logo

04 Aralık 2019

Rolleri karıştıran AK Parti Sözcüsü


Akif Beki
a.beki@gmail.com

Termik santrallere filtre takılmasını erteleyen yasa, AK Parti oylarıyla Meclis’ten geçmişti. Cumhurbaşkanı veto edince koptu bir pandomim.

Neler neler…

Fakat bana kalırsa hiciv bombardımanı içinde öne çıkan en favori espriler bile asıl nükteyi ıskalıyor.

Çünkü fazla yorulmadan, kabak gibi ortaya çıkan kaba zıtlıklardan yararlanma kolaylığı için alabildiğine grotesk takılıyor herkes.

Grotesk mizahın sözlük tanımına da uygun: Kaba gülünçlüklerden, tuhaf ve olmayacak şakalaşmalardan yararlanan; karşıt görüntüleri, bağdaşmaz durumları şaşırtıcı biçimde birleştiren güldürü biçimi…

Oysa olası en kaba karşıtlıkları en görünür biçimde barındırdığından, durumun kendisi grotesk komedi zaten. Buradan karikatürize ederek, mübalağa sanatıyla siyasi gırgır çıkarmak için hınzır zekaya ihtiyaç yok.

Ne “AK Parti Genel Başkanı Erdoğan’ın onayladığı yasayı, Cumhurbaşkanı Erdoğan veto etti” latifesini bulan Birgün gazetesi, dil kıvraklığıyla övünsün…Ne de “Konunun istişareyle çözümü için Recep Tayyip Erdoğan’ın Recep Tayyip Erdoğan’ı saraya çağırması bekleniyor” muzipliğine vuran Yılmaz Özdil, ironi kabiliyetiyle gurur duysun…

Hele yasaya tereddütsüz imza ve itirazsız destek oyu verip sonra da Erdoğan’ın vetosuna coşkuyla tezahürat yapan, methiyeler düzen iktidar milletvekillerinin çelişki ve tutarsızlığı üzerinden yürüyenler hiç konuşmasın. İzah mizahı bozar prensibi gereğince, etkisini kırmasınlar başka ihsan istemez.

Bu başarı onların değil. Patlatacakları hiçbir espri, başvuravakları hiçbir abartı olanın yanından geçemez. Durumda açığa çıkan matraklığın kendi kendisini anlatma gücüyle hiçbir şamata yarışamaz. Benim diyen mavracı yaya kalır, Zaytung’un parodi haberlerine bile nal toplatır.

Ama işlerin yürüyüş biçimiyle, sistemin işleyişiyle fırsat bu fırsat gırgır geçenlerin, fark atmak için yapabilecekleri bir şey vardı. O da AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik’in duruma katkısı!

Alaycılıklar hep kolaydakine, bariz olana yönelince, Çelik’in sulandırmada büyük ciddiyetle oynadığı rol gözden kaçtı ya da kaçırıldı.

Orada, geri planda yakalayacakları garabet daha az absürt değildi halbuki.

Erdoğan, AK Parti lideri olarak onayladığını varsaydığımız yasayı Cumhurbaşkanı olarak veto etti. Fakat bunu Cumhurbaşkanlığı değil AK Parti Sözcüsü açıkladı. Yok mu maytaba alınacak bir kafa karışıklığı?

AK Parti grubunun, Erdoğan’dan habersiz, sormadan ya da ona rağmen ‘Evet’ demiş olamayacağı üzerine kurulu bütün vodvil taşlamaları…

Ve Erdoğan’ın görevlerinden biri, onaylamasını gerektirirken öbürü, aynı şeyi reddetmesini icap ettirebiliyor. Cumhurbaşkanı sıfatıyla dün ifade ettiği üzere, ‘bir tarafta sermayenin çıkarları bir tarafta halkı var’sa halkın zararını ‘kabul etmesi mümkün değil’.

Neticede Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı şapkasıyla genel başkanlık konumunu karıştırmıyor. Görev çatışması yaşasa bile.

Ama parti sözcüsü öyle mi? Sadece Cumhurbaşkanlığına ait veto kararını o duyurmuyor. Cumhurbaşkanı’nın Londra ve NATO programlarının detaylarına da giriyor. Şehir Üniversitesi’nin kayyuma devredileceğini de ondan işitiyor kamuoyu. Hem de üniversitenin, YÖK’le görecekleri hesabı siyasallaştırdığı suçlamasıyla…

Az mı eğlenceli, cevher bulmuş gibi işlense o biçim parlatılamaz mı bu mantık!

Yetenek göstermeye müthiş elverişli olduğu halde, her nedense pek girmiyor espri ağalarımız bu verimli damara. Kimden rol çalıyorsa onlar düşünsün diye mi?

Netflix’e RTÜK’ten yıldızlı pekiyi

RTÜK, Netflix’i kutladı. Bense ikisini de kutluyorum. Birini kutlanacak bir adım attığı, diğerini de kutlamaktan çekinmediği, tatlıya bağlayabildikleri için…

İsteğe bağlı yayın platformu Netflix, yönetmeliği hazırlanırken işbirliği yaptığı RTÜK’le, denetim başladıktan sonra da yakın çalışmaya devam ediyormuş. Hiç kompleks yapmadan.

Ebeveyn kontolünü güçlendirmek için, 18 yaş üstüne PIN kodu zorunluluğu getirmişler. RTÜK de bu önlemden duyduğu memnuniyetin ifadesi olarak, özel bir teşekkür mesajı yayımladı.

Üst Kurul Netflix’e bravo çekiyor, ortak duyarlılıklar paylaştıklarını söylüyor, özgürlükleri kısıtlamadan çocuk ve ergenleri koruma amacında kendilerini anladığı ve katkı sunduğu için övgüye boğuyor, birçok konuda hemfikir olduklarını belirtiyor, başından beri sıkı dirsek temasında olduklarını hatırlatıyor ve diğer online dizi-film platformlarına örnek gösteriyor, ‘siz de Netflix gibi olun’ diyor.

Başı çekmek Netflix’e yakışırdı. Örnek alınacak bir liderlik sergilediği için fazlasıyla hak edilmiş bir aferin, benden de tam puan, tebrikler!

(KARAR)

Etiketler:
Share
235 Kez Görüntülendi.

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • İNZAL EDİLMİŞ ADIMIZI, ÜRETİLMİŞ “İSLÂMCI” KAVRAMI İLE DEĞİŞTİRMEK SAPMALARA KAYNAKLIK ETMİŞTİR

    02 Mart 2020 YAZARLAR

    Her din ya da ideoloji, kendini özgün taşıyıcı kavramlarıyla ifade eder, tanımlar ve mesajını insanlara ulaştırır. Temel tanımlayıcı kavramlar, nötr değildirler; zihnine girdikleri, kendilerini benimseyerek kullanan insanları, kendi arka planındaki din, düşünce, felsefe ve ideoloji istikametinde dönüştürürler. Bunlar, o din ya da ideolojinin, taşıyıcı, inşa edici ve dönüştürücü etkiye sahip olan inanç eksenli kavramlarıdır. Bir de taşıyıcı olmayan, yani dinî ve ideolojik boyutu belirleyici olmayan kavramlar vardır ki onları, her din ya da ideol...
  • ‘Savaş ve Siyaset’, Aynı Hedef İçin, Farklı Silâhlarla Yapılan Eylemler Manzumesidir Kaynak: ‘Savaş ve Siyaset’, Aynı Hedef İçin, Farklı Silâhlarla Yapılan Eylemler Manzumesidir – SELAHADDİN E. ÇAKIRGİL

    02 Mart 2020 YAZARLAR

    Bu Pazar günü, birkaç noktaya değinelim: 1- Anamuhalefet’in lideri ve sözcülerinin, ‘Bizim askerimizin tırnağının ucundan kesip attığı bir parça bile bütün Suriye’den daha değerlidir.’ şeklindeki sözü çok matah bir şeymiş gibi geçen hafta boyunca sık sık dile getirmeleri sorgulanması ve utanılması gereken bir yaklaşımdır. KK ve adamları, yürekleri elveriyorsa, aynı sözü, Suriye için değil de, o ülkeye yarım asırdır zorla tahakküm ve zulmeden Baas Partisi, Esed Hanedanı ve Beşşâr Esed’in şahsı için söylesinler. Ama, dilleri varmaz ona bir olu...
  • Süleymani’nin öldürülmesine niye sevineyim?

    04 Ocak 2020 YAZARLAR

    İran’ın önemli generallerinden birisi, ABD füzeleri ile öldürüldü. Sevinmemiz gerektiğini söylüyor bazılarımız.. Gerekçeler önümüze koyuyorlar.. “Ortadoğu’da sürekli Şia mezhebinin yayılması için, haksız girişimlerde bulunup, örgütlenmeler yaptı.. Suriye’de binlerce Müslümanın ölümüne sebep oldu.. Yemen’den sorumlu.. Irak’tan sorumlu.. Kadınların ırzına geçilmesinden sorumlu.. Bebeklerin ölümünden sorumlu.. Esad’ın kimyasal silah kullanmasından sorumlu..” Devam ediyor, tutulan liste.. Devam ediyor, gerekçeler.. Ben ise şöyle bakıyor...
  • Tapu idaresi tepkide niye gecikti?

    03 Ocak 2020 YAZARLAR

    Haber yankı uyandırmış, konu nazik, konu netameli, ucu 'çılgın proje' hassasiyetlerine dokunuyor, kamuoyu zaten teyakkuzda, duyarlılık tavana vurmuş, üstüne belediyelerin tapu bilgilerini online sorgulama yetkisinin kaldırıldığı söyleniyor, Kanal İstanbul hattındaki arazileri toplayanların izi sürülemeyecek deniyor, yer yerinden oynuyor... Ne beklersiniz; tepkilerin hedefindeki Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün zaman kaybetmeden, sabah ilk iş duruma açıklık getirmesini. Peki onlar ne yapıyor? Haberi alan alıp satan sattıktan sonra, a...