logo

08 Ekim 2019

Suriye’de zafer hinliğin ikiz kardeşi


Akif Beki
a.beki@gmail.com

Ankara, Suriye’de Washington’u bir kez daha geriletti. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın hanesine yazılacak açık bir başarı…

Ama temel soru hala önümüzde duruyor. ABD’yi geriletmemiz, günün sonunda Esad’ı ilerletmek anlamına mı gelecek? Sınır boyumuzdaki terör tehdidini bertaraf etmek için ABD’yle çatışarak, YPG’yle savaşarak devraldığımız yerlere, en son Esad mı gelip yerleşecek?

Çünkü, Suriye’nin toprak bütünlüğü ve siyasi birliğinin en ateşli savunucularındanız. Hatta Rusya ve İran’la birlikte bunun önde gelen üç garantöründen de biriyiz.

En son üçlü Ankara Zirvesi’nde, taahhüdümüzü bir ağızdan tekrar bildirmiştik.

Ve Trump TSK’nın girmesine yeşil ışık yakıp ABD askerleri hedef bölgeden çekilmeye başlar başlamaz Moskova ilk iş, bu taahhüdümüzü hatırlattı.

Ruslar, Suriye’nin toprak bütünlüğüne saygı bekliyorlar. Mesajın muhatabı, tabii ki operasyona hazırlanan Ankara. Ve elbette Astana ortağımız İran’ın da beklentisini yansıtıyor.

Öyleyse niye hazıra konsun Şam? Bedelini niye biz ödeyelim? Her şey bittiğinde kime kalacaksa ceremesini de o çekmeli değil mi?

Kendi topraklarını kendi beklesin, kendi egemenliğini kendisi tesis etsin, kendi sınırlarını kendisi korusun, mıntıka temizliğini kendi ordusuyla yapsın…

Neden hakimiyet kuramadığı bölgeleri biz alıp altın tepside Esad’a teslim edelim ki? Sonradan yapacağımızı baştan yapmamıza mani ne?

Sınırımızda bir terör koridoru riskini ortadan kaldırması şartıyla şimdiden anlaşsak fena mı?

ABD aradan çekilince sadece YPG ile baş başa kalmıyoruz. Esad ve dostlarıyla da karşı karşıya geliyoruz.

Zaten Trump da ‘aranızda halledin, benden bu kadar, madem çok istiyorsunuz işte gidiyorum, ne haliniz varsa görün, bir yanda IŞİD esirleri diğer yanda YPG ve Astana üçlüsü bakalım ne yapacaksınız’ hinlikleri gevelemiyor boşuna. Başa nasıl bir bela sardığının gayet farkında.

IŞİD’le savaş bitince YPG’ye desteğin varlık sebebi de bitti, nasıl Türkiye’yle baş başa kaldılarsa…

ABD çekilince de Türkiye, Esad ve arkasındaki dostlarıyla baş başa kalacak.

Ondan sonrasının senaryosu çalışıldı mı, politikası planlandı mı, emin değilim.

Astana ortaklarımızın “Suriye’den çık artık, elinde tuttuğun toprakları Esad’a bırak, hani söz vermiştin’ baskıları artacak üzerimizde. Buna ne kadar hazırlanıldı?

Suriye savaşında sona yaklaşılıyor. Siyasi çözümü getirecek Anayasa Komisyonu’nda uzlaşma sağlandı. BM nezaretinde önümüzdeki haftalarda toplanmaya başlayacak…

Sona yaklaşılıyor ve kim, kimi hangi oyuna getirdi, eller açılınca gün gibi ayan olacak.

YPG üzerinden ABD’yle Türkiye’yi uğraştırıp oyaladılar bu safhaya dek. Belki artık “Pentagon’la da YPG’yle de Esad ve müttefikleri uğraşsın” demenin zamanıdır.

Sonunda Esad’a devredilecekse, buna kefaletimizi koyduysak, o askeri ve siyasi sorumluluğu şimdiden Şam’a devretmek daha akıllıca olmaz mı?

Üstelik, ABD’nin kullanıp kaderine terk ettiği YPG’nin yarın Türkiye’ye karşı Esad, Rusya ve İran korumasına sığınmayacağı ne malum?

Yalnızlaşınca, himaye karşılığında YPG’ye kendi şartlarını dayatma fırsatını değerlendirmezler mi? Esad’ın kucağını çoktan açmış buna can atmadığına, YPG’nin daha önce direndiği koşullara bugün mecburen razı gelmeyeceğine kim teminat verebilir?

Tuzak bozmaksa işte size sıradaki tuzak!

(KARAR)

Etiketler:
Share
180 Kez Görüntülendi.

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Her şey kültür ve sanat için…

    21 Ekim 2019 YAZARLAR

    Sirkeci Garı, 1890’dan beri İstanbul’un Avrupa’ya açılan kapısı ve 129 yaşında. 1908’de Bağdat Demiryolu’nun başlangıç noktası olarak yapılan Haydarpaşa Garı ise 111 yaşında. İstanbul’un sembolü olan bu iki tarihi garda bulunan bazı binalar ve açık alanlar, önümüzdeki 15 yıl boyunca sadece kültür ve sanat etkinlikleri için kullanılmak üzere, 2017’de 10 bin sermayeyle, 29 yaşındaki bir girişimci tarafından kurulmuş bir şirkete kiralandı. Genç girişimci, hiçbir şekilde ticari amaçlar için kullanamayacağı bu tarihi mekanlardaki binalar ve...
  • Konu kapandı mı?

    21 Ekim 2019 YAZARLAR

    Türkiye’nin güneyinde başlattığı harekât, ABD’nin müdahalesi ile durduruldu. Bu elbette bir Amerika müdahalesidir! Ne için yapılmıştır peki? Orada konuşlandırdığı “Kürtler”den oluştuğu söylenen silahlı unsurlarını korumak için. Suriye bir vekalet savaşı sahası ve ABD bu sahada PKK/PYD unsurlarını kullanıyor. Bu müdahaleyi “Kürtler ölmesin” diye mi yaptılar peki? Asla ve kat’a. Onlar için Kürtler ölmüş, Araplar ölmüş, Türkler olmuş hiç mesele değil. Hepsi ölebilir, bir tek İsrail yaşa malıdır! ABD’nin Türkiye’nin güneyinde oluşturduğu İsra...
  • Nuri Pakdil’in ardından

    21 Ekim 2019 YAZARLAR

    Gençtim, habersizdim, Nuri Pakdil destanını Şaban Abak’tan işittim ilkin. Sene 1988. Nuri Pakdil çoktan çekip gitmişti o vakit. Nesi varsa (Kitaplar, kitaplar, kitaplar) dağıtıp bir otel odasında inzivaya çekilmişti. Cesaret isterdi ziyaretine gitmek; yeterince devrimci -bilhassa “antifiravunist”- bulmadıklarını azarlarmış ve devrimcilik konusunda Nuri Pakdil’den geçer not almak çok zormuş zira. Antiemperyalistlik, antikapitalistlik, antinasyonalistlik, “antifiravunistlik” standartlarını çok yüksek tutarmış. Fevkalade hassas...
  • ‘Esed’le ne yapacağız’ sorusuna geldik

    21 Ekim 2019 YAZARLAR

    Endişeliydim, Barış Pınarı Harekatı sırasında başımıza bir çorap örüleceğinden. Trump bir türlü konuşuyordu ‘öteki Amerika’ bir türlü. Avrupa’da Macaristan hariç aleyhte beyanat vermeyen kalmamıştı. Münbiç’te rejim birdenbire yeni bir zemin kazanmıştı, üstelik YPG’yle temas halinde. Kobani de kapsam dışına çıkıyordu. Trump’ın tweetleri berbat mı berbattı. Mektubu tweetlerinden daha berbat. ABD Başkan yardımcısı Pence Ankara’ya gelmişti ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’la tokalaşırken suratından düşen bin parçaydı. O saatlerde bor...