logo

Sevdim Kemalettin Erbakan’ın mantığını, çok doğru söylüyor!


Ali İhsan Karahasanoğlu
a.karahasanoglu@gmail.com

İstanbul Büyükşehir Belediye seçimlerinin yenilenmesi konusunu, en sonunda Necmettin Erbakan Hocamızın diş tabibi kardeşine kadar götürmüşler..

Öz yeğeni Fatih Erbakan’a ve onun partisine mesafeli duran Kemalettin Erbakan, Saadet Partisi çizgisindeki söylemi ile, şu değerlendirmeyi yapmış:

“Geçen gün partili bir arkadaşla İstanbul seçimini konuştuk. Ona dedim ki; ‘Aynı şartlarla birkaç seçim yapıyorsunuz, sonra çıkıyorsunuz bazılarını kabul edip, birini kabul etmiyorsunuz.’ Bunun tutarlı bir tarafı yok. Ortada bir usulsüzlük varsa hepsinde vardır. Makul bir şeyin olması gerekir. Ya seçimi tümden yenileyeceksiniz ya da yapmayacaksınız. Aksi halde siz kazandığınızı kabul ediyor, kaybettiğinizi kabul etmiyor olursunuz. Bunu Halk Partisi’ni savunduğum için söylemiyorum. Ortada bir sorun varsa adil bir şekilde çözmelisiniz’.”

Ben sevdim Kemalettin Erbakan’ın bu mantığını..

Kemalettin abimiz çok doğru söylüyor!..

Yerden göğe kadar haklı!..

Seçimi ya tümden yenilemek gerekir.. Ya da hiçbir yerde yenilememek gerekir..

Yoksa yanlış anlaşılır..

“Kazandığınız yerde yeniletmiyorsunuz, kaybettiğiniz yerde yeniletiyorsunuz” denilir..

Çok doğru bir tespit!..

YSK hemen toplanıp..

Önceki kararının gerekçesini yazmayı da bir kenara bırakıp.

Derhal, 31 Mart seçimlerinin Ankara’da, İzmir’de, Adana’da, Mersin’de ve dahi tüm vilayetlerde yenilenmesine karar vermelidir..

Tüm Türkiye’de seçimler yenilenmelidir..

Olmaz ki ama..

Kemalettin abimizin deyimi ile..

“Aynı şartlarla birkaç seçim yapıyoruz..”

Ben de diyorum ki..

Birkaç ilde seçim yapıyoruz.. 81 vilayette seçim yapıyoruz..

Sonra çıkıyoruz..

Bu seçimlerin Artvin’in Yusufeli ilçesinde olanını, Denizli’nin Honaz ve Kırıkkale’nin Keskin ilçesinde olanını.. İstanbul Büyükşehir’de olanını iptal ediyoruz.

Diğerlerini geçerli sayıyoruz.

Olmaz!..

Bu yerlerdeki seçimlerin hepsini aynı gün yaptık.

Aynı YSK ile yaptık.

Aynı partiler seçime girdi.

Aynı Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları oy kullandı..

Partiler aynı söylemlerle seçimlere girdi..

Aynı kanun yürürlükte idi..

O zaman?..

Bir yerde seçim iptal ediliyorsa.

Her yerde iptal edilmeli..

Tüm Türkiye’de mahalli seçimler yenilenmeli..

Değil mi ama?

Diyeceksiniz ki..

“Biraz abartmadın mı Ali Bey?”

Doğru, birazcık abartmış oldum.

Ama.. Hep muhalifler mi abartacak?..

Biraz da biz abartalım, yani!

Ha bu arada..

Kemalettin abimizin dediği gibi..

O, “Bunu Halk Partisi’ni savunduğum için söylemiyorum” diyor ya..

Biz de..

“Bunu AK Parti’yi savunduğum için söylemiyorum” diyerek istemiş olalım..

Varsa inananı..

Yanlış anlaşılmasın yani..

Abartmayı bir kenara bırakalım..

Milli Görüş’ün kurucusunun kardeşi olup, tam CHP’li profesörler gibi konuşmayı bir kenara bırakalım…

Milli Görüş partilerini üç defa kapattıran CHP’nin hukukçuları gibi konuşmayı bir kenara barıkalım.

Laikçi şirret yasakçıların tezlerini savunmayı terkedelim.

Erbakan Hoca’ya 5 yıl siyaset yasağı getiren..

Sonra da..

“Parti kapatma yanında verdiğimiz 5 yıllık siyaset yasağı ne ki? Bir de kayıp trilyon davasını başına örelim.. Sittin sene siyasete dönemesin.. Son günlerini de cezaevinde dört duvar arasında geçirsin. Sadece kendisi değil, onun çizgisindeki tüm Milli Görüşçüler de, ‘dolandırıcılık’ ilamının boyunlarında asılı olduğunu görüp, ‘Biz bir daha siyasete bulaşmayalım’ diye tövbe etsinler..” ahlaksızlığını yapanlarla aynı argümanlarla konuşmayı bırakalım..

Doğrusunu söyleyelim..

Olayın doğrusu ne?

Bizim, muhaliflerin mantığını ortaya koymak için yaptığımız uçuk karşı teklifimiz ne kadar yanlış ise..

İstanbul Büyükşehir’deki seçimler iptal oldu diye..

İlçelerin de iptal edilmesi gerektiğini söylemek, o kadar yanlış.

Bir defa, “Nerede AK Parti kaybetti” ise, orada seçim yenilemesi kararı verilmiş değil..

Yusufeli’nde AK Parti kazanmış ama, seçim yenileniyor..

Bir de tersinden örnek vereyim.

Seçim yenilenmesi talebi olmasına rağmen, Maltepe ve Büyükçekmece’de, AK Parti ve ittifak yaptığı MHP kaybetmiş olmasına rağmen, oralarda seçimler de yenilenmiyor..

Demek ki kriter, “AK Parti’nin kaybettiği yerlerde yenileme. Kazandığı yerlerde seçimi geçerli sayma” değil..

Yine devam edelim doğrusunu söylemeye..

Daha önce de izah ettik ama..

Tam anlaşılmamış olmalı..

“Bir zarfta 3 pusula.. Biri geçersiz, diğerleri geçerli. Nasıl oluyor bu?” diyorlar..

“Bir ülkede, bir günde, 81 vilayette yapılan seçim. 80 vilayette geçerli, bir ilde nasıl geçersiz olur” mantıksızlığını bir kenara bırakalım..

Dürüstçe..

Siyasi menfaatleri gözetmeden.

Açıklayalım..

Bodoslamadan söyleyeyim..

Daha iyi anlaşılması için en sert şekilde tespiti yapayım..

YSK dedi ki: “İstanbul genelinde, tespitini yaptığım (YSK kararında yok ama. Bazıları 123 sandık diyor. Bence daha fazla sayıda olmalı) sandığın tamamında tüm oy pusulaları geçersizdir!”

Yani, ilçe belediyesi, belediye meclisi, büyükşehir başkanı ayrımı yapmadan..

Tespiti yapılan sandıklara atılan zarflardaki üç pusulayı da geçersiz ilan etti..

Nokta..

Sonra.. Sorunlu sandıklardaki pusulalar yokmuş gibi her seçimin rakamlarını inceledi..

“Maltepe’de sonuç aynı, Yine CHP’li aday önde” dedi.

“Büyükçekmece’de yine CHP’li aday önde” dedi..

“Ama.. Büyükşehir’de sonuç değişti. O halde Büyükşehir seçiminin iptaline” dedi..

Yani oy pusulaları ilçe için de geçersiz, belediye meclisi için de geçersiz kabul edildi…

Artık anlaşılmış olmalı..

“Yok, yine anlaşılmadı, bir zarftan üç pusula. Biri geçerli, ikisi niye geçersiz” diyen çıkarsa..

“Ramazan günü benim başka cevabım yok” diyorum..

(YENİ AKİT)

Etiketler:
Share
31 Kez Görüntülendi.

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Demek ki…

    25 Haziran 2019 YAZARLAR

    Doğrusu bu kadar beklemiyordum. Bir kağıda herkes fikrini yazsın, saklayalım, bakalım kim doğru tahmin edecek deseler 51’e 49 civarında bir şey yazardım. Hadi olsun 52’ye 48. Birer puan bağımsızlar ve diğer partiler için düş, 51’e 47. Fark, benim tahmin ettiğimden çok fazla çıktı. Şu saat itibarıyla (20:00 civarı) 54’e 45. Demek ki benim ulaştığım göstergeler gerçekliği eksik yansıtıyor. Demek ki kamuoyu araştırma şirketleri -spekülatörleri, merdivenaltı anketçileri, siparişe uygun anket üreten sahtekarları hariç tutuyorum- bu işleri b...
  • 31 Mart’ın en doğru hikayesini seçmen yazdı

    25 Haziran 2019 YAZARLAR

    Son birkaç yılda AK Parti’nin kendi ilkelerinden uzaklaştığını, reformist kimliğini kaybettiğini yazarak hiçbir hesabın ve beklentinin içinde olmadan uyarılarda bulunmaya çalışıyoruz. Bu süre içinde özellikle görevli troller tarafından linç kampanyalarına tabi tutulduk, AK Parti’ye ihanetle suçlandık. Oysa yaptığımız sadece, geçmişte bu ülkede özgürlük mücadelesi vermiş, Türkiye’nin sorunlarının çözümünün ancak hukukun üstünlüğünün sağlandığı demokratik hukuk devletiyle mümkün olabileceğine inanmış ve bu konuda ciddi mesafeler almış AK Parti ik...
  • Sandığın isyanı

    25 Haziran 2019 YAZARLAR

    23 Haziran’da kurulan sandık siyasal tarihin unutulmaz kilometre taşlarından birisidir. Sadece İstanbul seçimi değildir. Ekrem İmamoğlu açık farklı bir zaferle birlikte, belediye başkanlığından fazlasını kazanmıştır. Sonuçtan bağımsız olarak demokrasinin kazandığını kabul etmek lazımdır. AK Parti ise İstanbul belediye başkanlığını 31 Mart gecesi seçim verilerinin kesildiği anda kaybetmişti. Nitekim sabaha karşı seçim sonuçları bunu gösterdi. Tartışmalı, yanlış ve kesinlikle adil olmayan bir kararla seçimin iptal edildiği 6 Mayıs’ta da 23 Haz...
  • Basiretsizliğin ve ferasetsizliğin bedeli

    25 Haziran 2019 YAZARLAR

    Ekrem İmamoğlu üç aşağı beş yukarı 31 Mart'taki kadar oyla kazansaydı, 'Gasp edilen hakkını geri aldı, adalet tecelli etti' denip geçilebilirdi; ama dünkü seçimin neticesinde bundan fazlası var: Adaletin tecellisi + maşeri vicdanı yaralayan eylem ve söylemlerin ağır faturası. 31 Mart'ta AK Parti'li Binali Yıldırım'a oy vermiş olan pek çok seçmen de bu sefer CHP'li İmamoğlu'ndan yana oy kullanarak faturanın şişmesine katkıda bulundu. Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın İmamoğlu ve CHP'ye karşı varını yoğunu orta...