logo

Seçim iptal olunca, motoru hepten yaktılar!


Ali İhsan Karahasanoğlu
a.karahasanoglu@gmail.com

Eski CHP Millevekili Haluk Pekşen..

Üstelik hukukçudur..

Partinin yönetiminde de görev almıştır..

YSK’nın iptal kararı ile ilgili sosyal medyadaki palavralardan çok etkilenmiş olmalı ki..

Bir televizyon kanalına çıkıp..

Bana tam da, “Motoru yakmış bu adam” dedirten laflar sarfetti..

Neler söyledi, buyrun yazılı olarak size aktarayım..

Merak edenler..

https://youtu.be/lO98O7UsPw0 linkinden de görüntülü ve sesli olarak izleyebilirler..

Haluk Pekşen konuşuyor:

“Çok enteresandır, bugün YSK’da, Yüksek Seçim Kurulu’nun asıl üyesi olmayan 4 tane yargıç oy kullandılar. Enteresan değil mi?”

Televizyonun sunucusu da teyit ediyor:

“Enteresan!”

Enteresan olan ne?

YSK’nın, İstanbul Büyükşehir Bleediye Başkanlığı seçimlerinde, 4 yedek üyenin de oy kullanması..

Haluk Pekşen abimiz, 7 asıl, 4 yedek üye ile toplanıp karar veren YSK’nın, 4 yedek üyesine, kafayı takmış..

Yine de buraya kadar bir şey yok..

Ama bundan sonrası..

Ben de Haluk Pekşen’in kullandığı kelime ile değerlendireyim..

“Enteresan..”

Hem de çok enteresan..

Haluk Pekşen devam ediyor:

“Neden yedek 4 üyesi oy kullandı? Neden 4 asıl üyesi kullanmadı? Onlar neredeydi?”

İşte burada, motorlar yanmış demektir..

Mahalle baskısına öyle aldanmış ki, Haluk abimiz..

Sanıyor ki..

7 asıl ve 4 yedek üyesi olan Yüksek Seçim Kurulu’nda, 4 asıl üye toplantıya katılmamış..

Yerine 4 yedek üye katılmış..

Yok Haluk bey abimiz, yok böyle bir şey..

Yüksek seçim Kurulu’nun asıl üyelerinin tamamı orda..

Toplantıya katılmayan tek bir asıl üye yok..

298 Sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri Hakkındaki Kanun’un 113/3. maddesi gereği, yedek üyeler de toplantıya katılmış.

Hepsi hepsi bu..

Ne deniyor o maddede:

“Yüksek Seçim Kurulu, seçimin sonunda verilecek tutanaklara karşı yapılan itirazların incelenmesinde, tam sayısı ile toplanır.”

Bir tartışma var ama..

Yıllardır..

Çoğu CHP’linin söylediği gibi, 2014’ten bu yana değil..

Çok daha eski yıllardan bu yana..

YSK bu tür itirazlarda, hep 11 üyesi ile toplanıp karar veriyor..

Ama Roma hukukundan başka hukuk bilmeyen Pervin Somer isimli profesörlerimiz..

Televizyon televizyon dolaşıp, hukuk dersi veren Bahadır Erdem gibi profesörlerimiz..

Yüksek Seçim Kurulu’ndaki yedek üyeleri, futbol takımındaki yedek oyuncularla karıştırmış olmalılar ki..

Haluk Pekşen’e de hayal kurdurmuşlar..

“Aslı varken, yedek üyelerin toplantıda ne işi var” dedirtmişler.

Haluk Pekşen’den aktarmaya devam edelim:

“Ne oldu şimdi? Bakın 3 tane.. 3 tane hayır diyen yargıç var. O üç yargıcın yerine 4 tane de oy kullanmayan yargıç var. Koyduğunuz zaman 7 oluyor.. Enteresan değil mi? Çok enteresan!.”

Motor yanmış..

Kül olmuş..

Akıl uçmuş..

Maddi veriler iflas etmiş..

Akıl iflas etmiş..

Dünya bitmiş, uzayda yolculuk etmeye başlamış..

Afedersiniz Haluk bey..

11 kişi ile verilen Yüksek Seçim Kurulu kararında..

Nereden çıkardınız, “oy kullanmayan 4 yargıç”ı?

Söyler misiniz?

Hırsızlığın üzerini örtelim derken..

Öyle bir uçuyorlar ki..

Yetişmeniz mümkün değil..

YSK dün yeni kararlarını açıkladı..

CHP’nin ve İyi Parti’nin “kıllık olsun” diye yaptıkları itirazları reddetti..

Hem de, “oybirliği ile” reddetti..

Yani, ölümüne CHP’yi destekleyen.. Bu desteğini referandumda gösteren, ispat eden Cengiz Topaktaş da..

CHP ile aynı mantığa sahip olduğunu, YARSAV üyeliği sebebi ile bildiğimiz Yunus Aykın da..

Kemal Klııçdaroğlu şikayet edince, sanığın ifadesini bile almadan mahkum eden Kürşat Hamurcu da..

“Olmaz ki ama. Bu kadar da saçma talep olmaz ki!” demişler..

Ve.. CHP’nin talebini reddetmişler.

Ne istiyordu CHP?

“Madem büyükşehirde iptal ettin, o zaman ilçeleri de iptal et!”

İyi de bey amcalar..

Koca koca hukukçuları olan asırlık partimizin, böyük böyük yöneticileri..

Zaten aynı YSK, büyükşehir ile ilgili verdiği kararla aynı gün..

Maltepe ve Büyükçekmece ilçelerinin de iptali talebini reddetmedi mi?

Şimdi siz bir daha..

“İstanbul’daki ilçeler için de iptal kararı verin” derken, ne amaçlıyorsunuz?

YSK söylüyor..

Biz tane tane anlattık..

“Sandık kurulu başkanlarının kamu görevlisi dışında kişilerden seçilmiş olması, seçimi tek başına iptali için yeterli değildir” denildiğini izah ettik..

İlaveten..

O sandıklardaki oylar geçersiz sayıldığında, açıklanan neticenin de değişmesi gerektiğini söyledik..

Daha ne, yaramaz çocuklar gibi, ağlaya ağlaya, aynı şeyleri söylüyorsunuz?

YSK, daha kaç defa size anlatacak, “Neticeyi değiştirmeyen, sandık kurulu usulsüzlükleri, seçimin iptaline gerekçe olmaz” diye..

Dönüp dönüp..

Mustafakemalpaşa’yı getiriyorlar..

Tekrar söyleyelim o zaman..

1) Mustafakemalpaşa’daki sandık kurulu başkanlarının memur olmadığı değil, belediyede çalıştığı iddia edilmiş.. Kamu görevlisi olmadıkları iddia edilmemiş.. Birinci şart, itiraz dilekçesinde bile açıkça belirtilmemiş..

2) 5 sandıktaki sonuçları iptal etseniz bile, aradaki fark kapanmıyor, netice değişmiyor..

Daha kaç defa anlatalım.

Aksini iddia ediyorsanız, o yönde itirazınızı yapın..

“Sandık başkanları, belediyedeki işçiler” deyin..

Devam edin..

“5 Sandığın neticesi şu.. Bu sandıklardaki oylar iptal edilirse, kazanan aday ile, ikinci sıradaki aday arasındaki oy farkı kapanıyor” deyin..

Ondan sonra, YSK’ya itiraz edin..

Neyse ki..

Dün akşam itibari ile..

Mustafakemalpaşa için, bir daha itiraz edilmiş..

Umarım bu sefer, bu ayrıntıları verirler..

YSK da.. Talebin reddi gerekiyorsa, o ayrıntılara da cevap vererek kararını alır.

Yok, iptali gerektiren bir boyut varsa..

O zaman da..

İptal kararını verir..

Bizim de motorumuzun yanmasını önler!

(YENİ AKİT)

Etiketler:
Share
101 Kez Görüntülendi.

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • İNZAL EDİLMİŞ ADIMIZI, ÜRETİLMİŞ “İSLÂMCI” KAVRAMI İLE DEĞİŞTİRMEK SAPMALARA KAYNAKLIK ETMİŞTİR

    02 Mart 2020 YAZARLAR

    Her din ya da ideoloji, kendini özgün taşıyıcı kavramlarıyla ifade eder, tanımlar ve mesajını insanlara ulaştırır. Temel tanımlayıcı kavramlar, nötr değildirler; zihnine girdikleri, kendilerini benimseyerek kullanan insanları, kendi arka planındaki din, düşünce, felsefe ve ideoloji istikametinde dönüştürürler. Bunlar, o din ya da ideolojinin, taşıyıcı, inşa edici ve dönüştürücü etkiye sahip olan inanç eksenli kavramlarıdır. Bir de taşıyıcı olmayan, yani dinî ve ideolojik boyutu belirleyici olmayan kavramlar vardır ki onları, her din ya da ideol...
  • ‘Savaş ve Siyaset’, Aynı Hedef İçin, Farklı Silâhlarla Yapılan Eylemler Manzumesidir Kaynak: ‘Savaş ve Siyaset’, Aynı Hedef İçin, Farklı Silâhlarla Yapılan Eylemler Manzumesidir – SELAHADDİN E. ÇAKIRGİL

    02 Mart 2020 YAZARLAR

    Bu Pazar günü, birkaç noktaya değinelim: 1- Anamuhalefet’in lideri ve sözcülerinin, ‘Bizim askerimizin tırnağının ucundan kesip attığı bir parça bile bütün Suriye’den daha değerlidir.’ şeklindeki sözü çok matah bir şeymiş gibi geçen hafta boyunca sık sık dile getirmeleri sorgulanması ve utanılması gereken bir yaklaşımdır. KK ve adamları, yürekleri elveriyorsa, aynı sözü, Suriye için değil de, o ülkeye yarım asırdır zorla tahakküm ve zulmeden Baas Partisi, Esed Hanedanı ve Beşşâr Esed’in şahsı için söylesinler. Ama, dilleri varmaz ona bir olu...
  • Süleymani’nin öldürülmesine niye sevineyim?

    04 Ocak 2020 YAZARLAR

    İran’ın önemli generallerinden birisi, ABD füzeleri ile öldürüldü. Sevinmemiz gerektiğini söylüyor bazılarımız.. Gerekçeler önümüze koyuyorlar.. “Ortadoğu’da sürekli Şia mezhebinin yayılması için, haksız girişimlerde bulunup, örgütlenmeler yaptı.. Suriye’de binlerce Müslümanın ölümüne sebep oldu.. Yemen’den sorumlu.. Irak’tan sorumlu.. Kadınların ırzına geçilmesinden sorumlu.. Bebeklerin ölümünden sorumlu.. Esad’ın kimyasal silah kullanmasından sorumlu..” Devam ediyor, tutulan liste.. Devam ediyor, gerekçeler.. Ben ise şöyle bakıyor...
  • Tapu idaresi tepkide niye gecikti?

    03 Ocak 2020 YAZARLAR

    Haber yankı uyandırmış, konu nazik, konu netameli, ucu 'çılgın proje' hassasiyetlerine dokunuyor, kamuoyu zaten teyakkuzda, duyarlılık tavana vurmuş, üstüne belediyelerin tapu bilgilerini online sorgulama yetkisinin kaldırıldığı söyleniyor, Kanal İstanbul hattındaki arazileri toplayanların izi sürülemeyecek deniyor, yer yerinden oynuyor... Ne beklersiniz; tepkilerin hedefindeki Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün zaman kaybetmeden, sabah ilk iş duruma açıklık getirmesini. Peki onlar ne yapıyor? Haberi alan alıp satan sattıktan sonra, a...