi liderliğindeki Aden hükümetini desteklemektedir.

Ancak Aden hükümetine yakın çevrelerden bazı kişilerin de dile getirdiği üzere Güney Geçiş Konseyi’nin Aden’deki cumhurbaşkanlığı sarayı olan Maaşik Sarayı’nı ve cumhurbaşkanlığının muhafız birliği durumundaki Dördüncü Tugay’ı kontrol altına alması sadece BAE’nin destek ve yardımlarıyla değil aynı zamanda Suudi Arabistan’ın önünü açması, engel olmak için fiili olarak hiçbir şey yapmaması sayesinde mümkün olabildi.

Görünüşte Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdülaziz, Güney Geçiş Konseyi’nin Aden’de gerçekleştirdiği darbeye tepki gösterdi ve bunun kabul edilemez olduğunu dile getirdi. Ama açıklamalarda gösterilen tavır darbenin önlenmesi için hiçbir şekilde fiiliyata yansımadı. Sadece Güney Geçiş Konseyi’ne bağlı askeri birlikler Maaşik Sarayı’na doğru ilerlerken Suudi Arabistan’ın uçakları Aden’in üzerinde alçak uçuş gösterileri yaptılar. Ama bu, ayrılıkçı hareketin militanlarının ilerlemesini durduramadı ve hatta onları hiç telaşlandırmadı. Onlar adeta Suudi Arabistan askeri birliklerinin kendilerine müdahale etmeyeceğinden ve engel olmayacağından gayet emin bir şekilde ilerliyorlardı. Aden hükümetine yakın bazı yorumcuların da ayrılıkçı örgütün militanlarının Suudi Arabistan’ın gözleri önünde ve onların müsaadesiyle Maaşik Sarayı’nı ele geçirebildiklerini ve Hadi hükümetine karşı darbe gerçekleştirdiklerini dile getirmeleri bu açıdan düşündürücüdür.

Darbe sonrasında da, Aden hükümetinin cumhurbaşkanı Abdurabbih Mansur El-Hadi, Güney Geçiş Konseyi militanları geçici başkent Aden’de ele geçirdikleri stratejik noktaları terk etmeden onlarla hiçbir şekilde diyaloğa girmeyeceğini söylediği halde Suudi Arabistan herhangi bir ön şart ileri sürmeden ve darbecileri Maaşik Sarayı’nı terk etmeye zorlamak için herhangi bir siyasi baskıya başvurma ihtiyacı bile duymadan tarafların diyalog başlatmaları gerektiği yönünde açıklamalar yaptı. Onun bu tutumunu yorumlayanlar Suudi Arabistan’ın aslında Güney Geçiş Konseyi’ni Yemen’le ilgili planlara dâhil etmek için meşrulaştırmak ve onun bileğini güçlendirmek istediğini dile getiriyorlar.

Görüldüğü kadarıyla Suudi Arabistan ile BAE, Aden’de meydana gelen son gelişmelerde sahnede karşı karşıya gibi görünseler ve birbirlerinin tutumlarına muhalefet etseler de perdenin arkasında sanki ortak bir projeye destek veriyor gibiler. Anlaşıldığı kadarıyla Suud yönetimi Yemen’le ilgili hesapları için şimdiye kadar kullandığı Abdurabbih Mansur El-Hadi’yi şimdi gözden çıkarmış durumda.

Şimdi Hadi’nin, diyalog için Güney Geçiş Konseyi militanlarının Aden’de ele geçirdikleri stratejik noktalardan çekilmelerini şart koşması fazla bir anlam ifade etmeyecektir. Çünkü arkasında Suudi Arabistan desteği olmadan onun bileği bağlı olacaktır.

Bu noktada şu sorular akla geliyor: Acaba Suudi Arabistan ve BAE, kuzeydeki Husi örgütünü etkisiz hale getirmekten tamamen ümit kestiği için Yemen’in bölünmesini ve ülkenin en azından önemli bir kısmı üzerindeki siyasi hakimiyeti kontrol etmek mi istiyor? Bunun için de kendilerine daha iyi hizmet edeceğini düşündükleri örgütü etkili hale getirmek için şimdiye kadar kullandıkları kadroyu ikinci plana mı itiyorlar?

(YENİ AKİT)

Etiketler:
Share
118 Kez Görüntülendi.

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Haccın imkânları

    17 Ağustos 2019 YAZARLAR

    Bir hac daha sona erdi. Suudi Arabistan resmî makamlarının yaptığı açıklamaya göre, 2019 haccına iştirak edenlerin sayısı 2 milyon 489 bin 406. Hac vizesi dışında başka yollarla Mekke’ye giriş yapanların dâhil edilmediği bu rakamın yüzde 55,65’ini erkekler, yüzde 44,35’ini ise kadınlar oluşturdu. Bir milyon 855 bin 27 kişi yurtdışından gelirken, 634 bin 379 kişi de Suudi Arabistan sınırları içinden hacca katıldı. Hacıların yüzde 93’ü hava yoluyla, yüzde 5,2’si kara yoluyla, kalan kısmı da deniz yoluyla Hicaz’a ulaştı. Söz konusu rakamlar, Su...
  • Kuzey İslamının çıkış yolu: Doğal tarım

    17 Ağustos 2019 YAZARLAR

    Aslında bugün Hatay’da mezar taşlarını kırıp üzerine “Geleceğiz! Biz İslam devletiyiz” yazan tuhaflıkla ilgili de yazmak istiyordum ama sonra dedim ki kendi kendime: “Bu tuhaflığı ortadan kaldırmanın yegâne yolu olan Kuzey İslamı dediğimiz meseleyi övmeye başladığında da bu sefer Türklüğünü Müslümanlığı ile bir türlü eşitleyememiş, Türklüğünü Müslümanlığa bir türlü içkin hale getirememiş adamların el ovuşturmaları hoşuna gitmeyecek.” Fakat ne gam! Yine de diyeceğimi demiş olayım. Biz Türkler “kendimize mahsus bir din kültürü” oluşturmayı baş...
  • İtfaiye mi ateş mi…

    17 Ağustos 2019 YAZARLAR

    Churchill, “Niye eleştiriyorsunuz” diye sorana “İtfaiye ve ateş arasında bîtaraf kalamam” dermiş. Biz ise değil tarafsız kalmak ateşi tutuyoruz neredeyse! … Toplumun her kesiminde hatta çağın insanında yaygın olan bu ‘kendinden emin olma’, ‘her şeyin ölçüsü olarak kendisini görme’ hali ruhumuza sirayet etmiş durumda. Öyle ki, ortak bir paydada buluşamayan ülke insanımız bu ruh halinde buluşmuş sanki. Ortak kodlarımız nihayet ortaya çıkmış.Bayram sohbetlerinde farklı farklı kesimlerde tespit ettiğim tek ortak nokta da bu ‘kendinden eminlik...
  • Arap Birliği’nin bir Arap politikası var mı?

    17 Ağustos 2019 YAZARLAR

    Türkiye ve ABD arasında Suriye’nin kuzeyinde oluşturulmasında mutabık kalınan barış koridorunun öncelikle Suriye halkı için güvenli bir alan oluşturması bekleniyor. Bu güvenli alan sayesinde Suriye halkını hem Esad’ın sivil-silahlı ayrımı yapmadan kendi halkına karşı uyguladığı katliamlara karşı bir koruma sağlayacak hem de terör gruplarının cirit atamayacağı ve yine Suriye halkını tehdit edemeyeceği bir bölge oluşturulmuş olacak. Mevcut durumda ABD desteğini alarak, ABD tarafından şımartılmış olan PYD bölgede hem Araplara yönelik etnik temi...